Ateşkese Rağmen Lübnan'da Can Kaybı Artıyor!
İsrail ile Lübnan arasında yürürlükte bulunan ateşkese rağmen bölgedeki çatışmalar hız kesmeden devam ediyor. Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın paylaştığı son verilere göre, İsrail'in mart ayından bu yana gerçekleştirdiği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı son 24 saatte artış gösterdi. Bölgedeki insani tablo giderek ağırlaşırken, sağlık altyapısının da ciddi zarar gördüğü bildirildi.
Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, 2 Mart'tan bu yana düzenlenen saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 2 bin 988'e yükseldiği belirtildi. Yaralı sayısının ise 9 bin 210'a ulaştığı aktarıldı.
Son açıklamaya göre yalnızca son 24 saat içinde 19 kişinin daha yaşamını yitirdiği ifade edildi. Saldırılarda çok sayıda sivilin yanı sıra sağlık çalışanlarının da hedef olduğu kaydedildi.
Sağlık Sistemi Ağır Darbe Aldı
Yetkililer, çatışmalar süresince 116 sağlık çalışanının hayatını kaybettiğini açıkladı. Yaralanan sağlık personeli sayısının ise 263'e ulaştığı bildirildi. Özellikle güney bölgelerde sağlık hizmetlerinin ciddi baskı altında olduğu ve hastanelerin kapasite sorunu yaşadığı ifade ediliyor.
Bölgedeki saldırılar nedeniyle sağlık ekiplerinin olaylara müdahale etmekte zorlandığı belirtilirken, birçok sağlık merkezinin de zarar gördüğü aktarıldı.
Ateşkese Rağmen Saldırılar Devam Ediyor
İsrail ile Lübnan arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren geçici ateşkesin daha sonra uzatılmasına rağmen sahadaki çatışmaların sona ermediği belirtiliyor. ABD arabuluculuğunda yürütülen görüşmeler sonucunda ateşkes süresi 45 gün daha uzatılmıştı.
Ancak buna rağmen İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki hava saldırıları ve yıkım operasyonlarını sürdürdüğü ifade ediliyor. Hizbullah'ın da ateşkes ihlali gerekçesiyle İsrail hedeflerine yönelik saldırılar gerçekleştirdiği bildiriliyor.
Yerinden Edilenlerin Sayısı 1 Milyonu Aştı
Çatışmaların etkisi yalnızca can kayıplarıyla sınırlı kalmadı. Lübnan hükümeti, saldırılar nedeniyle yerinden edilen kişi sayısının 1 milyonu geçtiğini açıklamıştı. Özellikle sınır hattındaki yerleşim bölgelerinde yaşayan sivillerin güvenli alanlara göç ettiği belirtiliyor.
Bölgedeki diplomatik temaslar sürerken, taraflar arasında planlanan yeni görüşmelerin ateşkesin geleceği açısından kritik önem taşıdığı değerlendiriliyor.