Türk Mutfağı Londra'da Tanıtıldı
İngiltere'nin başkenti, Türk lezzetlerinin ve köklü sofra kültürünün rüzgârıyla sarsıldı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı koordinasyonunda ve Emine Erdoğan'ın himayesinde gerçekleştirilen Türk Mutfağı Haftası, bu yıl Bir Sofrada Miras mottosuyla Londra'da damga vurdu. Türkiye'nin Londra Büyükelçiliği rezidansında düzenlenen prestijli resepsiyona, gastronomi dünyasının ve diplomasinin önde gelen isimleri katıldı. Emine Erdoğan'ın görüntülü bir mesajla konuklara seslendiği gecede, Türk mutfağının sadece bir yemek kültüründen ibaret olmadığı, kıtaları ve nesilleri birbirine bağlayan devasa bir kültürel köprü olduğu mesajı verildi.
Haberin Özeti
- • İngiltere’nin başkenti Londra’da Bir Sofrada Miras temasıyla düzenlenen etkinlikte, Türk mutfağının köklü tarihi ve zengin sofra kültürü uluslararası davetlilere tanıtıldı.
- • Türkiye'nin Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş, Türk gastronomisinin Orta Asya'dan Balkanlar'a uzanan geniş bir coğrafyanın güçlü bağlarını ve kültürel çeşitliliğini yansıttığını belirtti.
- • Mutfak uzmanı Özlem Warren, Türk mutfağının Anadolu ve Osmanlı mirasından beslenerek çok katmanlı hale geldiğini ve İngiltere'deki başarılı Türk restoranlarının sayısının her geçen gün arttığını vurguladı.
Etkinliğin ev sahipliğini üstlenen Türkiye’nin Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş, davetlilere hitaben yaptığı konuşmada Türk gastronomisinin birleştirici gücüne vurgu yaptı. Türk mutfağının tabaklardaki lezzetten çok daha öte bir anlam taşıdığını belirten Büyükelçi Ertaş, bu kültürün insanları birbirine yakınlaştıran, çok güçlü sosyal ve insani bağlar kuran derin bir felsefeyi barındırdığını dile getirdi. Türkiye'nin coğrafi ve tarihi mirasına dikkat çeken Ertaş; Orta Asya’dan Balkanlar’a, Kafkaslar’dan Orta Doğu’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyanın izlerinin bu mutfakta harmanlandığını aktardı. Büyükelçi, Türk mutfağının geçmişten geleceğe kurduğu bağın yanı sıra farklı kültürler arasında da zamansız bir köprü oluşturduğunun altını çizdi.
Tarihten Günümüze Katmanlı Bir Miras
Resepsiyonda konuşmacı olarak yer alan mutfak uzmanı ve yazar Özlem Warren ise Türk mutfağının tarihsel evrimini kronolojik detaylarla konuklara aktardı. Türklerin Anadolu topraklarına ayak basmasıyla birlikte var olan yerel mutfak mirasını devralıp zenginleştirdiğini söyleyen Warren, Osmanlı İmparatorluğu döneminde farklı coğrafyalardan gelen lezzetlerin de eklenmesiyle bu yapının çok katmanlı ve gurme bir seviyeye ulaştığını ifade etti. Günümüz metropolü İstanbul’un sokak lezzetlerindeki muazzam çeşitliliğe de değinen Warren, son bir asırda Türkiye’nin dört bir yanından kente göç eden insanların kendi yerel kültürlerini taşımaları sayesinde, bugün metropolde her damağa uygun bir seçeneğin mutlaka bulunduğunu kaydetti.
Osmanlı Bostanlarından Londra Sokaklarına Uzanan Yolculuk
Geçmişteki yerel üretici pazarlarının temeli olarak Osmanlı dönemindeki İstanbul bostanlarını örnek gösteren Özlem Warren, o dönemlerde Bayrampaşa’nın enginarıyla, Arnavutköy’ün ise çileğiyle markalaştığını hatırlatarak, Türk toplumunda yemek kültürü ile günlük yaşamın her zaman iç içe geçtiğini belirtti. Aslen Antakyalı olduğunu paylaşan yazar, kendi ailesinde de yemeklerin imece usulüyle hep birlikte yapıldığını ve reçetelerin bu sayede kuşaktan kuşağa aktarıldığını anlattı. Büyükannesinin mutfaktaki cömertliğini anımsatan Warren, sofraya her zaman çat kapı gelebilecek misafirler için fazladan tabaklar konulduğunu, bunun da Türk misafirperverliği ile insani değerlerin nasıl harmanlandığının en somut kanıtı olduğunu vurguladı. İngiltere genelinde Türk restoranlarının sayısının hızla arttığını da sözlerine ekleyen Warren, bu mekanlar arasında çok başarılı ve gurme örneklerin yer almasından mutluluk duyduğunu belirtti. Gecenin ilerleyen saatlerinde, şef Günay Demirtaş’ın ellerinden çıkan özel Türk lezzetleri davetlilere ikram edilerek tam not aldı.
Bakmadan Geçme