Avrupa'nın İkinci Büyük Hidroelektrik Gücü Türkiye

Uluslararası arenada enerji koridoru olma konumunu güçlendiren Türkiye, yeşil enerji dönüşümünde tarihi bir başarıya imza attı. Uluslararası Hidroelektrik Derneği tarafından paylaşılan en güncel sektörel veriler, Türkiye'nin temiz elektrik üretim kapasitesinde adeta bir sıçrama yaşadığını ortaya koyuyor. Toplamda 32 bin 294 megavatlık devasa bir kurulu güce ulaşan ülke, bu performansıyla Avrupa'nın en gelişmiş ekonomilerini geride bırakmayı başardı. Kıtada sadece Norveç'in ardında yer alan Türkiye Fransa, İtalya ve İspanya gibi ligin köklü oyuncularını tahtından ederek zirvenin en güçlü ortaklarından biri haline geldi.

Bu küresel başarı sadece Avrupa sınırlarıyla da kalmıyor. Dünya genelindeki devler liginde de kendine yer bulan Türkiye; Çin, Brezilya, ABD, Kanada, Hindistan, Rusya, Japonya ve lider Norveç'in hemen arkasından gelerek gezegenin en büyük 9'uncu hidroelektrik gücü unvanını resmen tescilledi.

Küresel Yeşil Enerjinin Lokomotifi Halen Hidroelektrik Santraller

Dünya genelinde rüzgar ve güneş enerjisi yatırımları büyük bir hızla artsa da tahtın asıl sahibi değişmedi. Küresel ölçekte hidroelektrik kurulu gücü 1469 gigavat gibi rekor bir seviyeye ulaşırken, bu devasa kapasitenin ezici çoğunluğunu geleneksel nehir tipi ve barajlı santraller sırtlıyor. Geçen yıl dünya genelinde üretilen 4 bin 495 teravatsaatlik hidroelektrik akımı, rüzgar ve güneş santrallerinin toplam üretimine kafa tutarak bu kaynağın temiz dönüşümdeki hayati rolünü bir kez daha kanıtladı. Öte yandan, şebeke esnekliği sağlayan modern depolama sistemleri de tarihin en yüksek yıllık büyüme performansını sergileyerek sektöre yeni bir soluk getirdi.

Sektör Temsilcilerinden Kritik Çağrı! Pompaj Depolamalı Sistemlere Geçiş Hızlanmalı

Türkiye'nin bu küresel başarısını sürdürülebilir kılmak ve enerji arz güvenliğini garanti altına almak adına sektörün lider isimlerinden önemli uyarılar geliyor. Hidroelektrik Santralları Sanayi İş İnsanları Derneği, mevcut tablonun gurur verici olduğunu ancak değişen şebeke ihtiyaçlarına ayak uydurulması gerektiğini belirtiyor. Güneş ve rüzgar enerjisindeki öngörülemez üretim dalgalanmalarını dengelemek için rezervuarlı ve özellikle pompaj depolamalı hidroelektrik tesislerin inşasına ağırlık verilmesi gerektiği savunuluyor.

Şu an dünya genelinde planlama ve yapım aşamasında olan 1127 gigavatlık devasa proje havuzunun yarıdan fazlasını bu yeni nesil depolamalı sistemler oluşturuyor. Türkiye'nin de dışa bağımlılığı minimuma indirmek ve yerli kaynakları kesintisiz kullanabilmek adına acilen uzun süreli depolama imkanı sunan bu modern santrallere yönelik yatırım kararlarını hayata geçirmesi bekleniyor. Temiz enerjide başlayan bu yeni küresel dalga, Türkiye'nin tam bağımsız enerji ekosistemi kurması için en büyük fırsat pencerelerinden biri olarak görülüyor.

Bakmadan Geçme