Akın Gürlek'ten Dini Duyguların İstismarına Karşı Sert Mesaj!

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye'de suç örgütleri ve çetelerle yürütülen mücadelenin, yapıların kimliğinden veya kendilerini hangi sıfatla tanımladıklarından bağımsız şekilde hukuk çerçevesinde sürdürüldüğünü belirtti. Gürlek, suç teşkil eden eylemlerin hiçbir inanç veya dini kimlik üzerinden meşrulaştırılamayacağını vurguladı.

Gürlek, özellikle vatandaşların inançlarını ve dini hassasiyetlerini kullanarak suç işleyen, bu yöntemle maddi menfaat sağlayan yapılanmalara yönelik hukuki süreçlerin devam ettiğini ifade etti. Bu kapsamda Alihan Kuriş Suç Örgütü soruşturmasını da örnek gösteren Gürlek, devletin suçla mücadelede taviz vermediğini kaydetti.

Ölçüt İnanç Değil, Suç Teşkil Eden Fiillerdir

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada yürütülen mücadelede esas alınan kriterin herhangi bir dini yapı ya da topluluğun kimliği olmadığını belirtti. Hukuki değerlendirmelerin, ortaya konulan eylemler ve bu eylemlerle bağlantılı yapılanmalar üzerinden yapıldığını ifade etti. Gürlek, dini değerlerin suç faaliyetlerini gizlemek veya bu faaliyetlere koruma sağlamak amacıyla kullanılmasına izin verilmeyeceğini dile getirdi. Devletin hukuken suç kabul edilen fiillerle mücadele ederken vatandaşların inanç ve ibadet özgürlüğünün korunmasına da aynı ölçüde önem verdiğini belirtti.

İnanç Özgürlüğü Ve Hukuk Devleti Dengesi Öne Çıktı

Açıklamasında hukuk devleti ilkesine dikkat çeken Gürlek, Türkiye'nin suç örgütleriyle mücadelesinin belirli bir inanç grubunu ya da dini topluluğu hedef almadığını vurguladı. Bakan Gürlek'in mesajında, inanç ve ibadet özgürlüğünün güvence altında tutulması ile suç oluşturan faaliyetlerin engellenmesinin birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Gürlek, vatandaşların dini duygularının herhangi bir suç faaliyetinin aracı haline getirilmesine karşı gerekli hukuki adımların atılacağını belirterek, bu alandaki mücadelenin hukuk sınırları içerisinde sürdürüleceği mesajını verdi.

Bakmadan Geçme