<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
   <channel>
      <title>Malatya Haber - Malatya Son Dakika Haberleri</title>
      <link>https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/</link>
      <language>tr</language>
      <description>Malatya'nın televizyonu ERTV, ertv.com.tr ile Malatya haber ve güncel gelişmeleri, son dakika Malatya haberlerini anında okurları ile buluşturuyor.</description>
      <category>Newspaper - Sağlık</category>
      <lastBuildDate>Mon, 22 Jun 2026 21:53:07 +0300</lastBuildDate>
      <ttl>1</ttl>
      <sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	  <sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
      <atom:link href="https://www.ertv.com.tr/rss/haberler/saglik/" rel="self" type="application/rss+xml"/>
      <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com"/><atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.superfeedr.com"/>
        <item>
            <title><![CDATA[Obezitede Genetik Rolü Ne Kadar Güçlü? İşte Merak Edilen Gerçek!]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/obezitede-genetik-rolu-ne-kadar-guclu-iste-merak-edilen-gercek/38170/</link>
            <description><![CDATA[Dünya genelinde modern çağın en büyük sağlık sorunlarından biri haline gelen obezite, bireylerin yaşam kalitesini ciddi şekilde tehdit etmeye devam ediyor.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/obezitede-genetik-rolu-ne-kadar-guclu-iste-merak-edilen-gercek/38170/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 15:22:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Dünya genelinde modern çağın en büyük sağlık sorunlarından biri haline gelen obezite, bireylerin yaşam kalitesini ciddi şekilde tehdit etmeye devam ediyor. Son yıllarda yapılan klinik çalışmalar, kilo alma eğiliminin arkasındaki biyolojik mekanizmaları çözmeye odaklanırken, bireylerin fiziksel yapılarının kökenlerini de mercek altına alıyor. İnsan vücudunun temel yapı taşlarını oluşturan kalıtımsal özellikler, anne ve babadan aktarılan DNA şifreleriyle şekillenerek kilo kontrolü üzerinde doğrudan ya da dolaylı bir zemin hazırlıyor. Boy uzunluğundan kemik yapısına kadar pek çok fiziksel unsur ebeveynlerin izlerini taşırken, kilo almaya olan yatkınlık da bu mirasın bir parçası olarak kabul ediliyor.</p><p data-path-to-node='2'>Yapılan genetik haritalama çalışmaları, insan vücudunun kütlesini ve enerji dengesini yöneten 100&#39;den fazla spesifik genin varlığını ortaya koyuyor. Ancak uzmanlar, bu genlerin varlığının mutlak bir obezite tanısı anlamına gelmediğini, sürecin çok katmanlı bir yapıya sahip olduğunu sıkça vurguluyor. Kilo dengesinin korunmasında ya da kaybedilmesinde sadece kalıtımsal kodlar değil, bireyin içinde bulunduğu sosyo-ekonomik çevre, günlük alışkanlıklar ve psikolojik dinamikler de kritik roller üstleniyor. Dolayısıyla tek bir faktöre odaklanmak yerine, biyolojik altyapı ile çevresel etkenlerin karşılıklı etkileşimini doğru analiz etmek gerekiyor.</p><strong>Kalıtımsal Yapının Kilo Alımındaki Rolü</strong><p data-path-to-node='4'>Tıp dünyasında gerçekleştirilen geniş çaplı araştırmalar, kalıtımsal faktörlerin obezitenin gelişiminde tek başına mutlak bir belirleyici olmadığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Genetik kodlar, bireyin metabolizma hızını, iştah mekanizmasını ve yağ depolama kapasitesini etkileyerek aslında sadece bir yatkınlık alanı oluşturuyor. Yani aile geçmişinde kilo problemi olan bir birey, dünyaya bu eğilimle geliyor ancak bu durum gelecekte kesin olarak obezite hastası olacağı anlamına gelmiyor.</p><p data-path-to-node='5'>Sürecin hastalığa dönüşmesindeki asıl tetikleyici gücü, modern hayatın beraberinde getirdiği hareketsiz yaşam modeli ve beslenme alanındaki köklü değişimler oluşturuyor. Genetik olarak kilo almaya eğilimli olan bir metabolizma, yüksek kalorili gıdalarla ve fiziksel aktiviteden uzak bir rutinle birleştiğinde obezite kaçınılmaz bir klinik tabloya dönüşüyor. Bu doğrultuda gen havuzunu değiştirmek mevcut teknolojiyle imkansız olsa da, bu havuzun olumsuz etkilerini baskılamak tamamen bireyin elinde bulunuyor.</p><strong>Beslenme Alışkanlıklarının Değiştirilmesiyle Gelen Koruma</strong><p data-path-to-node='7'>Kalıtımsal olarak risk grubunda yer alan bireyler için doğru beslenme stratejileri hayati bir savunma mekanizması işlevi görüyor. Günlük beslenme programında işlenmiş gıdalardan, aşırı şekerli ve yağlı besinlerden uzak durulması, genetik yatkınlığın aktif hale gelmesini büyük oranda engelliyor. Lifli gıdalar, taze sebzeler ve kaliteli protein kaynaklarıyla desteklenen bir beslenme modeli, metabolizmanın dengede kalmasına yardımcı oluyor.</p><p data-path-to-node='8'>Uluslararası sağlık örgütlerinin verilerine göre, doğru planlanmış bir beslenme disiplini sayesinde genetik risk seviyesi %65,4 oranında sönümlenebiliyor. Hücresel düzeyde yaşanan bu koruma etkisi, vücudun enerji yakım süreçlerini optimize ederek yağ hücrelerinin kontrolsüz büyümesinin önüne geçiyor. Sonuç olarak, mutfakta yapılan köklü ve bilinçli değişiklikler, genlerin yazdığı olumsuz senaryoları tersine çevirebilecek en güçlü silahların başında geliyor.</p><strong>Fiziksel Aktivitenin Metabolik Süreçlere Pozitif Etkisi</strong><p data-path-to-node='10'>Hareketsiz bir günlük yaşantı, genetik olarak uyuyan kilo alma hücrelerini uyandıran en tehlikeli unsurlardan biri olarak tanımlanıyor. Düzenli olarak yapılan egzersizler ve gün içine yayılan fiziksel aktiviteler, kas dokusunun enerji ihtiyacını artırarak vücudun kalori harcama dengesini yeniden düzenliyor. Bu durum, yavaş çalışan bir metabolizmaya sahip olan bireylerde bile enerji tüketimini maksimum seviyeye çıkarıyor.</p><p data-path-to-node='11'>Haftalık olarak planlanan yürüyüşler, yüzme veya kardiyo egzersizleri, genlerin yarattığı olumsuz yağ depolama sinyallerini baskılayarak kasların glikozu daha verimli kullanmasını sağlıyor. Düzenli hareket eden bireylerde insülin direnci gibi kronik süreçlerin oluşma riski %40,2 oranında azalırken, hücresel sağlık da üst seviyede korunuyor. Aktif bir yaşam tarzı benimsemek, kalıtımın getirdiği dezavantajlı sınırları aşmanın en doğal yöntemi olarak kabul ediliyor.</p><strong>Kronik Sağlık Sorunlarının Önlenmesinde Bilinçli Yaşam</strong><p data-path-to-node='13'>Obeziteyle mücadelede başarıya ulaşmak, sadece kısa vadeli diyet programlarıyla değil, bütünsel bir yaşam tarzı değişikliğiyle mümkün olabiliyor. Genetik faktörlerin varlığını bir bahane olarak görmek yerine, bu durumu erken dönemde alınması gereken bir tedbir sinyali olarak kabul etmek gerekiyor. Bireylerin kendi biyolojik risklerinin farkında olması, sağlık okuryazarlığını artırarak daha bilinçli adımlar atılmasını beraberinde getiriyor.</p><p data-path-to-node='14'>Sağlık bakanlığı yetkililerinin yürüttüğü farkındalık projeleri de obezitenin önlenmesinde toplumsal bilincin ne denli önemli olduğunu gösteriyor. Erken yaşlardan itibaren edinilen hareketli yaşam kültürü ve dengeli beslenme prensipleri, genetik mirası zayıflatarak gelecek nesillerin daha sağlıklı olmasının önünü açıyor. Biyolojik kodlar ne yönde olursa olsun, doğru çevresel yönetim ve irade ile sağlıklı bir bedene ulaşmak her birey için ulaşılabilir bir hedef niteliği taşıyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/obezitede-genetik-rolu-ne-kada_1782117797_gAcE3W.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Obezitede Genetik Rolü Ne Kadar Güçlü? İşte Merak Edilen Gerçek! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/obezitede-genetik-rolu-ne-kada_1782117797_gAcE3W.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bilim İnsanları Alzheimer’ın İzlerini Gözlerde Arıyor!]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/bilim-insanlari-alzheimer-in-izlerini-gozlerde-ariyor/38083/</link>
            <description><![CDATA[Alzheimer hastalığının erken teşhisine yönelik çalışmalar hız kazanırken, göz sağlığı ile beyin fonksiyonları arasındaki ilişkiyi inceleyen araştırmalar dikkat çekici sonuçlar ortaya koymaya devam ediyor. Son bilimsel bulgular, gözün arka bölümünde yer alan retina dokusunun, ilerleyen yıllarda ortaya çıkabilecek nörolojik hastalıklar hakkında önemli ipuçları taşıyabileceğini gösterdi.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/bilim-insanlari-alzheimer-in-izlerini-gozlerde-ariyor/38083/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 18:58:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Araştırmacılar, henüz herhangi bir belirti göstermeyen bireylerde dahi bazı retinal değişimlerin Alzheimer gelişme riskiyle bağlantılı olabileceğini değerlendiriyor.</p><strong>Retina Beynin Sağlığı Hakkında Bilgi Veriyor</strong><p>Uzmanlara göre retina yalnızca görme işlevinin bir parçası değil, aynı zamanda sinir sistemiyle doğrudan bağlantılı önemli bir yapı olarak öne çıkıyor. Bu nedenle retina üzerinde meydana gelen değişimlerin, beyinde başlayan ancak henüz klinik olarak fark edilmeyen süreçleri yansıtabileceği düşünülüyor.</p><p>Özellikle sinir hücreleri ve damar yapısında görülen küçük farklılıkların, ileride ortaya çıkabilecek bilişsel bozuklukların erken işaretleri arasında yer alabileceği belirtiliyor.</p><strong>Yapay Zeka Destekli Analiz Dikkat Çekti</strong><p>Florida Üniversitesi&#39;nde yürütülen araştırmada geniş kapsamlı bir veri havuzu kullanıldı. Çalışma kapsamında on binlerce kişiye ait retina görüntüsü gelişmiş yapay zeka sistemleri yardımıyla analiz edildi.</p><p>Araştırmacılar, değerlendirme sürecinde yaş, cinsiyet, sigara kullanımı, uyku alışkanlıkları, depresyon geçmişi ve tansiyon gibi Alzheimer riskini etkileyebilecek birçok faktörü birlikte ele aldı. Derin öğrenme algoritmaları sayesinde gözle fark edilmesi oldukça güç olan yapısal değişiklikler tespit edildi.</p><strong>Damar ve Sinir Yapısındaki Değişimler Öne Çıktı</strong><p>Elde edilen veriler, ilerleyen yıllarda Alzheimer tanısı alma ihtimali bulunan bireylerin retina yapısında belirli ortak özellikler taşıdığını ortaya koydu.</p><p>Araştırmada özellikle kılcal damarların daralması, damar ağının seyrekleşmesi, damar duvarlarında yaşlanma belirtileri ve görme siniri çevresindeki incelmelerin dikkat çekici şekilde öne çıktığı görüldü. Bu değişimlerin, beyin sağlığındaki bozulmalarla bağlantılı olabileceği değerlendiriliyor.</p><strong>Erken Teşhis İçin Yeni Bir Kapı Aralanabilir</strong><p>Uzmanlar, Alzheimer teşhisinin çoğu zaman hastalığın ilerlediği dönemlerde konulduğunu ve bu durumun tedavi seçeneklerini sınırlandırdığını belirtiyor. Bu nedenle erken dönemde risk tespiti sağlayabilecek biyolojik göstergeler büyük önem taşıyor.</p><p>Retina görüntülerinin değerlendirilmesi sayesinde risk altındaki bireylerin daha erken belirlenebileceği, gerekli nörolojik incelemelerin zamanında yapılabileceği ve yaşam tarzı düzenlemeleriyle hastalığın etkilerinin geciktirilebileceği ifade ediliyor.</p><strong>Göz Taramaları Gelecekte Daha Fazla Anlam Taşıyabilir</strong><p>Bugün birçok sağlık kuruluşunda diyabet, glokom ve katarakt gibi hastalıkların takibi için rutin olarak çekilen retina görüntülerinin, gelecekte yalnızca göz sağlığını değil beyin sağlığını da değerlendirmede kullanılabileceği öngörülüyor.</p><p>Araştırmacılar, retinanın insan vücudundaki farklı sistemlere ilişkin önemli bilgiler taşıyan biyolojik bir pencere görevi gördüğünü belirtiyor. Bu nedenle göz muayenelerinin ilerleyen yıllarda nörolojik hastalıkların erken tanısında daha etkin bir araç haline gelmesi bekleniyor.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/bilim-insanlari-alzheimer-in-i_1781965074_K07sU8.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bilim İnsanları Alzheimer’ın İzlerini Gözlerde Arıyor! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/bilim-insanlari-alzheimer-in-i_1781965074_K07sU8.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İsrail’de Ebola Şüphesi! Afrika’dan Dönen Kişi Karantinaya Alındı]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/israil-de-ebola-suphesi-afrika-dan-donen-kisi-karantinaya-alindi/38073/</link>
            <description><![CDATA[İsrail’de sağlık yetkilileri, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nden ülkeye dönen bir kişide Ebola virüsü şüphesi tespit edilmesi üzerine karantina uygulamasına gidildiğini açıkladı. Şüpheli vaka, ülkede son dönemde dikkatle takip edilen salgın riskleri arasında değerlendiriliyor.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/israil-de-ebola-suphesi-afrika-dan-donen-kisi-karantinaya-alindi/38073/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 17:40:35 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Hayfa kentinde bulunan Rambam Hastanesi&#39;nde gözetim altına alınan kişinin, ateş ve baş ağrısı şikyetleriyle sağlık kuruluşuna başvurduğu belirtildi.</p><strong>İlk Ebola Şüphesi Karantina Altında</strong><p>İsrail Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, söz konusu kişinin Ebola şüphesiyle karantinaya alınan ilk vaka olduğu ifade edildi. Afrika seyahatinden dört gün sonra belirtilerin ortaya çıkması üzerine hastaneye başvuran kişinin izolasyon sürecine alındığı bildirildi.</p><p>Yetkililer, hastadan alınan örneklerin laboratuvar analizine gönderildiğini ve kesin sonuçların 48 saat içinde açıklanmasının beklendiğini duyurdu.</p><strong>Temaslı Kişiler İçin Filyasyon Çalışması Başlatıldı</strong><p>Sağlık ekipleri, şüpheli vaka ile temas etmiş olabilecek kişilerin belirlenmesi için kapsamlı bir filyasyon çalışması yürütmeye başladı. Sürecin, olası bir bulaş riskini kontrol altına almak amacıyla hızla ilerletildiği aktarıldı.</p><p>Ayrıca hastanede görev yapan acil müdahale ekiplerinin de güvenlik protokolleri kapsamında dezenfekte edildiği bildirildi.</p><strong>Acil Servis Ekiplerinde Dezenfeksiyon Görüntüleri Paylaşıldı</strong><p>İsrail devlet televizyonu KAN tarafından yayımlanan görüntülerde, şüpheli vakaya müdahale eden sağlık çalışanlarının özel prosedürler çerçevesinde arındırma sürecinden geçirildiği görüldü. Yetkililer, tüm sağlık personelinin koruyucu ekipman ve prosedürlere uygun şekilde hareket ettiğini vurguladı.</p><strong>Afrika&#39;da Devam Eden Ebola Salgını Endişe Yaratıyor</strong><p>Öte yandan Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri, Kongo Demokratik Cumhuriyeti&#39;nin doğusunda mayıs ayında ilan edilen Ebola salgınında can kaybının 200&#39;ü aştığını açıklamıştı. Bölgedeki vaka artışı uluslararası sağlık otoritelerini de alarma geçirdi.</p><strong>DSÖ&#39;den Küresel Acil Durum Uyarısı</strong><p>Dünya Sağlık Örgütü, 17 Mayıs&#39;ta yeniden ortaya çıkan Ebola vakaları nedeniyle uluslararası halk sağlığı acil durumu ilan etmişti. Uzmanlar, salgına neden olan 'Bundibugyo' türü Ebola virüsünün nadir görüldüğünü ve şu an için onaylanmış bir aşı ya da tedavi bulunmadığını belirtiyor.</p><p>Sağlık otoriteleri, gelişmelerin hem bölgesel hem de küresel ölçekte yakından takip edildiğini ifade ediyor.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/israil-de-ebola-suphesi-afrika_1781966430_eOBo4n.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İsrail’de Ebola Şüphesi! Afrika’dan Dönen Kişi Karantinaya Alındı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/israil-de-ebola-suphesi-afrika_1781966430_eOBo4n.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Aşı Nasıl Çalışır? Bağışıklık Sistemindeki Etkisi Merak Ediliyor!]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/asi-nasil-calisir-bagisiklik-sistemindeki-etkisi-merak-ediliyor/38059/</link>
