Numan Kurtulmuş Malatya'da Konuştu: 'Ayrımcılık Dili Tehlikeli!'
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Malatya'da katıldığı akademik yıl açılış töreninde Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Süreci Cumhuriyet'in ikinci asrının en büyük projesi olarak nitelendiren Kurtulmuş, provokasyonlara karşı dikkatli olunması ve ayrımcı söylemlerden uzak durulması gerektiğini vurguladı.
Haberin Özeti
- • TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Malatya’da yaptığı konuşmada Terörsüz Türkiye sürecini Cumhuriyet’in ikinci asrının en büyük projesi olarak nitelendirdi.
- • Sürecin önüne geçmek isteyen provokasyonlara karşı uyarıda bulunan Kurtulmuş, ayrılıkçı ve ayrımcı söylemlerden uzak durulması gerektiğini vurguladı.
- • Malatya’nın deprem sonrası yeniden inşa çalışmalarını değerlendiren Kurtulmuş, yeni yerleşim alanlarının oluşturulmasını önemli bir başarı olarak gösterdi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Malatya’da katıldığı İnönü Üniversitesi 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni’nde Türkiye’nin gündemindeki Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu. Yaklaşık yarım asırdır ülkeye ağır kayıplar yaşatan terör sorununun çözümü için önemli bir aşamaya gelindiğini belirten Kurtulmuş, sürecin yalnızca bugünü değil, Türkiye’nin ve bölgenin geleceğini de ilgilendirdiğini ifade etti. Konuşmasında Meclis bünyesinde yürütülen çalışmalara, toplumsal uzlaşıya ve bölgedeki gelişmelere değinen Kurtulmuş, yeni dönemin barış ve kardeşlik temelinde şekillenmesi gerektiğini söyledi. Sürecin önüne engel çıkarmak isteyen girişimlere karşı uyarıda bulunan TBMM Başkanı, kullanılan dilin de en az atılan adımlar kadar önemli olduğuna dikkat çekti.
“Cumhuriyet’in İkinci Asrının En Büyük Projesi”
Türkiye’nin Cumhuriyet tarihi boyunca karşılaştığı en ağır sorunlardan birinin terör olduğunu dile getiren Numan Kurtulmuş, bu mücadelenin insani ve ekonomik açıdan büyük bedellere yol açtığını kaydetti. Terör nedeniyle on binlerce insanın hayatını kaybettiğini, Türkiye’nin 2,3 trilyon doların üzerinde ekonomik kayıp yaşadığını belirten Kurtulmuş, artık bu sorunun tamamen geride bırakılması için yeni bir sürecin yürütüldüğünü söyledi. Gelinen aşamanın önemli olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, terör meselesinin çözümünün Cumhuriyet’in ikinci yüzyılı açısından tarihi bir sorumluluk taşıdığını ifade etti. Türkiye’nin terörün izlerinden kurtulduğu, geçmişte yaşananların yalnızca tarihsel hafızada kaldığı bir döneme ulaşmayı hedeflediklerini belirten Kurtulmuş, bu nedenle Terörsüz Türkiye sürecini Cumhuriyet’in ikinci asrının en büyük projesi olarak tanımladı.
“Türkiye Modeli Dünyada Ders Olarak Okutulacak”
Terörsüz Türkiye sürecinin diğer ülkelerdeki çatışma çözümü örneklerinden farklı bir yaklaşımla yürütüldüğünü söyleyen Kurtulmuş, Türkiye’nin kendi toplumsal birikimine ve devlet tecrübesine dayanan özgün bir model ortaya koyduğunu kaydetti. Bu yaklaşımın temelinde milli değerlerin, siyasi deneyimin ve toplumsal dayanışmanın bulunduğunu belirtti. Kurtulmuş, Türkiye Modeli olarak adlandırılan sürecin ilerleyen yıllarda farklı ülkelerde ve üniversitelerde inceleneceğini dile getirdi. Bir akademisyen olarak da değerlendirmede bulunan TBMM Başkanı, yürütülen çalışmaların çatışma çözümü alanında dünyaya örnek olabilecek bir nitelik taşıdığını ifade etti.
PKK’nın Silah Bırakma Ve Fesih Açıklamalarına Dikkat Çekti
Sürecin önceki girişimlerden ayrılan yönlerine değinen Kurtulmuş, örgütün silah bırakma ve kurumsal yapısını feshetme iradesini ilk kez bu ölçüde gündeme getirdiğini söyledi. 27 Şubat’ta yapılan açıklamanın ardından gelen mesajlarda da silahlı mücadelenin sona erdirilmesi ve silahsızlanma konusunun öne çıktığını belirtti. Kurtulmuş, Türkiye’de silahlı mücadeleyle sonuç alınamayacağının ifade edilmesini önemli bir gelişme olarak değerlendirdi. Bu açıklamaların, yaklaşık 50 yıllık süreçte ilk kez ortaya konulan bir iradeyi yansıttığını dile getirdi.
Meclis Komisyonunun Çalışmalarını Anlattı
TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarına da değinen Kurtulmuş, farklı toplumsal kesimlerin dinlendiği kapsamlı bir çalışma yürütüldüğünü belirtti. Komisyon raporunun 50 milletvekilinden 47’sinin oyuyla kabul edildiğini aktaran Kurtulmuş, 10 Ağustos 2026’da Meclis’te kabul edilen düzenlemeye 467 milletvekilinin destek verdiğini söyledi. Bu desteğin sıradan bir siyasi sonuç olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Kurtulmuş, söz konusu rakamın toplumun sorunun çözülmesine yönelik beklentisini ortaya koyduğunu belirtti. Siyaset kurumunun bu beklenti karşısında sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurgulayan TBMM Başkanı, sürecin yalnızca rapor ve yasal düzenlemelerden ibaret olmadığını kaydetti.
