Katar'dan ABD-İran Gerilimi ve Hürmüz Boğazı Açıklaması!
Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, bölge güvenliğini sarsan ABD ve İran arasındaki krizin çözümüne dair iyimser mesajlar verdi. Katar merkezli 'El Arabi El Cedid' gazetesine konuşan Al Sani, Washington ile Tahran arasında diplomatik bir uzlaşı ihtimalinin güçlendiğini belirterek, bu sürecin Körfez ülkelerinin menfaatlerini koruması gerektiğini vurguladı.
Hürmüz Boğazı'ndaki blokajın küresel etkilerine dikkat çeken Al Sani, enerji geçiş yolunun bir baskı unsuru olarak kullanılmasına sert tepki gösterdi. Boğazın kapalı kalmasının sadece bölgeyi değil, tüm dünyayı ekonomik olarak sarstığını ifade eden Al Sani, 'Dünya bu durumun bedelini ağır ödüyor. Deniz taşımacılığı özgürlüğü asla pazarlık konusu edilemez' dedi. Ayrıca Körfez İşbirliği Konseyi'nin enerji güvenliğini sağlamak adına petrol ve doğal gaz boru hattı projelerine hız verme kararı aldığını hatırlattı.
Ortak Savunma ve Erken Uyarı Sistemi Yolda
Bölgedeki son askeri hareketliliğin Körfez ülkeleri arasında savunma entegrasyonunu zorunlu kıldığını belirten Başbakan Al Sani, yeni güvenlik adımlarının sinyalini verdi. Balistik füzelere karşı kurulacak erken uyarı sistemi ve ortak savunma mekanizmalarının detaylarının yakında kamuoyuyla paylaşılacağını söyledi. Katar'ın ABD ile olan askeri ilişkilerinin stratejik bir ortaklık temelinde ilerlediğini de sözlerine ekledi.
İran ile Birlikte Yaşam Formülü
İran ile paylaşılan ortak coğrafyanın kaçınılmaz bir gerçek olduğunu dile getiren Al Sani, karşılıklı egemenliğe saygı ve komşuluk hukuku çerçevesinde bir 'birlikte yaşam' formülü bulunması gerektiğini savundu. Sivil tesislerin ve enerji merkezlerinin hedef alınmasının kabul edilemez olduğunun altını çizen Al Sani, bu tesislerin sadece bölge ekonomisinin değil, dünya enerji arzının da omurgası olduğunu vurguladı.
Gazze'de Ateşkes ve Filistin Davası
Bölgesel krizlerin yanı sıra Gazze'deki duruma da değinen Katar Başbakanı, ateşkes planının hayata geçirilmesi için arabuluculuk çabalarını sürdürdüklerini kaydetti. Al Sani, Katar'ın 1967 sınırları dahilinde, başkenti Kudüs olan bağımsız bir Filistin Devleti'nin kurulması yönündeki sabit tutumunu yineledi.