Türkiye'nin Yapay Zeka Planında Dikkat Çeken Detay!

Türkiye'nin yapay zeka alanındaki altyapı yatırımlarını büyütmeye yönelik planında enerji boyutu öne çıktı. Hayata geçirilmesi planlanan Yapay Zeka Büyüme Bölgeleri'nin nerede kurulacağı ve ne kadar kapasiteye sahip olacağı, yalnızca teknoloji altyapısıyla değil, bölgelerin elektrik üretimi ve şebeke bağlantı imkanlarıyla birlikte değerlendirilecek.

Haberin Özeti

  • Türkiye’nin Yapay Zeka Eylem Planı kapsamında kurulması planlanan Yapay Zeka Büyüme Bölgeleri’nin yer seçiminde enerji ve şebeke kapasitesi belirleyici olacak.
  • 2030’a kadar en az 1 gigavat veri merkezi kurulu gücü ve yıllık 10 teravatsaat düşük karbonlu elektrik tedariki hedefleniyor.
  • Yapay zeka yatırımlarının büyümesiyle güneş, rüzgar, depolama ve nükleer enerji başta olmak üzere yeni enerji yatırımlarının da hız kazanması bekleniyor.

Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı kapsamında oluşturulacak stratejide, yapay zeka sistemlerinin giderek artan elektrik ihtiyacının karşılanmasına yönelik kapsamlı bir planlama yapılması öngörülüyor. Bu çerçevede enerji projeksiyonları, şebeke kapasitesi, yenilenebilir ve nükleer kaynaklar ile veri merkezlerinden ortaya çıkabilecek atık ısının değerlendirilmesi planlamanın önemli başlıkları arasında yer alıyor.

Yapay Zeka Büyüme Bölgelerinde Enerji Kapasitesi Belirleyici Olacak

Yapay zeka altyapısının genişlemesiyle birlikte yüksek işlem gücüne sahip veri merkezlerine duyulan ihtiyaç da artacak. Bu merkezlerin kesintisiz çalışabilmesi için güçlü ve sürdürülebilir bir elektrik altyapısına ihtiyaç duyulması, yeni yatırım alanlarının belirlenmesinde enerjiyi kritik unsurlardan biri haline getiriyor. Plan kapsamında farklı bölgelerin enerji üretim potansiyeli ve mevcut elektrik şebekesine bağlantı imkanları incelenecek. Bunun yanında yenilenebilir enerji ve nükleer kaynaklarla veri merkezi yatırımlarının eşleştirilmesine yönelik senaryolar da değerlendirilecek. Böylece kurulacak Yapay Zeka Büyüme Bölgeleri’nin yalnızca teknolojik altyapıya değil, ihtiyaç duyacağı enerjiye de erişebilecek şekilde tasarlanması hedefleniyor. Türkiye’nin yapay zeka altyapısında 2030 yılına kadar en az 1 gigavat veri merkezi kurulu gücüne ulaşması hedeflenirken, yıllık 10 teravatsaat seviyesinde düşük karbonlu elektrik satın alma anlaşması yapılması da planlanıyor. Uzun vadeli elektrik tedarikinde ise en az yüzde 60 oranında düşük karbonlu yenilenebilir ve nükleer elektrik kullanılması öngörülüyor.

1 Gigavatlık Veri Merkezi İçin Bölgesel Planlama Öne Çıkıyor

Enerjide Dijitalleşme Derneği Genel Sekreteri Gökberk Bilgin, 1 gigavatlık veri merkezi kapasitesinin yıllık elektrik tüketiminin, kullanım oranına ve kapasitenin nasıl hesaplandığına bağlı olarak 7,5 ila 10,4 teravatsaat arasında değişebileceğine dikkat çekti. Bilgin’e göre Türkiye’nin toplam elektrik sistemi açısından 1 gigavatlık kapasite yönetilemeyecek bir büyüklük değil. Ancak asıl meselenin, bu kapasitenin ülkenin hangi noktasında kurulacağı ve o bölgede ne kadar elektrik bağlantısının hazır bulunduğu olduğunu belirtti. Bir bölgede mevcut şebeke altyapısı yeni bir veri merkezi yatırımını karşılayabilirken, başka bir bölgede aynı kapasite için yeni trafo merkezi veya bağlantı hattı yatırımı gerekebiliyor. Bu nedenle veri merkezi yatırımlarının farklı bölgelere dağıtılması, elektrik şebekesi üzerindeki yoğunluğun azaltılması açısından da önem taşıyor.