“Barışın Ve Kardeşliğin Kapısı Açıldı”
Meclis’te yürütülen çalışmaların Türkiye açısından yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu dile getiren Kurtulmuş, gelinen aşamayı barış ve ortak gelecek hedefiyle değerlendirdi. Hazırlanan raporun sürecin önünü açtığını, Meclis’te kabul edilen yasal düzenlemenin ise bu adımı ileriye taşıdığını belirtti. Kurtulmuş, Türkiye’nin bundan sonraki süreçte daha güçlü bir toplumsal birliktelik oluşturması gerektiğini ifade ederek, açılan yeni kapının barış, esenlik, selamet ve kardeşliğe çıktığını söyledi. Yapılan çalışmaların yalnızca siyasi bir düzenleme olarak ele alınamayacağını, çok daha kapsamlı bir dönüşümün başlangıcı niteliğinde olduğunu kaydetti.
“Devlet Aklıyla Millet Vicdanı Buluştu”
Terörsüz Türkiye sürecinin toplumsal karşılığının önemine dikkat çeken Kurtulmuş, Meclis komisyonunda dinlenen bir gazinin sözlerini de paylaştı. Terörle mücadele sırasında gözünü kaybeden ve yakın arkadaşını şehit veren gazinin, bir daha annelerin ağlamaması ve yeni kayıplar yaşanmaması için sürece destek verdiğini anlattı. Bu yaklaşımın toplumun ortak beklentisini yansıttığını belirten Kurtulmuş, devletin çözüm iradesiyle milletin vicdanının ilk kez bu ölçüde aynı noktada buluştuğunu ifade etti. Türkiye’nin önündeki en önemli fırsatlardan birinin bu toplumsal desteğin korunması olduğunu vurguladı.
Kurtulmuş’tan Provokasyon Ve Ayrımcılık Uyarısı
Küresel ve bölgesel gerilimlerin arttığı bir dönemde Türkiye’nin kendi içindeki istikrarı ve güvenliği güçlendirmesi gerektiğini söyleyen Kurtulmuş, Orta Doğu’da yaşanan gelişmelere dikkat çekti. Türkiye’nin geçmişte farklı kimlikler ve siyasi görüşler üzerinden yaşanan çatışmalardan ağır zarar gördüğünü hatırlatarak, benzer acıların yeniden yaşanmaması gerektiğini ifade etti. Terörsüz Türkiye sürecinin başarısız olmasını isteyen çevrelerin bulunduğunu belirten Kurtulmuş, bu nedenle provokatif girişimlere karşı dikkatli olunması çağrısında bulundu. Devlet kurumlarının yanı sıra toplumun bütün kesimlerinin de sürecin hassasiyetini gözetmesi gerektiğini söyledi. Kullanılan dilin toplumsal birlik açısından belirleyici olduğunu dile getiren Kurtulmuş, ayrılıkçı söylemlerin yanı sıra herhangi bir etnik, mezhepsel veya siyasi kesimi hedef alan ayrımcı ifadelerin de ülkeye zarar vereceğini kaydetti. Hiçbir toplum kesiminin aşağılanmaması ve ötekileştirilmemesi gerektiğini belirten Kurtulmuş, ayrımcılık dilinin de en az ayrılıkçı söylemler kadar tehlikeli olduğunu vurguladı.
“Türk’ün İstikbali De Kürt’ün İstikbali De Birbirine Aittir”
Türkiye Modeli’nin farklılıkları ayrışma nedeni değil, ortak kimliğin zenginliği olarak kabul ettiğini belirten Kurtulmuş, Türk ve Kürt halklarının geleceğinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini söyledi. Her iki halkın da Türkiye’nin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade eden Kurtulmuş, ortak geleceğin karşılıklı saygı ve birliktelik anlayışıyla kurulabileceğini dile getirdi. Orta Doğu’nun geçmişte sınırlarla bölündüğünü ancak halklar arasındaki tarihi ve kültürel bağların koparılamadığını belirten Kurtulmuş, Türk, Kürt ve Arap halklarının birbirine düşman edilmesine yönelik girişimlerin sonuç vermeyeceğini söyledi. Sürecin yalnızca bir siyasi partinin ya da Türkiye’nin meselesi olmadığını vurgulayan TBMM Başkanı, atılan adımların bütün bölgenin geleceği açısından önem taşıdığını kaydetti.
Malatya’nın Deprem Sonrası Yeniden İnşasına Övgü
Konuşmasının son bölümünde Malatya’nın 6 Şubat depremlerinin ardından geçirdiği değişime değinen Numan Kurtulmuş, daha önceki ziyaretlerinde kentteki yıkımı yakından gördüğünü hatırlattı. Son ziyaretinde ise yeniden inşa çalışmalarının ortaya çıkardığı gelişimi görmekten memnuniyet duyduğunu belirtti. Depremde ağır hasar alan Malatya’nın yeni yerleşim alanlarıyla yeniden şekillendiğini ifade eden Kurtulmuş, kentte yüz binlerce kişinin yaşayabileceği büyüklükte yeni bölgelerin oluşturulmasını önemli bir başarı olarak değerlendirdi. Bu çalışmaların Türkiye’nin ve 86 milyon vatandaşın ortak gücünü yansıttığını söyledi. Depremde yaşamını yitirenleri rahmetle anan Kurtulmuş, Malatya’nın yeniden ayağa kalkma sürecinde gösterilen dayanışmaya dikkat çekerek konuşmasını tamamladı.
Bakmadan Geçme