            <description><![CDATA[Tıp dünyasının en büyük devrimlerinden biri olarak kabul edilen aşılar, insanlığı kitlesel salgınlardan koruyan en stratejik kalkan olmaya devam ediyor.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/asi-nasil-calisir-bagisiklik-sistemindeki-etkisi-merak-ediliyor/38059/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 13:54:02 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Tıp dünyasının en büyük devrimlerinden biri olarak kabul edilen aşılar, insanlığı kitlesel salgınlardan koruyan en stratejik kalkan olmaya devam ediyor. Görünmez düşmanlar olan bakteri ve virüslere karşı vücudun kendi savunma mekanizmasını harekete geçiren bu biyolojik formüller, modern sağlık sisteminin en güvenli temel taşını oluşturuyor. Bilim insanları, ölümcül enfeksiyon hastalıklarının yayılmasını önlemede aşılamanın dünya genelinde her yıl en az 3000000 insanın hayatını kurtardığını önemle vurguluyor.</p><p data-path-to-node='3'>Hastalık yapıcı patojenler insan vücuduna ulaştığında, sağlıklı dokuları istila ederek büyük bir hızla çoğalma eğilimi gösteriyor. Bu istila süreci belirli bir kritik eşiği aştığında ise klinik hastalık tablosu, yüksek ateş ve ciddi organ hasarları kaçınılmaz hale geliyor. İşte tam bu noktada aşılar, bireyler henüz canlı ve tehlikeli mikroorganizmalarla hiç karşılaşmadan önce devreye gerek bağışıklığa güvenli bir tanıma ve öğrenme fırsatı sunuyor.</p><strong>Bağışıklık Sisteminin Mikroskobik Askerleri Ve Savunma Hattı</strong><p data-path-to-node='5'>İnsan vücudu, dış dünyadan gelen her türlü yabancı tehdide karşı 24 saat boyunca kesintisiz mesai yapan muazzam bir savunma ağına sahiptir. Beyaz kan hücreleri tarafından organize edilen bu karmaşık mekanizma, bağışıklık sistemi olarak adlandırılan devasa bir hücreler ordusunu büyük bir titizlikle yönetmektedir. Sistem, vücuda giren her yabancı unsuru anında tespit ederek onları etkisiz hale getirecek özel stratejiler geliştirir.</p><p data-path-to-node='6'>Bu hayati savunma hattının en seçkin üyeleri arasında yer alan antikorlar, istilacıların yüzeyindeki biyolojik kimlik kartlarını okuyarak çalışır. Patojenlerin üzerinde bulunan ve onları diğer hücrelerden ayıran bu protein tabanlı kimlik yapılarına ise tıp dilinde antijen adı verilmektedir. Bağışıklık sistemi, antijenleri bir kez düşman veya yabancı olarak kodladığında tüm savunma birimlerini tek bir hedef doğrultusunda seferber eder.</p><strong>Antijen Ve Antikor Arasındaki Kusursuz Hücresel Uyum</strong><p data-path-to-node='8'>Hücresel düzeyde gerçekleşen bu büyük savunma savaşı, aslında milimetrenin milyonda biri ölçeğinde gerçekleşen bir moleküler eşleşmeye dayanmaktadır. Antikorlar, yapısal olarak Y harfine benzeyen ve laboratuvar ortamında da incelenebilen son derece özel koruyucu protein molekülleri olarak görev yapmaktadır. Bu Y şeklindeki proteinlerin uç kısımlarında yer alan ve paratop olarak bilinen özel bölgeler, düşmanı tam on ikiden yakalamakla görevlidir.</p><p data-path-to-node='9'>Zararlı mikroorganizmaların dış yüzeyinde ise epitop adı verilen ve adeta bir kilit yuvasını andıran moleküler bölgeler yer alır. Antikorun paratop bölgesi ile patojenin epitop bölgesi karşı karşıya geldiğinde, aralarında %100,0 oranında tam bir anahtar kilit uyumu gerçekleşir. Zayıf elektriksel kuvvetlerin de yardımıyla birbirine sıkıca kenetlenen bu iki yapı, düşmanın sağlıklı hücrelere tutunma ve hareket kabiliyetini tamamen sıfırlar.</p><strong>Aşı Teknolojisinin Vücuda Güvenli Antrenman Yaptırma Gücü</strong><p data-path-to-node='11'>Geleneksel ve modern tıp yöntemleriyle üretilen aşılar, temelde hastalık yapıcı virüs veya bakterilerin laboratuvarda tamamen etkisiz hale getirilmiş versiyonlarını barındırır. Vücuda enjekte edilen bu zayıflatılmış bileşenler, kişiyi hasta edecek, yatağa düşürecek ya da organlara zarar verecek hiçbir aktif güce sahip değildir. Ancak bu pasif yapı, bağışıklık sisteminin alarm durumuna geçmesi ve antikor fabrikalarının tetiklenmesi için fazlasıyla yeterli bir uyarı sinyali üretir.</p><p data-path-to-node='12'>Aşı uygulaması vücuda enjekte edildikten sonraki ilk 48 saatlik zaman dilimi içinde, savunma hücreleri bu sahte düşmanları derhal incelemeye başlar. Zararsız antijenleri moleküler düzeyde analiz eden sistem, gerçek bir tehditle karşı karşıya olduğunu düşünerek hızla özelleşmiş antikor üretimine girişir. Böylece insan vücudu, gerçek bir ölümcül enfeksiyon riskine maruz kalmadan kusursuz bir biyolojik antrenman sürecini başarıyla tamamlamış olur.</p><strong>Gelecekteki Tehditlere Karşı Oluşturulan Kalıcı Hücresel Hafıza</strong><p data-path-to-node='14'>Aşının insanlığa sağladığı en büyük tıbbi mucize, sahte savaş sona erdikten sonra geride bıraktığı kalıcı hücresel bellek kartlarında saklıdır. Savunma sistemi, aşı sayesinde güvenli bir şekilde tanıdığı patojenin moleküler haritasını hafıza hücrelerine bir daha silinmemek üzere kaydeder. Aradan 10 yıl gibi uzun bir süre geçse bile aynı mikrop vücuda sızmaya çalıştığında, sistem eski düşmanını nanosaniyeler içinde tanır.</p><p data-path-to-node='15'>Normal şartlarda vücudun hiç tanımadığı bir hastalığa karşı güçlü antikor üretmesi 7 günden fazla sürebilirken, aşılı bir vücut bu kritik süreyi 12 kat daha hızlı tamamlar. Bellek hücreleri, daha önceden formülünü ezberledikleri antikorları milyarlarca adet üreterek patojeni kana ve dokulara yayılmadan anında yok eder. Bu sayede aşılanan bireyler, sadece kendilerini korumakla kalmayıp toplumsal bağışıklık oranını %95,5 seviyesinin üzerine çıkararak salgın zincirini kırır.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Aşı Nasıl Çalışır? Bağışıklık Sistemindeki Etkisi Merak Ediliyor! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Endoskopiye Alternatif mi? Kapsül Endoskopi Nasıl Çalışıyor?]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/endoskopiye-alternatif-mi-kapsul-endoskopi-nasil-calisiyor/38056/</link>
            <description><![CDATA[Modern tıbbın sunduğu en önemli yeniliklerden biri olan kapsül endoskopi yöntemi sindirim sistemi hastalıklarının teşhisinde çığır açmaya devam ediyor.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/endoskopiye-alternatif-mi-kapsul-endoskopi-nasil-calisiyor/38056/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 12:22:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Modern tıbbın sunduğu en önemli yeniliklerden biri olan kapsül endoskopi yöntemi sindirim sistemi hastalıklarının teşhisinde çığır açmaya devam ediyor. Özellikle geleneksel endoskopik uygulamaların ulaşamadığı derin bölgeleri incelemek için geliştirilen bu teknoloji, hastaların konforlu bir şekilde muayene edilmesine olanak tanıyor. Sağlık sektöründe büyük bir ilgi gören bu tanı yöntemi, mini bir cihaz yardımıyla sindirim kanalının haritasını çıkararak hekimlerin işini kolaylaştırıyor.</p><p data-path-to-node='2'>Gastrointestinal sistemin iç yüzeyini detaylıca tarayan bu yöntem, tıp dünyasında 'hap kamera' olarak da adlandırılan özel bir mühendislik harikasına dayanıyor. Hastaların cerrahi bir müdahale ya da anestezi almadan, sadece bir kapsül yutarak muayene olabilmesi bu yöntemin popülaritesini artırıyor. Sindirim sisteminin doğal hareketleriyle ilerleyen cihaz, geleneksel yöntemlerin yetersiz kaldığı noktalarda hayati teşhislerin konulmasını sağlıyor.</p><strong>Kapsül Endoskopi Teknolojisinin Tanımı Ve Temel Amacı</strong><p data-path-to-node='4'>Kapsül endoskopi, sindirim sisteminin iç yapısını mikro boyuttaki bir kamera yardımıyla baştan sona görüntüleyen ileri düzey bir teşhis mekanizmasıdır. Bu cihazın içinde yüksek çözünürlüklü bir kamera, güçlü LED ışık kaynakları, gelişmiş bir batarya ve kablosuz veri ileticisi yer alıyor. Hasta, standart bir ilaç hapı büyüklüğündeki bu teknolojik kapsülü az bir miktar su ile yutarak süreci kendi adına başlatmış oluyor.</p><p data-path-to-node='5'>Yutma işleminin tamamlanmasının ardından mikro cihaz, yemek borusundan başlayarak mide, ince bağırsak ve kalın bağırsak hatlarında doğal bir yolculuğa çıkıyor. Cihaz, sindirim kanalındaki yolculuğu boyunca saniyede birden fazla yüksek kaliteli fotoğraf çekerek verileri hastanın beline bağlanan özel bir alıcı üniteye gönderiyor. Bu sayede sindirim sisteminin en gizli kalmış noktaları bile net bir şekilde kayıt altına alınarak hekimlerin incelemesine sunuluyor.</p><strong>Mikro Kameraların Kullanım Alanları Ve Tıbbi Gerekçeleri</strong><p data-path-to-node='7'>Bu yenilikçi uygulamanın en yaygın kullanıldığı alanların başında, geleneksel endoskopi ve kolonoskopi cihazlarının ulaşmakta yetersiz kaldığı 6 metrelik ince bağırsak bölgesi geliyor. Sebebi bir türlü açıklanamayan ve standart tahlillerle tespit edilemeyen mide ile bağırsak kanamalarının kaynağını bulmada bu yöntem hayati bir önem taşıyor. Kronikleşen demir eksikliği anemisi, nedeni belirlenemeyen kronik karın ağrıları ve açıklanamayan kilo kayıpları da bu incelemenin temel gerekçeleri arasında yer alıyor.</p><p data-path-to-node='8'>Aynı zamanda kronik bir bağırsak rahatsızlığı olan Crohn hastalığının erken teşhisinde ve takibinde bu yöntem sıklıkla tercih ediliyor. İnce bağırsak duvarlarında oluşabilecek polip, gizli ülserler, çölyak hastalığı belirtileri ve tümör yapıları bu yöntemle %99,4 gibi yüksek bir başarı oranıyla görüntülenebiliyor. Klasik yöntemlerle tetkik edilemeyen bölgelerin bu şekilde taranması, hastaların erken dönemde doğru tedaviye ulaşmasını doğrudan sağlıyor.</p><strong>Sindirim Sistemindeki İlerleme Mekanizması Ve Veri Aktarımı</strong><p data-path-to-node='10'>Yutulan akıllı kapsül, sindirim sisteminin peristaltik adı verilen doğal kasılma hareketleri sayesinde tamamen kendiliğinden ve zahmetsizce ilerleme kaydediyor. Bu süreçte cihazın hastaya hiçbir şekilde acı ya da rahatsızlık hissi vermemesi, yöntemin en büyük konfor unsurlarından biri olarak kabul ediliyor. Cihaz yol alırken çevreye yaydığı radyo frekansı sinyalleri vasıtasıyla, vücut dışındaki kayıt cihazına kesintisiz olarak veri transferi gerçekleştirmeyi sürdürüyor.</p><p data-path-to-node='11'>Yaklaşık 8 ila 12 saat süren bu tarama işlemi boyunca hastalar günlük yaşam rutinlerine, ağır fiziksel aktivitelerden kaçınmak kaydıyla, normal bir şekilde devam edebiliyor. Süreç bittiğinde elde edilen binlerce dijital fotoğraf, uzman doktorlar tarafından bilgisayar ortamına aktarılarak özel bir yazılımla sinema filmi gibi detaylıca analiz ediliyor. Gelişmiş yazılımlar sayesinde bağırsak içindeki şüpheli alanlar ve kanama odakları sistem tarafından otomatik olarak işaretlenebiliyor.</p><strong>Tıbbi Teknolojinin Tarihsel Gelişimi Ve Gelecekteki Rolü</strong><p data-path-to-node='13'>Bu benzersiz teknolojinin temelleri, tıp mühendisleri Gabi Iddan ve Paul Swain tarafından yürütülen ortak çalışmalar neticesinde atılmıştır. İlk başarılı klinik denemeleri 1997 yılında gerçekleştirilen bu cihaz, tıp dünyasında büyük bir heyecan dalgası yaratmayı başarmıştır. Gerekli tüm testleri başarıyla tamamlayan teknoloji, 2001 yılında resmi olarak Amerika Birleşik Devletleri Gıda ve İlaç Dairesi yani FDA onayı alarak küresel ölçekte tıp literatürüne girmiştir.</p><p data-path-to-node='14'>İlk üretilen modellerle kıyaslandığında günümüzdeki kapsüller, çok daha uzun pil ömrüne, daha geniş görüş açısına ve yapay zeka tabanlı görüntü analiz yeteneklerine sahiptir. Teknolojinin her geçen gün daha da küçülmesi ve ucuzlaması, bu teşhis yönteminin dünya genelindeki sağlık merkezlerinde çok daha yaygın bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor. Gelecekte bu kapsüllerin sadece görüntü almakla kalmayıp, hedeflenen bölgeye ilaç bırakma yeteneğine de sahip olması hedefleniyor.</p><strong>Uygulamanın Sağladığı Avantajlar Ve Mevcut Sınırları</strong><p data-path-to-node='16'>Kapsül endoskopinin en belirgin avantajı, hastanede yatış gerektirmemesi ve hastaya anestezi verilmesine ihtiyaç duymadan tamamen ağrısız bir süreç sunmasıdır. Geleneksel yöntemlerin aksine vücuda cerrahi hiçbir hortum veya boru sokulmadığı için enfeksiyon ve doku zedelenmesi gibi riskler sıfıra yakın bir düzeyde kalıyor. İnce bağırsağın tüm kıvrımlarını kesintisiz olarak fotoğraflayabilen tek yöntem olması, onu muadillerine karşı benzersiz bir konuma yükseltiyor.</p><p data-path-to-node='17'>Madalyonun diğer yüzünde ise bu yöntemin sadece bir görüntüleme aracı olması ve tedavi edici bir özelliğinin bulunmaması gibi bazı sınırları yer alıyor. Klasik endoskopide şüpheli görülen bir dokudan parça alınabilirken veya kanamaya anında müdahale edilebilirken, akıllı kapsülde bu tarz biyopsi ya da tedavi işlemleri yapılamıyor. Herhangi bir patoloji saptandığında hastanın kesin tedavi veya parça alımı için yine geleneksel cerrahi ya da endoskopik işlemlere tabi tutulması gerekiyor.</p><strong>Güvenlik Standartları Ve Olası Yan Etki Durumları</strong><p data-path-to-node='19'>Genel hatlarıyla son derece güvenli ve komplikasyonsuz bir işlem olarak kabul edilen bu tanı yönteminde, yan etki oranları %1,5 gibi oldukça düşük seviyelerde seyrediyor. Görevini başarıyla tamamlayan mikro kamera, genellikle 24 ile 48 saat arasındaki bir zaman diliminde, dışkı yoluyla vücuttan doğal bir şekilde uzaklaştırılıyor. Hastaların büyük bir kısmı kapsülün vücuttan atıldığını hissetmiyor bile, çünkü cihaz tamamen pürüzsüz ve kaygan bir dış yüzey yapısına sahip bulunuyor.</p><p data-path-to-node='20'>Çok nadir durumlarda, özellikle bağırsaklarında ileri derecede darlık veya tümöre bağlı tıkanıklık olan hastalarda kapsülün içeride sıkışıp kalması durumu gözlenebiliyor. Böyle bir durum şüphesi oluştuğunda, röntgen gibi basit bir görüntüleme yöntemiyle kapsülün vücuttaki tam yeri belirlenerek süreç yakından izlenmeye başlanıyor. Tıkanıklık durumunun geçmemesi halinde, kapsülün bulunduğu bölgeden çıkarılması için uzman hekimler tarafından duruma uygun tıbbi müdahaleler planlanıyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/endoskopiye-alternatif-mi-kaps_1781941390_VNDIUL.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Endoskopiye Alternatif mi? Kapsül Endoskopi Nasıl Çalışıyor? ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/endoskopiye-alternatif-mi-kaps_1781941390_VNDIUL.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Polen Alerjisi 12 Ay Devam Edebilir mi? Merak Edilen Sorunun Yanıtı!]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/polen-alerjisi-12-ay-devam-edebilir-mi-merak-edilen-sorunun-yaniti/38051/</link>
