Türkiye Eğitimde OECD Ortalamasını Geride Bıraktı!
OECD'nin 'Bir Bakışta Eğitim 2026' raporunda Türkiye'nin eğitim sistemine ilişkin dikkat çeken veriler ortaya çıktı. Öğretmen ihtiyacının karşılanması, eğitim yatırımları, öğretmen kadrosunun yaş yapısı ve ortaöğretimi tamamlama oranı gibi birçok göstergede Türkiye, OECD ortalamasının üzerinde sonuçlara ulaştı.
Haberin Özeti
- • Türkiye, ilköğretim ve ortaöğretimde öğretmen ihtiyacının tamamen karşılandığı iki OECD ülkesinden biri oldu.
- • Ortaöğretimi öngörülen dört yıllık sürede tamamlama oranı Türkiye’de yüzde 92, OECD ortalamasında ise yüzde 75 olarak açıklandı.
- • Türkiye’de 25-34 yaş grubundaki kadınların yükseköğretim mezuniyet oranı 10 yılda yüzde 27’den yüzde 50’ye yükseldi.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), üye ülkelerin eğitim sistemlerini farklı göstergeler üzerinden karşılaştırdığı “Bir Bakışta Eğitim 2026” raporunu yayımladı. Bu yıl özellikle öğretmen açığına odaklanan raporda, ülkelerin öğretmen istihdamından eğitim yatırımlarına, okul ortamlarından öğrencilerin eğitim süreçlerini tamamlama oranlarına kadar çok sayıda verisi değerlendirildi. Raporda, OECD genelinde öğretmen açığının büyümesi ve öğretmenlik mesleğinin cazibesine ilişkin tartışmaların arttığı dönemde Türkiye’nin bazı göstergelerde olumlu ayrıştığı görüldü. Türkiye özellikle öğretmen ihtiyacının karşılanması, genç öğretmenlerin oranı ve eğitim için ayrılan kamu kaynakları bakımından dikkat çeken veriler ortaya koydu.
Türkiye Öğretmen İhtiyacını Karşılayan İki Ülkeden Biri Oldu
Eğitim raporunun öne çıkan başlıklarından biri öğretmen ihtiyacı oldu. Türkiye, ilköğretim ve ortaöğretim seviyelerinde öğretmen ihtiyacının tamamen karşılandığı iki OECD ülkesinden biri olarak kayıtlara geçti. Diğer ülke ise Güney Kore oldu. Türkiye’nin öğretmen kadrosunun yaş yapısı da OECD ortalamasından farklı bir tablo ortaya koydu. Ülkedeki öğretmenlerin yüzde 32’si 35 yaşın altında bulunurken, OECD genelinde bu oran yüzde 22 seviyesinde kaldı. Böylece Türkiye’deki öğretmen kadrosunun OECD ortalamasına göre daha genç bir yapıya sahip olduğu görüldü.
Türkiye’de Öğretmen Devamsızlığı OECD Ortalamasının Altında
Okullardaki öğretmen devamlılığına ilişkin veriler de raporda yer aldı. PISA kapsamında okul yöneticilerinden alınan yanıtlara göre, öğretmen devamsızlığının öğrencilerin öğrenme sürecini olumsuz etkilediğini belirten yöneticilerin oranı Türkiye’de yüzde 6 oldu. Aynı gösterge için OECD ortalaması ise yüzde 27 olarak hesaplandı. Böylece Türkiye ile OECD ortalaması arasında belirgin bir fark ortaya çıktı. Öğretmenlerin gelirlerinde de son yıllarda değişim yaşandı. 2025 verilerine göre, mesleğe yeni başlayan ilkokul öğretmenlerinin satın alma gücü paritesine göre brüt maaşları OECD ortalamasının üzerinde gerçekleşti. 2015-2025 döneminde 15 yıllık deneyime sahip ortaokul öğretmenlerinin reel maaşları Türkiye’de yüzde 31 yükselirken, OECD genelindeki artış yaklaşık yüzde 6-7 düzeyinde kaldı.
