• Haberler
  • Sağlık
  • Sofradaki Şifa: Lifli Beslenme Rehberiyle Hastalıklara Dur Deyin

Sofradaki Şifa: Lifli Beslenme Rehberiyle Hastalıklara Dur Deyin

Yetersiz lif tüketimi kalp hastalıklarından kansere, obeziteden sindirim sorunlarına kadar pek çok kronik rahatsızlığa davetiye çıkarıyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi'nden Doç. Dr. Elvan Yılmaz Akyüz, sağlıklı bir geleceğin anahtarı olan lifli beslenmenin şifrelerini ve günlük tüketim miktarlarını açıklıyor.

Beslenme alışkanlıkları, vücudun genel sağlığını doğrudan etkileyen en temel unsurların başında geliyor. Elmanın kabuğundan yulafın özüne kadar pek çok bitkisel besinde bulunan lifler, sadece bir sindirim yardımcısı değil, aynı zamanda vücut direncini artıran hayati bir bileşen olarak öne çıkıyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Toplum Beslenmesi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Elvan Yılmaz Akyüz, lifli beslenmenin mikrobiyota üzerindeki etkilerini ve hayati önemini paylaşıyor.

Çözünen ve Çözünmeyen Liflerin Farklı Görevleri

Bitkisel kaynaklı besinlerde bulunan diyet lifleri, suda çözünen ve çözünmeyen olmak üzere iki farklı formda sağlığa hizmet ediyor. Doç. Dr. Elvan Yılmaz Akyüz, bu iki formun da vücut için vazgeçilmez olduğunu belirtiyor.

Suda çözünen liflerin mide içerisinde jel kıvamına gelerek tokluk hissini uzattığını vurgulayan Akyüz, bu liflerin kan şekerini dengelemede ve kolesterolün vücuttan uzaklaştırılmasında kritik bir rol oynadığını ifade ediyor. Diğer yandan, suda çözünmeyen liflerin sindirim sistemini hızlandırarak bağırsak hacmi oluşturduğunu ve böylece kabızlık gibi sorunları engellemeye yardımcı olduğunu dile getiriyor.

Bağırsak Florası ve Kanser Riskine Karşı Kalkan

Lifli gıdalar, modern tıpta "ikinci beyin" olarak adlandırılan bağırsakların sağlığı için temel yakıt niteliği taşıyor. Suda çözünen liflerin bağırsaktaki yararlı bakteriler (probiyotikler) tarafından fermente edildiğini söyleyen Doç. Dr. Akyüz, zengin bir mikrobiyotanın güçlü bir bağışıklık anlamına geldiğini belirtiyor.

Çözünmeyen liflerin ise özellikle kolon kanseri riskini azaltmada büyük bir öneme sahip olduğunun altını çiziyor. Akyüz, liflerin besinlerde genellikle bir arada bulunduğunu örnekleyerek; elmanın iç kısmının çözünen, kabuğunun ise çözünmeyen lif kaynağı olduğunu ve meyveyi tam tüketmenin her iki faydayı birden sağladığını hatırlatıyor.

Günlük Lif İhtiyacı: Kim, Ne Kadar Tüketmeli?

Sağlıklı bir yaşam için gerekli olan lif miktarı, kişinin yaşına ve cinsiyetine göre farklılık gösteriyor. Doç. Dr. Elvan Yılmaz Akyüz’ün paylaştığı verilere göre; yetişkin kadınların günde ortalama 25 gram, erkeklerin ise 38 gram lif alması gerekiyor. Çocuklar için ise 2 yaşından itibaren, mevcut yaşlarına 5 gram eklenerek hesaplanan bir tüketim modeli öneriliyor.

Lifli gıdaların eksikliğinin genellikle hayvansal kaynaklı besinlerin aşırı tüketimiyle sonuçlandığına dikkat çeken Akyüz, bu durumun kalp-damar hastalıkları, kontrolsüz kilo artışı ve kan şekeri dengesizliklerine yol açabileceği konusunda uyarıyor. Sağlıklı bir yaşam için Akdeniz tipi beslenmenin önemine değinen Akyüz, bağırsak sağlığı korunduğu takdirde kanser ve kardiyovasküler hastalıklara yakalanma riskinin otomatik olarak azaldığını vurguluyor.
 

ERTV Malatya - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme

WhatsApp İhbar Hattı
05443281444
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!