- Haberler
- Bilim Teknoloji
- Türk Bilim İnsanlarından Kanser Tedavisinde Devrim!
Türk Bilim İnsanlarından Kanser Tedavisinde Devrim!
Ege Üniversitesi bünyesinde yürütülen bilimsel çalışmalar, kanserle mücadelede yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Doç. Dr. Aylin Şendemir ve Dr. Olcay Kaan Çakır tarafından geliştirilen 'Manyetik Anti-Kanser' (MAT) projesi, kanserli hücreleri sağlıklı dokulara zarar vermeden, mekanik yöntemlerle imha etmeyi hedefliyor. Geliştirilen bu yenilikçi teknoloji için resmi patent başvurusu yapıldı.
MAT projesinin temel prensibi, kanser hücrelerinin beslenme ve büyüme ihtiyaçlarını kullanarak onları etkisiz hale getirmeye dayanıyor. Dr. Olcay Kaan Çakır, yöntemin işleyişini şu sözlerle açıklıyor: "Kanser hücreleri, hayatta kalmak için ihtiyaç duydukları yapısal bileşenleri bu parçacıklar üzerinden alıyor. Hücreler bu parçacıkları aktif olarak bünyelerine dahil ettiklerinde aslında kendi yok oluş süreçlerini başlatmış oluyorlar."
Giysi Gibi Giyilebilen Cihazla Tedavi
Sistem, vücuda verilen mikro ve nano parçacıkların dışarıdan kontrol edilmesine imkan tanıyor. Özel olarak tasarlanan ve "elbise gibi giyilebilen" bilgisayar kontrollü bir cihaz sayesinde, hücre içine sızan parçacıklar titreştiriliyor. Bu titreşim ve kızılötesi ışık aktivasyonu, kanserli hücreyi mekanik olarak parçalayarak yok ediyor. Kimyasal etkiden ziyade doğrudan fiziksel müdahale yapıldığı için, hücrelerin tedaviye karşı direnç geliştirme olasılığı da minimize ediliyor.
Sağlıklı Dokular Korunuyor, Yan Etkiler Azalıyor
Klasik yöntemlerden biri olan kemoterapinin en büyük sorunu sağlıklı hücrelere de zarar vermesiyken, MAT sistemi sadece hedef hücreyi seçiyor. Dr. Çakır, bu sayede saç dökülmesi gibi yan etkilerin azalabileceğini vurguluyor. Ayrıca bu teknoloji; kemik içi gibi ulaşılması zor bölgelerdeki tümörlere cerrahi müdahale gerektirmeden "temassız" etki etme potansiyeline sahip.
Hem Tedavi Hem Gelişmiş Görüntüleme
Yöntem sadece bir tedavi aracı değil, aynı zamanda yüksek çözünürlüklü bir görüntüleme teknolojisi olarak da öne çıkıyor. Parçacıkların tümör dokusunda birikmesi, mevcut PET-BT yöntemlerine alternatif veya tamamlayıcı bir işaretleyici ajan işlevi görüyor. Bu durum, tümörün boyutunun ve sınırlarının çok daha hassas belirlenmesine imkan tanıyor.
Klinik Kullanım İçin Deneysel Süreç Bekleniyor
Geniş bir kanser türü yelpazesinde (lösemi, akciğer, meme, beyin tümörleri vb.) etkili olması beklenen proje için henüz deneysel test aşamasına geçilmedi. Patent sürecinin tamamlanması ve laboratuvar testlerinin sonuçlanmasının ardından yöntemin genel tedavide kullanılması planlanıyor. Yerli imkanlarla geliştirilen bu teknolojinin, hem hastaların iyileşme sürecini hızlandırması hem de sağlık alanındaki dışa bağımlılığı azaltması hedefleniyor.
Bakmadan Geçme




