Çad Gölü'nü Kurtaracak Dev Yatırım! Kongo Nehri Kuzeye Akıtılacak
Küresel ısınma ve kuraklık tehdidinin en ağır hissedildiği coğrafyaların başında gelen Afrika kıtası, yakın tarihin en radikal altyapı projelerinden biriyle coğrafyasını yeniden şekillendirmeye hazırlanıyor. Onlarca yıl boyunca sadece bir tasarım olarak arşivlerde saklanan devasa bir su transfer projesi, uluslararası finansman ortaklıkları ve mühendislik yatırımlarıyla yeniden küresel karar alıcıların masasına geldi. İtalyan tasarım ofislerinin çizim tahtalarından çıkan ve günümüzde Asya'nın ekonomik devi Çin'in milyarlarca dolarlık bütçelerle canlandırmak istediği bu mega hamle, kıtadaki su rejimini kökten değiştirmeyi vadediyor. Ancak projenin büyüklüğü kadar, tetiklediği jeopolitik gerilimler ve çevresel tartışmalar da uluslararası kamuoyunu ikiye bölmüş durumda.
Sahra Çölü'nün güney kuşağında yer alan ve bölge ekosisteminin en hayati su kaynağı kabul edilen Çad Gölü, son yarım asırda trajik bir yok oluş süreciyle karşı karşıya kaldı. Altmışlı yılların başında yirmi beş bin kilometrekarelik devasa bir yüzey alanına sahip olan bu su kütlesi, iklim krizinin getirdiği şiddetli buharlaşma ve yanlış tarım politikaları neticesinde bugünün dünyasında iki bin kilometrekarenin bile altına geriledi. Nijerya, Nijer, Kamerun ve Çad gibi ülkelerin kesişim noktasında bulunan bu göl, günümüzde hala kırk milyona yakın insanın balıkçılık, hayvancılık ve tarımsal üretimle geçindiği devasa bir ekonomik havzayı besliyor. Su kütlesinin tamamen ortadan kalkması durumunda, yakın gelecekte yüz binlerce insanı yerinden edecek kontrolsüz bir kitlesel göç dalgasının tetikleneceğinden endişe ediliyor.
Afrika'nın İçlerine Doğru Uzanan 2 Bin 400 Kilometrelik Su Koridoru
Transaqua adı verilen bu çılgın projenin teknik detayları, modern mühendisliğin sınırlarını zorlayacak nitelikler taşıyor. Plan doğrultusunda, dünyanın en yüksek debili nehir sistemlerinden biri olan Kongo Nehri'nin kollarından alınacak devasa miktardaki su, kuzey istikametine doğru inşa edilecek iki bin dört yüz kilometre uzunluğundaki yapay bir kanalla taşınacak. Orta Afrika Cumhuriyeti topraklarını kat ederek ilerleyecek olan bu yapay su yolu, nihayetinde Çari Nehri ile birleşerek kuruma tehlikesi yaşayan Çad Gölü'nü yeniden eski hacmine ulaştırmak için pompalanacak. Proje sadece bir su taşıma hattı olmakla kalmayıp, güzergah boyunca kurulacak devasa hidroelektrik santralleriyle kıtanın enerji açığını kapatmayı, yeni sulama kanallarıyla tarımsal verimliliği artırmayı ve nehir taşımacılığına uygun hatlarla iç bölge ticaretini canlandırmayı vaat ediyor.
Bölgesel İstikrar Vaadi ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti Engeli
Stratejistler ve kalkınma uzmanları, bu mega yatırımın hayata geçmesi durumunda bölgede hüküm süren kronik yoksulluğun hafifleyeceğini ve ekonomik canlılık sayesinde Boko Haram gibi radikal silahlı grupların taban kaygısını azaltacağını savunuyor. Ne var ki projenin önündeki en büyük siyasi ve egemenlik engeli, suyun ana kaynağını elinde bulunduran Kongo Demokratik Cumhuriyeti olarak öne çıkıyor. Kendi halkının çok büyük bir kısmının hala güvenli ve temiz içme suyuna erişimde büyük altyapı sorunları yaşadığını hatırlatan Kinşasa yönetimi, ulusal kaynaklarını başka ülkelerin refahı için paylaşmaya kesinlikle sıcak bakmıyor. Eş zamanlı olarak küresel çevre örgütleri de gezegenin en zengin biyolojik çeşitliliğine ve balta girmemiş yağmur ormanlarına ev sahipliği yapan Kongo Havzası'nın akarsu rejimine yapılacak bu ölçekteki bir müdahalenin, geri dönüşü imkansız bir ekolojik yıkıma yol açacağı konusunda dünyayı uyarıyor.