2027 Yılında Ekonomi ve Finansta Yeni Dönem! Hangi Adımlar Atılacak?
2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'nda enflasyonla mücadeleden dijital Türk lirasına, siber güvenlikten yatırımcıların korunmasına kadar birçok alanda yeni hedefler belirlendi. Program kapsamında dijital ödeme sistemlerinin güvenliğinin artırılması, dezenflasyon sürecinin desteklenmesi ve reel sektöre 600 milyon dolarlık dış kaynak sağlanması öngörülüyor.
Haberin Özeti
- • 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'nda enflasyonla mücadele, fiyat istikrarı, üretim ve istihdamın artırılması öncelikli hedefler olarak belirlendi.
- • Reel sektöre finansman sağlanması amacıyla 2027 yılında yurt dışından 600 milyon dolar kaynak temin edilmesi planlanıyor.
- • Dijital Türk lirası çalışmaları sürdürülecek, ödeme hizmetleri sektöründe siber olaylara müdahale ekibi kurulacak ve yatırımcı risklerini izlemek üzere Yatırımcı Risk Merkezi oluşturulacak.
2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı, ekonomi ve finans alanında önümüzdeki dönemin önceliklerini ortaya koydu. Enflasyonun düşürülmesi, finansal istikrarın korunması ve üretim kapasitesinin güçlendirilmesi temel hedefler arasında yer alırken dijital ekonomiye geçiş ve ödeme sistemlerinde siber güvenliğin artırılması da programın önemli başlıkları oldu. Ekonomi politikalarının para, maliye ve gelirler alanında eş güdüm içerisinde yürütülmesi planlanıyor. Küresel belirsizliklerin ve yurt içindeki ekonomik dengelenme sürecinin oluşturduğu baskılara karşı imalat sanayisinin rekabet gücünün korunması, yüksek katma değerli üretimin artırılması ve verimlilik odaklı dönüşümün hızlandırılması amaçlanıyor.
Enflasyonla Mücadele Ve Fiyat İstikrarı Öncelikli Olacak
Programda fiyat istikrarına ulaşılması için dezenflasyon sürecinin kararlılıkla sürdürülmesi öngörülüyor. Enflasyonun genel seyri ve ana eğilimi yakından izlenirken para politikası araçlarının etkin biçimde kullanılması hedefleniyor. Faiz kararlarının ise enflasyon verileri, beklentiler ve ekonomik gelişmeler dikkate alınarak belirlenmesi planlanıyor. Yönetilen ve yönlendirilen fiyatların enflasyon hedefleriyle uyumlu belirlenmesi de gündemdeki başlıklar arasında bulunuyor. Geçmiş enflasyonun fiyatlara yansımasını azaltmak amacıyla alternatif fiyat belirleme yöntemleri üzerinde çalışılması ve fiyat baskılarını hafifletecek yapısal adımların devam ettirilmesi hedefleniyor. Tarım, sanayi ve hizmetler sektörlerinde katma değeri yüksek üretimin yaygınlaştırılması, teknoloji kullanımının artırılması ve yapay zekâ uygulamalarının ekonomiye daha fazla entegre edilmesi de büyüme politikalarının temel unsurları arasında yer alıyor.
Reel Sektöre 600 Milyon Dolarlık Kaynak Planı
Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı büyümenin desteklenmesi amacıyla reel sektöre uygun maliyetli finansman sağlanması hedefleniyor. Bu kapsamda Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası iş birliğinde, 2027 yılında yurt dışındaki kuruluşlardan 600 milyon dolar kaynak temin edilmesi öngörülüyor. Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı'nın ihracatı destekleyen ve yüksek katma değer üreten yatırımlara yönelik teşviklerle bütünleşik şekilde uygulanması planlanıyor. Ayrıca imalat sanayisinde daha küçük ölçekli ancak nitelikli yatırımları kapsayacak yeni uygulama alanlarının geliştirilmesi gündemde bulunuyor. Doğrudan yabancı yatırımların ülkeye çekilmesi ve ihracatın finansmanında kullanılan araçların daha etkin hale getirilmesiyle üretim odaklı kaynak girişlerinin artırılması amaçlanıyor. Deprem bölgesi başta olmak üzere bölgesel kalkınmayı destekleyen projelere, KOBİ'lere ve yeni istihdam oluşturabilecek yatırımlara da finansman desteği sağlanması planlanıyor.
