Halk TV'ye Kayyum Atandı mı? Kanalın Son Durumu Merak Ediliyor!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş çaplı adli soruşturma çerçevesinde televizyon kanalının sahibi olan iş insanı Cafer Mahiroğlu ile doğrudan ve dolaylı bağlantısı bulunan çok sayıda ticari kuruluşa el konulması kararlaştırıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş çaplı adli soruşturma çerçevesinde televizyon kanalının sahibi olan iş insanı Cafer Mahiroğlu ile doğrudan ve dolaylı bağlantısı bulunan çok sayıda ticari kuruluşa el konulması kararlaştırıldı. Yargı makamlarınca alınan bu kararın derhal uygulanması amacıyla Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu söz konusu şirketlerin yönetimine kayyum olarak görevlendirildi. Kamuoyunda geniş yankı bulan bu adli sürecin arkasında rüşvet alma ve verme, kamusal ihalelere fesat karıştırma ile suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama gibi ciddi iddiaların yer aldığı kaydedildi. Güvenlik güçlerinin başlattığı operasyonel süreçle birlikte kurumun geleceğine ilişkin sorular da gündemin ilk sıralarına yerleşti.

Açıklanan soruşturma dosyasındaki detaylar incelemenin özellikle Ege Bölgesi'nin en büyük büyükşehir belediyesi nezdinde gerçekleşen hizmet ihalelerine uzandığını ortaya koymaktadır. Mülkiye müfettişleri ve adli uzmanların gerçekleştirdiği finansal denetimler sonucunda, mevzuata aykırı biçimde paravan şirketlerin kurulduğu ve bu yapılar üzerinden kamu kaynaklarının haksız biçimde özel hesaplara aktarıldığı ileri sürülmektedir. Şüphelilerin söz konusu ticari organizasyonlar üzerinden yürüttüğü faaliyetlerin, kurumların işleyişine doğrudan etki ettiği ve büyük miktarlarda usulsüz nakit akışına zemin hazırladığı tespiti yapılmıştır.

Yerel Yönetim İhalelerindeki Şüpheli Finansal Harekete Karşı Adli İnceleme Süreci Derinleşiyor

Soruşturma merciinin resmi açıklamalarında yer alan ayrıntılara göre, iş insanının yönlendirmesiyle kurulan BUSTECH Araç Bakım Onarım Hizmetleri Anonim Şirketi'nin idari yetkilerinin muvazaalı şekilde üçüncü kişilere devredildiği iddia edilmektedir. Yerel yönetim organlarının açtığı araç bakım ve servis ihalelerinde fahiş fiyatlandırma yöntemlerinin kullanıldığı ve bu yolla kamu zararı oluşturulduğu belirtilmektedir. Dosyada yer alan resmi belgelerde ihale bedellerinin piyasa koşullarının çok üzerinde belirlendiği ve aradaki yüksek farkın organize şekilde aktarıldığı yönünde kuvvetli emareler yer almaktadır.

Söz konusu finansal usulsüzlüklerin boyutunu tespit etmek amacıyla hazırlanan uzman raporlarında, ihale süreçleriyle doğrudan ilişkili olarak 14,464 milyon TL tutarında belgesiz ve kayıtsız para transferinin gerçekleştiği saptanmıştır. Mülkiye müfettişleri ile adli muhasebecilerin yaptığı ortak çalışmalarda, bu haksız gelirlerin doğrudan Mahiroğlu ile illiyet bağı bulunan diğer ticari işletmelerin hesaplarına yönlendirildiği görülmüştür. Yargı makamları kamu kurumlarının zarara uğratılması boyutunu tüm yönleriyle aydınlatmak adına incelemelerini derinleştirerek sürdürmektedir.

Mali Suçları Araştırma Kurulu Tarafından Hazırlanan Milyarlarca Liralık Hesap Raporu

Mali Suçları Araştırma Kurulu uzmanlarınca gerçekleştirilen derinlemesine finansal analizler, şüpheli şirketlerin ve şahısların banka hesaplarında devasa bir para trafiğinin varlığını gün yüzüne çıkarmıştır. Hazırlanan denetim raporunda Cafer Mahiroğlu ve ticari ortaklıklarının dhil olduğu genel işlem hacminin tam 30,352 milyar TL seviyesinde bulunduğu resmi olarak kayıtlara geçirilmiştir. Ticari hacim ile beyan edilen vergi matrahları arasındaki olağanüstü uyumsuzluk adli makamların şüphelerini doğrulayan en somut unsurlardan biri olmuştur.

İncelemelerin şahsi banka hesapları boyutunda ise şüphelinin bireysel hesaplarına kısa süre içerisinde 1 milyar TL'yi aşan miktarda para girişi ve çıkışı gerçekleştiği tespit edilmiştir. İlgili şahsın yönetiminde bulunan firmalar ile birinci derece kan hısımlarının hesapları üzerinden yüksek tutarlı uluslararası transfer işlemlerinin yapıldığı belirlenmiştir. Yurt dışı bankalarına yapılan SWIFT işlemleri ile elde edilen kişisel servetin yasal kaynaklarla izah edilememesi, el koyma ve kayyum atama kararının hukuki dayanakları arasında gösterilmiştir.

Uluslararası Firar Durumu Ve Şüphelilere Yönelik Düzenlenen Eş Zamanlı Adli Operasyonlar

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ayrı bir dosya kapsamında İstanbul Büyükşehir Belediyesi ihalelerine fesat karıştırma suçlamasıyla hakkında yakalama kararı çıkardığı Cafer Mahiroğlu'nun adli süreç başlamadan hemen önce hareket geçtiği saptanmıştır. Emniyet Genel Müdürlüğü kayıtlarına yansıyan bilgilere göre şüphelinin 10 Mart 2025 tarihinde yasal yollardan yurt dışına çıkış yaptığı ve halen yabancı ülkede bulunduğu doğrulanmıştır. Şüphelinin Türkiye'ye iadesi ve uluslararası düzeyde aranması amacıyla gerekli hukuki girişimlerin başlatıldığı bildirilmiştir.

Soruşturmanın operasyonel aşamasında haklarında gözaltı kararı verilen 17 ayrı şüpheliye yönelik olarak 14 Ekim 2026 gününün erken saatlerinde eş zamanlı baskınlar icra edilmiştir. Emniyet birimlerinin gerçekleştirdiği planlı operasyonlar neticesinde organize yapıyla bağlantılı olduğu değerlendirilen 11 şüpheli yakalanarak gözaltına alınmıştır. Yapılan kimlik sorgulamalarında aranan kişilerden 4'ünün yurt dışında olduğu, 1 şüphelinin halihazırda cezaevinde bulunduğu, firari durumda olan son 1 şahsın yakalanması için de kolluk kuvvetlerinin çalışmalarına aralıksız devam ettiği açıklanmıştır.

Bakmadan Geçme