Dünyanın En Esrarengiz Seslerinden Biri: Taos Hum'un Sırrı Ne?
Amerika Birleşik Devletleri sınırları içerisinde yer alan New Mexico eyaletindeki Taos kasabasında uzun yıllardır devam eden sıra dışı bir akustik olay bilim dünyasının odağında yer almaya devam ediyor.
Haberin Özeti
- • Amerika Birleşik Devletleri sınırları içerisinde yer alan New Mexico eyaletindeki Taos kasabasında uzun yıllardır devam eden sıra dışı bir akustik olay bilim dünyasının odağında yer almaya devam ediyor.
Amerika Birleşik Devletleri sınırları içerisinde yer alan New Mexico eyaletindeki Taos kasabasında uzun yıllardır devam eden sıra dışı bir akustik olay bilim dünyasının odağında yer almaya devam ediyor. Bölge sakinlerinin sürekli olarak duyduklarını ifade ettikleri bu düşük frekanslı uğultu, modern teknolojiye sahip cihazlar tarafından bir türlü tespit edilemiyor. Yerel halk arasında huzursuzluğa yol açan ve rölantide çalışan dev bir dizel motoru andıran bu ses, çevre araştırmacıları ile jeofizik uzmanlarını çaresiz bırakıyor.
Kasabada yürütülen geniş çaplı çalışmalara rağmen sesin fiziksel varlığı henüz somut bir veriyle kanıtlanabilmiş değil. Bölgeye yerleştirilen son derece hassas ses kayıt donanımları ve sismik dalga ölçer cihazlar, sürekli tekrarlanan bu titreşimi kaydetmeyi başaramıyor. Çevre akustiği uzmanları, kökeni tespit edilemeyen bu tür gizemli seslerin insanlık tarihi boyunca karşılaşılan en karmaşık doğa olayları arasında yer aldığını belirtiyor.
Teknolojik Ölçümler Ve Gelişmiş Cihazlar Akustik İz Bulamıyor
Söz konusu atmosferik fenomeni araştırmak üzere bölgeye intikal eden uzman ekipler, günlerce kesintisiz dinleme istasyonları kurarak akustik taramalar gerçekleştirdi. Sanayi bölgelerinden yayılabilecek olası titreşimler, askeri tesislerin kullandığı yüksek frekanslı haberleşme hatları ve enerji nakil şebekeleri tek tek incelemeye alındı. Yapılan tüm teknik analizlerde söz konusu gürültünün insan yapımı bu kaynaklardan yayılmadığı kesinleşti.
Görüntüleme ve ses analiz sistemlerinin yetersiz kalması, araştırmacıların olaya dair varsayımlarını yeniden gözden geçirmesine yol açtı. Gece saatlerinde çevre gürültüsünün %0 seviyesine yaklaştığı anlarda bile etkilenen bireyler sesin kesilmediğini bildirdi. Bu durum, kaynağı belirlenemeyen dalgaların klasik bir ses yayılımından çok daha farklı fiziksel mekanizmalarla hareket ettiğini gösteriyor.
İnsan Biyolojisi Ve Beyin Yapısı Üzerindeki Etkiler İnceleniyor
Bölgede yaşayan vatandaşların yaklaşık %2,0 oranındaki bir kısmını doğrudan etkileyen bu alçak frekanslı ses, nöroloji ve tıp uzmanlarını da harekete geçirdi. Araştırmacılar, durumun kulak yapısındaki hassasiyetten veya beynin işitme merkezindeki algısal sapmalardan kaynaklanıp kaynaklanmadığını derinlemesine inceliyor. Yapılan tıbbi testlerde, sesi duyduğunu belirten kişilerin işitme organlarında herhangi bir patolojik bozukluğa rastlanmadı.
Nörolojik açıklamaların tek başına yetersiz kalmasının en büyük nedeni, bu olayın yalnızca belirli coğrafi koordinatlarda yoğunlaşması olarak gösteriliyor. Eğer durum tamamen bireysel bir iç kulak rahatsızlığı olsaydı, şikayetlerin dünya genelinde homojen bir şekilde dağılması gerekirdi. Biyolojik faktörlerin coğrafi sınırlarla örtüşmesi, bilim insanlarının bu gizemli denklemi çözmesini zorlaştırıyor.
Coğrafi Konum Ve Jeolojik Yapının Fenomen Üzerindeki Rolü
Jeoloji uzmanları, New Mexico bölgesindeki litosfer katmanlarını ve yeraltı magmatik hareketliliklerini mercek altına aldı. Tektonik tabakalarda meydana gelen mikro düzeydeki sürtünmelerin veya yeraltı su kaynaklarının oluşturduğu doğal basıncın düşük frekanslı akustik dalgalar üretebileceği düşünülüyor. Ancak yapılan sismik ölçümler, bu iddiaları destekleyecek nitelikte güçlü bir kayayı veya fay kırılmasını işaret etmiyor.
Bölgenin kendine has topoğrafik yapısı ile atmosferik katmanlar arasındaki etkileşimler de inceleme başlıkları arasında yer alıyor. Bazı araştırmacılar, rüzgar akımlarının vadi tabanlarında oluşturduğu rezonansın bu tür dairesel seslere yol açabileceğini savunuyor. Yine de rüzgarsız ve tamamen sakin havalarda bile uğultunun devam etmesi, jeolojik varsayımların geçerliliğini zayıflatıyor.
Dünya Genelinde Benzer Akustik Olayların Yaygınlaşması
Taos bölgesinde kaydedilen bu garip durum, gezegenin farklı noktalarında ortaya çıkan benzer akustik vakalarla birlikte değerlendiriliyor. İngiltere, Kanada ve Avustralya gibi ülkelerin belirli bölgelerinde de halkın yaklaşık %1,5 ile %3,0 arasındaki bir kısmının benzer frekansları işittiği rapor ediliyor. Küresel ölçekte artış gösteren bu bildirimler, çevre bilimcilerin ortak bir veri havuzu oluşturmasını zorunlu kılıyor.
Araştırmacılar, modern dünyadaki elektromanyetik kirliliğin ve yapay dalgaların insan algısı üzerindeki birikimli etkilerini araştırmaya devam ediyor. Şehirleşmenin yarattığı düşük frekanslı titreşimlerin doğadaki doğal frekanslarla birleşerek bu tür etkiler oluşturabileceği ihtimali değerlendiriliyor. Bilim dünyası, Taos kasabasında yaşanan bu sır perdesini aralamak adına yeni nesil sensörlerle sahadaki çalışmalarını sürdürüyor.
Bakmadan Geçme