2027 Kentsel Dönüşüm Planı Belli Oldu! Hukuki Süreçler Değişebilir
2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı kapsamında kentsel dönüşüm sürecinde yeni düzenlemeler gündeme geliyor. Strateji belgelerinin hazırlanması zorunlu hale getirilecek, İstanbul başta olmak üzere riskli yapıların yenilenmesine yönelik çalışmalar hızlandırılacak. Dönüşüm sürecinde yaşanan hukuki anlaşmazlıkların daha hızlı çözüme kavuşturulması için de yeni adımlar atılacak.
Türkiye genelinde deprem riski taşıyan yapıların yenilenmesi, 2027 yılına yönelik planlamanın öncelikli başlıkları arasında yer alıyor. Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'nda yer alan hedefler doğrultusunda, kentsel dönüşüm çalışmalarının daha planlı, hızlı ve şehirlerin ihtiyaçlarına uygun biçimde yürütülmesi amaçlanıyor. Yeni dönemde hem riskli binaların dönüştürülmesine hem de uygulama sırasında ortaya çıkan sorunların giderilmesine odaklanılacak.
Kentsel dönüşüm politikalarının yalnızca yapıların yenilenmesiyle sınırlı kalmaması, aynı zamanda afetlere dayanıklı yaşam alanları oluşturması hedefleniyor. Bu doğrultuda şehirlerin sosyal yapısı, çevresel koşulları ve sürdürülebilir kentleşme ilkeleri gözetilecek. Dönüşümü teşvik eden uygulamaların yaygınlaştırılması ve vatandaşların süreç hakkındaki farkındalığının artırılması da planlanan çalışmalar arasında bulunuyor.
Türkiye'de riskli yapıların tespit edilmesi ve dönüşüm alanlarının belirlenmesi amacıyla yürütülen çalışmalar geniş bir kapsama ulaştı. Afet riski altındaki bölgelerin yenilenmesini düzenleyen 6306 sayılı Kanun çerçevesinde, bugüne kadar 59 ilde toplam 292 alan riskli bölge olarak ilan edildi. Risk tespit çalışmalarında üniversitelerden kamu kurumlarına, yapı denetim kuruluşlarından laboratuvarlara kadar çok sayıda yetkili kurum görev yapıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından lisans verilen toplam 1696 kurum ve kuruluş, riskli yapıların belirlenmesi sürecinde faaliyet gösteriyor.
Yürütülen incelemeler sonucunda 1 milyon 480 bin bağımsız birimin riskli olduğu belirlendi. Riskli alanlardaki dönüşüm çalışmaları da hesaba katıldığında, kentsel dönüşüm kapsamına giren bağımsız birimlerin toplam sayısı 2 milyon 761 bine yükseldi. Bu veriler, Türkiye genelinde yapı stokunun yenilenmesine yönelik ihtiyacın boyutunu ortaya koyuyor.
İstanbul'da Yarısı Bizden Kampanyası İçin 86,7 Milyar Liralık Destek
Kentsel dönüşümün hızlandırılmasına yönelik uygulamalardan biri olan Yarısı Bizden kampanyası, İstanbul'daki riskli yapıların yenilenmesi için destek sağlamayı sürdürüyor. Kampanya kapsamında 70 bin 416 bağımsız birim için toplam 86,7 milyar liralık destek sunuldu.
Programdan yararlanan konut sahiplerine hibe ve kredi desteğinin yanı sıra taşınma sürecini kolaylaştıracak tahliye yardımı da sağlanıyor. Mevcut destek paketinde 875 bin lira hibe, 875 bin lira kredi ve 125 bin lira tahliye desteği bulunuyor. Böylece hak sahipleri için bir bağımsız birim başına toplam 1 milyon 875 bin liraya ulaşan destek imknı öngörülüyor.
İstanbul'un deprem riski ve yapı stokunun yenilenme ihtiyacı nedeniyle, kentteki dönüşüm faaliyetlerinin önümüzdeki dönemde de öncelikli gündem maddelerinden biri olması bekleniyor.
Kentsel Dönüşüm Strateji Belgeleri İçin Zorunluluk Geliyor
2027 yılı programında öne çıkan düzenlemelerden biri, kentsel dönüşüm strateji belgelerinin hazırlanmasının zorunlu hale getirilmesi olacak. Bu amaçla mevcut mevzuatta değişiklik yapılması planlanıyor. Yeni yaklaşımın, dönüşüm çalışmalarının belirli bir plan çerçevesinde yürütülmesine ve şehirlerin farklı ihtiyaçlarına göre şekillendirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Dönüşüm projelerinde kentlerin mimari dokusunun, estetik özelliklerinin ve yerel kimliğinin korunması da önem taşıyacak. Yerinde dönüşüm anlayışının öne çıkarılmasıyla birlikte çevresel koşulların yanı sıra sosyal ve ekonomik özelliklerin de planlamalarda dikkate alınması amaçlanıyor. Böylece her bölgede aynı yöntemin uygulanması yerine, ihtiyaca uygun farklı dönüşüm modellerinin geliştirilmesi gündeme gelecek.
Kentsel Dönüşümde Hukuki Anlaşmazlıklar İçin Yeni Adım
Dönüşüm projelerinin önünde engel oluşturabilen hukuki uyuşmazlıkların azaltılması da yeni dönem hedefleri arasında yer alıyor. Program kapsamında, hak sahipleri arasındaki uzlaşma süreçlerinin daha etkin yürütülmesi ve anlaşmazlıkların daha kısa sürede çözülebilmesi için mevzuat çalışmaları yapılacak. Bu çerçevede, kentsel dönüşüm davalarında uzmanlaşmış ihtisas mahkemelerinin kurulmasına yönelik çalışmalar yürütülmesi planlanıyor. Atılması öngörülen adımların, uygulamalarda karşılaşılan hukuki sorunların giderilmesine ve dönüşüm süreçlerinin daha sağlıklı ilerlemesine katkı sağlaması amaçlanıyor.
Olası Marmara Depremi İçin Riskli Yapılar Önceliklendirilecek
Özellikle olası Marmara depremine karşı hazırlıklar, riskli yapıların yenilenmesine yönelik çalışmaların önemli bir bölümünü oluşturacak. Dönüşüm sürecinde hangi alanlara öncelik verileceği belirlenirken binaların risk durumu kadar afet ve iklim tehlikeleri de değerlendirilecek. Bölgelerin sosyal koşulları ve ekonomik güçlükleri de planlamada göz önünde bulundurulacak.
Toplumsal farkındalığın artırılması ve vatandaşları dönüşüme teşvik eden uygulamaların yaygınlaştırılmasıyla çalışmaların hız kazanması hedefleniyor. 2027 yılı için belirlenen yol haritasında, şehirlerin özelliklerine uygun dönüşüm modellerinin geliştirilmesi, riskli yapı stokunun yenilenmesi ve hukuki süreçlerin iyileştirilmesi birlikte ele alınacak.