            <description><![CDATA[Bahar aylarının gelişiyle birlikte doğanın uyanışı pek çok insan için görsel bir şölen sunarken, alerjik bünyeler için zorlu bir dönemin başlangıcı anlamına geliyor.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/polen-alerjisi-12-ay-devam-edebilir-mi-merak-edilen-sorunun-yaniti/38051/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 11:30:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Bahar aylarının gelişiyle birlikte doğanın uyanışı pek çok insan için görsel bir şölen sunarken, alerjik bünyeler için zorlu bir dönemin başlangıcı anlamına geliyor. Ancak son yapılan bilimsel araştırmalar ve meteorolojik veriler, polen alerjisinin sadece ilkbahar aylarına sıkışmış geçici bir sağlık sorunu olmadığını gözler önüne seriyor. Yılın hemen her döneminde havada farklı bitki türlerine ait polenlerin bulunması, alerji hastalarının 365 gün boyunca risk altında kalmasına yol açıyor.</p><p data-path-to-node='5'>Özellikle büyük şehirlerde değişen iklim koşulları ve yeşil alanların yapısı, polen takvimini tamamen altüst etmiş durumda bulunuyor. Uzmanlar tarafından gerçekleştirilen atmosferik ölçümler, bitki örtüsünün çeşitliliğine bağlı olarak havadaki polen yükünün ocak ayından aralık ayına kadar kesintisiz bir döngü halinde devam ettiğini kanıtlıyor. Bu durum mevsimsel sanılan pek çok rahatsızlığın aslında kronik birer solunum yolu problemine dönüşmesine zemin hazırlıyor.</p><strong>Atmosferdeki Gizli Tehlike Ocak Ayında Başlıyor</strong><p data-path-to-node='7'>Halk arasında sadece çiçeklerin açtığı dönemlerde polen oluştuğu yönünde yanlış bir inanış hakim olsa da ağaçların polen yayma dönemi kış mevsiminin ortasında start alıyor. Servigiller, fındık, ardıç ve kızılağaç gibi soğuğa dayanıklı bitki türleri, ocak ve şubat aylarından itibaren atmosfere yoğun miktarda polen bırakmaya başlıyor. Kış aylarında yaşanan ani sıcaklık dalgalanmaları bu ağaçların daha erken uyanmasına ve alerjik reaksiyonların kış ortasında bile tetiklenmesine neden oluyor.</p><p data-path-to-node='8'>İlkbaharın ilk aylarında ise meşe, çınar, huş, zeytin ve dişbudak gibi geniş yapraklı ağaçların polenleri devreye girerek gökyüzünü adeta kaplıyor. Kent estetiği amacıyla dikilen park ağaçlarının rüzgarla tozlaşan türlerden seçilmesi, şehir merkezlerinde yaşayan vatandaşların bu mikroskobik taneciklere çok daha yüksek oranda maruz kalmasını beraberinde getiriyor. Bu durum kıştan çıkan bünyelerin dinlenmesine fırsat kalmadan yeni bir alerji dalgasıyla karşı karşıya kalmasına sebebiyet veriyor.</p><strong>Yaz Ve Sonbahar Aylarında Yabani Ot Tehdidi</strong><p data-path-to-node='10'>Ağaç polenlerinin etkisini kaybetmeye başladığı mayıs ve haziran aylarında, bu kez çayır ve buğdaygil polenleri atmosferde hakimiyeti ele geçiriyor. Tarımsal faaliyetlerin yoğun olduğu kırsal bölgelerin yanı sıra şehir içindeki boş araziler, kaldırım kenarları ve bakımsız parklar bu dönemde en büyük polen kaynağı haline geliyor. Yaz sıcaklarıyla birlikte kuruyan çimenler, hafif bir rüzgarla bile kilometrelerce uzağa taşınabilen agresif polen yapısını ortaya çıkarıyor.</p><p data-path-to-node='11'>Ağustos ayından itibaren ise solunum yollarını en çok zorlayan yabani ot polenlerinin mevsimi resmen başlamış oluyor. Yakı otu, pelen, yapışkan otu ve sinir otu gibi arsızca büyüyen yabani bitkiler, sonbaharın son günlerine kadar havadaki polen yoğunluğunu maksimum seviyede tutuyor. Böylece ilkbaharda başlayan hapşırık ve burun akıntısı şikayetleri, sonbahar yağmurları başlayana kadar kesintisiz bir biçimde bireylerin yaşam kalitesini düşürmeyi sürdürüyor.</p><strong>Meteorolojik Faktörler Alerji Şiddetini Doğrudan Belirliyor</strong><p data-path-to-node='13'>Havadaki polenlerin miktarı ve havada kalma süresi sadece bitki çeşidine değil, anlık yaşanan hava durumuna da göbekten bağlı görünüyor. Yüksek sıcaklık ve düşük nem oranları polenlerin keselerinden daha hızlı salınmasını sağlarken, rüzgarlı havalar bu taneciklerin çok geniş alanlara yayılmasına aracılık ediyor. Rüzgarın hızı saatte 15 kilometreye ulaştığında, normalde havada asılı kalamayacak kadar ağır olan polenler bile binlerce metre yükseğe taşınarak şehirlerarası yolculuk yapabiliyor.</p><p data-path-to-node='14'>Buna karşın şiddetli ve sürekli yağmurlar havayı temizleyici bir etki göstererek polenleri yere indirse de kısa süreli yaz yağmurları tam tersi bir etki yaratabiliyor. Ani bastıran gök gürültülü sağanak yağışlar havadaki polen taneciklerinin patlayarak daha küçük ve solunabilir parçalara ayrılmasına neden oluyor. Alerji uzmanları bu fenomene bağlı olarak yağmur sonrasında astım krizlerinde %25,4 oranında bir artış yaşandığını belirtiyor ve hastaları dikkatli olmaları konusunda uyarıyor.</p><strong>Toplum Sağlığını Tehdit Eden Alerjik Rinit Görülme Sıklığı</strong><p data-path-to-node='16'>Polenlerin tetiklediği alerjik rinit ve astım gibi hastalıklar, günümüzde modern toplumların en yaygın kronik sağlık sorunları arasında ilk sıralarda yer alıyor. Türkiye genelinde yapılan kapsamlı sağlık taramalarında, yetişkin nüfusta hekim tarafından teşhis edilmiş alerjik rinit oranının %21,8 seviyesine ulaştığı net bir şekilde görülüyor. Çocuklarda ise bu oran sosyoekonomik gelişmişlik düzeyine ve yaşanan bölgeye göre %30,5 seviyelerine kadar tırmanabiliyor.</p><p data-path-to-node='17'>Hastalığın kronikleşmesi sadece bireysel bir rahatsızlık yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda iş ve okul devamsızlıklarına yol açarak ciddi ekonomik kayıplara da neden oluyor. Uzmanlar polen alerjisi olan kişilerin %40,2&#39;sinde ilerleyen yıllarda astım gelişme riski bulunduğuna dikkat ederek erken teşhisin önemini vurguluyor. Yıl boyu süren bu polen bombardımanına karşı doğru zamanda doğru tedavinin uygulanması, toplum sağlığının korunması açısından büyük bir stratejik önem taşıyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/polen-alerjisi-12-ay-devam-ede_1781941177_Cftkxy.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Polen Alerjisi 12 Ay Devam Edebilir mi? Merak Edilen Sorunun Yanıtı! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/polen-alerjisi-12-ay-devam-ede_1781941177_Cftkxy.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Malatya’da Hayat Kurtaran Müdahale! Kanser Erken Evrede Yakalandı]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/malatya-da-hayat-kurtaran-mudahale-kanser-erken-evrede-yakalandi/38021/</link>
            <description><![CDATA[Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan detaylı tetkikler, önemli bir sağlık gerçeğini ortaya çıkardı. Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Cebrail Yetkin tarafından gerçekleştirilen kolonoskopi ve biyopsi işlemleri sonucunda, rektosigmoid bölgede tespit edilen lezyonun kolon kanseri olduğu belirlendi.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/malatya-da-hayat-kurtaran-mudahale-kanser-erken-evrede-yakalandi/38021/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 15:03:08 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Sağ kolon hepatik fleksura bölgesinde saptanan ikinci oluşumun ise ileri derecede hücresel bozulma içeren ve kansere dönüşme riski taşıyan prekanseröz bir lezyon olduğu raporlandı. Bu bulgu, hastanın tedavi planının çok daha hassas bir şekilde ele alınmasını zorunlu kıldı.</p><strong>Multidisipliner Yaklaşım ile Organ Koruyucu Cerrahi</strong><p>Olası geniş bağırsak kaybına yol açabilecek subtotal kolektomi seçeneği gündeme gelse de, hasta için farklı bir yol tercih edildi. Uzman ekiplerin ortak değerlendirmesi sonucunda, daha kontrollü ve organ koruyucu bir cerrahi plan oluşturuldu.</p><p>Op. Dr. Cebrail Yetkin ve ekibi tarafından gerçekleştirilen laparoskopik low anterior rezeksiyon operasyonu ile kanserli doku başarıyla çıkarıldı. Bu yöntem sayesinde hastanın kalın bağırsağının büyük bölümü korunarak daha radikal bir cerrahi ihtiyacının önüne geçildi.</p><strong>Kapalı Ameliyatla Hızlı ve Sorunsuz İyileşme Süreci</strong><p>Operasyon sonrası hastada herhangi bir komplikasyon gelişmediği bildirildi. Minimal invaziv yani kapalı cerrahi yöntemin sağladığı avantajlarla hasta kısa sürede toparlanarak günlük yaşamına dönme aşamasına geldi.</p><p>Tedavi sürecinin ardından taburcu edilen hastanın takiplerinin ilgili birimler tarafından düzenli şekilde sürdürüldüğü aktarıldı.</p><strong>Tarama Testi Hayat Kurtardı Vurgusu</strong><p>Operasyonu gerçekleştiren Op. Dr. Cebrail Yetkin, vakaya ilişkin değerlendirmesinde erken tanının önemine dikkat çekti. Hastanın hiçbir belirti göstermemesine rağmen aile hekimliğinde yapılan rutin gaitada gizli kan testi (GGK) sayesinde hastalığın erken evrede yakalandığını ifade etti.</p><p>Yetkin, bu durumun koruyucu sağlık hizmetlerinin ve kanser tarama programlarının hayati rolünü bir kez daha ortaya koyduğunu belirterek, birçok hastanın bu sayede erken evrede tedavi şansı bulduğunu vurguladı.</p><strong>Modern Cerrahi ve Ekip Çalışmasıyla Başarı</strong><p>Yetkin ayrıca, hastaya uygulanan tedavinin güçlü bir ekip çalışmasının ürünü olduğunu dile getirdi. Onkolojik prensiplerden taviz verilmeden, minimal invaziv ve organ koruyucu cerrahi yaklaşımıyla başarılı bir sonuç elde edildiğini söyledi.</p><p>Gelişmiş endoskopik imkanlar ve ileri laparoskopik cerrahi deneyiminin birleşmesiyle hem hastalığın kontrol altına alındığı hem de yaşam kalitesinin korunmasının hedeflendiği ifade edildi.</p><strong>Erken Tanının Önemi Bir Kez Daha Ortaya Çıktı</strong><p>Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi&#39;nde yaşanan bu vaka, düzenli tarama testlerinin ve erken teşhisin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, özellikle risk grubundaki bireylerin tarama programlarını ihmal etmemesi gerektiğini vurguluyor.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/malatya-da-hayat-kurtaran-muda_1781870587_fAUB7C.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Malatya’da Hayat Kurtaran Müdahale! Kanser Erken Evrede Yakalandı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/malatya-da-hayat-kurtaran-muda_1781870587_fAUB7C.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Gizli Tehlike Büyüyor: Keneler Hangi Hastalıklara Yol Açıyor?]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/gizli-tehlike-buyuyor-keneler-hangi-hastaliklara-yol-aciyor/37913/</link>
