Pakistan'dan Hindistan Uçuşlarına Yönelik Radikal Karar
Güney Asya'nın iki nükleer gücü arasındaki gerilim, sivil ve askeri havacılık koridorlarına yansımaya devam ediyor. Bölgesel yayın organlarının aktardığı bilgilere göre, Pakistan havacılık otoriteleri komşusu Hindistan'a yönelik yürürlükte olan hava sahası kısıtlamalarını esnetmek yerine süresini uzatma yoluna gitti. Alınan yeni kararla birlikte, İslamabad yönetiminin komşu ülkeye ait hava araçlarına uyguladığı geçiş engeli önümüzdeki haftalarda da titizlikle sürdürülecek. Bu adım, iki başkent arasındaki diplomatik ve askeri soğukluğun sahada ne denli güçlü hissettirildiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Uygulamanın kapsamı sadece Hindistan tescilli yolcu ya da savaş uçaklarıyla sınırlı tutulmuyor. Pakistan havacılık yönetimi, uluslararası kiralama şirketlerinden sağlanan ve Hint havacılık firmalarının operasyonlarında kullanılan uçakları da bu yasak kapsamına dahil etti. Dolayısıyla temmuz ayının sonlarına doğru belirlenen kritik tarihe kadar, her iki ülkenin hava koridorlarında alışılmışın dışındaki bu sessizlik hakimiyetini koruyacak. Havacılık sektöründeki uzmanlar, bu durumun küresel rotalarda ciddi maliyet artışlarına ve uçuş sürelerinin uzamasına yol açtığına dikkat çekiyor.
Cammu Keşmir'deki Kanlı Saldırı Diplomatik Bağları Tamamen Kopardı
İki ülke arasındaki ilişkilerin bu denli sert bir kırılma noktasına gelmesinin ardında, geçtiğimiz aylarda Cammu Keşmir bölgesinde yaşanan trajik bir olay yatıyor. Bahar aylarında Pahalgam civarında sivilleri ve turistleri hedef alan silahlı eylemin ardından, Yeni Delhi ve İslamabad hattındaki ipler tamamen koptu. Çok sayıda insanın yaşamını yitirdiği bu kanlı terör saldırısı, iki komşu devlet arasındaki ekonomik ve lojistik köprülerin birer birer yıkılmasına neden olan süreci tetikledi.
Terör eyleminin hemen arkasından karşılıklı hamlelerle ticari faaliyetlerini askıya alan taraflar, en radikal adımı havacılık hatlarını birbirine kapatarak atmıştı. Güvenlik gerekçeleri ve siyasi misillemeler doğrultusunda şekillenen bu süreç, Pakistan'ın son sınır kararıyla birlikte yeni bir boyut kazandı. Bölgesel istikrarsızlığın tırmandığı bu dönemde, diplomatik kanalların kapalı olması sebebiyle krizin ne zaman aşılacağına dair belirsizlik varlığını koruyor.