Türkiye'nin Yapay Zeka Karnesi Belli Oldu!
Türkiye'de üretken yapay zeka kullanımı son bir yılda dikkat çekici bir artış gösterdi. Yapay zeka kullandığını belirten bireylerin oranı yüzde 19,2'den yüzde 37,6'ya yükselirken, işletmelerdeki kullanım oranı da yüzde 14'e ulaştı.
Haberin Özeti
- • Türkiye'de üretken yapay zeka kullanan bireylerin oranı bir yılda yüzde 19,2'den yüzde 37,6'ya yükseldi.
- • İşletmelerde yapay zeka kullanımı yüzde 14'e çıkarken, en yüksek kullanım yüzde 63,7 ile telekomünikasyon, programlama ve bilişim sektöründe görüldü.
- • Yapay zekaya geçmek isteyen ancak henüz kullanmayan işletmelerin en büyük engeli yüzde 72,3 ile uzmanlık eksikliği oldu.
Türkiye’de yapay zeka teknolojilerinin günlük yaşamdan iş dünyasına kadar kullanım alanı hızla genişliyor. TÜİK’in yayımladığı 2026 Yapay Zeka İstatistikleri, bireylerin ve işletmelerin bu teknolojilere ilgisinin son bir yılda belirgin biçimde arttığını ortaya koydu. Özellikle üretken yapay zeka kullanımındaki yükseliş, Türkiye’de teknolojinin ne kadar hızlı yaygınlaştığını gösterdi.
Yapay Zeka Kullananların Oranı Yüzde 37,6’ya Ulaştı
Araştırmaya göre 16-74 yaş grubundaki bireyler arasında üretken yapay zeka kullandığını belirtenlerin oranı geçen yıl yüzde 19,2 seviyesindeydi. Bu yıl ise söz konusu oran yüzde 37,6’ya yükseldi. Cinsiyet dağılımında ise kadınlar ile erkekler arasındaki farkın oldukça sınırlı olduğu görüldü. Üretken yapay zeka kullandığını belirten erkeklerin oranı yüzde 37,2 olurken kadınlarda bu oran yüzde 38,1 olarak kaydedildi. Yaş gruplarına bakıldığında yapay zekanın özellikle gençler arasında daha yaygın kullanıldığı ortaya çıktı. 16-24 yaş grubunda kullanım oranı yüzde 64,9 ile en yüksek seviyeye ulaşırken, 25-34 yaş grubunda yüzde 55,7, 35-44 yaş grubunda ise yüzde 38,1 oldu.
Eğitim Seviyesi Yükseldikçe Kullanım Artıyor
Yapay zeka kullanımında eğitim düzeyi de belirgin bir farklılık oluşturdu. Yükseköğretim mezunları arasında kullanım oranı yüzde 62,7 ile en yüksek seviyede bulunurken, lise veya mesleki lise mezunlarında bu oran yüzde 45,4 olarak hesaplandı. İlköğretim veya ortaokul mezunlarında yapay zeka kullanım oranı yüzde 35,5'e gerilerken, ilkokul mezunlarında yüzde 8,5 seviyesinde kaldı. Veriler, yapay zeka kullanımının eğitim düzeyiyle birlikte önemli ölçüde değiştiğini ortaya koydu. Yapay zekayı kullanan bireylerin bu teknolojilerden yararlanma amaçları da çeşitlilik gösterdi. Kullanıcıların yüzde 86,4'ü yapay zekayı özel amaçlarla kullandığını belirtirken, mesleki kullanım oranı yüzde 37,3, örgün eğitim amacıyla kullanım oranı ise yüzde 32,6 oldu. Cinsiyet bazında incelendiğinde kadınların yüzde 86,8'i özel amaçlı kullanım bildirirken bu oran erkeklerde yüzde 86 oldu. Mesleki kullanım erkeklerde yüzde 43,2 ile kadınların yüzde 31,2'lik oranının üzerinde gerçekleşti. Örgün eğitim amacıyla kullanım ise kadınlarda yüzde 36,1, erkeklerde yüzde 29,1 olarak belirlendi.