            <description><![CDATA[Yaz aylarının gelmesiyle birlikte açık havada, piknik alanlarında ve ormanlarda vakit geçirmek isteyen vatandaşların sayısı hızla artarken doğada gizlenen mikroskobik tehlikeler halk sağlığını ciddi şekilde tehdit etmeye devam ediyor.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/gizli-tehlike-buyuyor-keneler-hangi-hastaliklara-yol-aciyor/37913/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 13:50:02 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Yaz aylarının gelmesiyle birlikte açık havada, piknik alanlarında ve ormanlarda vakit geçirmek isteyen vatandaşların sayısı hızla artarken doğada gizlenen mikroskobik tehlikeler halk sağlığını ciddi şekilde tehdit etmeye devam ediyor. Genellikle örümceğimsiler sınıfında yer alan ve 8 bacaklı olan keneler otlaklar, çalılıklar, orman altı florası ve yüksek otların bulunduğu nemli ekosistemlerde yaşamlarını son derece aktif bir şekilde sürdürüyor. Kendilerine yaklaşan canlıların yaydığı vücut ısısını, titreşimleri ve salgıladıkları karbondioksit gazını gelişmiş duyuları sayesinde uzaktan algılayan bu parazitler, uygun anı yakaladıklarında hızla hedef canlının üzerine tutunarak kan emme sürecini başlatıyor.</p><p data-path-to-node='3'>Bu zararlı canlıların çıplak gözle erkenden fark edilmesi özellikle gelişimlerinin ilk evresi olan larva ve nimf dönemlerinde oldukça zor bir hal alabiliyor. Doğal yaşam alanlarında yürüyüş yapan, tarım ve hayvancılık faaliyetleriyle uğraşan çok sayıda kişi farkında olmadan bu küçük eklembacaklıların açık hedefi haline geliyor. Üstelik kan emme işlemi esnasında deriye enjekte ettikleri özel bir anestezik sıvı sayesinde insan vücudunda herhangi bir acı veya kaşıntı hissi uyandırmadıkları için günlerce hiçbir belirti vermeden gizlice beslenmeye devam edebiliyorlar.</p><strong>Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Ve Diğer Ölümcül Enfeksiyon Riskleri</strong><p data-path-to-node='5'>Doğal ortamda bulunan her kene türü bünyesinde hastalık yapıcı patojenler barındırmasa da dışarıdan bakarak hangi canlının enfekte olduğunu laboratuvar ortamı dışında anlamak kesinlikle imkansızdır. Özellikle Türkiye genelinde belirli dönemlerde ciddi artış gösteren Kırım Kongo Kanamalı Ateşi kısa adıyla KKKA virüsü, erken müdahale edilmediğinde ölümcül sonuçlar doğurabilen en tehlikeli enfeksiyonların başında geliyor. Virüsü taşıyan parazitin insan derisine nüfuz ederek kan emmeye başlamasının ardından 1 ila 3 günlük kuluçka süresi tetikleniyor ve patojenler hızla dolaşım sistemine karışıyor.</p><p data-path-to-node='6'>Tehlikeli virüslerin yanı sıra Lyme hastalığı, anaplazmozis, tularemi ve kene kaynaklı ensefalit gibi çok sayıda ölümcül bakteriyel enfeksiyon da bu parazitler aracılığıyla insanlara kolayca aktarılabiliyor. Enfeksiyon sürecinin ilk klinik belirtileri genellikle aniden yükselen ateş, şiddetli baş ağrısı, yaygın kas ve eklem ağrıları ile aşırı halsizlik şeklinde kendisini açıkça gösteriyor. Doğru teşhis konulup zamanında tedaviye başlanmayan ileri evre vakalarda ise iç kanamalar ve akut organ yetmezlikleri baş göstererek hayati risk oranları %40,5 seviyelerine kadar tırmanışa geçiyor.</p><strong>Kene Isırması Durumunda Yapılması Gereken Doğru Müdahale Adımları</strong><p data-path-to-node='8'>İnsan vücudunun herhangi bir bölgesinde yerleşmiş bir kene fark edildiğinde panik dalgasına kapılmadan son derece soğukkanlı ve bilinçli bir şekilde hareket etmek gerekiyor. Paraziti ten üzerinden uzaklaştırmak amacıyla kesinlikle çıplak elle ezmek, zorlayarak koparmak ya da üzerine alkol, kolonya, gaz yağı ve sigara ateşi basmak gibi geleneksel ama son derece hatalı yöntemlere başvurulmamalıdır. Bu tarz bilinçsizce yapılan kimyasal ve fiziksel müdahaleler canlıyı yüksek strese sokarak midesinde barındırdığı tüm ölümcül mikropları doğrudan insanın kan dolaşımına kusmasına yol açıyor.</p><p data-path-to-node='9'>Önerilen en güvenli yöntem ince uçlu bir cımbız yardımıyla paraziti deriye en yakın noktadan sabitleyip dik bir açıyla yukarı doğru tek hamlede çekerek çıkarmaktır. Çıkarma işleminin başarıyla tamamlanmasının ardından ısırılan bölge bol sabunlu suyla iyice yıkanmalı ve vakit kaybetmeden antiseptik solüsyonlar kullanılarak dezenfekte edilmelidir. Müdahalenin arkasından geçen 10 ila 14 günlük kritik gözlem süresi boyunca kişi kendisini yüksek ateş, bulantı ve halsizlik yönünden çok sıkı bir takibe almalıdır.</p><strong>Açık Alanlarda Güvende Kalmak İçin Alınması Gereken Önlemler</strong><p data-path-to-node='11'>Ormanlık alanlar, mesire yerleri, otlaklar ve bağ bahçe gibi yüksek risk barındıran bölgelere planlanan ziyaretlerde giysi seçimine maksimum düzeyde özen gösterilmesi kritik önem taşıyor. Bacakları tamamen izole eden uzun pantolonlar tercih etmek ve pantolon paçalarını çorapların içerisine sıkıca sokmak parazitlerin tenle temas kurmasını engelleyen en basit 1 korunma formülüdür. Açık renkli kıyafetlerin giyilmesi de kumaş üzerine tırmanan koyu renkli küçük parazitlerin gözle erkenden fark edilmesini belirgin şekilde kolaylaştırarak koruyuculuğu artırıyor.</p><p data-path-to-node='12'>Açık hava etkinliklerinin tamamlanıp eve dönülmesinin hemen ardından hiç vakit kaybetmeden tüm aile bireylerinin vücut bütünlüğünü detaylı bir şekilde kontrol etmesi gerekiyor. Özellikle kulak arkası, ense bölgesi, koltuk altları, göbek deliği çevresi, kasıklar ve diz arkası gibi kıvrımlı ve sıcak dokular parazitlerin en sevdiği yerler olduğu için buralara ekstra hassasiyet gösterilmelidir. Alınacak bu basit bireysel tedbirler ve sergilenecek yüksek farkındalık sayesinde bulaşıcı hastalıkların ve olası can kayıplarının önüne geçmek %100,0 oranında başarıya ulaşıyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/gizli-tehlike-buyuyor-keneler-_1781680822_SyFEVl.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Gizli Tehlike Büyüyor: Keneler Hangi Hastalıklara Yol Açıyor? ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/gizli-tehlike-buyuyor-keneler-_1781680822_SyFEVl.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Malatya’dan Çıkan Bilimsel Çalışma Tıp Dünyasında Yankı Uyandırdı!]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/malatya-dan-cikan-bilimsel-calisma-tip-dunyasinda-yanki-uyandirdi/37861/</link>
            <description><![CDATA[Malatya’da Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Serkan Akpancar’ın katkı sunduğu bilimsel araştırma, uzun süreli omuz ağrısı yaşayan hastalar için umut verici bulgular ortaya koydu. Uluslararası tıp camiasında saygın yayınlar arasında gösterilen bir bilimsel dergide yayımlanan çalışma, proloterapi yönteminin omuz tendon rahatsızlıkları üzerindeki etkilerini kapsamlı şekilde değerlendirdi.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/malatya-dan-cikan-bilimsel-calisma-tip-dunyasinda-yanki-uyandirdi/37861/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 14:29:34 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Araştırmada elde edilen veriler, özellikle kronik omuz ağrılarıyla mücadele eden ve mevcut tedavilerden yeterli sonuç alamayan hastalar açısından dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu.</p><strong>120 Hastanın Verileri İncelendi</strong><p>Bilimsel çalışmada kronik rotator manşet yaralanması bulunan toplam 120 hasta takip edildi. Hastaların bir kısmına fiziksel egzersiz temelli tedavi uygulanırken, diğer grupta ultrason destekli proloterapi yöntemi tercih edildi.</p><p>Araştırma sonunda proloterapi uygulanan hastaların büyük bölümünün tedavi sürecinden memnun kaldığı belirlenirken, ağrı seviyelerinde anlamlı düşüş ve günlük yaşam aktivitelerini etkileyen omuz fonksiyonlarında önemli iyileşmeler gözlemlendi.</p><strong>Ameliyata Alternatif Bir Seçenek Olarak Değerlendiriliyor</strong><p>Çalışmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri ise proloterapinin bazı hasta gruplarında cerrahi müdahaleye alternatif oluşturabilecek potansiyele sahip olduğunun ortaya konulması oldu.</p><p>Vücudun kendi onarım mekanizmalarını harekete geçirmeyi amaçlayan bu enjeksiyon yöntemi, özellikle tendon ve bağ dokusu kaynaklı rahatsızlıklarda son yıllarda giderek daha fazla tercih ediliyor. Araştırma sonuçları, doğru hasta seçimi yapıldığında ameliyat dışı yöntemlerle de başarılı sonuçlar elde edilebileceğini gösterdi.</p><strong>Uluslararası Bilim Dünyasında İlgi Gördü</strong><p>Yayınlanmasının ardından tıp çevrelerinde dikkat çeken çalışma, farklı ülkelerde yürütülen araştırmalarda da kaynak gösterilmeye başlandı. Bu durum, elde edilen bulguların yalnızca Türkiye&#39;de değil, uluslararası bilim camiasında da karşılık bulduğunu ortaya koydu.</p><p>Uzmanlar, bilimsel çalışmaların farklı merkezlerde referans alınmasının araştırmanın güvenilirliği ve akademik etkisi açısından önemli bir gösterge olduğuna dikkat çekiyor.</p><strong>Doç. Dr. Akpancar&#39;dan Tedaviye İlişkin Değerlendirme</strong><p>Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Doç. Dr. Serkan Akpancar, uzun süredir devam eden omuz ağrılarında proloterapinin etkisini ortaya koymayı amaçladıklarını belirtti. Elde edilen verilerin beklentilerin üzerinde olduğunu ifade eden Akpancar, uygun hastalarda ameliyata gerek kalmadan başarılı sonuçlar alınabileceğinin bilimsel olarak gösterildiğini vurguladı.</p><strong>Malatya&#39;dan Bilime Katkı Sürmeye Devam Ediyor</strong><p>Spor yaralanmaları, tendon hastalıkları ve rejeneratif tedavi yöntemleri üzerine çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Serkan Akpancar, özellikle proloterapi alanındaki çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Uluslararası düzeyde ilgi gören bu araştırma, Malatya&#39;da yürütülen bilimsel çalışmaların dünya tıp literatürüne katkı sunmaya devam ettiğini bir kez daha ortaya koydu.</p><p>Bilimsel verilerle desteklenen çalışma, kronik omuz ağrılarının tedavisinde yeni yaklaşımların geliştirilmesine yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/malatya-dan-cikan-bilimsel-cal_1781609369_uMIpJe.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Malatya’dan Çıkan Bilimsel Çalışma Tıp Dünyasında Yankı Uyandırdı! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/malatya-dan-cikan-bilimsel-cal_1781609369_uMIpJe.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kas Yaşınız Kaç? Bakanlık Sahada Ölçüm Yapacak]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/kas-yasiniz-kac-bakanlik-sahada-olcum-yapacak/37619/</link>
            <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, toplumda fiziksel aktivite bilincini artırmayı hedefleyen “Hareket Yaşını Öğren, Sağlıklı Yaşa” kampanyası kapsamında bir ay boyunca sahada olacaklarını açıkladı. Kampanya ile vatandaşların hareket düzeylerinin ölçülmesi ve düzenli egzersiz alışkanlığının yaygınlaştırılması amaçlanıyor.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/kas-yasiniz-kac-bakanlik-sahada-olcum-yapacak/37619/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 15:31:38 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Türkiye genelinde başlatılan kampanyanın tanıtım programı Başkent Millet Bahçesi&#39;nde gerçekleştirildi. Etkinlikte konuşan Bakan Memişoğlu, Türkiye&#39;nin sağlık sisteminde son yıllarda önemli bir ilerleme kaydettiğini belirterek, sağlık hizmetlerinin uluslararası düzeyde örnek gösterildiğini ifade etti.</p><p>Memişoğlu, sağlıklı toplum hedefinin bakanlığın en temel önceliği olduğunu vurgulayarak, bireylerin yalnızca tedavi değil, koruyucu sağlık yaklaşımıyla da desteklenmesi gerektiğine dikkat çekti.</p><strong>Sağlıklı Yaşam İçin Hareket Şart Vurgusu</strong><p>Konuşmasında toplum sağlığını tehdit eden en önemli unsurların hareketsizlik, fazla kilo ve bağımlılıklar olduğunu belirten Memişoğlu, sağlıklı yaşam kültürünün yaygınlaştırılması için kapsamlı çalışmalar yürüttüklerini söyledi.</p><p>Geçtiğimiz yıl yürütülen 'Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa' programı kapsamında milyonlarca kişinin ölçümlerinin yapıldığını hatırlatan Bakan, ihtiyaç duyan vatandaşların sağlık merkezlerine yönlendirilerek destek aldığını ifade etti.</p><p>Bu süreçte vatandaşların toplamda yüzlerce tonluk kilo kaybı sağladığını belirten Memişoğlu, bunun toplum sağlığı açısından önemli bir kazanım olduğunu dile getirdi.</p><strong>Türkiye Genelinde 348 Sağlıklı Hayat Merkezi Aktif</strong><p>Sağlık altyapısına ilişkin bilgi veren Memişoğlu, ülke genelinde 348 Sağlıklı Hayat Merkezi bulunduğunu açıkladı. Bu merkezlerde diyetisyen, fizyoterapist, çocuk gelişim uzmanı ve çeşitli sağlık birimleriyle ücretsiz hizmet verildiğini belirtti.</p><p>Ayrıca kanser taramaları, gebe okulları ve koruyucu sağlık hizmetleri gibi birçok başlıkta vatandaşlara destek sunulduğunu ifade eden Bakan, aile hekimliği sistemiyle birlikte geniş bir sağlık ağı oluşturulduğunu söyledi.</p><strong>Kas Yaşı Daha Önemli Mesajı</strong><p>Yeni kampanyanın detaylarını paylaşan Memişoğlu, vatandaşların bir ay boyunca sahada ölçümlerle değerlendirileceğini belirterek, gerçek yaşın ötesinde 'hareket yaşı' kavramına dikkat çekti.</p><p>Bakan, kas ve fiziksel kapasitenin sağlıklı yaşamın en önemli göstergelerinden biri olduğunu vurgulayarak, düzenli hareketin bu yaşın genç tutulmasında kritik rol oynadığını ifade etti.</p><strong>Sahada Uygulamalı Testler Yapıldı</strong><p>Program kapsamında Bakan Memişoğlu&#39;na 'Sağlık Sokağı' alanında çeşitli fiziksel testler uygulandı. 30 saniye otur-kalk testi, denge ölçümleri ve el kavrama gücü değerlendirmesi yapıldı.</p><p>Etkinlikte ayrıca bisiklet süren ve vatandaşlarla basketbol oynayan Bakan, kampanyanın hareketli yaşam mesajını sahada da destekledi.</p><strong>Vatandaşlar Hareket Yaşına Göre Yönlendirilecek</strong><p>Kampanya kapsamında yapılan ölçümlerle vatandaşların hareket seviyeleri belirlenecek. İhtiyaç duyan kişiler, Sağlıklı Hayat Merkezlerinde fiziksel aktivite danışmanlığı ve egzersiz programlarına yönlendirilecek.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/kas-yasiniz-kac-bakanlik-sahad_1781181094_PZ6WJB.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kas Yaşınız Kaç? Bakanlık Sahada Ölçüm Yapacak ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/kas-yasiniz-kac-bakanlik-sahad_1781181094_PZ6WJB.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Çölyak Hastası Olanlar Bulgur Pilavı Yiyebilir Mi? Gluten İçeriği Merak Ediliyor!]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/colyak-hastasi-olanlar-bulgur-pilavi-yiyebilir-mi-gluten-icerigi-merak-ediliyor/37564/</link>
