Murat Kurum COP31'de Konuştu!

COP31 Başkanlığı görevini yürüten Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Almanya'nın Bonn kentinde düzenlenen İklim Değişikliği Konferansı'nda 'COP31 Eylem Gündemi'ne ilişkin kapsamlı bir sunum yaptı. Kurum, iklim politikalarının yalnızca hedef koyan bir yapıdan çıkması gerektiğini belirterek, uygulamaya odaklanan yeni bir yaklaşım benimsediklerini ifade etti.

Konuşmasında yıl boyunca yürütülen istişare süreçlerine dikkat çeken Kurum, COP31 hazırlıklarının şeffaflık, diyalog ve ortak akıl temelinde şekillendiğini vurguladı. Türkiye'nin 'geleceğin COP'u' vizyonuyla hareket ettiğini söyleyen Kurum, taahhütlerin ölçülebilir sonuçlara dönüşmesi gerektiğinin altını çizdi.

Eylem Gündemi'nin yalnızca başlıklardan ibaret olmadığını dile getiren Kurum, küresel ölçekte en acil sorunlara çözüm üretmeyi amaçladıklarını ve ülkelerin sahada karşılaştığı zorluklara doğrudan odaklandıklarını kaydetti.

Sıfır Atık ve Metan Gazı Mücadelesi COP31'in Merkezinde

COP31 kapsamında belirlenen öncelikli alanlar arasında Sıfır Atık yaklaşımı ve metan emisyonlarının azaltılması önemli bir yer tuttu. Murat Kurum, atık yönetiminin artık yalnızca çevresel bir konu olmadığını, aynı zamanda iklim kriziyle mücadelede en hızlı sonuç alınabilecek alanlardan biri haline geldiğini belirtti.

Kurum, metan gazının küresel ısınmayı hızlandıran en kritik unsurlardan biri olduğuna dikkat çekerek, bu alanda mevcut ve uygulanabilir çözümlerin yaygınlaştırılacağını ifade etti. Ayrıca döngüsel ekonomi anlayışının güçlendirilmesiyle kaynak kullanımında daha sürdürülebilir bir modele geçilmesinin hedeflendiğini söyledi.

Enerji, Tarım ve Sanayide Dönüşüm Hedefleri

COP31 Eylem Gündemi'nde temiz enerjiye geçiş ve elektrifikasyon çalışmaları da öncelikli başlıklar arasında yer aldı. Kurum, enerjiye erişimde güvenlik ve sürdürülebilirliğin birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.

Gıda güvenliği ve sürdürülebilir tarım konularına da değinen Kurum, iklim krizinin doğrudan üretim süreçlerini ve kırsal yaşamı etkilediğini belirterek, daha dayanıklı gıda sistemlerinin inşa edilmesinin zorunluluk haline geldiğini ifade etti.

Sanayide yeşil dönüşümün de gündemde olduğunu aktaran Kurum, üretim süreçlerinde döngüsel malzeme kullanımının artırılmasıyla hem emisyonların azaltılacağını hem de ekonomik verimliliğin güçleneceğini söyledi.

İklim Dostu Şehirler ve Gençlik Vurgusu

COP31'in önemli başlıklarından biri de iklim değişikliğine dayanıklı şehirler oldu. Kurum, şehirlerde yaşanan dönüşümün iklim krizinin en görünür etkilerini barındırdığını belirterek, daha güvenli ve dirençli yaşam alanlarının oluşturulmasının öncelik taşıdığını ifade etti.

Gençlerin sürece aktif katılımının kritik olduğunu vurgulayan Kurum, gençlerin yalnızca geleceğin değil bugünün de çözüm ortağı olarak görülmesi gerektiğini söyledi. Bu kapsamda gençlik katılımının COP31 sürecinin merkezine yerleştirildiği aktarıldı.

Sağlık Sistemleri, Biyoçeşitlilik ve Yeni Uygulama Mekanizması

Kurum, iklim değişikliğinin sağlık sistemleri üzerindeki etkilerine de dikkat çekerek, daha esnek ve krizlere karşı dayanıklı sağlık altyapılarının geliştirilmesinin hedeflendiğini açıkladı.

Biyoçeşitlilik, arazi kullanımı ve iklim değişikliği arasındaki ilişkinin birlikte ele alınacağını belirten Kurum, farklı sektörler arasında güçlü bir koordinasyon mekanizması kurulacağını ifade etti.

Ayrıca Ulusal Katkı Beyanlarının yalnızca birer taahhüt olarak kalmaması için yeni bir destek sistemi geliştirileceğini belirten Kurum, COP31'in temel yaklaşımının 'uygulama ve sonuç' odaklı olduğunu söyledi.

Deprem Sonrası Türkiye Deneyimi COP31'e Model Oluyor

Kurum, Türkiye'nin 6 Şubat depremleri sonrası yürüttüğü yeniden inşa sürecini örnek göstererek, kriz sonrası hızlı ve koordineli hareket etmenin önemine dikkat çekti. 11 ilde yürütülen konut projeleriyle kısa sürede büyük bir dönüşüm sağlandığını hatırlatan Kurum, bu yaklaşımın COP31 sürecine de yön verdiğini ifade etti.

2035 Hedefleri: Elektrifikasyon ve Emisyon Azaltımı Ön Planda

COP31 kapsamında belirlenen küresel hedefler arasında en dikkat çeken başlıklardan biri elektrifikasyon oldu. Kurum, 2035 yılına kadar elektrifikasyon oranının yüzde 35 seviyesine çıkarılmasını hedeflediklerini açıkladı.

Bunun yanında bina sektöründe enerji verimliliğinin artırılması, sanayide kaynak kullanımının optimize edilmesi ve atık kaynaklı metan emisyonlarının azaltılması da uzun vadeli hedefler arasında yer aldı.

İklim Uygulama Köprüsü ile Yeni Finansal Yaklaşım

COP31 çerçevesinde geliştirilen 'İklim Uygulama Köprüsü' mekanizması da sunumda öne çıkan başlıklardan biri oldu. Kurum, bu yapının yeni bir fon ya da finansman modeli olmadığını, mevcut sistemleri destekleyen tamamlayıcı bir yapı olduğunu belirtti.

Amaçlarının iklim hedefleri ile gerçek yatırımlar arasındaki mesafeyi azaltmak olduğunu ifade eden Kurum, özellikle gelişmekte olan ülkelerin proje üretme ve finansmana erişim süreçlerinin kolaylaştırılacağını söyledi.

Kurum, COP31 sürecinin uluslararası iş birliğiyle güçleneceğini belirterek, tüm paydaşlara destek çağrısında bulundu.

Bakmadan Geçme