Öğretmen Başına Düşen Öğrenci Sayısı Azaldı
Türkiye’de eğitim ortamlarına ilişkin göstergelerde de son yıllarda değişim yaşandı. 2015-2024 döneminde ortaokullarda bir öğretmene düşen öğrenci sayısı 17’den 14’e, ortaöğretimde ise 14’ten 11’e geriledi. Bu değişimle birlikte Türkiye, ortaöğretimde öğretmen başına düşen öğrenci sayısında 13 olan OECD ortalamasının altına indi. Ortaokul seviyesinde ise Türkiye’deki 14 kişilik oran, OECD’deki 13 kişilik ortalamaya yakın bir seviyede gerçekleşti. Sınıf mevcutlarında da benzer bir değişim görüldü. İlkokullarda Türkiye’de ortalama sınıf mevcudu 23 öğrenci olurken OECD ortalaması 21 olarak kaydedildi. Ortaokullarda ise sınıf mevcudu 2015-2024 arasında 25 öğrenciden 23 öğrenciye düşerek OECD ortalamasıyla aynı seviyeye geldi.
Eğitim Harcamalarında Kamu Kaynaklarının Payı Arttı
Türkiye’nin eğitim alanındaki kamu harcamaları da raporda karşılaştırmalı olarak ele alındı. Kamu bütçesinden eğitime ayrılan pay yüzde 9,9 seviyesine ulaşırken, OECD ortalaması yüzde 9,8 olarak gerçekleşti. Eğitim yatırımlarının toplam eğitim harcamaları içindeki payında ise Türkiye ile OECD ortalaması arasındaki fark daha belirgin oldu. Bina, tesis, ekipman ve diğer yatırımları kapsayan harcamaların toplam eğitim bütçesindeki oranı Türkiye’de yüzde 14 olarak hesaplandı. OECD ülkelerinde bu oran yüzde 9 seviyesinde kaldı.
Ortaöğretimi Zamanında Tamamlama Oranı Yüzde 92
Raporda öğrencilerin ortaöğretimi öngörülen sürede tamamlama oranları da dikkat çeken göstergeler arasında yer aldı. Türkiye’de öğrencilerin yüzde 92’si ortaöğretimi dört yıllık öngörülen sürede tamamlıyor. OECD genelinde aynı oran yüzde 75 olarak ölçüldü. Türkiye’de ayrıca, öngörülen eğitim süresinin üzerinden iki yıl geçmesine rağmen ortaöğretimi tamamlamayan veya eğitimine devam etmeyen öğrencilerin oranı yalnızca yüzde 1 oldu. OECD ortalamasında ise bu oran yüzde 12 olarak kaydedildi. Bu veriler, Türkiye’de öğrencilerin ortaöğretim eğitimini zamanında tamamlama oranının OECD genelindeki seviyenin üzerinde olduğunu gösterdi.
Okul Öncesi Eğitimde Katılım Oranı Yükseldi
Türkiye’de okul öncesi eğitime katılım da son 10 yıllık dönemde artış gösteren alanlardan biri oldu. 3 yaşından zorunlu eğitim yaşına kadar olan çocukların okul öncesi eğitime katılım oranı, 2015-2024 döneminde 13 puan yükseldi. Aynı dönemde OECD ülkelerindeki ortalama artış 4 puanda kaldı. Türkiye’de okul öncesi eğitime katılım yaş gruplarına göre incelendiğinde, 3 yaşta yüzde 15, 4 yaşta yüzde 43,5 ve 5 yaşta yüzde 87 seviyesine ulaşıldı.
Genç Kadınların Yükseköğretim Mezuniyetinde Büyük Artış
Raporda Türkiye’nin yükseköğretim göstergeleri arasında kadınların eğitim düzeyindeki değişim de yer aldı. 25-34 yaş grubundaki kadınlarda yükseköğretim mezuniyet oranı 2015 yılında yüzde 27 iken 2025’te yüzde 50’ye yükseldi. Aynı dönemde OECD ortalaması yüzde 46’dan yüzde 54’e çıktı. Türkiye’deki artış 23 puan olurken OECD genelindeki yükseliş 8 puanda kaldı. Böylece Türkiye’de genç kadınların yükseköğretime erişimi ve mezuniyet oranlarında son 10 yılda belirgin bir yükseliş kaydedildi.
Bakmadan Geçme