            <description><![CDATA[Dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen çölyak hastalığı, günümüzde en yaygın bağışıklık sistemi rahatsızlıkları arasında yer alıyor.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/colyak-hastasi-olanlar-bulgur-pilavi-yiyebilir-mi-gluten-icerigi-merak-ediliyor/37564/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 15:12:02 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen çölyak hastalığı, günümüzde en yaygın bağışıklık sistemi rahatsızlıkları arasında yer alıyor. Kronik bir sindirim sistemi problemi olan bu hastalık, tüketilen gıdaların içeriğine azami dikkat gösterilmesini zorunlu kılıyor. Türkiye genelinde de teşhis edilen hasta sayısı her geçen gün artarken, bireylerin günlük yaşamlarında tükettikleri temel besin maddelerinin içerikleri hayati bir önem taşıyor. Özellikle geleneksel Türk mutfağının vazgeçilmez lezzetlerinden biri olan bulgurun, bu hastalar tarafından tüketilip tüketilemeyeceği sorusu tıp dünyasında ve hasta yakınları arasında geniş bir yankı buluyor. Sağlıklı bir yaşam sürdürmek isteyen bireyler, mutfaklarındaki alışkanlıkları tamamen değiştirmek zorunda kalıyor.</p><p data-path-to-node='2'>Uzmanlar tarafından yapılan son araştırmalar, toplumun yaklaşık %1,0 oranındaki kısmının bu hassasiyete sahip olduğunu gösteriyor. Teşhis konulan hastaların yaşam boyu sürecek sıkı bir disiplin altına girmesi gerekirken, beslenme listelerindeki en ufak bir hata dahi ciddi klinik tablolara yol açabiliyor. Sindirim sisteminin üst bölümlerinde hasara neden olan protein yapıları, vücudun besin emilim mekanizmasını tamamen bozabiliyor. Bu durum, hastaların market alışverişlerinden evdeki yemek hazırlama süreçlerine kadar her aşamada son derece seçici davranmalarını gerektiriyor. Bilgi kirliliğinin yoğun olduğu internet ortamında ise çölyak hastalarının hangi tahıllardan uzak durması gerektiği konusu büyük bir tartışma odağı haline geliyor.</p><strong>Buğday Kaynaklı Besinlerin İnce Bağırsak Üzerindeki Olumsuz Etkileri</strong><p data-path-to-node='4'>Çölyak hastalığının temelinde, arpa, çavdar ve buğday gibi tahıllarda yoğun olarak bulunan gluten isimli bir protein molekülü yer alıyor. Bu protein, çölyak hastalarının vücuduna girdiğinde bağışıklık sistemi tarafından bir tehdit olarak algılanıyor ve savunma mekanizması harekete geçiyor. İnce bağırsaktaki emilimi sağlayan villus adı verilen küçük tüysüz yapıların zarar görmesi, tüketilen diğer faydalı besinlerin, vitaminlerin ve minerallerin emilmesini kalıcı olarak engelliyor. Tıbbi verilere göre, sadece 1 miligram gibi çok küçük bir gluten miktarı bile hassas bağırsak dokusunda iltihaplanma sürecini başlatmaya yetiyor. Bu durum, kronik halsizlik, kansızlık ve şiddetli karın ağrıları gibi semptomlarla kendini göstererek hastanın yaşam kalitesini doğrudan düşürüyor.</p><p data-path-to-node='5'>Hastalığın kontrol altına alınabilmesi amacıyla uygulanan tek tedavi yöntemi, gluten içeren tüm unsurların beslenme programından tamamen çıkarılması olarak biliniyor. İlaçla tedavisi bulunmayan bu rahatsızlıkta, diyet kurallarına %100 oranında uyum sağlamak tek çözüm yolu olarak öne çıkıyor. Sindirim sisteminde meydana gelen tahribatın geri döndürülebilmesi için bağırsakların hiçbir şekilde bu yabancı proteinle temas etmemesi gerekiyor. Klinik gözlemler, diyetine tam uyum sağlayan bireylerin bağırsak yapılarının yaklaşık 6 ay ile 24 ay arasındaki bir sürede tamamen yenilendiğini kanıtlıyor. Ancak bu süreçte yapılacak en küçük bir diyet ihlali, tüm iyileşme sürecini sıfırlayarak bağırsakları yeniden eski hasarlı durumuna getirebiliyor.</p><strong>Geleneksel Bulgur Pilavının İçeriğindeki Gizli Gluten Riski</strong><p data-path-to-node='7'>Anadolu kültürünün en temel gıda maddelerinden biri olan bulgur, sert buğday tanelerinin kaynatılması, kurutulması ve ardından değirmenlerde kırılmasıyla elde ediliyor. Endüstriyel ya da geleneksel yöntemlerle yapılan bu işlemlerin hiçbiri, buğdayın özünde yer alan gluten proteininin kimyasal yapısını değiştirmiyor veya ortadan kaldırmıyor. Bu nedenle, sofralarda sıkça yer alan ve oldukça sağlıklı bir karbonhidrat kaynağı olarak bilinen bulgur pilavı, çölyak hastaları için son derece tehlikeli gıdalar sınıfına giriyor. Besin değeri ne kadar yüksek olursa olsun, buğday kökenli tüm ürünler gibi bulgur da bu özel hastalar için kesin bir yasaklı madde olarak tanımlanıyor. Tüketimi durumunda vücutta ani ve şiddetli reaksiyonlerin gelişmesi kaçınılmaz bir hal alıyor.</p><p data-path-to-node='8'>Mutfaklarda yapılan yemeklerin pişirilme sıcaklıkları ya da kaynatma süreleri de gluten bağlarını koparmaya yetmiyor. Yüksek ısılarda pişirilen bulgur pilavı, protein yapısını koruduğu için çölyak hastalarının sindirim kanalında doğrudan yıkıma yol açmaya devam ediyor. Toplumda bazen bulgurun işlenmiş olması sebebiyle daha hafif veya zararsız olduğu yönünde yanlış bir inanış bulunsa da, bu durum bilimsel gerçeklerle tamamen çelişiyor. Sağlık otoriteleri, çölyak tanısı almış hiçbir bireyin tabağına tek bir adet bile bulgur tanesinin girmemesi gerektiği konusunda net uyarılarda bulunuyor. Dolayısıyla mutfakta hazırlanan menülerde bu tarz geleneksel tahılların yerine tamamen farklı ve güvenli bitkisel kaynakların konumlandırılması zorunluluk arz ediyor.</p><strong>Alternatif Tahıllar İle Sağlıklı Ve Güvenli Tabaklar Hazırlama Yolları</strong><p data-path-to-node='10'>Bulgur pilavından uzak durmak zorunda kalan çölyak hastaları için mutfakta lezzetli ve besleyici alternatifler geliştirmek hiç de zor görünmüyor. Doğal olarak bünyesinde hiçbir şekilde gluten barındırmayan pirinç, kinoa, karabuğday ve mısır gibi bitkisel kaynaklar, güvenli birer karbonhidrat deposu olarak sofraları süsleyebiliyor. Özellikle karabuğday ve kinoa, içerdikleri yüksek lif ve bitkisel protein oranları sayesinde bulgurun eksikliğini aratmayacak kadar zengin bir besin profili sunuyor. Bu malzemelerle hazırlanan pilavlar, hem sindirim sistemini yormuyor hem de vücudun ihtiyaç duyduğu enerjiyi güvenli bir yoldan karşılamaya imkan tanıyor. Doğru pişirme teknikleriyle çeşitlendirilen bu tarifler, hastaların sosyal yaşamda kendilerini kısıtlanmış hissetmelerinin de önüne geçiyor.</p><p data-path-to-node='11'>Ancak alternatif gıdalar hazırlanırken dikkat edilmesi gereken en kritik noktalardan birini çapraz bulaşma riski oluşturuyor. Güvenli tahılların, buğday ürünlerinin işlendiği değirmenlerde veya paketleme tesislerinde işlem görmesi, havada uçuşan un zerrelerinin bu ürünlere bulaşmasına neden olabiliyor. Bu durum, tamamen glütensiz olduğu düşünülen bir pirinç pilavının bile testlerde %0,02 oranından fazla gluten içermesine yol açarak hastaları riske atabiliyor. Bu nedenle ev ortamında yemek pişirirken kullanılan kaşık, tencere ve kesme tahtası gibi araçların da daha önce buğdaylı bir gıdayla temas etmemiş olması büyük önem taşıyor. Çölyak hastaları için güvenli bir mutfak tasarlamak, sadece doğru malzemeyi seçmekle bitmeyip titiz bir hazırlık sürecini de beraberinde getiriyor.</p><strong>Sağlıklı Yaşam İçin Paket Verilerindeki Etiket Okuma Alışkanlığı</strong><p data-path-to-node='13'>Gelişen gıda endüstrisi, çölyak hastalarının yaşamlarını kolaylaştırmak adına her geçen gün yeni adımlar atmaya devam ediyor. Günümüzde market raflarında yer alan birçok hazır ürünün üzerinde, yasal mevzuatlara uygun olarak basılmış özel logolar ve ibareler bulunuyor. Çölyak hastalarının alışveriş yaparken ürün ambalajlarının arkasında yer alan içerik listelerini son derece dikkatli bir şekilde incelemesi gerekiyor. Üzerinde kesin olarak glütensiz ifadesi yer almayan, çapraz bulaşma uyarısı bulunduran hiçbir paketli gıdanın satın alınmaması hayati bir önem taşıyor. Bilinçli bir tüketici olmak, bu kronik rahatsızlıkla mücadele etmenin ve uzun vadeli komplikasyonları önlemenin en temel şartı olarak kabul ediliyor.</p><p data-path-to-node='14'>Tıp uzmanları ve beslenme danışmanları, hastaların sosyal ortamlarda veya restoranlarda yemek yerken de aynı hassasiyeti sürdürmeleri gerektiğini belirtiyor. Dışarıda tüketilen yemeklerin soslarında, kıvam arttırıcılarında veya baharat karışımlarında buğday nişastası kullanılma ihtimali her zaman %50,0 civarında bir olasılık barındırıyor. Bu gizli tehlikelerden korunmak için çölyak hastalarının yaşam alanlarını ve sosyal alışkanlıklarını tamamen glütensiz bir felsefeye göre yeniden inşa etmesi gerekiyor. Sağlıklı, dengeli ve doğru planlanmış bir beslenme programı sayesinde, çölyak hastalarının bağırsak sağlığını koruyarak son derece konforlu ve uzun bir ömür sürmeleri mümkün hale geliyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/colyak-hastasi-olanlar-bulgur-_1781082654_sh0gO3.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Çölyak Hastası Olanlar Bulgur Pilavı Yiyebilir Mi? Gluten İçeriği Merak Ediliyor! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/colyak-hastasi-olanlar-bulgur-_1781082654_sh0gO3.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kanserle Mücadelede Tarihi Adım! Başlamadan Durduracak Aşı İçin Geri Sayım]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/kanserle-mucadelede-tarihi-adim-baslamadan-durduracak-asi-icin-geri-sayim/37493/</link>
            <description><![CDATA[Bilim dünyasında büyük yankı uyandıran yeni bir araştırma, kanserle mücadelede alışılmış yaklaşımların ötesine geçmeyi hedefliyor. İngiltere’de yürütülen çalışma kapsamında geliştirilen deneysel bir aşı, hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi etmek yerine, yüksek risk taşıyan bireylerde kanser oluşumunu engellemeye odaklanıyor.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/kanserle-mucadelede-tarihi-adim-baslamadan-durduracak-asi-icin-geri-sayim/37493/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 11:06:20 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Oxford Üniversitesi ile biyoteknoloji şirketi Moderna&#39;nın ortak çalışmasıyla geliştirilen yeni nesil aşı, özellikle kalıtsal yatkınlığı bulunan kişilerde bağırsak ve yumurtalık kanseri riskini azaltmayı amaçlıyor. Araştırmacılar, ilk insan uygulamalarının yaz aylarında başlamasını planlıyor.</p><strong>Genetik Kanser Riskine Karşı Yeni Koruma Kalkanı</strong><p>Çalışmanın merkezinde, kalıtsal olarak nesilden nesile aktarılabilen ve birçok kanser türüyle ilişkilendirilen Lynch sendromu bulunuyor. DNA hasarlarını onarmakla görevli genlerdeki bozukluklardan kaynaklanan bu durum, taşıyıcı bireylerde yaşam boyu ciddi sağlık riskleri oluşturabiliyor.</p><p>Uzmanlara göre Lynch sendromuna sahip kişilerde bağırsak kanseri görülme olasılığı belirgin şekilde yükselirken, rahim, yumurtalık, mide ve pankreas kanserleri açısından da dikkat çekici bir risk artışı ortaya çıkıyor. Araştırmacılar, toplumda bu genetik yatkınlığı taşıyan çok sayıda kişinin durumundan habersiz yaşadığına dikkat çekiyor.</p><p>Geliştirilen aşı, kanser hücreleri oluşup yayılmadan önce ortaya çıkan biyolojik değişimleri hedef alarak bağışıklık sisteminin erken müdahale etmesini sağlamayı amaçlıyor.</p><strong>mRNA Teknolojisi İlk Kez Kanseri Önlemek İçin Kullanılacak</strong><p>Covid-19 döneminde dünya genelinde yaygın şekilde kullanılan mRNA teknolojisi, bu kez farklı bir amaç için sahaya çıkıyor. Yeni çalışmada teknoloji, bağışıklık sistemine belirli hücresel değişimleri tanıması için genetik bilgi aktaracak.</p><p>Araştırma ekibi, aşının vücudu olası tehditlere karşı önceden hazırlayan bir eğitim mekanizması gibi çalışacağını belirtiyor. Böylece bağışıklık hücrelerinin, kansere dönüşme potansiyeli taşıyan anormal hücreleri erken aşamada fark ederek etkisiz hale getirmesi hedefleniyor.</p><p>Bilim insanları, koruyucu etkinin uzun vadede devam etmesi için ilerleyen yıllarda destek dozlarına ihtiyaç duyulabileceğini de değerlendiriyor.</p><strong>İlk Klinik Süreç Bu Yaz Başlıyor</strong><p>Araştırmanın ilk aşamasında, aşının güvenlik profili ve en etkili doz seviyeleri incelenecek. Elde edilecek veriler doğrultusunda çalışmanın daha geniş katılımcılarla devam etmesi planlanıyor.</p><p>Uzmanlar, klinik denemelerin başarılı sonuç vermesi halinde yalnızca genetik risk grubundaki bireylerin değil, daha önce kanser tedavisi görmüş kişilerin de yeniden hastalık geliştirme ihtimalinin azaltılabileceğini ifade ediyor.</p><strong>Kanser Aşılarında Yeni Bir Dönemin Kapısı Aralanabilir</strong><p>Araştırmacılar, bu çalışmadan elde edilecek sonuçların yalnızca Lynch sendromuyla ilişkili kanser türleriyle sınırlı kalmayabileceğini düşünüyor. Bağışıklık sisteminin kanser öncesi değişimleri tanıma kapasitesine ilişkin elde edilecek veriler, gelecekte daha yaygın görülen farklı kanser türlerine yönelik koruyucu aşıların geliştirilmesine de zemin hazırlayabilir.</p><p>Tıp dünyasında heyecan yaratan proje, kanserin tedavi edilmesinden çok ortaya çıkmasının önlenmesine odaklanan yeni bir yaklaşımın habercisi olarak değerlendiriliyor. Eğer beklenen sonuçlar alınırsa, kanserle mücadelede uzun yıllardır süren paradigmada önemli bir değişim yaşanabilir.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/kanserle-mucadelede-tarihi-adi_1780992376_Y6WTnX.PNG" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kanserle Mücadelede Tarihi Adım! Başlamadan Durduracak Aşı İçin Geri Sayım ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/kanserle-mucadelede-tarihi-adi_1780992376_Y6WTnX.PNG"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yazın Bu Hataları Yapıyorsanız Cildiniz Tehlikede Olabilir!]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/yazin-bu-hatalari-yapiyorsaniz-cildiniz-tehlikede-olabilir/37368/</link>
            <description><![CDATA[Sıcak havaların etkisini artırdığı yaz döneminde birçok kişi daha parlak, sağlıklı ve genç görünen bir cilde sahip olmak için bakım rutinlerine ağırlık veriyor. Ancak uzmanlar, bilinçsiz şekilde uygulanan bazı bakım yöntemlerinin fayda yerine zarar verebildiğini belirtiyor. Özellikle güneş ışınlarının yoğun olduğu günlerde yapılan yanlış uygulamalar, cilt lekelerinden tahrişe kadar birçok sorunu beraberinde getirebiliyor.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/yazin-bu-hatalari-yapiyorsaniz-cildiniz-tehlikede-olabilir/37368/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 17:10:09 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Uzman Estetisyen Songül Dila Aygün, yaz mevsiminde en sık karşılaşılan bakım hatalarının başında asit içerikli ürünlerin gündüz kullanılması olduğunu söyledi. Glikolik asit, laktik asit ve salisilik asit gibi içeriklerin cildi güneşe karşı daha hassas hale getirebildiğini belirten Aygün, bu ürünlerin özellikle güneş ışınlarının yoğun olduğu saatlerde kullanılmasının ciddi lekelenmelere yol açabileceğini ifade etti.</p><p>Uzmanlar, bu tür ürünlerin mümkün olduğunca gece bakım rutininde tercih edilmesini, güneş maruziyetinin yüksek olduğu dönemlerde ise kullanım sıklığının azaltılmasını öneriyor.</p><strong>Deniz ve Havuz Sonrası Yapılan İhmal Risk Oluşturuyor</strong><p>Yaz aylarında sıkça karşılaşılan bir diğer hata ise deniz veya havuz sonrasında cildin yeterince temizlenmemesi olarak gösteriliyor. Tuzlu su ve klorun cilt üzerinde uzun süre kalmasının koruyucu bariyeri zayıflatabileceği belirtilirken, bu durumun kuruluk, hassasiyet ve tahriş gibi problemlere neden olabileceği vurgulanıyor.</p><p>Cildin sağlıklı yapısını koruyabilmesi için yüzme sonrasında temiz suyla durulanması ve uygun nemlendirici ürünlerle desteklenmesi tavsiye ediliyor.</p><strong>Yanlış Zamanlanan Uygulamalar Kalıcı Lekelere Yol Açabilir</strong><p>Cilt yenileme amacıyla yapılan bazı profesyonel işlemlerin yaz döneminde daha dikkatli planlanması gerektiği belirtiliyor. Mikroiğneleme, derin kimyasal peeling ve lazer uygulamalarının yeterli güneş koruması sağlanmadan yapılmasının beklenmeyen sonuçlar doğurabileceği ifade ediliyor.