Sessiz İlerleyen Sindirim Hastalıklarına Erken Teşhis Çağrısı
Gastroenteroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yasir Furkan Çağın, birçok gastrointestinal hastalığın uzun süre belirti göstermeden ilerleyebildiğine dikkat çekerek, kolonoskopi ve endoskopinin uygun zamanda yapılmasının ciddi sağlık risklerini önleyebileceğini belirtti.
Sindirim sisteminin vücut sağlığıyla doğrudan ilişkili olduğunu ifade eden Prof. Dr. Çağın, bağırsakların sıklıkla “ikinci beyin” olarak tanımlandığını hatırlattı. Modern yaşam koşullarının sindirim sistemi üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Çağın, kronik stres ve yetersiz uykunun bağırsak fonksiyonlarını olumsuz etkilediğini, duygusal durumların sindirim sistemiyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı.
Beslenme ve Günlük Alışkanlıklar Belirleyici Rol Oynuyor
Yanlış beslenme alışkanlıklarının sindirim sistemi hastalıklarının gelişiminde önemli bir etken olduğunu kaydeden Prof. Dr. Çağın, hızlı yemek yeme, öğün atlama, liften fakir diyet, tuvalet ihtiyacının ertelenmesi gibi alışkanlıkların ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırladığını ifade etti. Sindirim sisteminin, bireyin yaşam tarzını yansıtan bir gösterge olduğunu belirtti.
Erken Teşhis Tedavi Şansını Artırıyor
Gastrointestinal hastalıkların çoğunlukla sessiz seyretmesi nedeniyle geç tanı konulabildiğini aktaran Çağın, geç fark edilen vakalarda tedavi başarısının düştüğünü, erken teşhisin ise hayati önem taşıdığını söyledi.
Tanı Yöntemleri ve Yaşa Göre Görülen Hastalıklar
Tanı sürecinde kolonoskopi, endoskopi, kan ve dışkı testleri, görüntüleme yöntemleri ile kapsül endoskopinin kullanıldığını belirten Prof. Dr. Çağın, hastalıkların yaş gruplarına göre farklılık gösterdiğini dile getirdi. Çocuklarda besin alerjileri ve fonksiyonel kabızlığın öne çıktığını, genç ve orta yaş grubunda reflü ve huzursuz bağırsak sendromunun sık görüldüğünü, ileri yaşlarda ise kolon polipleri ve kolorektal kanser riskinin arttığını kaydetti.
Toplumsal ve Ekonomik Etkileri Büyük
Gastrointestinal hastalıkların sadece bireysel değil, toplumsal bir sorun haline geldiğini ifade eden Çağın, bu hastalıkların iş gücü kaybına yol açtığını, yaşam kalitesini düşürdüğünü ve sağlık harcamalarını artırdığını söyledi.
Beslenme Tedavinin Ayrılmaz Bir Parçası
Beslenmenin tedavi sürecindeki önemine değinen Prof. Dr. Çağın, reflü hastalarında çikolata, domates ve narenciye gibi besinlerin şikâyetleri artırabildiğini, inflamatuar bağırsak hastalıklarında ise batı tipi beslenmenin hastalık alevlenmelerine neden olabildiğini belirtti.
Tarama Programları Hayati Öneme Sahip
Koruyucu hekimliğin önemine vurgu yapan Prof. Dr. Çağın, tarama programlarının yaygınlaştırılması, okullarda sağlık eğitiminin artırılması ve medyanın bilinçlendirme sürecinde etkin rol üstlenmesiyle toplumsal farkındalığın artırılabileceğini ifade etti.
Hangi Durumlarda Kolonoskopi ve Endoskopi Gerekli?
Kolonoskopi ve endoskopinin her bireye rutin olarak uygulanmadığını belirten Çağın, açıklanamayan karın ağrısı, istemsiz kilo kaybı, uzun süren ishal veya kabızlık, dışkıda kan görülmesi ve kansızlık gibi durumlarda bu tetkiklerin mutlaka yapılması gerektiğini kaydetti.
Yaşam Tarzı Sindirim Sağlığını Doğrudan Etkiliyor
Açıklamasının sonunda Prof. Dr. Yasir Furkan Çağın, sağlıklı bir yaşam tarzının sindirim sistemi sağlığını doğrudan etkilediğini belirterek, yaşam alışkanlıkları bozuldukça sindirim sisteminin de olumsuz etkilendiği uyarısında bulundu.
Bakmadan Geçme