Dijital Türk Lirası İçin Çalışmalar Sürecek
Türkiye'nin dijital ekonomiye geçişini hızlandırmak amacıyla yapay zekâ, büyük veri, bulut bilişim ve siber güvenlik gibi teknoloji alanlarında projelerin desteklenmesi hedefleniyor. Milli Teknoloji Hamlesi doğrultusunda yürütülecek çalışmalarla dijital dönüşümün ekonomik büyümeye katkısının artırılması amaçlanıyor. Dijital Türk lirasının kullanıma sunulmasına yönelik hazırlıklar da 2027 programında yer aldı. Bu kapsamda gerekli hukuki düzenlemelerin ve teknik entegrasyonların yapılması, finansal aracı kurumların sisteme dahil edilmesi ve farklı kullanım senaryolarının bölgesel testlerle değerlendirilmesi planlanıyor. Döviz piyasasında ise dalgalı kur rejiminin sürdürüleceği, kur seviyesine ilişkin belirli bir hedef gözetilmeyeceği ifade ediliyor. Döviz kuru hareketleri ve olası risklerin yakından izlenmesi, piyasanın etkin işleyişinin ve sağlıklı fiyat oluşumunun desteklenmesi hedefleniyor.
Ödeme Sistemlerinde Siber Güvenlik Güçlendirilecek
Dijital finans alanında faaliyet gösteren kuruluşların kurumsal yapılarının ve güvenlik standartlarının geliştirilmesi planlanıyor. Bankalar ile banka dışı ödeme hizmeti sağlayıcıları arasındaki rekabeti kısıtlayabilecek uygulamaların önlenmesi için de yeni tedbirler üzerinde durulacak. Bu doğrultuda ödeme hizmetleri sektöründe faaliyet gösterecek bir Sektörel Siber Olaylara Müdahale Ekibi (SOME) kurulması öngörülüyor. Ekip aracılığıyla ödeme kuruluşları arasındaki siber güvenlik koordinasyonunun güçlendirilmesi, dış hizmet alımından kaynaklanabilecek risklerin yönetilmesi ve siber olaylara daha hızlı müdahale edilmesi amaçlanıyor. Ödeme sistemlerinde verimliliğin ve farklı sistemlerin birlikte çalışabilirliğinin artırılması da hedefler arasında bulunuyor. Finansal tüketicilerin korunmasına yönelik uygulamaların geliştirilmesiyle dijital finans hizmetlerinde güvenliğin artırılması planlanıyor.
Yatırımcı Risk Merkezi Kurulacak
Sermaye piyasalarında yatırımcıların ve yatırım kuruluşlarının karşı karşıya kalabileceği risklerin daha kapsamlı izlenmesi için yeni bir mekanizma oluşturulması hedefleniyor. Bu kapsamda sistemik risklerin tespit edilmesi ve olası sorunlara karşı erken uyarı sağlanması amacıyla Yatırımcı Risk Merkezi kurulması ve yatırımcı risk takip sisteminin oluşturulması planlanıyor. İş gücü piyasasının ihtiyaçlarına uygun becerilerin geliştirilmesi, istihdamın artırılması ve bilim, teknoloji ve yenilik ekosisteminin güçlendirilmesi de programın diğer öncelikleri arasında yer alıyor. Üretim kapasitesini ve uluslararası rekabet gücünü artıracak politikalarla sürdürülebilir ve kapsayıcı büyümenin desteklenmesi amaçlanıyor. Dış ticaret ilişkilerinin geliştirilmesi için Almanya, Avusturya, Hollanda, Macaristan, Çekya, Slovakya, Estonya, Litvanya, Letonya, İsveç, Finlandiya, Danimarka ve Norveç ile Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitesi toplantılarının yapılması da planlanan çalışmalar arasında bulunuyor.
Bakmadan Geçme