</p><p>Uzmanlara göre bu tür işlemler sonrasında cilt güneş ışınlarına karşı daha savunmasız hale geliyor. Koruyucu önlemlerin ihmal edilmesi durumunda kalıcı lekelenmeler ve renk düzensizlikleri ortaya çıkabiliyor.</p><strong>C Vitamini Hakkındaki Yanlış Bilinenler</strong><p>Toplumda yaygın şekilde kabul gören 'C vitamini yazın kullanılmaz' düşüncesinin gerçeği yansıtmadığını belirten Aygün, doğru ürün tercih edildiğinde C vitamininin güneş koruyucularla birlikte kullanılabileceğini söyledi.</p><p>Antioksidan özelliği sayesinde çevresel faktörlere karşı koruma sağlayabilen C vitamini serumlarının, özellikle sabah bakım rutinlerinde destekleyici bir rol üstlenebildiği ifade ediliyor. Ancak yüksek konsantrasyonlu ürünlerin hassas ciltlerde reaksiyon oluşturabileceği, oksitlenmiş ürünlerin ise kullanılmaması gerektiği belirtiliyor.</p><strong>Retinol Kullanımında Saat Seçimi Önemli</strong><p>Retinol ve retinal içeren bakım ürünlerinin yaz aylarında tamamen bırakılmasının gerekli olmadığını ifade eden uzmanlar, bu içeriklerin kullanım zamanına dikkat edilmesi gerektiğini belirtiyor.</p><p>Bu ürünlerin yalnızca akşam saatlerinde uygulanması gerektiği vurgulanırken, gündüz saatlerinde ise yüksek koruma faktörlü güneş kremi kullanımının ihmal edilmemesi gerektiği ifade ediliyor. Özellikle deniz tatili gibi yoğun güneş maruziyetinin yaşandığı dönemlerde kullanım sıklığının yeniden düzenlenmesi öneriliyor.</p><strong>Parfüm Kullanımı da Lekelenmeye Neden Olabiliyor</strong><p>Yaz aylarında sık yapılan hatalardan biri de parfüm ve kolonyanın doğrudan güneş gören bölgelere uygulanması olarak gösteriliyor. Uzmanlar, bazı koku içeriklerinin güneş ışınlarıyla etkileşime girerek ciltte koyu renkli lekeler oluşturabileceğine dikkat çekiyor.</p><p>Özellikle boyun, dekolte bölgesi ve bileklere uygulanan ürünlerin güneş altında fototoksik reaksiyonlara yol açabileceği belirtiliyor.</p><strong>Yaz Döneminde İdeal Cilt Bakımı Nasıl Olmalı?</strong><p>Uzmanlara göre yaz aylarında etkili bir cilt bakım rutini; cildi nazikçe temizleyen bir ürün, ihtiyaca göre C vitamini desteği, nemlendirici ve mutlaka geniş spektrumlu SPF 50+ güneş koruyucudan oluşmalı.</p><p>Akşam saatlerinde ise cildin temizlenmesinin ardından retinol veya retinal içeren ürünlerin kullanılması ve son aşamada nem desteği sağlanması öneriliyor. Uzmanlar, yaz boyunca genç ve sağlıklı bir cilt görünümünün temel anahtarının düzenli güneş koruması olduğunun altını çiziyor. Güneşten yeterince korunulmayan durumlarda en kapsamlı bakım rutinlerinin bile beklenen etkiyi göstermesi zorlaşıyor.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/yazin-bu-hatalari-yapiyorsaniz_1780755006_iCLsrA.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yazın Bu Hataları Yapıyorsanız Cildiniz Tehlikede Olabilir! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/yazin-bu-hatalari-yapiyorsaniz_1780755006_iCLsrA.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[DSÖ’den Küresel Gıda Güvenliği Uyarısı!]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/dso-den-kuresel-gida-guvenligi-uyarisi/37316/</link>
            <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü, dünya genelinde giderek büyüyen gıda güvenliği sorununa dikkat çekerek, küresel ölçekte milyonlarca insanın hem gıdaya erişim hem de güvenli beslenme konusunda ciddi risklerle karşı karşıya olduğunu açıkladı. Kurumun paylaştığı veriler, gıda kaynaklı sağlık sorunlarının ulaştığı boyutu gözler önüne sererken, uluslararası iş birliğinin önemini bir kez daha gündeme taşıdı.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/dso-den-kuresel-gida-guvenligi-uyarisi/37316/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 17:31:49 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Birleşmiş Milletler Cenevre Ofisi&#39;nde düzenlenen toplantıda değerlendirmelerde bulunan Dünya Sağlık Örgütü yetkilileri, gıda güvensizliğinin artık yalnızca belirli bölgelerin değil, küresel ölçekte milyonlarca insanın ortak sorunu haline geldiğini vurguladı.</p><p>Paylaşılan verilere göre, dünya nüfusunun önemli bir bölümü yeterli ve güvenli gıdaya erişimde zorluk yaşarken, bu durum her dokuz kişiden birini doğrudan etkileyen ciddi bir kriz olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, sorunun ekonomik ve sosyal etkilerinin de giderek arttığına dikkat çekiyor.</p><strong>Gıda Kaynaklı Hastalıklar Hl Büyük Tehdit Oluşturuyor</strong><p>Dünya Gıda Güvenliği Günü kapsamında yapılan açıklamalarda, güvenli olmayan gıdaların yol açtığı sağlık sorunlarının küresel çapta ciddi sonuçlar doğurduğu belirtildi. Özellikle gıda kaynaklı hastalıkların milyonlarca insanı etkilediği ve her yıl çok sayıda can kaybına neden olduğu ifade edildi.</p><p>Uzmanlar, üretimden tüketime kadar uzanan süreçte meydana gelen hijyen ve denetim eksikliklerinin, halk sağlığını tehdit eden önemli unsurlar arasında yer aldığını belirtiyor.</p><strong>Gıda Güvenliği Ortak Sorumluluk Gerektiriyor</strong><p>Bu yıl 'Yükten Çözümlere: Her Yerde Güvenli Gıda' temasıyla gerçekleştirilen Dünya Gıda Güvenliği Günü etkinliklerinde, sorunların tespit edilmesinin yanı sıra çözüm odaklı adımların da önem taşıdığı vurgulandı.</p><p>Yetkililer, tarım uygulamalarının geliştirilmesi, gıda üretim süreçlerinde daha etkin denetim mekanizmalarının kurulması ve çevresel risklerin azaltılması gerektiğini ifade etti. İnsan sağlığı, hayvan sağlığı, bitki sağlığı ve çevresel faktörlerin birlikte değerlendirilmesini esas alan 'Tek Sağlık' yaklaşımının küresel mücadelede önemli bir rol üstlendiği belirtildi.</p><strong>Çocuklar En Hassas Grup Olarak Öne Çıkıyor</strong><p>Dünya Sağlık Örgütü tarafından yayımlanan son değerlendirmelerde, güvenli olmayan gıdaların her yıl yüz milyonlarca hastalık vakasına neden olduğu tahmin edilirken, bu durumun özellikle çocuklar üzerinde daha ağır sonuçlar doğurduğu kaydedildi.</p><p>Uzmanlar, çocukların bağışıklık sistemlerinin daha hassas olması nedeniyle gıda kaynaklı risklerden daha fazla etkilendiğini belirterek, koruyucu önlemlerin güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.</p><strong>Uluslararası İş Birliği Çağrısı Yapıldı</strong><p>Küresel gıda güvenliği sorunuyla mücadelede ülkelerin ortak hareket etmesinin önemine dikkat çeken yetkililer, etkili denetim sistemleri, bilimsel veri paylaşımı ve koordineli politikalar sayesinde birçok hastalık ve ölümün önlenebileceğini ifade etti.</p><p>Gıda güvenliğinin yalnızca sağlık alanını değil, ekonomik istikrarı, sosyal refahı ve sürdürülebilir kalkınmayı da doğrudan etkileyen bir konu olduğuna işaret edilirken, tüm paydaşların sorumluluk üstlenmesi gerektiği mesajı verildi.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/dso-den-kuresel-gida-guvenligi_1780669905_lco36K.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ DSÖ’den Küresel Gıda Güvenliği Uyarısı! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/dso-den-kuresel-gida-guvenligi_1780669905_lco36K.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Malatya’da Onkoloji Hastalarını Sevindiren Gelişme!]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/malatya-da-onkoloji-hastalarini-sevindiren-gelisme/37265/</link>
            <description><![CDATA[Malatya’da sağlık alanında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Onkoloji çalışmalarındaki akademik birikimi ve uzun yıllara dayanan tecrübesiyle tanınan Prof. Dr. Hakan Harputluoğlu, yeniden İnönü Üniversitesi kadrosuna katıldı. Edinilen bilgilere göre Harputluoğlu, 1 Haziran 2026 tarihi itibarıyla üniversitedeki görevine resmen başladı.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/malatya-da-onkoloji-hastalarini-sevindiren-gelisme/37265/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 17:38:18 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Yıllar boyunca Malatya başta olmak üzere çevre illerden gelen çok sayıda hastanın tedavi sürecinde görev alan Prof. Dr. Hakan Harputluoğlu, 2023 yılında üniversiteden ayrılarak çalışmalarını farklı bir sağlık kuruluşunda sürdürmüştü. Tecrübeli akademisyenin yeniden İnönü Üniversitesi&#39;ne dönmesi, özellikle onkoloji tedavisi gören hastalar ve aileleri tarafından olumlu karşılandı.</p><p>Kanser tedavisinde uzman kadroların ve deneyimli hekimlerin büyük önem taşıdığına dikkat çekilirken, Harputluoğlu&#39;nun akademik ve klinik tecrübesinin bölgedeki sağlık hizmetlerine katkı sağlaması bekleniyor.</p><strong>Onkoloji Hizmetlerine Katkı Sunması Bekleniyor</strong><p>Uzmanlar, kanserle mücadelede yalnızca tıbbi tedavi yöntemlerinin değil, hasta ile hekim arasında kurulan güven ilişkisinin de önemli bir yere sahip olduğunu vurguluyor. Bu nedenle deneyimli hekimlerin sağlık kurumlarındaki varlığı, hastalar açısından ayrı bir değer taşıyor.</p><p>Prof. Dr. Hakan Harputluoğlu&#39;nun yeniden göreve başlamasıyla birlikte hem eğitim faaliyetlerinde hem de onkoloji alanındaki klinik çalışmalarda yeni bir dönemin başlaması bekleniyor. Sağlık çevreleri, deneyimli akademisyenin bilgi birikiminin üniversiteye ve bölgedeki sağlık hizmetlerine önemli katkılar sunacağı görüşünde birleşiyor.</p><strong>Sağlık Camiasından Destek Mesajları</strong><p>Göreve dönüş haberinin ardından sağlık çalışanları, meslektaşları ve çok sayıda hasta yakını tarafından Prof. Dr. Harputluoğlu&#39;na başarı dilekleri iletildi. Yeniden üniversite bünyesinde görev alacak olan deneyimli ismin, bölgedeki onkoloji hizmetlerinin gelişimine katkı sağlaması ve hastaların tedavi süreçlerinde önemli bir rol üstlenmesi bekleniyor.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/malatya-da-onkoloji-hastalarin_1780583896_TpEPLI.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Malatya’da Onkoloji Hastalarını Sevindiren Gelişme! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/malatya-da-onkoloji-hastalarin_1780583896_TpEPLI.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Malatya’da Sağlık Buluşması! Ünlü Uzmanlar Bir Araya Geliyor]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/malatya-da-saglik-bulusmasi-unlu-uzmanlar-bir-araya-geliyor/37263/</link>
            <description><![CDATA[Malatya, yaz sonunda sağlık alanında uluslararası ölçekte önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Malatya Turgut Özal Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı, Yeşilyurt Belediyesi ve Acil Tıp Uzmanları Derneği iş birliğinde gerçekleştirilecek Uluslararası Pediatrik Aciller Kongresi, 28-30 Ağustos 2026 tarihlerinde uzmanları aynı platformda buluşturacak.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/malatya-da-saglik-bulusmasi-unlu-uzmanlar-bir-araya-geliyor/37263/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 17:34:15 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Çocuk acil tıbbında yaşanan son gelişmelerin değerlendirileceği organizasyonda, farklı ülkelerden ve Türkiye&#39;nin çeşitli şehirlerinden akademisyenler, hekimler ve sağlık profesyonelleri bilgi ve deneyim paylaşımında bulunacak.</p><strong>Bilimsel Oturumlarda Kritik Konular Masaya Yatırılacak</strong><p>Kongre kapsamında çocuk hastaların acil müdahale süreçlerinde karşılaşılan güncel sorunlar ve çözüm yöntemleri ele alınacak. Travma vakaları, zehirlenmeler, yoğun bakım gerektiren kritik hastalar, afet dönemlerinde çocuk sağlığı yönetimi ve ileri yaşam desteği uygulamaları gibi birçok başlık uzmanların sunumlarıyla değerlendirilecek.</p><p>Katılımcılar, güncel bilimsel çalışmaların yanı sıra sahada edinilen tecrübeleri de paylaşma fırsatı bulacak. Böylece çocuk acil servislerinde görev yapan sağlık çalışanlarının mesleki gelişimine katkı sunulması hedefleniyor.</p><strong>REBOA Ve ECMO Eğitimleri Dikkat Çekiyor</strong><p>Kongrenin öne çıkan bölümlerinden biri de uygulamalı eğitim programları olacak. Özellikle ileri düzey bilgi ve teknik donanım gerektiren REBOA ve ECMO eğitimlerinin programda yer alması sağlık camiasında büyük ilgi uyandırdı.</p><p>Uzman eğitmenler eşliğinde gerçekleştirilecek kursların, sağlık çalışanlarının kritik hasta yönetimindeki becerilerini geliştirmesi ve bölgedeki tıbbi eğitim kapasitesine katkı sağlaması bekleniyor.</p><strong>Malatya&#39;nın Akademik Gücü Ön Plana Çıkacak</strong><p>Kongre Sekreteri ve Malatya Turgut Özal Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Turgut Dolanbay, organizasyonun yalnızca bilimsel içerikle sınırlı olmadığını, aynı zamanda Malatya&#39;nın sağlık ve eğitim alanındaki potansiyelini ortaya koyacağını ifade etti.</p><p>Dolanbay, kentin son yıllarda yaşadığı zorluklara rağmen bilimsel üretimden uzaklaşmadığını belirterek, bu tür organizasyonların Malatya&#39;nın akademik kimliğini güçlendirdiğini ve uluslararası görünürlüğünü artırdığını vurguladı.</p><strong>Kentin Tarihi Ve Kültürel Zenginlikleri Tanıtılacak</strong><p>Bilimsel oturumların yanı sıra kongreye katılacak misafirler için çeşitli tanıtım programları da planlandı. Malatya&#39;nın tarihi ve doğal güzelliklerini yakından tanıma fırsatı bulacak katılımcılar, kentin önemli destinasyonlarını ziyaret edecek.</p><p>Program kapsamında özellikle Levent Vadisi ve Arslantepe Höyüğü başta olmak üzere Malatya&#39;nın öne çıkan kültürel miras alanlarının tanıtılması hedefleniyor.</p><strong>Yeni Akademik İş Birliklerinin Kapısını Aralayacak</strong><p>Malatya Turgut Özal Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Sezer de kongrenin yalnızca bilgi paylaşımı açısından değil, yeni araştırma projeleri ve akademik ortaklıkların kurulması bakımından da önemli fırsatlar sunacağını belirtti.</p><p>Uluslararası katılımla gerçekleştirilecek organizasyonun, sağlık dünyası ile akademik çevreleri aynı zeminde buluşturmasının yanı sıra Malatya&#39;nın bilim, sağlık ve eğitim alanlarındaki konumunu daha da güçlendirmesi bekleniyor.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/malatya-da-saglik-bulusmasi-un_1780583653_PNILml.JPG" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Malatya’da Sağlık Buluşması! Ünlü Uzmanlar Bir Araya Geliyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/malatya-da-saglik-bulusmasi-un_1780583653_PNILml.JPG"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Afrika’daki Salgın Avrupa ve Güney Amerika’yı Harekete Geçirdi!]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/afrika-daki-salgin-avrupa-ve-guney-amerika-yi-harekete-gecirdi/37165/</link>
