Aylık Maaş Alacaklara Müjde: Başvuru Şartları ve Tarih Belli Oldu!

Yeni yasal çerçevenin sunduğu imkanlardan, vatan savunması ve terörle mücadele operasyonlarında aktif rol alarak fiilen yaralanmış çok geniş bir personel kitlesi faydalanabilecek.

Resmi Gazete'nin 18 Ağustos 2026 tarihli sayısında yayımlanarak yürürlüğe giren 7594 sayılı Kanun, vatan savunmasında görev alırken yaralanan ancak mevcut mevzuattaki eksiklikler nedeniyle bugüne kadar malullük hakkı elde edemeyen binlerce güvenlik görevlisi için tarihi bir nitelik taşıyor. Yıllardır süren hukuki ve sosyal belirsizliği ortadan kaldıran bu yasal düzenleme, sahadaki cansiperane mücadeleleriyle tanınan personelin hak ettiği toplumsal desteğe kavuşmasını hedefliyor. Devletin vefa borcunu somut bir adımla yerine getirmesini sağlayan yasa, söz konusu personelin mağduriyetlerini giderme yolunda atılmış en kapsamlı adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.

Güvenlik güçlerinin sahadaki yıpratıcı koşullarda yaşadığı fiziksel ve ruhsal olumsuzlukları dikkate alan yeni mevzuat, sosyal güvenlik sisteminde önemli bir gediği kapatıyor. Yetkili makamlarca yapılan değerlendirmelerde, geçmiş yıllarda yaşanan benzer vakalarda malullük şartlarını tam olarak karşılayamadığı için herhangi bir tazminat veya düzenli gelire bağlanamayan görevlilerin mağduriyetlerinin bu düzenlemeyle nihayet son bulacağı vurgulanıyor. Hak sahiplerinin hayat kalitesini artırmayı hedefleyen bu gelişme, savunma ve güvenlik camiasında da son derece olumlu ve memnuniyet verici bir karar olarak yankı uyandırdı.

Hak Sahibi Kapsamındaki Personel Grupları Belirlendi

Yeni yasal çerçevenin sunduğu imkanlardan, vatan savunması ve terörle mücadele operasyonlarında aktif rol alarak fiilen yaralanmış çok geniş bir personel kitlesi faydalanabilecek. Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki subay, astsubay ve uzman çavuşların yanı sıra zorunlu askerlik görevini ifa eden er ile erbaşlar düzenlemenin odağında yer alıyor. Bununla birlikte Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatına mensup polisler de söz konusu sosyal haklardan eşit derecede yararlanma hakkına sahip kılınıyor.

Sahadaki güvenlik mimarisinin ayrılmaz parçaları olan Milli İstihbarat Teşkilatı mensupları ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde kritik görevler üstlenen güvenlik korucuları da yasa kapsamına dahil edildi. Yetkililer, bu kapsayıcı yaklaşımın güvenlik güçleri arasındaki adalet duygusunu pekiştireceğini ifade ediyor. Şartları taşıyan tüm çalışanların, kurum farkı gözetilmeksizin aynı standartlarda değerlendirilmesi, devletin terörle mücadelede görev yapan her bir ferdine eşit mesafede ve aynı hassasiyetle yaklaştığının en açık göstergesi olarak kabul ediliyor.

Kapsama Alınan Fiziksel Yaralanma Tipleri Açıklandı

Yasa metninde, sıradan yaralanmalar ile doğrudan terör eylemleri sırasında meydana gelen sağlık sorunlarını birbirinden ayıran son derece net kriterler belirlendi. Hak sahipliğinin doğması için yaralanmanın hafif nitelikte olmaması ve somut bir çatışma ya da terör saldırısı esnasında gerçekleşmiş olması şartı aranıyor. Özellikle mermi, şarapnel parçası, patlayıcı tuzaklar, el yapımı patlayıcılar, havan, roket ve el bombası gibi mühimmatların yol açtığı uzuv kayıpları veya kalıcı hasarlar kapsama alınan temel vakaları oluşturuyor.

Bunun yanı sıra yakın muharebe şartlarında terör örgütü mensuplarıyla girilen temaslarda kesici, delici ya da benzeri gereçlerle gerçekleştirilen saldırılar sonucu oluşan yaralanmalar da düzenleme çerçevesinde değerlendirilecek. Olayın kanunda belirtilen şartlara uygunluğu, tam teşekküllü yetkili sağlık kurulları tarafından düzenlenecek resmi sıhhi raporlar ile belgelenecek. Vatandaşların üzerindeki maddi yükü kaldırmak amacıyla, sevk işlemleri ve sağlık kurulu raporu alma süreçlerinde hak sahiplerinden hiçbir şekilde ücret talep edilmeyecek.

Maaş Hesabı Ve Başvuru Koşulları Netleşti

Düzenlemeden yararlanmak isteyen kişilerin uyması gereken idari takvim ve başvuru prosedürleri de ayrıntılı şekilde kamuoyuna duyuruldu. Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte hak sahipleri için tam 1 yıllık başvuru süreci resmen başladı. İşlemlerin başlatılabilmesi için kişilerin, söz konusu yaralanma olayının yaşandığı tarihte bünyesinde görev yaptıkları resmi kurumlara yazılı olarak müracaat etmeleri gerekiyor. Kurum incelemelerinin ardından başvurusu uygun bulunanların dosyaları vakit kaybetmeksizin Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılacak.

Maaş bağlama işlemleri, ilgili kuruma yapılan müracaatı takip eden ayın başından itibaren Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından resmen başlatılacak. Bağlanacak aylık miktarı hesaplanırken 17350 gösterge rakamı esas alınacak ve bu rakamın güncel memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu ortaya çıkan tutar her ay hak sahibinin banka hesabına yatırılacak. Enflasyon ve katsayı artışlarına paralel olarak güncellenecek olan bu ödemeler, yaralanan personelin ömür boyu düzenli bir gelire kavuşmasını güvence altına alacak.

Geriye Dönük Uygulama Şartı Ve Detaylar

Yasanın uygulanmasına ilişkin en kritik detaylardan birini, düzenlemenin zaman bakımından sınırları ve geriye dönük geçerlilik şartları oluşturuyor. Bu tarihi kanun, yürürlük tarihinden önce gerçekleşmiş olayları kapsayacak şekilde kurgulandı ve sadece 1 defaya mahsus olmak üzere uygulanacak. Yani geçmiş yıllarda terörle mücadele ederken yaralanmış ancak mevzuat engeli sebebiyle aylık bağlatamamış kişiler bu haktan yararlanabilecek, fakat gelecekte yaşanabilecek olaylar için mevcut genel mevzuat hükümleri uygulanmaya devam edecek.

Söz konusu uygulamanın tüm mali ve idari altyapısının eksiksiz şekilde işletilebilmesi amacıyla kanunun yürürlük tarihi 1 Eylül 2026 olarak ilan edildi. Bu tarihe kadar yetkili kurumlar gerekli hazırlıkları tamamlayarak başvuru kabul sistemlerini hazır hale getirecek. Yasal düzenleme sayesinde, geçmişte yaşanan ve kamuoyunun vicdanını yaralayan pek çok belirsizlik tamamen ortadan kaldırılırken, terörle mücadelenin gizli kahramanlarına hak ettikleri maddi ve manevi destek gecikmeli de olsa sağlanmış olacak.

Bakmadan Geçme