Türkiye'de Doğurganlık Hızında Tarihi Düşüş

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ülkenin demografik geleceğine ışık tutan 2025 yılı doğum istatistiklerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan veriler, Türkiye'de çocuk sahibi olma eğiliminin çarpıcı bir şekilde azaldığını ve nüfusun kendini yenileme eşiğinin altında kalmaya devam ettiğini ortaya koydu

Haberin Özeti

  • Türkiye'de toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 1,42 çocuğa düşerek, son 9 yıldır nüfusun yenilenme eşiği olan 2,1 seviyesinin altında kaldı.
  • En yüksek doğurganlık hızı 3,15 çocukla Şanlıurfa'da, en düşük doğurganlık hızı ise 1,09 çocukla Bartın'da kaydedildi.
  • Doğum yapan kadınların ortalama yaşı 2001'deki 26,7 seviyesinden 2025 yılında 29,4'e yükselerek doğumların daha ileri yaşlarda yapıldığını ortaya koydu.

Resmi verilere göre, 2025 yılında Türkiye'de canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 olarak kayıtlara geçti. Bu doğumların yüzde 51,4'ünü erkek, yüzde 48,6'sını ise kız bebekler oluşturdu. Bir kadının doğurganlık dönemi boyunca dünyaya getirebileceği ortalama çocuk sayısını gösteren "toplam doğurganlık hızı", 2001 yılındaki 2,38 seviyesinden kesintisiz bir düşüşle 2025'te 1,42'ye kadar geriledi. Bu düşüşle birlikte Türkiye, nüfusun kendini yenileyebilmesi için gerekli olan 2,1'lik kritik eşiğin son 9 yıldır altında kalmış oldu. Benzer şekilde, kaba doğum hızı da 2001'deki binde 20,3 seviyesinden binde 10,4'e düştü.

Zirvede Şanlıurfa, Dipte Bartın Var

İller bazındaki veriler incelendiğinde, Türkiye'de çocuk sayısının en yüksek ve en düşük olduğu şehirler netleşti. 2025'te toplam doğurganlık hızının en yüksek çıktığı şehir 3,15 çocukla Şanlıurfa oldu. Şanlıurfa'yı 2,53 ile Şırnak ve 2,23 ile Mardin takip etti. Buna karşılık, doğurganlık hızının en düşük kaldığı kent 1,09 çocukla Bartın olarak belirlendi. Bartın'ın ardından 1,1 çocukla İzmir, 1,11'er çocukla Eskişehir, Ankara ve Zonguldak sıralandı.

Geçen yıllar içinde haritadaki gerileme de dikkat çekti; 2017'de yenilenme eşiğinin altında kalan il sayısı 57 iken bu sayı 2025'te 76'ya yükseldi. Doğurganlık hızının 1,5'in altına düştüğü şehir sayısı ise 4'ten 59'a çıkarken, 3 çocuk ve üzeri ortalamaya sahip tek il Şanlıurfa olarak kaldı.

Türkiye, Avrupa Birliği Sıralamasında 11. Sırada

Avrupa genelindeki durumla kıyaslandığında, Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin 2024 yılı ortalama doğurganlık hızı 1,34 oldu. AB içinde en yüksek oran 1,72 çocukla Bulgaristan'da, en düşük oran ise 1,01 çocukla Malta'da görüldü. 2025 yılındaki 1,42'lik oranıyla Türkiye, AB üyesi ülkeler listesinde 11. sırada yer aldı.

Eğitim Seviyesi ve Yaş Faktörü Doğumu Etkiliyor

TÜİK verileri, annelerin eğitim düzeyi ile çocuk sayısı arasındaki ters orantıyı da ortaya koydu. İlkokul mezunu annelerde toplam doğurganlık hızı 2,51 çocuk iken, yükseköğretim mezunu annelerde bu oran 1,24'e kadar düşüyor. Yeni yerleşim yeri sınıflandırmasına göre yapılan incelemede ise kır alanlarında doğurganlık hızı 1,75, orta yoğun kentlerde 1,53, yoğun kentlerde ise 1,33 olarak hesaplandı.

Doğum yapma yaşının daha ileri dönemlere kaydığı da istatistiklere yansıdı. 2001 yılında en yüksek doğurganlık hızı binde 144 ile 20-24 yaş grubundayken, 2025'te binde 96 ile 25-29 yaş grubuna kaydı. Adölesan (15-19 yaş grubu) doğurganlık hızı ise binde 49'dan binde 9'a geriledi. Bununla bağlantılı olarak, 2001 yılında 26,7 olan anne olma ortalama yaşı 2025'te 29,4'e, ilk doğumdaki ortalama anne yaşı ise 27,5'e yükseldi. İlk doğum yaşının en yüksek olduğu şehir 29 yaşla Artvin, en düşük olduğu şehir ise 24,4 yaşla Şanlıurfa oldu.

Doğumların Kronolojisi ve Çoğul Gebelikler

Annelerin iki doğumu arasında geçen süre incelendiğinde, 2020 yılında 4,6 yıl olan bu zaman diliminin 2025'te 4,8 yıla çıktığı görüldü. İkinci doğumunu yapanların ilk çocuklarıyla arasındaki süre ortalama 4,3 yıl, üçüncü doğumunu yapanların ikinci çocukla arasındaki süre ise 5,5 yıl oldu. İki doğum arası sürenin en uzun olduğu il 5,5 yılla Kırklareli, en kısa olduğu il ise 2,7 yılla Şanlıurfa olarak belirlendi.

Son olarak, 2025 yılındaki toplam doğumların yüzde 3,3'ünü çoğul doğumlar oluşturdu. Bu çoğul doğumların yüzde 96,8'i ikiz, yüzde 3,1'i üçüz ve yüzde 0,1'i dördüz veya daha fazla bebek olarak gerçekleşti. Doğum sıralamasına bakıldığında ise 2015'e kıyasla ilk doğumların oranı yüzde 36,1'den yüzde 42,8'e yükselirken, dördüncü ve üzeri doğumların oranı yüzde 12,8'den yüzde 10,8'e geriledi.

ERTV Malatya - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme

WhatsApp İhbar Hattı
05443281444
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!