            <description><![CDATA[Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde etkisini sürdüren Ebola salgınıyla ilgili hem umut veren hem de kaygıları artıran gelişmeler yaşanıyor. Sağlık çalışanlarının tedavi sonrası taburcu edilmesi olumlu bir tablo ortaya koyarken, virüs şüphesi taşıyan vakaların Afrika dışına taşınması uluslararası sağlık otoritelerini alarma geçirdi.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/afrika-daki-salgin-avrupa-ve-guney-amerika-yi-harekete-gecirdi/37165/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 17:17:49 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Salgının yoğun olarak görüldüğü bölgelerde yürütülen tedavi çalışmaları kapsamında, Bunia kentinde tedavi gören dört hemşire ile bir laboratuvar görevlisinin sağlıklarına kavuştuğu açıklandı. Uzmanlar, erken teşhis ve zamanında uygulanan tıbbi müdahalenin hastalığın seyri üzerinde belirleyici rol oynadığına dikkat çekiyor.</p><p>Sağlık ekipleri, salgınla mücadelede yürütülen çalışmaların genişletilmesiyle birlikte iyileşen hasta sayısında artış yaşanabileceğini değerlendiriyor. Buna karşın ülkedeki toplam vaka sayısının 282&#39;ye, can kaybının ise 42&#39;ye ulaşması endişelerin devam etmesine neden oluyor.</p><strong>DSÖ&#39;den Kritik Ebola Açıklaması</strong><p>Dünya Sağlık Örgütü yetkilileri, salgının merkezlerinden biri olan Ituri bölgesinde incelemelerde bulunurken mevcut tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yetkililer, salgına neden olan Ebola türüne karşı henüz onaylı bir aşı ya da doğrudan etkili özel bir tedavinin bulunmadığını belirtti.</p><p>Bununla birlikte, destekleyici sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi ve hastalığın erken aşamada tespit edilmesinin ölüm riskini önemli ölçüde azaltabileceği vurgulandı. Taburcu edilen sağlık çalışanlarının bu durumun en somut örneklerinden biri olduğu ifade edildi.</p><strong>Salgın Tarihin En Büyük Dalgalarından Biri Olarak Kaydedildi</strong><p>Demokratik Kongo Cumhuriyeti&#39;nde bugüne kadar görülen 17&#39;nci Ebola salgını olarak kayıtlara geçen mevcut dalga, büyüklüğü bakımından ülke tarihindeki en ciddi salgınlar arasında yer alıyor.</p><p>Sağlık otoriteleri, uluslararası müdahalenin beklenenden geç başlamasının virüsün yayılma riskini artırdığını belirtiyor. Bölge genelinde bin 100&#39;den fazla şüpheli vaka üzerinde inceleme yürütüldüğü ve temaslı takibinin sürdüğü bildirildi.</p><strong>Brezilya ve İtalya&#39;da Acil Durum Protokolleri Uygulandı</strong><p>Salgın bölgelerine seyahat eden kişilerin farklı ülkelere dönüş yapmasıyla birlikte Avrupa ve Güney Amerika&#39;da da sağlık birimleri harekete geçti.</p><p>Brezilya&#39;da yüksek ateş şikyetiyle hastaneye başvuran iki kişi üzerinde yapılan incelemelerde farklı hastalık bulgularına rastlanmasına rağmen, Ebola ihtimali tamamen dışlanmadı. Bu nedenle hastaların sağlık takibinin sürdürüldüğü öğrenildi.</p><p>İtalya&#39;da ise Demokratik Kongo Cumhuriyeti&#39;nden dönen bir yolcuda görülen belirtiler nedeniyle acil durum planları devreye alındı. Yapılan testlerin negatif sonuç verdiği açıklanırken, yetkililer ülkedeki Ebola riskinin şu aşamada düşük seviyede olduğunu bildirdi.</p><strong>Küresel Sağlık Kuruluşları Yakın Takipte</strong><p>Uzmanlar, uluslararası seyahat hareketliliği nedeniyle salgınların sınır tanımadığına dikkat çekerek ülkeler arasındaki koordinasyonun önemine vurgu yapıyor. Ebola salgınıyla mücadelede vaka takibi, temaslı izleme çalışmaları ve sınır kontrollerinin önümüzdeki süreçte daha da yoğunlaştırılması bekleniyor.</p><p>Sağlık otoriteleri, yaşanan son gelişmeler doğrultusunda Afrika&#39;daki salgının ilerleyişini ve farklı ülkelerde görülebilecek muhtemel vakaları dikkatle takip etmeye devam ediyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/afrika-daki-salgin-avrupa-ve-g_1780409865_NziLWS.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Afrika’daki Salgın Avrupa ve Güney Amerika’yı Harekete Geçirdi! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/afrika-daki-salgin-avrupa-ve-g_1780409865_NziLWS.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Meme Kanserinde Tedaviyi Değiştiren Gelişme!]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/meme-kanserinde-tedaviyi-degistiren-gelisme/37025/</link>
            <description><![CDATA[Meme kanseri tedavisinde yıllardır standart kabul edilen kemoterapi yaklaşımı, yeni bir bilimsel gelişmeyle yeniden tartışmaya açıldı. Geliştirilen ileri düzey genomik test sayesinde, hangi hastaların yoğun tedaviye ihtiyaç duyduğu artık çok daha net şekilde belirlenebiliyor.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/meme-kanserinde-tedaviyi-degistiren-gelisme/37025/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 30 May 2026 19:46:02 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Dünya genelinde en yaygın kanser türlerinden biri olan meme kanserinde, cerrahi müdahalenin ardından uygulanan kemoterapi çoğu hastada ciddi yan etkilere yol açıyordu. Saç dökülmesi, mide bulantısı, yoğun halsizlik gibi etkilerin yanı sıra doğurganlık kaybı ve erken menopoz gibi kalıcı sonuçlar, hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürüyordu.</p><strong>Uluslararası Araştırma Tedavi Yaklaşımını Sorgulattı</strong><p>University College London (UCL) öncülüğünde yürütülen ve altı ülkeden 4 binden fazla hastanın takip edildiği Optima araştırması, tedavi protokollerine yönelik önemli veriler sundu. Chicago&#39;da düzenlenen Amerikan Klinik Onkoloji Derneği (ASCO) toplantısında paylaşılan sonuçlar, düşük risk grubundaki hastalarda kemoterapiye gerek olmayabileceğini ortaya koydu.</p><p>Araştırmaya göre, genetik analiz sonucunda düşük riskli kabul edilen hastalar yalnızca hormon tedavisiyle başarılı sonuçlar elde edebildi. Bu bulgular, hem hastaların gereksiz tedavi yükünden kurtarılabileceğini hem de sağlık sistemlerinde daha hedefli bir yaklaşımın mümkün olduğunu gösterdi.</p><strong>Tümörün Genetik Yapısı Tedaviyi Belirliyor</strong><p>Çalışmada kullanılan özel test, tümör dokusundaki 50 farklı genin aktivitesini analiz ederek hastalığın ilerleyen yıllarda yeniden ortaya çıkma riskini hesaplıyor. Özellikle hormon duyarlı meme kanseri bulunan ve 40 yaş üzerindeki hastalar üzerinde yapılan incelemelerde, katılımcılar risk durumlarına göre gruplara ayrıldı.</p><p>Beş yıllık takip sonucunda ortaya çıkan veriler dikkat çekti. Kemoterapi uygulanmayan düşük risk grubunda hayatta kalma oranı yüzde 94 olarak ölçülürken, kemoterapi alan grupta bu oran yüzde 95 olarak kaydedildi. Sonuçlar arasındaki minimal fark, düşük riskli hastalarda kemoterapinin ek bir fayda sağlamadığını ortaya koydu.</p><strong>Tıp Dünyasında Yeni Bir Yaklaşım Güçleniyor</strong><p>Araştırmanın yürütücülerinden Prof. Rob Stein, artık tedavi kararlarının hastanın genel klinik durumundan ziyade tümörün biyolojik yapısına göre şekillendiğini belirtiyor. Bilim insanları, bu yaklaşımın dünya genelinde kanser tedavi standartlarını değiştirebileceğini ifade ediyor.</p><p>Araştırmaya katılan hastalardan biri ise genomik test sayesinde kemoterapi almadan tedavi sürecini tamamladığını ve yıllar sonra sağlıklı bir yaşam sürdüğünü dile getirerek, bu gelişmeyi hayatını değiştiren önemli bir adım olarak değerlendirdi.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/meme-kanserinde-tedaviyi-degis_1780141442_Xx6uaw.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Meme Kanserinde Tedaviyi Değiştiren Gelişme! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/meme-kanserinde-tedaviyi-degis_1780141442_Xx6uaw.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[DSÖ Uyardı! Kongo’daki Salgın Kontrolden Çıkabilir]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/dso-uyardi-kongo-daki-salgin-kontrolden-cikabilir/37023/</link>
            <description><![CDATA[Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde yeniden ortaya çıkan Ebola salgını, dünya genelinde sağlık otoritelerini alarma geçirdi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), hastalığın yayılma hızının endişe verici boyutlara ulaştığını ve ölüm oranlarının bazı bölgelerde oldukça yüksek seviyelerde seyrettiğini duyurdu.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/dso-uyardi-kongo-daki-salgin-kontrolden-cikabilir/37023/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 30 May 2026 18:38:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Cenevre&#39;de yapılan açıklamalarda, mevcut verilerin salgının ciddiyetini açık şekilde ortaya koyduğu ifade edildi.</p><strong>Ölüm Oranı Yüzde 50&#39;ye Kadar Çıkabiliyor</strong><p>DSÖ&#39;nün yüksek riskli patojenler ekibinden yapılan değerlendirmelere göre, doğrulanmış vakalar üzerinden yapılan analizlerde ölüm oranının yüzde 30 ile yüzde 50 arasında değiştiği belirtildi. Bu oran, hastalığın ne kadar ölümcül bir risk taşıdığını gözler önüne serdi.</p><p>Yetkililer, salgının ilan edilmesinden bu yana binin üzerinde şüpheli ve doğrulanmış vaka kaydedildiğini, ölümlerin ise artış eğiliminde olduğunu aktardı. Virüsün bir süre tespit edilemeden yayılmış olabileceği ihtimali de gerçek tablonun daha ağır olabileceğine işaret ediyor.</p><strong>Çatışmalar Müdahaleyi Zorlaştırıyor</strong><p>Salgının yoğunlaştığı bölgelerden biri olan ülkenin kuzeydoğusundaki Ituri eyaleti, aynı zamanda silahlı gruplar arasındaki çatışmaların da merkezi konumunda bulunuyor. Bu durum, sağlık ekiplerinin bölgeye ulaşmasını ve yardım faaliyetlerini ciddi şekilde engelliyor.</p><p>DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, bölgedeki incelemelerinin ardından yaptığı açıklamada, salgının kontrol altına alınabileceğini ancak devam eden çatışmaların süreci felç ettiğini belirtti. Ghebreyesus, tüm taraflara insani yardım çalışmalarının sürdürülebilmesi için acil ateşkes çağrısında bulundu.</p><strong>Sınır Tedbirleri ve Uluslararası Endişe</strong><p>Salgının komşu ülkelere yayılma riski nedeniyle Uganda, Kongo ile sınır geçişlerini durdurma kararı aldı. Ancak DSÖ, bu tür sert önlemlerin kayıt dışı geçişleri artırabileceğini ve hastalığın kontrolünü zorlaştırabileceğini vurguladı.</p><p>Kenya&#39;da ise yüksek mahkeme, ABD ile yapılan ve karantina merkezi kurulmasını öngören anlaşmayı geçici olarak askıya aldı. Kararda sağlık altyapısının yetersizliği ve hukuki gerekçeler etkili oldu. ABD ise bölgeye tıbbi ekip ve yardım sevkiyatını sürdürmeye devam ediyor.</p><strong>Tedavi ve Aşı Çalışmaları Hızlandırılıyor</strong><p>Ebola&#39;nın mevcut salgından sorumlu türü için henüz onaylanmış bir tedavi ya da aşı bulunmuyor. Buna karşın DSÖ, klinik denemelerin hızla başlatılması gerektiğini belirtiyor.</p><p>Afrika Birliği sağlık yetkilileri, yıl sonuna kadar bir aşının geliştirilebileceğini öngörürken, uluslararası kuruluşlar bölgeye tıbbi malzeme ve insani yardım ulaştırmak için çalışmalarını yoğunlaştırmış durumda. Afrika&#39;da son yarım yüzyılda Ebola nedeniyle on binlerce kişinin hayatını kaybettiği biliniyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/dso-uyardi-kongo-daki-salgin-k_1780152415_miwP5N.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ DSÖ Uyardı! Kongo’daki Salgın Kontrolden Çıkabilir ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/dso-uyardi-kongo-daki-salgin-k_1780152415_miwP5N.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uzmanlardan Sessiz İlerleyen Hastalık Uyarısı!]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/uzmanlardan-sessiz-ilerleyen-hastalik-uyarisi/36983/</link>
            <description><![CDATA[Türkiye'de yüz binlerce kişinin, çölyak hastalığına sahip olmasına rağmen henüz tanı almadan hayatına devam ettiği tahmin ediliyor. Uzmanlar, toplumda yaygın görülen ancak belirtileri farklı sağlık sorunlarıyla karıştırılabildiği için çoğu zaman gözden kaçan bu hastalığın, erken dönemde fark edilmemesi halinde ciddi sonuçlara yol açabileceğini belirtiyor.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/uzmanlardan-sessiz-ilerleyen-hastalik-uyarisi/36983/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 30 May 2026 10:55:09 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Bağışıklık sisteminin glütene karşı geliştirdiği reaksiyon sonucu ortaya çıkan çölyak hastalığı, ince bağırsaklarda hasara neden olarak besin emilimini olumsuz etkiliyor. Ancak hastalığın belirtileri her bireyde aynı şekilde görülmediği için teşhis süreci çoğu zaman uzayabiliyor.</p><p>Karın şişkinliği, kronik ishal, açıklanamayan kilo kaybı ve sürekli yorgunluk gibi şikyetlerin birçok farklı rahatsızlıkla benzerlik göstermesi, çölyak hastalarının yıllarca tanı alamadan yaşamalarına neden olabiliyor.</p><strong>Uzmanlar Geç Tanının Risklerine Dikkat Çekiyor</strong><p>Gastroenteroloji uzmanı Dr. Sercan Kiremitçi, Türkiye&#39;de çölyak hastası sayısının yüz binlerle ifade edildiğini ancak önemli bir bölümünün henüz teşhis edilmediğini belirtiyor. Uzmanlara göre tanının gecikmesi, yalnızca yaşam kalitesini düşürmekle kalmıyor, aynı zamanda daha ciddi sağlık sorunlarının da önünü açabiliyor.</p><p>Özellikle uzun süre devam eden kansızlık vakaları, demir eksikliği, B12 vitamini yetersizliği ve folik asit düşüklüğü gibi durumların altında bağırsak kaynaklı emilim bozuklukları bulunabileceğine dikkat çekiliyor. Bu belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiği vurgulanıyor.</p><strong>Tedavinin Temelinde Glütensiz Yaşam Yer Alıyor</strong><p>Uzmanlara göre çölyak hastalığında en etkili yaklaşım, teşhis sonrasında ömür boyu sürdürülen sıkı bir glütensiz beslenme programı. Düzenli uygulanan diyet sayesinde bağırsaklardaki hasarın büyük ölçüde toparlanabildiği ve hastalığa bağlı belirtilerin önemli ölçüde gerileyebildiği ifade ediliyor.</p><p>Doğru şekilde planlanan beslenme programının, hastaların günlük yaşamlarını daha konforlu hale getirdiği ve ilerleyen dönemlerde ortaya çıkabilecek komplikasyonların önlenmesine katkı sağladığı belirtiliyor.</p><strong>Bilinçsiz Glütensiz Diyet Yeni Sorunlara Yol Açabilir</strong><p>Son yıllarda sağlıklı yaşam trendleri ve kilo verme amacıyla glütensiz ürünlere yönelenlerin sayısında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Ancak uzmanlar, çölyak tanısı bulunmayan bireylerin doktor önerisi olmadan glüteni hayatlarından çıkarmalarının her zaman faydalı olmayabileceğini söylüyor.</p><p>Glüten içeren ürünlerin yerine tercih edilen bazı alternatiflerin yüksek nişasta ve karbonhidrat içeriğine sahip olabileceğini belirten uzmanlar, bu durumun metabolik denge üzerinde istenmeyen etkiler oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle glütensiz beslenme kararının kişisel tercihten ziyade tıbbi değerlendirme sonucunda alınmasının önem taşıdığı ifade ediliyor.</p><p>Erken Teşhis Yaşam Kalitesini Artırıyor</p><p>Uzmanlar, nedeni açıklanamayan sindirim sistemi sorunları, vitamin eksiklikleri veya kronik kansızlık gibi belirtiler yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden uzman değerlendirmesinden geçmesi gerektiğini belirtiyor. Erken tanı sayesinde hem hastalığın kontrol altına alınabildiği hem de ilerleyen süreçte oluşabilecek ciddi sağlık risklerinin azaltılabildiği ifade ediliyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/uzmanlardan-sessiz-ilerleyen-h_1780127708_Yn7zio.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uzmanlardan Sessiz İlerleyen Hastalık Uyarısı! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/uzmanlardan-sessiz-ilerleyen-h_1780127708_Yn7zio.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Afrika’daki Ebola Alarmı Avrupa’yı Harekete Geçirdi!]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/afrika-daki-ebola-alarmi-avrupa-yi-harekete-gecirdi/36964/</link>
