Yurt Dışına Ürün Satan Şirketlere Müjde: 2027'de Destek Tutarı Katlanıyor!
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda yaptığı kapsamlı sunumda, önümüzdeki yıl dış ticaret erbabına sağlanacak finansal katkının ayrıntılarını paylaştı.
Haberin Özeti
- • Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda yaptığı kapsamlı sunumda, önümüzdeki yıl dış ticaret erbabına sağlanacak finansal katkının ayrıntılarını paylaştı.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda yaptığı kapsamlı sunumda, önümüzdeki yıl dış ticaret erbabına sağlanacak finansal katkının ayrıntılarını paylaştı. Yapılan resmi açıklamaya göre, devlet tarafından mal ve hizmet ihracatını artırmak amacıyla devreye sokulacak olan toplam kaynağın 2027 yılında tam 65 milyar liraya ulaştırılması kararlaştırıldı. Bu devasa bütçe artışı, küresel pazarlarda rekabet eden Türk firmalarının elini güçlendirmeyi ve ülkenin döviz girdisini maksimize etmeyi hedefliyor.
Açıklanan bu rakamın, önceki döneme kıyasla çok ciddi bir artışa işaret ettiği ekonomi kulislerinde hemen yankı buldu. Geçtiğimiz dönemde mal ihracatı için ayrılan 32,8 milyar lira ve hizmet sektörü için öngörülen 12 milyar liralık kaynaklar alt alta konulduğunda, toplamda 44,8 milyar liralık bir havuz oluşuyordu. Yeni bütçe rakamı ile birlikte bu destek miktarında yaklaşık yüzde 45 oranında net bir artış sağlanmış oldu.
İhracat Desteklerinde Son Yıllardaki Rekor Ödemeler
Bakanlık tarafından yürütülen finansal yardımların geçmiş yıllardaki dağılımı da gelinen noktanın başarısını gözler önüne seriyor. Verilen bilgilere göre, 2025 senesinde toplam 22 bin 686 mal ihracatçısı firmaya 23,5 milyar liralık hibe ve teşvik ödemesi aktarıldı. 2026 yılına gelindiğinde ise bu kalem için ayrılan bütçe 32,8 milyar liraya çıkarıldı ve yılın bu aşamasına kadar 15 bin 914 farklı firmaya toplamda 21,2 milyar lira fiilen ödendi.
Hizmet sektörü ihracatı tarafında da benzer bir büyüme ivmesi dikkatlerden kaçmıyor. 2025 yılında 2 bin 435 hizmet ihracatçısına 7,4 milyar lira destek verilirken, 2026 döneminde bu kaleme ayrılan ödenek 12 milyar liraya yükseltildi. Güncel verilere göre, bu alanda faaliyet gösteren 2 bin 104 firmaya bugüne dek 11 milyar liralık ödeme yapıldı. Bu kaynakların temel amacı; uluslararası pazarlarda markalaşma, tanıtım, pazarlama ve küresel rekabet kapasitesini en üst seviyeye taşımak olarak belirlendi.
Dış Ticarette Tüm Zamanların İhracat Rekorları
Türkiye'nin uluslararası ticarette elde ettiği başarılar sadece destek bütçeleriyle sınırlı kalmayıp, ihracat hacminde de tarihi zirvelerin görülmesini sağladı. Ekim ayı itibarıyla hesaplanan yıllıklandırılmış mal ihracatı 285,6 milyar dolar seviyesini aşarak Cumhuriyet tarihinin en yüksek rekorunu kırdı. 2002 yılında sadece 36 milyar dolar olan mal ihracatının, aradan geçen yıllarda katlanarak büyümesi ekonomik dönüşümün en somut kanıtı olarak değerlendiriliyor.
Aynı dönem zarfında hizmet ihracatı da 14 milyar dolardan 124,9 milyar dolara tırmanarak muazzam bir başarıya imza attı. Son 24 yıllık periyotta toplam mal ve hizmet ihracatı tam 7,9 kat artış gösterdi. Yılın ilk 10 ayının 7'sinde aylık bazda ihracat artışı yakalanırken, 6 ayda ayrı ayrı aylık rekorlar kırıldı. Yılın başında hedeflenen 410 milyar dolarlık toplam mal ve hizmet ihracatı hedefi, ekim ayı itibarıyla 413 milyar dolarla şimdiden geride bırakıldı.
Yüksek Teknolojili Üretim Payında Tarihi Zirve
Ülke ihracatının yalnızca miktar olarak değil, nitelik ve katma değer bakımından da büyük bir dönüşüm geçirdiği resmi verilerle kanıtlandı. 2002 yılında imalat sanayi ihracatı içinde orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin payı yüzde 30,4 seviyesindeyken, bu oran 2025'te yüzde 43,5'e çıktı. Ekim ayı verilerine göre ise bu oran yüzde 44,3'e yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı ve Türk ekonomisinin nitelikli üretim kapasitesini kanıtladı.
Bütün bu olumlu gelişmeler, küresel ticarette yaşanan çetin krizlere ve jeopolitik risklere rağmen elde edildi. Hürmüz Boğazı'ndaki abluka girişimleri, Karadeniz'deki güvenlik sorunları, Avrupa Birliği pazarındaki ekonomik durgunluk ve yakın coğrafyadaki çatışma iklimine rağmen Türk üreticiler durmaksızın üretti. Türkiye'nin dünya ihracatından aldığı pay da 2002 senesinde yüzde 0,55 civarındayken, geçtiğimiz yıl itibarıyla yüzde 1,04 oranına tırmanarak küresel ticaretteki ağırlığını artırdı.
Bakmadan Geçme