Trump'tan Çin'e Sert Gözdağı: 'Anlaşmazlarsa Yüzde 150 Gümrük Vergisi Ödeyecekler'
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında Çin ile süregelen ticaret gerilimine ilişkin yeni açıklamalarda bulundu. Daha önce yüzde 100 ek gümrük vergisi kararı alan Trump, bu kez oranı yüzde 150'ye çıkarabileceğini söyleyerek Pekin yönetimini açıkça uyardı.
ABD-Çin Ticaret Gerilimi Yeniden Alevleniyor
Donald Trump’ın başkanlığı döneminde başlayan ve dönem dönem yumuşasa da hiçbir zaman tam anlamıyla sona ermeyen ABD-Çin ticaret savaşı, yeniden gündemin ilk sırasına yerleşti.
Trump yönetimi, Çin’in teknoloji alanında ABD’nin stratejik üstünlüğünü tehdit ettiğini savunuyor. Bu kapsamda Çin menşeli ürünlere getirilen yeni tarifeler, yalnızca ekonomik bir hamle değil, aynı zamanda jeopolitik bir baskı aracı olarak görülüyor.
Trump, Çin’in özellikle nadir toprak elementleri üzerindeki tekelini kullanarak küresel tedarik zincirlerinde baskı kurduğunu öne sürüyor. Bu elementler, yapay zekâ sistemleri, savunma teknolojileri ve elektronik üretimi için kritik öneme sahip. Trump’ın açıklamalarına göre Washington, Pekin’in bu alandaki stratejik avantajını “güvenlik tehdidi” olarak değerlendiriyor.
Yüzde 100’lük Ek Vergi Kararı 1 Kasım’da Başlayacak
ABD Başkanı Trump, geçtiğimiz haftalarda yaptığı duyuruda, 1 Kasım itibarıyla Çin’e yüzde 100 ek gümrük vergisi uygulanacağını açıklamıştı. Bu karar, halihazırda yürürlükte olan tarifelere ek olarak getirilecek ve Çin ekonomisini doğrudan etkileyecek.
Trump ayrıca, Çin’in yalnızca ABD’ye değil, küresel ticaret sistemine zarar verdiğini belirterek “Bu tutum, uluslararası ilişkilerde eşi benzeri görülmemiş bir ekonomik saldırganlıktır.” ifadelerini kullanmıştı.
Yeni uygulamayla birlikte ABD, Çin’in ihraç ettiği teknoloji, yarı iletken, makine ekipmanları ve nadir element tabanlı ürünler dahil olmak üzere geniş bir ürün yelpazesine yüksek vergi uygulayacak.
Kritik Yazılımlara İhracat Kontrolü Geliyor
Trump yönetimi sadece gümrük tarifeleriyle sınırlı kalmayacak. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamaya göre, tüm kritik yazılımlar için ihracat kontrolü devreye alınacak.
Trump, “1 Kasım’dan itibaren Çin’e yalnızca ek vergiler değil, stratejik yazılımlara da ihracat kısıtlaması getireceğiz. Bu kontrol mekanizması, Çin’in ABD teknolojilerini dolaylı yollarla edinmesini engelleyecek.” dedi.
Bu açıklama, özellikle savunma ve yapay zekâ sektörlerinde faaliyet gösteren Çinli firmaların ABD kaynaklı yazılım, algoritma ve işlemci teknolojilerine erişimini ciddi biçimde sınırlandıracak.
Uzmanlara göre bu adım, Huawei, ZTE, DJI gibi Çinli teknoloji devleri için yeni bir baskı dalgası anlamına geliyor. ABD, benzer kısıtlamaları daha önce Rusya ve İran’a da uygulamıştı.
Küresel Ekonomide Yeni Bir Dönem: Ticaretin Jeopolitiği Değişiyor
Trump’ın açıklamaları, dünya ekonomisinde yeni bir korumacılık döneminin başladığını gösteriyor. Çin’in ABD’ye karşılık olarak kendi ekonomik tedbirlerini artırması bekleniyor. Pekin yönetiminin, özellikle ABD menşeli ürünlere karşı karşılıklı vergi misillemesi yapabileceği konuşuluyor.
Ekonomistler, iki ülke arasındaki bu restleşmenin yalnızca iki ekonomiyi değil, tedarik zincirine entegre olan Avrupa ve Asya pazarlarını da etkileyeceği görüşünde. ABD’nin Çin’e yönelik yaptırımlarının genişlemesi, üretim maliyetlerini artırırken küresel enflasyonist baskıları da yeniden gündeme taşıyabilir.
Trump’ın agresif ticaret politikalarının, Kasım ayında başlayacak seçim sürecinde “ekonomik milliyetçilik” mesajıyla iç politikada da karşılık bulması bekleniyor. Uzmanlar, Washington’un bu tutumunun uluslararası ticarette yeni bir kutuplaşma sürecini tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor.
ABD-Çin İlişkileri Belirsizlik Dönemine Giriyor
Son açıklamalarıyla Çin’e yönelik ekonomik baskıyı artıran Donald Trump, küresel ekonominin seyrini belirleyecek yeni bir sürecin kapısını araladı. ABD’nin yüksek vergi ve ihracat kontrollerine karşı Pekin’in atacağı adımlar merakla bekleniyor.
Analistlere göre iki ülke arasındaki gerilim sadece ekonomik değil, teknolojik ve jeopolitik bir rekabetin de göstergesi haline geldi. Washington ve Pekin arasındaki bu mücadele, önümüzdeki yıllarda küresel dengeleri yeniden şekillendirebilir.
Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım
Bakmadan Geçme