İşletmelerde Yapay Zeka Kullanımı Da Arttı
Yapay zekanın yükselişi yalnızca bireysel kullanıcılarla sınırlı kalmadı. 10 ve daha fazla çalışanı bulunan girişimlerde yapay zeka teknolojilerinden herhangi birini kullandığını belirtenlerin oranı 2025'te yüzde 7,5 iken bu yıl yüzde 14'e çıktı. Uzun vadeli değişim incelendiğinde artış daha belirgin hale geldi. 2021 yılında işletmelerde yapay zeka kullanım oranı yüzde 2,7 seviyesindeydi. Böylece son yıllarda şirketlerin bu teknolojilere yöneliminin önemli ölçüde hızlandığı görüldü. Çalışan sayısı arttıkça yapay zeka kullanım oranının da yükseldiği belirlendi. 10-49 çalışanı bulunan işletmelerde kullanım yüzde 12,8 olurken, 50-249 çalışanlı işletmelerde yüzde 17'ye çıktı. 250 ve üzeri çalışanı bulunan işletmelerde ise oran yüzde 37,1 olarak kaydedildi.
Yapay Zeka En Çok Bilişim Sektöründe Kullanılıyor
Sektörlere göre dağılımda yapay zeka kullanımının en yoğun olduğu alanlar teknoloji ve iletişim faaliyetleri oldu. Telekomünikasyon, programlama ve bilişim sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin yüzde 63,7'si yapay zeka teknolojilerinden yararlandığını bildirdi. Bu alanı yüzde 57,1 ile yayımcılık, radyo-televizyon ve içerik faaliyetleri takip etti. Bilgisayarların ve iletişim araçlarının onarımını yapan işletmelerde ise kullanım oranı yüzde 32,4 olarak hesaplandı. İşletmelerin yapay zekayı hangi amaçlarla kullandığına bakıldığında ise pazarlama ve satış faaliyetleri öne çıktı. Yapay zeka kullanan girişimlerin yüzde 51'i pazarlama veya satış amacıyla bu teknolojilerden yararlandığını belirtti. Araştırma-geliştirme ve yenilik faaliyetlerinde kullanım yüzde 46,3, üretim veya hizmet süreçlerindeki kullanım ise yüzde 43,4 oldu.
İşletmeler Hazır Yazılımlara Yöneliyor
Yapay zeka teknolojilerinin işletmeler tarafından nasıl edinildiği de araştırmada yer aldı. İşletmelerin yüzde 67,8'i açık kaynaklı yazılımlardan yararlandığını belirtirken, yüzde 49,1'i ücretsiz veya ücretli kapalı kaynaklı sistemleri kullandığını bildirdi. Yapay zeka sistemlerini dışarıdaki sağlayıcılara geliştiren işletmelerin oranı yüzde 46,5 olurken, kendi çalışanları aracılığıyla geliştirenlerin oranı yüzde 32,1 olarak belirlendi. Yapay zeka kullanımında kişisel verilerin işlenmesi de dikkat çeken başlıklardan biri oldu. Teknolojiyi kullanan işletmelerin yüzde 16,6'sı, yaş, cinsiyet, meslek, eğitim, adres, satın alma geçmişi veya yüz görüntüsü gibi kişisel verileri yapay zeka sistemleri aracılığıyla işlediğini beyan etti.
Yapay Zekaya Geçişte En Büyük Engel Uzman Eksikliği
Henüz yapay zeka kullanmayan ancak gelecekte bu teknolojilerden yararlanmayı düşünen işletmelerin oranı yüzde 8,3 olarak hesaplandı. Ancak şirketlerin yapay zekaya geçişinin önünde çeşitli engeller bulunuyor. Yapay zeka kullanmayı planladığı halde henüz kullanmayan işletmelerin yüzde 72,3'ü ilgili uzmanlık eksikliğini temel neden olarak gösterdi. Bunu yüzde 66,4 ile yapay zeka kullanımından kaynaklanabilecek zararlar karşısında sorumluluğun kimde olacağına ilişkin hukuki belirsizlikler izledi. Verilerin korunması ve gizliliğin ihlal edilmesine yönelik endişeler de işletmelerin yüzde 65,4'ünün yapay zekaya mesafeli durmasının nedenleri arasında yer aldı. TÜİK'in çalışması, Türkiye'de yapay zekanın hem bireysel kullanımda hem de iş dünyasında kısa sürede daha geniş bir alana yayıldığını ortaya koydu. Araştırmada bireylere ilişkin veriler 16-74 yaş grubunu, işletmelere ilişkin sonuçlar ise 10 ve daha fazla çalışanı bulunan girişimleri kapsıyor.
Bakmadan Geçme