Malatya'nın Kayıp Dili! Meşhur Kelimeleri Tarihe mi Karışıyor
Malatya'nın asırlık kültürel birikiminin en önemli taşıyıcısı olan yerel ağız, modern dünyanın ve değişen yaşam koşullarının etkisiyle unutulmaya yüz tuttu.
Haberin Özeti
- • Malatya yerel ağzına özgü olan "mişmiş", "sitil", "ayakçah" ve "andana" gibi birçok kelime günümüzde unutulmaya yüz tutmuş durumda.
- • Bölge kültüründe önemli bir yere sahip olan "Gadan alam" ve "Hanen nur yağsın" gibi içten dualar, sosyal değişimin etkisiyle daha az kullanılıyor.
- • Araştırmacılar, şehrin kimliğini yansıtan bu sözlü mirasın kaybolmaması için acilen kayıt altına alınması gerektiğini ifade ediyor.
Bir dönemin gündelik hayatında, tarlasında ve evinde yankılanan o köklü kelimeler, şimdilerde sadece eski kuşakların hafızasında nostaljik birer hatıra olarak yaşıyor. Bölge insanının karakterini ve samimiyetini simgeleyen bu özel ifadeler, yeni neslin yabancılaşmasıyla birlikte kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya kalmış durumda.
Yaşamın Kodları Andana’dan Zoku’ya Malatya Sözlüğü
Malatya ağzı, sadece bir konuşma biçimi değil, aynı zamanda bu coğrafyadaki yaşam tarzının sözlü arşivi niteliğinde. Eskiden her evde kullanılan fakat günümüzde duyulması zorlaşan o kelimelerden bazıları şunlar:
Mutfak kültüründe kepçeye “çömçe”, süzgece “kemis”, kovaya “sitil” ve leğene “teşt” denilirken; sebzelerden kayısıya “mişmiş”, havuca “pirçekli”, mısıra ise “gilgil” ismi veriliyordu. Evin bölümlerini anlatan “arastah” (tavan), “ayakçah” (merdiven) ve “hizına” (kiler) gibi terimler, Malatya mimarisinin dile yansıyan izleriydi. Sosyal ilişkilerde ise dürüstlüğü simgeleyen “evcuman” veya şaka anlamına gelen “yalenlik” gibi ifadeler, yerel iletişimin temel taşlarını oluşturuyordu.
Samimiyetin Dili Dualardaki Derinlik
Malatya’nın sözlü kültüründe dualar, insan ilişkilerinin kalitesini gösteren en zarif unsurlar arasında yer alıyor. Toplumsal dayanışmayı ve iyi niyeti temsil eden bu yakarışlar, gündelik hayatın her anına yayılmış durumdaydı. “Su gibi aziz olasın”, “Gadan alam, hanen şen ola”, “Kara gün görmeyesin” ve “Tuttuğun taş altın ola” gibi deyimler, Malatya insanının birbirine olan içten bağlılığını ve en zor anlardaki umudunu simgeliyordu.
Kültürel Mirasın Korunması Şart
Uzmanlar, teknolojik gelişmeler, yoğun göç ve sosyal yapının değişmesiyle birlikte bu zengin dil mirasının sessizliğe gömüldüğüne dikkat çekiyor. Dilin sadece bir iletişim aracı olmadığını, bir şehrin kimliğini temsil ettiğini belirten araştırmacılar, Malatya’ya özgü bu duaların ve kelimelerin kayıt altına alınarak gelecek nesillere aktarılmasının önemine vurgu yapıyor. Bu kültürel hazinenin korunması, Malatya’nın geçmişiyle geleceği arasındaki bağın kopmaması adına kritik bir adım olarak görülüyor.
Bakmadan Geçme