Sağlık Bakanlığından Ramazan Ayına Özel Hayati Beslenme ve Sıvı Tüketimi Rehberi
On bir ayın sultanı Ramazan ayının gelmesiyle birlikte milyonlarca vatandaş oruç ibadetini yerine getirmeye başlanırken Sağlık Bakanlığı da bu sürecin en sağlıklı şekilde atlatılması için kapsamlı bir beslenme rehberi yayımladı.
On bir ayın sultanı Ramazan ayının gelmesiyle birlikte milyonlarca vatandaş oruç ibadetini yerine getirmeye başlanırken Sağlık Bakanlığı da bu sürecin en sağlıklı şekilde atlatılması için kapsamlı bir beslenme rehberi yayımladı. Bakanlık tarafından yapılan resmi açıklamada değişen öğün saatleri ve uzun süreli açlık durumunun vücut direnci üzerindeki etkilerine dikkat çekilerek vatandaşların hem bağışıklık sistemlerini korumaları hem de sindirim sorunları yaşamamaları için izlemeleri gereken stratejiler tek tek sıralandı. İftar ve sahur vakitlerinde yapılacak doğru tercihlerle gün boyu enerjik kalmanın mümkün olduğu belirtilen duyuruda özellikle kronik rahatsızlığı olanların ve yaşlıların beslenme düzenlerine her zamankinden daha fazla özen göstermesi gerektiği ifade edildi. İki ana öğüne düşen beslenme rutininin vücutta yaratabileceği olası dengesizliklerin önüne geçmek adına yeterli ve dengeli gıda alımının hayati önem taşıdığı bu özel dönemde hazırlanan tavsiyeler toplumun tüm kesimlerini kapsayacak detaylar barındırıyor.
Sahur Öğününün İhmal Edilmemesi Ve Uzun Süreli Açlığa Hazırlık Süreci
Sağlık Bakanlığının yayımladığı raporun en kritik maddelerinden birini sahur öğününün asla atlanmaması gerektiği oluşturuyor. Gece kalkıp yemek yemenin sadece bir gelenek değil aynı zamanda metabolizmanın gün içerisindeki çalışma temposunu belirleyen bilimsel bir gereklilik olduğu vurgulanan açıklamada sahurun yapılmamasının kan şekerinin erkenden düşmesine ve halsizliğe yol açacağı belirtildi. Sahur sofralarında protein değeri yüksek ve midede kalış süresi uzun olan yumurta, az tuzlu peynir ve süt gibi besinlerin başköşede yer alması gerektiği kaydedildi. Bunun yanı sıra gün boyu tokluk hissini artırmak ve sindirim sistemini desteklemek adına tam buğday ekmeği ile lif içeriği zengin sebzelerin tüketilmesinin önemine işaret edildi. Aşırı yağlı ve tuzlu gıdaların sahurda tercih edilmesinin gün içinde susuzluk hissini tetikleyeceği uyarısı yapılarak hafif ama besleyici bir başlangıcın oruç tutanlar için en ideal yöntem olduğu aktarıldı.
İftar Sofralarında Kan Şekerini Dengeleyen Başlangıçlar Ve Hafif Seçimler
Akşam ezanıyla birlikte başlayan iftar öğününde ise ani yüklemelerden kaçınılması gerektiği Bakanlık uzmanları tarafından önemle hatırlatıldı. Orucun zeytin veya hurma gibi geleneksel ve sindirimi kolay gıdalarla açılmasının kan şekerini kademeli olarak yükselteceği ifade edilirken hemen ardından ağır ana yemeklere geçmek yerine bir kase ılık çorba ile mideye ön hazırlık yapılması tavsiye edildi. Çorba içildikten sonra kısa bir mola verilmesinin doyma sinyallerinin beyne ulaşmasına yardımcı olacağı ve bu sayede gereksiz kalori alımının önüne geçileceği belirtildi. İftar menülerinde ağır şerbetli tatlılar veya hamur işleri yerine zeytinyağlı sebze yemekleri, taze salatalar ve ızgara et türlerinin tercih edilmesi gerektiği vurgulandı. Kızartma yönteminden tamamen uzak durulması istenirken yemeklerin haşlama, fırınlama ya da ızgara teknikleriyle pişirilmesinin mide fesadı gibi riskleri minimize edeceği bildirildi.
İftar Ve Sahur Arasındaki Gizli Kahraman Su Tüketimi Ve Hidrasyon
Vücudun yaklaşık on beş on altı saat boyunca susuz kalacak olması nedeniyle iftar ile sahur arasındaki zaman diliminin bir sıvı depolama süreci olarak görülmesi gerektiği açıklandı. Bakanlık tek seferde çok fazla su içmenin vücuttan hızla atılacağını, bu nedenle su tüketiminin zamana yayılarak yapılması gerektiğini kaydetti. Çay ve kahve gibi içeceklerin vücuttan su atılımını hızlandırdığı gerçeğinden yola çıkarak bu tür içeceklerin sınırlandırılması ve asıl sıvı kaynağının saf su olması gerektiği hatırlatıldı. Susuzluk hissi oluşmasa dahi iftardan sonra her saat başı bir iki bardak su içilmesinin böbrek sağlığı ve metabolizma hızı açısından kritik olduğu ifade edildi. Suyun yanı sıra taze sıkılmış meyve suları, maden suyu veya ev yapımı az şekerli kompostoların da sıvı ihtiyacını karşılamada yardımcı ek gıdalar olarak menülere eklenebileceği tavsiyeler arasında yer buldu.
Sindirim Sağlığı İçin Küçük Porsiyonlar Ve Ara Öğün Stratejisi
Ramazan ayında en sık karşılaşılan sağlık sorunlarından biri olan sindirim güçlüğü ve kabızlık şikayetlerine karşı Bakanlığın önerisi porsiyon kontrolü ve ara öğün kullanımı oldu. İftarda tek bir büyük porsiyon tüketmek yerine besinlerin parçalara bölünerek ve çok iyi çiğnenerek tüketilmesinin sindirim sistemini rahatlatacağı belirtildi. İftardan yaklaşık bir buçuk iki saat sonra yapılacak hafif bir ara öğünün metabolizmayı canlı tutacağı vurgulandı. Bu ara öğünde ağır tatlılar yerine bir kase yoğurt, bir porsiyon mevsim meyvesi veya bir avuç çiğ kuruyemiş gibi sağlıklı alternatiflerin seçilmesi gerektiği kaydedildi. Ayrıca fiziksel aktivitenin de unutulmaması gerektiğine değinilen açıklamada iftardan sonra yapılacak kısa süreli ve düşük tempolu yürüyüşlerin hem sindirimi kolaylaştıracağı hem de kilo kontrolüne yardımcı olacağı ifade edildi. Sağlık Bakanlığı tüm vatandaşlara huzurlu ve sağlıklı bir Ramazan dilerken beslenme kurallarına uyulmasının bayramda yaşanabilecek olası mide rahatsızlıklarını da önleyeceğini hatırlattı.
Bakmadan Geçme