Bina Yıkımlarında Yeni Dönem: Artık Bu Kurallara Uyulacak!
Türkiye genelinde kentsel dönüşüm faaliyetlerinin hız kazanması ve yapı stokunun yenilenme süreciyle birlikte binaların ortadan kaldırılmasına yönelik mevzuatta tarihi bir adım atıldı.
Haberin Özeti
- • Türkiye genelinde kentsel dönüşüm faaliyetlerinin hız kazanması ve yapı stokunun yenilenme süreciyle birlikte binaların ortadan kaldırılmasına yönelik mevzuatta tarihi bir adım atıldı.
Türkiye genelinde kentsel dönüşüm faaliyetlerinin hız kazanması ve yapı stokunun yenilenme süreciyle birlikte binaların ortadan kaldırılmasına yönelik mevzuatta tarihi bir adım atıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan kapsamlı düzenleme yürürlüğe girerek inşaat ve yıkım sektöründe tüm dengeleri değiştirdi. Yeni dönemle birlikte riskli yapıların ortadan kaldırılması aşamasında hem çevre sağlığı hem de iş güvenliği standartları en üst seviyeye çıkartıldı. Kent merkezlerinde ve yoğun yerleşim alanlarında yürütülen kontrolsüz saha çalışmalarının önüne geçmeyi hedefleyen bu yasal düzenleme, sektör temsilcileri ile uzmanlar tarafından büyük bir memnuniyetle karşılandı.
Söz konusu mevzuat değişikliği sadece teknik detayları içermekle kalmayıp aynı zamanda denetim mekanizmalarını da baştan aşağıya yeniden yapılandırıyor. Kentlerdeki kentsel dokunun korunması, olası iş kazalarının engellenmesi ve çevreye verilen zararların minimum seviyeye indirilmesi amacıyla hazırlanan kurallar silsilesi, bugünden itibaren uygulanmaya başlandı. Saha operasyonlarında yetersiz ekipman kullanımı, ehliyetsiz personel çalıştırılması veya yetersiz güvenlik önlemleri alınması gibi aksaklıklar artık ağır yaptırımlara tabi tutulacak. Bu sayede yıkım süreçleri çok daha kurumsal ve bilimsel temellere oturtulmuş olacak.
Patlatmalı Metotlarda Teknolojik Ve Teknik Şartlar Getirildi
Gelişen teknolojiyle birlikte özellikle çok katlı yapılarda sıklıkla tercih edilen patlayıcı maddeli yıkım teknikleri için oldukça sert denetim standartları belirlendi. Artık dinamit veya benzeri malzemeler kullanılarak yapılacak müdahaleler öncesinde saha çevresindeki tüm atmosferik ve meteorolojik koşulların raporlanması şart koşuluyor. Rüzgar hızı, nem oranı ve hava sıcaklığı gibi değişkenler göz önüne alınmadan hiçbir sahada patlatma düzeneği kurulamayacak. Bu sayede patlama esnasında oluşabilecek beklenmedik basınç dalgaları ile toz bulutlarının çevreye vereceği zararlar önceden hesaplanarak engellenecek.
Bunun yanı sıra patlatma anının baştan sona yüksek çözünürlüklü ve yüksek hızlı kameralarla kayıt altına alınması yasal bir zorunluluk haline getirildi. Elde edilen görsel veriler, olası kaza veya aksaklık analizlerinde ve sonraki projelerde akademik incelemeler için arşivlenecek. Teknik personelin niteliği konusunda da standartları yükselten bakanlık, süreçte görev alacak mühendislerin uzmanlıklarını resmi belgelerle kanıtlamasını şart koştu. Sahada bizzat ateşleme yapacak personelin ise (B) sınıfı yeterlilik belgesine sahip olması zorunlu tutularak, ehil olmayan kişilerin kritik süreçlerde rol alması tamamen engellendi.
