Fon Soruşturmasında Dikkat Çeken Tutuklama!
Fon soruşturmasında yürütülen adli süreçte yeni gelişme yaşandı. Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet ve suç örgütü üyeliği suçlamalarıyla hakimliğe sevk edilen Fatma Betül Sayan Kaya tutuklanırken, İlyas Kaya ve eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında adli kontrol kararı verildi.
Sermaye piyasalarındaki işlemler üzerinden yürütülen fon soruşturmasında yargı sürecinin ilk önemli kararları açıklandı. Fatma Betül Sayan Kaya tutuklanırken, İlyas Kaya ve eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında yurt dışına çıkış yasağı ve imza yükümlülüğünü içeren adli kontrol tedbirleri uygulandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının sermaye piyasalarındaki şüpheli işlemlere yönelik başlattığı soruşturma kapsamında yeni bir aşamaya geçildi. Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen dosyada ifadeleri alınan şüpheliler, savcılık işlemlerinin ardından nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Hakkında Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlamaları bulunan Fatma Betül Sayan Kaya için tutuklama talep edildi. Hakimlik, yapılan değerlendirme sonucunda Kaya'nın tutuklanmasına hükmetti.
İki İsim Hakkında Adli Kontrol Kararı
Aynı soruşturma kapsamında ifadeleri alınan İlyas Kaya ile eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül'ün adli durumları da belli oldu. Savcılığın adli kontrol uygulanması yönündeki talebini değerlendiren hakimlik, iki isim hakkında da imza atma yükümlülüğü ve yurt dışına çıkış yasağı getirdi. Böylece dosyada Fatma Betül Sayan Kaya hakkında tutuklama kararı verilirken, diğer iki şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Savcılığın Sevk Yazısında OZATD Hissesi Detayı
Fatma Betül Sayan Kaya'nın tutuklanmasına ilişkin savcılık yazısında, Özata Denizcilik Sanayi ve Ticaret AŞ'ye ait OZATD hissesi üzerinden gerçekleştirilen işlemler öne çıktı. Sermaye Piyasası Kurulu tarafından hazırlanan raporda, Kaya'nın yatırımcıların kararlarını veya ilgili sermaye piyasası aracının fiyatını etkileyebilecek kamuya açıklanmamış bilgilere sahip olabileceği yönünde değerlendirmelere yer verildiği aktarıldı. Bu bulgular üzerine savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu belirtilirken, şirketin ortaklık yapısı ve Kamuyu Aydınlatma Platformu'ndaki verilerin incelendiği kaydedildi. İncelemelerde Tera Grubunun hem şirket hem de fonlar üzerinden OZATD hisselerinde yüksek miktarlı alımlar yaptığı tespitine yer verildi. Sevk yazısında Kaya'nın Tera Grubu yöneticilerinden Erdin Özel ile geçmişe dayanan bir tanışıklığının bulunduğu, hisse yatırımı sürecinde de bu iletişimin devam ettiği belirtildi. Kaya'nın ayrıca Tera Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ile görüştüğüne ilişkin beyanı ve grupta yatırım hesabı açtığına dair tespitler de dosyaya girdi.
Hisse Satışının Tasfiye Kararından Bir Gün Önce Yapıldığı İddiası
Savcılığın değerlendirmesinde, OZATD hissesindeki fiyat hareketleri ile Kaya'nın alım ve satım tarihleri arasındaki ilişkiye dikkat çekildi. Hissenin değer kazanmaya başladığı dönemin 2026 yılının nisan ayına denk geldiği, düşüş sürecinin ise fonlar hakkında tasfiye kararı alınmadan önceki 16 Eylül tarihine kadar sürdüğü ifade edildi. Kaya'nın söz konusu hisseleri nisan ayında satın aldığı, 16 Eylül'de ise elinden çıkardığı belirtildi. Sevk yazısında, satış işleminin olağan takas süreci işletilmeden gerçekleştirildiği ve hisselerin Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ'ye virman yoluyla aktarıldığı kaydedildi. Hisse bedelinin de aynı gün Kaya'nın hesabına yatırıldığına ilişkin tespitler paylaşıldı.
T+2 Yerine T+0 İşlemine Dikkat Çekildi
Savcılık yazısında, borsada genel olarak uygulanan T+2 takas süreci ile dosyaya konu işlemin gerçekleşme biçimi arasındaki farka da vurgu yapıldı. Normal şartlarda hisse satışından elde edilen tutarın iki iş günü sonra hesaba geçtiği belirtilirken, Kaya'nın işleminde virman yöntemiyle aynı gün ödeme yapıldığı aktarıldı. Fonların tasfiyesine ilişkin kararın 17 Eylül'de alındığına işaret edilen yazıda, hisse devrinin bu tarihten yalnızca bir gün önce gerçekleşmiş olması önemli bir bulgu olarak değerlendirildi. Kaya'nın Tera Grubu yöneticileriyle temasları ve ilk kez borsa yatırımı yapmasına rağmen yüksek tutarlı işlem gerçekleştirmesi de savcılığın değerlendirmesinde yer aldı. Savcılık, söz konusu işlemlerin zamanlaması ve diğer bulguların birlikte ele alınmasıyla Kaya'nın tasfiye kararından önceden haberdar olduğu şüphesinin oluştuğunu ileri sürdü. Kaçma ve delilleri karartma ihtimalinin bulunduğunu belirten savcılık, adli kontrol tedbirlerinin yeterli olmayacağı gerekçesiyle tutuklama talebinde bulundu.
Hakimlik, savcılığın talebini değerlendirerek Fatma Betül Sayan Kaya'nın tutuklanmasına karar verdi.