Büyükada'ya Ziyaretçi Akını

Türkiye, dijital dönüşümün en önemli ayaklarından biri olan mobil iletişim teknolojilerinde küresel bağımlılığı azaltma yolunda çok stratejik bir virajı başarıyla döndü. Yıllar önce hayatımıza giren dördüncü nesil haberleşme altyapısında koyulan yerli üretim hedefleri, planlanan takvimin çok ilerisinde bir performansla geride bırakıldı. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun güncel verilerine göre, başlangıçta tek haneli oranlarda seyreden milli teçhizat kullanımı, kamu ve özel sektörün kararlı adımlarıyla rekor bir seviyeye ulaştı. Bu başarı, sektörü geleceğin yüksek hızlı veri ağlarında daha agresif milli hedefler koyma konusunda cesaretlendiriyor.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı koordinesinde yürütülen stratejik planlama, operatörlerin şebeke yatırımlarında kademeli bir yerlilik modeline dayanıyordu. Geçtiğimiz dönem için konulan yasal sınırların aşılması, Türk mühendisliğinin ve yerli teknoloji firmalarının Ar-Ge kapasitesinin ne denli geliştiğini net bir şekilde ortaya koydu. Elde edilen bu değerli ekosistem tecrübesi, ülkeyi küresel telekomünikasyon pazarında sadece bir tüketici değil, aynı zamanda teknoloji üreten bir aktör haline getirme vizyonunu destekliyor.

Yeni Nesil Veri Ağlarında Agresif Yol Haritası! Hedef Yüzde Altmış

Eski sistemde kazanılan teknolojik özgüven, yakın zamanda geçişi yapılan beşinci nesil (5G) mobil şebekeler için çok daha iddialı bir yasal zorunluluk paketini beraberinde getirdi. Sektörün regülatör kurumu, yeni nesil veri aktarım altyapısının ilk döneminden itibaren yüksek bir yerlilik oranıyla sahanın domine edilmesini şart koştu. Gelecek yıllara sarih olarak planlanan projeksiyon kapsamında, haberleşme teçhizatlarındaki yerli payının kademeli olarak artırılması ve orta vadede bu oranın yarıdan fazlasının tamamen milli imkanlarla karşılanması yasal güvenceye bağlandı.

Mobil operatörlerin yirmi dokuz yılının ilkbaharına kadar uymakla yükümlü olduğu bu kurallar, şebekenin en kritik donanım ve yazılım katmanlarını kapsıyor. Verinin taşınmasını sağlayan transmisyon şebekelerinden, sistemin beynini oluşturan çekirdek yazılımlara ve radyo ünitelerine kadar her alanda Milli Haberleşme Ürünü kullanımı zorunlu olacak. Bu sıkı kurallar sayesinde, siber güvenlik standartlarının en üst düzeye çıkarılması ve kritik iletişim verilerinin yerli veri tabanlarında güvenli bir şekilde muhafaza edilmesi amaçlanıyor.

Yerli Teknoloji Üreticilerine ve KOBİ'lere Büyük Finansman Kapısı

Yeni dönemin getirdiği bir diğer önemli devrim ise yerli teknoloji üreten küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) desteklenmesi alanında oldu. Eski altyapı yatırımlarında KOBİ'lere ayrılan payın yeni nesil teknolojilerle birlikte artırılması, yerli sanayinin canlanması adına büyük bir fırsat sunuyor. Operatörler, yapacakları devasa bütçeli altyapı ve hizmet harcamalarının belirli bir bölümünü doğrudan Türkiye'de üretim yapan bu yerli işletmelerden tedarik etmek zorunda kalacak.

Bakanlık ve regülatör kurumun himayesinde kurulan Haberleşme Teknolojileri Kümelenmesi, bu süreçte lokomotif rolü üstleniyor. Sektör temsilcilerini, üniversiteleri ve üreticileri bir araya getiren geniş katılımlı çalıştaylar ve odak grup toplantıları sayesinde, uçtan uca milli bir haberleşme şebekesi oluşturulması için prototip geliştirme süreçleri tüm hızıyla sürüyor. Bu entegre iş birliği modeli, Türkiye'nin bilişim alanındaki bağımsızlık yürüyüşünü daha da sağlamlaştırıyor.

Bakmadan Geçme