Yargıtay'dan Evliliklerde Emsal Karar!
Yargıtay, boşanma davalarında emsal niteliğinde bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, eşlerden birinin diğerine karşı sürekli şekilde 'Seninle evlendiğime pişmanım' şeklindeki ifadeleri kullanmasını, evlilik ilişkisinde duygusal yıpranmaya yol açan ve onur kırıcı nitelikte bir davranış olarak değerlendirdi.
Haberin Özeti
- • Yargıtay, eşlerden birinin sürekli olarak "Seninle evlendiğime pişmanım" demesini duygusal şiddet ve onur kırıcı davranış olarak değerlendirdi.
- • Bursa'daki boşanma davasında kocanın ağır kusurlu olduğuna karar verilerek tazminat ve nafaka hükümleri uygulandı.
- • Yüksek Mahkeme, bu tür ifadelerin evlilik birliğinin temelinden sarsılması kapsamında boşanma sebebi oluşturabileceğine hükmetti.
Kararda, bu tür sözlerin yalnızca tartışma sırasında söylenmiş basit ifadeler olarak görülemeyeceği, süreklilik kazanması halinde duygusal şiddet kapsamında değerlendirilebileceği belirtildi.
Bursa'daki Boşanma Davasında Taraflar Karşılıklı Suçlamalarda Bulundu
Bursa'da evliliklerinde sorun yaşayan bir çift, karşılıklı olarak boşanma davası açtı. Davacı-karşı davalı kadın, evlilik sürecinde psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kaldığını öne sürerek ailesinin yanına taşındığını belirtti. Kadın, eşinin evlilik boyunca kendisine karşı ilgisiz davrandığını, zamanının büyük bölümünü telefon ve borsa işlemleriyle geçirdiğini, aile sorumluluklarını yerine getirmediğini iddia etti. Dava dosyasındaki beyanlarında eşinin kendisine sık sık "Seninle evlendiğime pişmanım" dediğini aktaran kadın, eşinin kendi ailesine karşı da olumsuz tutum sergilediğini ileri sürdü.
Çocukların Bakımı Ve Aile İçi Sorunlar Da Dosyaya Yansıdı
Kadın, ortak çocuklarının sağlık sorunları bulunduğunu ve bu süreçte yeterli desteği görmediğini savundu. Çocuğun ihtiyaçlarıyla büyük ölçüde kendisinin ilgilendiğini belirten kadın, eşinin çocuk bakımına ilişkin sorumluluk almak istemediğini iddia etti. Ayrıca evlilik içerisinde uzun süre fiziksel yakınlık yaşanmadığını öne süren kadın, yaşadığı sorunların evlilik birliğini sürdürülemez hale getirdiğini ifade etti.
Davalı-karşı davacı erkek ise eşinin öfkeli ve baskıcı bir karaktere sahip olduğunu iddia ederek kendisinin de evlilik içerisinde mağdur olduğunu savundu. Erkek, eşinin davranışlarının evliliğin başından itibaren sorun oluşturduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etti.
Yerel Mahkeme Kocayı Ağır Kusurlu Buldu
Dosyayı inceleyen Aile Mahkemesi, tarafların kusur durumlarını değerlendirdi. Mahkeme, kadının eşine yönelik fiziksel şiddet uyguladığını, ancak erkeğin de küfür, hakaret, eşine evlilikten pişman olduğunu söyleme ve ayrı yatma gibi davranışlarla ağır kusurlu olduğuna karar verdi. Mahkeme, her iki tarafın boşanmasına hükmederken ortak çocuğun velayetini anneye verdi. Baba ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulmasına karar veren mahkeme, nafaka ve tazminat ödenmesine de hükmetti. Kadın lehine maddi ve manevi tazminat kararı verilirken, erkeğin tazminat talepleri kabul edilmedi.
Bölge Adliye Mahkemesi Nafaka Ve Tazminat Miktarlarını Değiştirdi
Tarafların itirazları üzerine dosya Bölge Adliye Mahkemesi'ne taşındı. İstinaf incelemesinde kusur değerlendirmeleri yeniden ele alınırken, nafaka ve tazminat miktarlarında değişikliğe gidildi. Mahkeme, çocuklar için ödenecek nafaka miktarını artırırken, kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat tutarlarını da yükseltti. Tarafların diğer itirazları ise reddedildi.
Yargıtay Emsal Kararı Onadı
Kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 2. Hukuk Dairesi tarafından incelendi. Yüksek Mahkeme, alt mahkemelerin kararlarında hukuka aykırılık bulunmadığına karar vererek hükmü onadı. Yargıtay kararında, eşe yönelik sürekli şekilde "Seninle evlendiğime pişmanım" ifadelerinin kullanılmasının duygusal şiddet ve onur kırıcı davranış niteliğinde olduğu vurgulandı. Bu tür davranışların, Türk Medeni Kanunu kapsamında evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma sebebi oluşturabileceği belirtildi.
Bakmadan Geçme