Yapı Yüksekliklerine Göre Mühendislik Sorumluluğu Yeniden Tanımlandı
Yeni mevzuatın getirdiği bir diğer önemli başlık ise fenni mesuliyet üstlenecek inşaat mühendislerinin sorumluluk alanlarının net bir biçimde sınırlandırılması oldu. Şehir içi ve şehir dışındaki binaların fiziki durumları dikkate alınarak belirlenen standartlarda, yapı yüksekliği temel kriter olarak kabul edildi. Yüksekliği 18,5 metrenin altında kalan yapıların ortadan kaldırılmasında kural olarak ayrı bir fenni mesuliyet arama şartı esnetildi. Bu düzenleme sayesinde küçük ölçekli ve risk taşımayan müstakil binaların tasfiye süreçlerindeki bürokratik engeller ve maliyetler önemli ölçüde azaltıldı.
Ancak yüksekliği 18,5 metrenin altında kalsa dahi belirli risk faktörlerini barındıran binalar için durum istisnai olarak ele alınıyor. Bitişik nizamda inşa edilmiş binalar, taşıyıcı sisteminde yapısal düzensizlik bulunan bloklar ile eğitim, sağlık, kültür veya tabiat varlıklarına komşu olan yapılarda fenni mesuliyet zorunluluğu devam edecek. Herhangi bir özel risk barındıran veya çevresine zarar verme potansiyeli yüksek görülen tüm saha operasyonlarında, yapının yüksekliği kaç metre olursa olsun uzman bir inşaat mühendisinin denetimi altında çalışılması zorunlu kılındı.
Şantiyelerde Toz Ve Titreşim İçin Sıkı Takip Başladı
Kentsel alanlarda gerçekleştirilen yıkım faaliyetlerinin en büyük problemlerinden biri olan gürültü, toz ve titreşim kirliliğine karşı devrim niteliğinde önlemler devreye sokuldu. Yerleşim yerlerinde yaşam kalitesini düşüren ve halk sağlığını tehdit eden unsurların engellenmesi adına iş sağlığı ve güvenliği mevzuatıyla tam uyumlu çalışma prensipleri getirildi. Saha içi operasyonlarda sürekli sulama yapılması, toz bastırma sistemlerinin kullanılması ve gürültü seviyesinin belirlenen yasal desibel sınırlarının altında tutulması zorunlu kılındı. Bu sınırları ihlal eden firmalara ağır idari ve cezai yaptırımlar uygulanacak.
Özellikle yüksek katlı binaların yıkıldığı sahalarda çevre güvenliğini sağlamak amacıyla fiziki koruma tedbirleri de en üst seviyeye çıkarıldı. Çalışma alanının çevresi özel koruyucu perdelerle tamamen kapatılacak, yaya ve araç trafiğinin geçtiği noktalarda örtülü koruma yolları oluşturulacak. Olası parça düşmelerine karşı şantiye etrafına yüksek mukavemetli koruma fanları kurulması şart koşulacak. Tüm bu önlemler sayesinde çevredeki vatandaşların ve komşu binaların olası kazalardan tamamen korunması hedefleniyor.
Yeni Yasal Süreçle Birlikte Sektörde Tam Denetim Dönemi
Yürürlüğe giren yönetmelik düzenlemesiyle birlikte bakanlık yetkilileri ve yerel yönetimler sahalardaki denetimlerini sıkılaştırma kararı aldı. Şantiye alanlarında yasal şartları taşımadığı tespit edilen şirketlerin faaliyetleri derhal durdurulacak ve tespit edilen eksiklikler giderilene kadar çalışma izni verilmeyecek. Yıkım ruhsatı başvurusundan işin tamamlanmasına kadar geçen tüm aşamalar dijital ortamda takip edilerek kayıt altına alınacak. Bu sayede merdiven altı olarak tabir edilen ve güvenliksiz şekilde yürütülen tasfiye faaliyetlerinin önüne tamamen geçilmesi planlanıyor.
Bakanlık tarafından hayata geçirilen bu düzenleme, Türkiye'deki yapı stoğunun güvenli bir şekilde yenilenmesine büyük katkı sağlayacak. Yapım aşamasında olduğu kadar yıkım aşamasında da mühendislik disiplinlerinin ön plana çıkarılması, kentlerin daha güvenli ve yaşanabilir alanlara dönüştürülmesini destekliyor. Firmaların yeni standartlara hızla uyum sağlaması amacıyla bilgilendirme toplantıları düzenlenecek ve kuralların eksiksiz uygulanması için saha kontrolleri aralıksız sürdürülecek.
Bakmadan Geçme