Yenilenebilir Enerji Potansiyeli Yüksek Bölgeler Öne Çıkabilir

Türkiye’de veri merkezi yatırımları açısından bölgeler arasında önemli farklılıklar bulunuyor. Güneş ve rüzgar başta olmak üzere yenilenebilir enerji kaynakları bakımından avantajlı bölgeler, yüksek elektrik ihtiyacı bulunan bu yatırımlar için öne çıkabilir. Ancak yalnızca enerji üretim potansiyelinin yeterli olmayacağı belirtiliyor. Fiber internet altyapısı, nitelikli insan kaynağı ve bölgesel hizmet imkanları da veri merkezlerinin konumlandırılmasında birlikte ele alınması gereken unsurlar arasında bulunuyor. Planlanan veri merkezi yatırımlarında yüzde 60 düşük karbonlu elektrik şartının uygulanabilir olduğu değerlendirilirken, bu hedefin mevcut elektrik üretim yapısıyla kendiliğinden gerçekleşmeyeceği ifade ediliyor. Yeni yenilenebilir enerji yatırımları, enerji tedarik anlaşmaları ve yenilenebilir enerji sertifikaları bu süreçte önem kazanacak. Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin devreye alınmasıyla birlikte nükleer kaynaklı elektriğin tedariki ve kullanımının doğrulanmasına yönelik mekanizmaların da oluşturulması bekleniyor. Böylece yapay zeka altyapısının enerji ihtiyacının karşılanmasında yeni üretim kapasitesinin devreye alınması hedefleniyor.

Yapay Zeka Yatırımları Enerji Sektörünü De Hareketlendirebilir

Türkiye’nin yapay zeka, bulut ve veri merkezi altyapısında 2030 yılına kadar 10 milyar dolardan fazla özel sektör ağırlıklı yatırımın harekete geçirilmesi öngörülüyor. Bu büyüklük, yalnızca teknoloji sektörü açısından değil, enerji yatırımları bakımından da yeni bir talep alanı oluşturabilir. Uzun vadeli ve yüksek miktarda elektrik tüketimi, yeni güneş ve rüzgar santralleri ile enerji depolama projelerinin finansmanında yatırımcılara daha öngörülebilir bir pazar sağlayabilir. Veri merkezlerinin kurulacağı bölgelerde ise trafo merkezleri, yüksek gerilim hatları, fiber güzergahları ve diğer yerel altyapı unsurlarına yönelik yeni yatırımlar gündeme gelebilir. Türkiye’nin hedefi yalnızca yüksek kapasiteli veri merkezleri kurmakla sınırlı kalmayacak. Oluşturulacak altyapının bulut bilişim ve yapay zeka hizmetlerinin yurt dışına sunulmasına imkan sağlaması halinde, enerji ve teknoloji yatırımlarının ekonomiye sağlayacağı katkının daha da büyümesi bekleniyor.

Düşük Karbonlu Elektrik İçin Yeni Üretim Kapasitesi Gerekecek

Yapay zeka altyapısında kullanılacak elektriğin düşük karbonlu kaynaklardan sağlanmasına yönelik yüzde 60’lık hedefin nasıl uygulanacağı da önem taşıyor. Elektrik tüketiminin yıllık bazda eşleştirilmesi, hedefin uygulanabilirliği açısından başlangıç noktası olarak görülürken, bunun veri merkezlerinin günün her saatinde düşük karbonlu elektrik kullandığı anlamına gelmediği belirtiliyor. Bu nedenle yapay zeka yatırımlarının büyümesiyle birlikte yeni enerji üretim kapasitesinin oluşturulması daha fazla önem kazanacak. Türkiye’nin teknoloji alanında belirlediği büyüme hedefleri ile enerji yatırımlarının aynı planlama içerisinde yürütülmesi, kurulacak veri merkezlerinin hem kapasite hem de enerji güvenliği açısından sürdürülebilir hale gelmesinde belirleyici olacak.
 

ERTV Malatya - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme

WhatsApp İhbar Hattı
05443281444
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!