Türkiye'de Çip Dönemi Başlıyor!
Türkiye, teknoloji ve sanayinin kritik unsurlarından biri haline gelen çip üretiminde kapasitesini artırmaya hazırlanıyor. Yeni dönemde kimlik, pasaport ve çeşitli endüstriyel uygulamalarda kullanılan çiplerin yurt içinde üretilmesi hedeflenirken, tasarım ve AR-GE çalışmalarının da üretim gücüyle birleştirilmesi planlanıyor.
Haberin Özeti
- • Türkiye, kimlik ve pasaportlarda kullanılan çipleri yurt içinde üretmek için yeni üretim tesisleri ve projeler hazırlıyor.
- • Mevcut 250 nanometrelik üretim kapasitesinin 110 nanometre seviyesine taşınması ve çip sektöründe AR-GE ile tasarım kabiliyetlerinin güçlendirilmesi hedefleniyor.
- • HIT-Çip kapsamında 5 milyar dolarlık destek sağlanırken, milli işlemci projeleriyle Türkiye'nin kritik teknolojilerde dışa bağımlılığının azaltılması amaçlanıyor.
Otomobillerden beyaz eşyalara, haberleşme sistemlerinden savunma teknolojilerine kadar çok geniş bir alanda kullanılan yarı iletkenler, artık ülkelerin teknolojik gücü ve ekonomik güvenliği açısından stratejik bir ürün olarak değerlendiriliyor. Küresel ölçekte yaşanan çip tedarik sorunları ise ülkeleri kendi üretim altyapılarını geliştirmeye yöneltiyor. Türkiye de bu alandaki küresel rekabette daha güçlü bir konuma ulaşmak için yerli çip üretimini stratejik hedefler arasına aldı. 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program kapsamında yarı iletkenler başta olmak üzere kritik teknolojilerde yerli AR-GE, tasarım ve üretim kapasitesinin artırılması öngörülüyor. Planlanan üretim tesisleriyle birlikte Türkiye'nin özellikle kimlik ve pasaportlarda kullanılan çiplerde dışa bağımlılığının azaltılması amaçlanıyor. Sanayide kullanılan çeşitli çiplerin de yurt içinde üretilebilmesi için altyapının geliştirilmesi hedefleniyor.
Çip Üretiminde Hedef 110 Nanometre
Türkiye'nin mevcut yarı iletken çalışmalarında önemli bir kapasite bulunuyor. TÜBİTAK BİLGEM ve Yarı İletken Teknolojileri Araştırma Laboratuvarı bünyesinde sürdürülen çalışmalarla mevcut üretim seviyesinin daha ileri bir noktaya taşınması planlanıyor. Bu kapsamda mevcut 250 nanometrelik üretim kapasitesinin OVP döneminde 110 nanometre seviyesine çıkarılması hedefleniyor. Böylece Türkiye'nin yalnızca çip tasarlayan değil, aynı zamanda daha gelişmiş üretim kabiliyetlerine sahip ülkeler arasında yer alması amaçlanıyor. Çip alanındaki yetkinliklerin üretimle sınırlı kalmaması da planın önemli unsurları arasında bulunuyor. AR-GE, tasarım, test ve ticarileştirme süreçlerinin birlikte geliştirilmesiyle Türkiye'de daha kapsamlı bir yarı iletken ekosistemi oluşturulması hedefleniyor.
Ulusal Çip Konsorsiyumu İçin Hazırlık
Türkiye'nin çip teknolojilerindeki kapasitesini genişletmek amacıyla kamu desteğiyle çok ortaklı bir Ulusal Çip Konsorsiyumu kurulması da gündemde. Bu yapıyla üniversiteler, araştırma kuruluşları ve sanayi arasında daha güçlü bir işbirliği kurulması amaçlanıyor. Konsorsiyumun kademeli olarak büyütülmesiyle yerli çip üretimindeki teknik yetkinliklerin artırılması ve Türk sanayisinin kritik yarı iletken ihtiyacında dış kaynaklara olan bağımlılığının azaltılması planlanıyor.
Çip Yatırımlarına Milyarlarca Dolarlık Destek
Türkiye'nin çip hamlesinde kamu teşvikleri de önemli bir rol üstlenecek. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının yüksek teknoloji yatırımlarına yönelik HIT-30 programı kapsamında çip sektörüne yönelik destek mekanizmalarının devreye alınması planlanıyor. HIT-Çip çağrısı kapsamında 5 milyar dolarlık destek bütçesi bulunurken, 65 nanometre ve daha ileri teknolojilerde yıllık en az 1 milyon pul üretim kapasitesine ulaşılması hedefleniyor. Bu yatırımlarla Türkiye'nin küresel yarı iletken değer zincirindeki payının artırılması amaçlanıyor.
Milli İşlemcilerle Teknolojik Bağımsızlık Güçlendirilecek
Yerli üretim hedefinin bir diğer ayağını milli işlemci projeleri oluşturuyor. ÇAKIL ve ALP-EREN gibi çalışmalarla açık kaynaklı mimariler üzerinden geliştirilen işlemci teknolojilerinin yaygınlaştırılması ve kritik sistemlerde dışa bağımlılığın azaltılması hedefleniyor. Özellikle otomotiv ve beyaz eşya gibi Türkiye'nin güçlü olduğu sektörlerde yerli çiplerin kullanım alanlarının genişletilmesine yönelik çalışmalar da yürütülecek. Böylece çip üretiminin yalnızca savunma veya kamu ihtiyaçlarıyla sınırlı kalmayıp doğrudan sanayi üretimine entegre edilmesi amaçlanıyor. Türkiye'nin çip stratejisinin üretim tesislerinden insan kaynağına, üniversitelerdeki araştırmalardan test ve standart altyapısına kadar geniş bir alanı kapsaması planlanıyor. Sanayi ile akademi arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesiyle yerli çip teknolojilerinde sürdürülebilir bir ekosistem oluşturulması hedefleniyor.
Bakmadan Geçme