İstanbul Barajlarında Tarihi Rekor! Yağışlar Su Seviyesini Son 10 Yılın Zirvesine Taşıdı
İstanbul'da aylardır süren su endişesi, sonbaharla birlikte başlayan ve etkisini katlayarak sürdüren kuvvetli yağışların ardından yerini rahatlamaya bıraktı. Kentin su ihtiyacını karşılayan barajlardaki doluluk oranları, son yılların en hızlı yükseliş grafiğine imza attı. Yaklaşık üç haftalık kısa bir zaman diliminde baraj havzalarına düşen rekor yağış miktarı, su seviyelerini son 10 yılın aynı dönemine kıyasla en yüksek noktaya taşıdı.
Ekim ayının ortalarında başlayan ve aralıksız devam eden yağışlar sayesinde barajlardaki doluluk seviyesi adeta şaha kalktı. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi verilerine göre, barajlardaki doluluk oranı kısa sürede devasa bir artış kaydederek yüzde 61,5 seviyesine kadar yükseldi. Kentteki toplam biriktirme hacminin önemli bir kısmının dolması, yaklaşan kış ayları öncesinde yüzleri güldürdü.
23 Günde Gelen Dev Yükseliş: Havzalarda Doluluk Tavan Yaptı
İstanbul'da yağışların etkisini hissettirmeye başladığı günlerde yüzde 38 seviyelerinde seyreden ortalama doluluk oranı, sadece 23 gün içerisinde 23 puanı aşkın devasa bir sıçrama gerçekleştirdi. Şehre su sağlayan ana kaynaklardan Istrancalar'da su seviyesi yüzde 98'i aşarak tam doluluğa yaklaşırken, Darlık'ta yüzde 95 ve Ömerli Barajı'nda yüzde 83 seviyelerine ulaşıldı. Alibey ve Elmalı barajlarında da doluluk oranları yüzde 80 eşiğini geride bıraktı.
Baraj havzalarının yanı sıra dış kaynaklardan sağlanan su transferleri de kentin su rezervini güçlendirdi. Melen ve Yeşilçay sistemlerinden bu yıl içinde toplam 587 milyon metreküpten fazla su kente taşınırken, arıtma tesislerinden megakent şebekesine 976 milyon metreküplük içme suyu pompalandı. Günlük su tüketiminin 3 milyon metreküpü aştığı metropolde, barajlardaki mevcut birikim miktarı 533 milyon metrekübün üzerine tırmandı.
115 Yıllık Tarihi Rekor: En Çok Yağış Alan İkinci Yıl Kayıtlara Geçti
Meteoroloji uzmanları ve iklim bilimciler, barajlardaki bu tarihi yükselişin arkasında yatan atmosferik nedenleri mercek altına aldı. Deniz suyu sıcaklıklarının yükselmesi ve kuzeyden gelen serin hava kütlelerini besleyen yüksek basınç merkezlerinin konumu, Türkiye üzerindeki yağış miktarını olağanüstü seviyelere çıkardı. Avrupa geneli kuraklıkla boğuşurken ve nehir debilerinde ciddi düşüşler yaşanırken, Doğu Akdeniz çanağındaki bu yüksek basınç yerleşimi ülkeye bereketli bir dönem yaşattı.
Kandilli Rasathanesi tarafından tutulan 115 yıllık geçmişe dönük veriler incelediğinde, bu yılın 1 Ocak - 5 Kasım tarihleri arasında metrekareye 1029,5 kilogram yağış düştüğü belirlendi. Bu değerle birlikte 2010 yılından sonra son 115 yılın en çok yağış alan ikinci yılı geride bırakılmış oldu. Meteorolojik tahminler, yağışlı havanın yıl sonuna kadar ortalamaların üzerinde seyretmeye devam edeceğini ve barajlardaki su seviyelerinin artmayı sürdüreceğini gösteriyor.