• Haberler
  • Güncel
  • Megakentte Korkutan Tablo! İstanbul'un Havası Bir Yılda Yüzde 10 Kirlendi

Megakentte Korkutan Tablo! İstanbul'un Havası Bir Yılda Yüzde 10 Kirlendi

Türkiye'nin en kalabalık metropolü İstanbul'da hava kalitesi alarm vermeye başladı. İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından yürütülen geniş kapsamlı bilimsel çalışma, kent sakinlerinin soluduğu havadaki tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi. Son ölçüm verilerine göre, megakentte partikül madde yoğunluğu belirgin bir artış gösterdi. Sonbaharın gelişiyle birlikte havada asılı kalan kirletici parametreler, geçtiğimiz yılla kıyaslandığında ürkütücü bir tabloyu ortaya koyuyor.

Haberin Özeti

  • • İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından yapılan hava kalitesi araştırması, megakentteki partikül madde (PM10) yoğunluğunun ekim ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10,3 arttığını ortaya koydu.
  • • Kent genelindeki 26 ölçüm istasyonundan 20'sinde kirlilik yükselirken, en yüksek değer Sultangazi'de, en düşük değer ise Üsküdar'da kaydedildi.
  • • 6 milyonu aşkın aracın yarattığı trafik yoğunluğu ve soğuyan havalarla birlikte başlayan ısınma kaynaklı emisyonların bu olumsuz tabloda temel etken olduğu belirtildi.

Uzmanlar, şehir genelindeki havanın temizlenme kapasitesinin düştüğüne işaret ederken, megakentin farklı noktalarındaki istasyonlardan alınan veriler arasındaki devasa uçurum dikkat çekiyor. Yaşam kalitesini doğrudan tehdit eden bu kirlilik tırmanışı, toplumsal farkındalık ve acil önlem gerekliliğini bir kez daha gündeme getirdi.

Yağışlara Rağmen Kirlilik Katlandı: Rüzgarsız Havadaki Basınç Tuzağı

İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros önderliğinde gerçekleştirilen araştırmada, kentin 26 farklı noktasındaki ölçüm istasyonları mercek altına alındı. Çalışmada, havadaki partikül madde (PM10) konsantrasyonunun metreküp başına ortalama 35,2 mikrograma yükseldiği saptandı. Bir önceki yılın aynı döneminde 31,9 mikrogram seviyesinde seyreden bu değer, kirletici oranının yüzde 10,3 oranında tırmandığını kanıtladı.

Sonbaharda kayda geçen yoğun yağışlara rağmen havanın temizlenememiş olması meteorolojik etkenlere dayanıyor. Geçen yıla kıyasla bu dönemde yağış miktarının yüksek olmasına karşın, alçak basınç sistemlerinin zayıflığı ve yüksek basıncın getirdiği durgun hava koşulları kirleticilerin atmosferde hapsolmasına yol açtı. Rüzgarın yetersiz kalması, kentin üzerindeki kirli hava tabakasının dağılmasını engelledi.

Zirve Sultangazi'de Seviye Üsküdar'da Düşük: İlçeler Arası Devasa Fark

Ölçüm yapılan 26 istasyonun 20'sinde kirlilik artışı gözlenirken, sadece 6 noktada gerileme kaydedildi. Şehrin havası en kirli bölgesi metreküp başına 71,3 mikrogramlık PM10 yoğunluğuyla Sultangazi 3 istasyonu olarak öne çıktı. Bu bölgeyi Kağıthane, Selimiye, Sancaktepe ve Tuzla takip etti. Şehrin en temiz havasına sahip noktası ise 18,1 mikrogramlık değerle Üsküdar 1 istasyonu oldu. Beylikdüzü gibi alanlarda geçmiş yıla göre bariz bir düşüş görülse de genel tablo olumsuz seyretti.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenen yıllık üst sınırların oldukça üzerinde yer alan bu değerler, tehlikeli seviyelerin aşıldığını gösteriyor. Günlük sınır değer olan 50 mikrogram eşiğinin bu yıl 5 ayrı istasyonda aşılması, hava kalitesindeki bozulmanın lokal kalmayıp kentin geneline yayıldığını gösteriyor.

6 Milyonluk Trafik Ve Isınma Faktörü Atmosferi Boğuyor

Kentteki hava kirliliğinin temel kaynağı olarak yollardaki devasa araç filosu gösteriliyor. İstanbul'da trafiğe kayıtlı 6 milyondan fazla aracın bulunması ve sıkışıklık nedeniyle kısa mesafeli yolculukların dahi yarım saati aşması, egzoz emisyonlarının katlanmasına neden oluyor. Araçların çalışır vaziyette trafikte geçirdiği süre uzadıkça, atmosfere salınan zararlı gaz ve partikül miktarı da zirveye ulaşıyor.

Havaların soğumasıyla birlikte devreye giren ısınma kaynakları da kirliliği tetikleyen bir diğer unsur olarak öne çıkıyor. Şehrin büyük bölümünde doğal gaz kullanılsa da bazı sanayi siteleri ile küçük yerleşim alanlarında kalitesiz yakıt kullanımının sürmesi hava kalitesini olumsuz etkiliyor. Sanayi öncesi çağlarda 300 ppm seviyesinin altında olan karbondioksit yoğunluğunun günümüzde 430 ppm sınırına dayanması, karbon sıfır hedeflerine ulaşılmasının ne kadar hayati olduğunu açıkça gösteriyor. Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşecek COP31 Zirvesi gibi uluslararası organizasyonların bu küresel krizle mücadelede dönüm noktası olacağı vurgulanıyor.

ERTV Malatya - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme

WhatsApp İhbar Hattı
05443281444
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!