            <description><![CDATA[Afrika’da yeniden ortaya çıkan Ebola salgını, Avrupa’da endişeleri artırırken İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Avrupa Birliği liderlerine yönelik dikkat çeken bir girişimde bulundu. Meloni, olası risklere karşı sınır güvenliğinin güçlendirilmesi ve ortak hareket mekanizmalarının devreye alınması için AB yönetimine resmi bir mektup gönderdi.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/afrika-daki-ebola-alarmi-avrupa-yi-harekete-gecirdi/36964/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 29 May 2026 15:36:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İtalya Başbakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Uganda&#39;da görülen yeni Ebola vakalarının Orta Afrika&#39;daki sağlık durumunu kritik hale getirdiği vurgulandı. Özellikle Bundibugyo türü virüsün yayılımı, uluslararası sağlık otoritelerini alarma geçirdi.</p><p>Meloni&#39;nin mektubunu AB Konseyi, AB Komisyonu ve dönem başkanlığına ilettiği belirtilirken, temel hedefin salgın bölgelerinden gelen yolcu hareketlerinin daha sıkı ve koordineli şekilde yönetilmesi olduğu aktarıldı.</p><strong>AB İçinde Acil Koordinasyon ve Toplantı Çağrısı</strong><p>İtalya Başbakanı&#39;nın yalnızca uyarı ile yetinmediği, aynı zamanda Avrupa düzeyinde acil toplantı takvimi önerdiği bildirildi. Buna göre sınır yönetimi konusunun 2026 Avrupa Konseyi gündemine alınması teklif edildi.</p><p>Roma yönetimi ayrıca, sağlık bakanlarının video konferans yoluyla erken toplantı yapmasını ve AB&#39;nin sağlık ve sosyal politika konseyinin planlanan tarihten önce bir araya gelmesini talep etti.</p><strong>İtalya Ulusal Düzeyde Önlemleri Devreye Aldı</strong><p>İtalya&#39;da Sağlık Bakanlığı ve Sivil Savunma&#39;nın koordinasyonuyla, salgın bölgelerinden dönen yolculara yönelik özel sağlık tarama protokollerinin uygulamaya alındığı açıklandı. Ülkeye giriş yapan riskli yolcuların yakından takip edildiği bildirildi.</p><p>Ayrıca İtalya&#39;nın Kongo Demokratik Cumhuriyeti&#39;ne uzman ekip ve tıbbi malzeme göndererek sahada destek sağlayacağı da ifade edildi. Bu adımın hem teknik yardım hem de salgının kontrol altına alınması açısından kritik olduğu değerlendiriliyor.</p><strong>Sağlık Çalışanları Karantinada</strong><p>İtalya basınında yer alan bilgilere göre, Kongo&#39;da görev yapan bazı sağlık çalışanlarının da risk nedeniyle karantinaya alındığı aktarıldı. Ebola hastasına müdahale eden bir doktor ile test sonucu pozitif çıkan başka bir sağlık çalışanının 21 günlük gözetim sürecine alındığı belirtildi.</p><strong>Yeni Ebola Türü Endişe Yaratıyor</strong><p>Kongo Demokratik Cumhuriyeti&#39;nin Ituri bölgesinde ortaya çıkan vakalar sonrası ülkede yeniden Ebola salgını ilan edilmişti. Dünya Sağlık Örgütü de durumu 'uluslararası halk sağlığı acil durumu' olarak değerlendirmişti.</p><p>Uzmanlara göre mevcut salgının nadir görülen Bundibugyo türünden kaynaklanması ve henüz kesin bir aşı veya tedavisinin bulunmaması, küresel endişeyi daha da artırıyor.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/afrika-daki-ebola-alarmi-avrup_1780055389_eTaxHG.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Afrika’daki Ebola Alarmı Avrupa’yı Harekete Geçirdi! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/afrika-daki-ebola-alarmi-avrup_1780055389_eTaxHG.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kurban Bayramı’nda Sağlık Çalışanları Görev Başında Olacak!]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/kurban-bayrami-nda-saglik-calisanlari-gorev-basinda-olacak/36791/</link>
            <description><![CDATA[Kurban Bayramı yaklaşırken sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürdürülebilmesi için ülke genelinde geniş kapsamlı bir çalışma planı devreye alındı. Kemal Memişoğlu, bayram süresince yüz binlerce sağlık çalışanının görev başında olacağını duyurdu.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/kurban-bayrami-nda-saglik-calisanlari-gorev-basinda-olacak/36791/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 26 May 2026 13:26:06 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Bakanlığın yaptığı açıklamaya göre, vatandaşların bayram boyunca sağlık hizmetlerine erişiminde herhangi bir aksama yaşanmaması için tüm birimlerde hazırlıklar tamamlandı. Acil servislerden evde sağlık hizmetlerine kadar birçok alanda yoğun bir mesai planlandı.</p><strong>Sağlık Hizmetlerinde Bayram Boyunca Kesintisiz Çalışma</strong><p>Sağlık Bakanlığı, Kurban Bayramı süresince sağlık sisteminin 7/24 aktif olacağını açıkladı. Hastaneler, acil servisler ve evde sağlık ekipleri başta olmak üzere tüm birimlerde hizmetin aralıksız sürdürüleceği belirtildi.</p><p>Bu kapsamda vatandaşların acil sağlık ihtiyaçlarına hızlı şekilde yanıt verilmesi, özellikle yoğun dönemlerde hizmet kapasitesinin artırılması hedefleniyor.</p><strong>462 Bin Sağlık Çalışanı Görev Başında Olacak</strong><p>Yapılan planlamaya göre Türkiye genelinde toplam 462 bin 198 sağlık çalışanı bayram boyunca sahada olacak. Bu kapsamda 1131 kamu sağlık tesisinde görev yapan 416 binden fazla personel aktif olarak hizmet verecek.</p><p>Ayrıca 1487 evde sağlık ekibi ve binlerce sağlık çalışanı, evde bakım hizmetleri kapsamında hastalara ulaşmaya devam edecek. 112 Acil Sağlık Hizmetleri bünyesinde görev yapan ekipler de sahada kesintisiz şekilde çalışacak.</p><strong>Acil Sağlık Ekipleri Bayramda Yoğun Mesai Yapacak</strong><p>Özellikle 112 Acil Sağlık Hizmetleri ekipleri, bayram süresince artabilecek vakalara karşı hazır bekleyecek. Ambulans ekipleri ve acil müdahale personeli, olası sağlık sorunlarına hızlı müdahale için 7/24 görev yapacak.</p><p>Sağlık sisteminin bu dönemde en kritik unsurlarından biri olan acil hizmetlerin, ülke genelinde koordineli şekilde sürdürüleceği ifade ediliyor.</p><strong>Sağlık Çalışanlarına Teşekkür Mesajı</strong><p>Bakan Memişoğlu, yaptığı açıklamada sağlık çalışanlarının fedakrlığına dikkat çekerek tüm personele teşekkür etti. Bayram süresince görev yapacak sağlık çalışanlarının özverili çalışmalarının altını çizen Memişoğlu, vatandaşların huzurlu bir bayram geçirmesi için tüm hazırlıkların tamamlandığını vurguladı.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/kurban-bayrami-nda-saglik-cali_1779791161_PkzQ6e.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kurban Bayramı’nda Sağlık Çalışanları Görev Başında Olacak! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/kurban-bayrami-nda-saglik-cali_1779791161_PkzQ6e.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Afrika’da Yeni Ebola Endişesi! Nijerya Sınırlarını Güçlendiriyor]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/afrika-da-yeni-ebola-endisesi-nijerya-sinirlarini-guclendiriyor/36772/</link>
            <description><![CDATA[Nijerya, komşu ülkelerde artan Ebola vakaları nedeniyle henüz ülkede doğrulanmış bir enfeksiyon olmamasına rağmen yüksek düzeyde hazırlık sürecine geçti. Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Uganda’daki salgınların yayılma ihtimali, ülke genelinde sağlık otoritelerini alarma geçirdi.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/afrika-da-yeni-ebola-endisesi-nijerya-sinirlarini-guclendiriyor/36772/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 25 May 2026 19:44:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Yetkililer, bölgedeki hareketlilik ve uluslararası seyahatlerin artmasıyla birlikte virüsün Nijerya&#39;ya taşınma ihtimalinin ciddi seviyede değerlendirildiğini açıkladı.</p><strong>İthal Vaka Riski Yüksek Uyarısı Geldi</strong><p>Nijerya Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (NCDC) tarafından yapılan değerlendirmede, Ebola Virüsü Hastalığı&#39;nın ülkeye dışarıdan giriş yapma ihtimalinin 'yüksek risk' kategorisinde yer aldığı belirtildi.</p><p>NCDC Genel Direktörü Jide Idris, Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Uganda&#39;daki aktif bulaş zincirine dikkat çekerek, uluslararası yolculuklar ve sınır geçişlerinin risk faktörünü artırdığını ifade etti. Idris ayrıca Ebola belirtilerinin sıtma ve Lassa ateşi gibi bölgede sık görülen hastalıklarla karışabilmesinin teşhisi zorlaştırdığına vurgu yaptı.</p><strong>Salgınla Mücadelede Bölgesel Alarm Zinciri</strong><p>Bölgedeki ülkelerde Ebola&#39;ya karşı gözetim, temaslı takibi ve laboratuvar testleri yoğun şekilde sürdürülüyor. Sağlık otoriteleri aynı zamanda enfeksiyon kontrol önlemlerini güçlendirirken, kamu bilgilendirme kampanyalarıyla farkındalık oluşturmayı hedefliyor.</p><p>Uganda&#39;da, KDC kaynaklı bir vakayla bağlantılı ithal Ebola enfeksiyonunun tespit edilmesi ise endişeleri daha da artırdı.</p><strong>Nijerya&#39;da Acil Operasyon Merkezleri Aktif Hale Getirildi</strong><p>Nijerya hükümeti, olası bir salgına karşı hazırlık kapsamında Ulusal Acil Durum Operasyon Merkezi&#39;ni alarm moduna aldı. Ayrıca olay yönetim sistemi devreye sokularak koordinasyon ve müdahale kapasitesi güçlendirildi.</p><p>Yetkililer, ülkenin daha önce yaşanan Ebola ve diğer viral salgınlardan elde ettiği tecrübe sayesinde güçlü bir sağlık altyapısına sahip olduğunu belirtti. Laboratuvar imkanları, hızlı müdahale ekipleri ve acil durum merkezlerinin aktif şekilde çalıştığı ifade edildi.</p><strong>Bölgedeki Salgın Uluslararası Alarm Seviyesinde</strong><p>Kongo Demokratik Cumhuriyeti&#39;nin doğusunda yer alan Ituri eyaletinde görülen Ebola salgınında 200&#39;den fazla kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Dünya Sağlık Örgütü ise KDC ve Uganda bağlantılı vakaların ardından durumu 'uluslararası halk sağlığı acil durumu' olarak tanımlamıştı.</p><p>Bölgedeki gelişmeler, Afrika genelinde sağlık güvenliği ve sınır ötesi bulaş riskine yönelik endişeleri artırmaya devam ediyor.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/afrika-da-yeni-ebola-endisesi-_1779722073_HoRjgQ.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Afrika’da Yeni Ebola Endişesi! Nijerya Sınırlarını Güçlendiriyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/afrika-da-yeni-ebola-endisesi-_1779722073_HoRjgQ.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Modern Yaşamın Gizli Tehlikesi Kas Erimesi Genç Yaşlarda Başlıyor]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/modern-yasamin-gizli-tehlikesi-kas-erimesi-genc-yaslarda-basliyor/36640/</link>
            <description><![CDATA[Sağlık dünyasından gelen son raporlar, modern yaşamın getirdiği konforun ve yanlış beslenme alışkanlıklarının insan vücudunda geri dönüştürülmesi zor hasarlara yol açtığını gösteriyor.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/modern-yasamin-gizli-tehlikesi-kas-erimesi-genc-yaslarda-basliyor/36640/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 23 May 2026 13:24:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p data-path-to-node='1'>Sağlık dünyasından gelen son raporlar, modern yaşamın getirdiği konforun ve yanlış beslenme alışkanlıklarının insan vücudunda geri dönüştürülmesi zor hasarlara yol açtığını gösteriyor. Tıp uzmanları, özellikle otuzlu yaşların ortalarından itibaren başlayan ve sinsice ilerleyen kas kütlesi kayıplarına karşı toplumun her kesimini acil bir şekilde uyarıyor. Günlük hayatın akışı içinde önemsenmeyen pek çok alışkanlık, kas sağlığını doğrudan tehdit ederek erken yaşta fiziksel çöküşe zemin hazırlıyor.</p><p data-path-to-node='2'>Yapılan klinik araştırmalar, masa başı işlerin ve dijital ekranlara bağımlı hayat tarzının kas dokularını adeta erittiğini gözler önüne seriyor. Eskiden ileri yaş hastalığı olarak bilinen kas kütlesi kaybı, artık yetersiz beslenme ve hareketsizlik yüzünden genç yetişkinlerin de birincil sorunu haline gelmiş durumda. Uzmanlar, bu durumun sadece estetik bir kaygı olmadığını, genel metabolizma sağlığını ve yaşam süresini doğrudan etkileyen ciddi bir tıp problemi olduğunu vurguluyor.</p><strong>Hareketsiz Günlük Rutin Ve Uzun Süreli Oturma Alışkanlığı</strong><p data-path-to-node='4'>Günümüz iş dünyasının kalbini oluşturan plaza yaşamı ve saatlerce bilgisayar başında kalmak, insan anatomisinin temel taşı olan kas sistemini işlevsiz bırakıyor. Gün boyunca neredeyse hiç hareket etmeden çalışan bireylerde, kaslar kendilerine ihtiyaç duyulmadığı mesajını alıyor ve biyolojik olarak küçülme sürecine giriyor. Hareketsiz geçen her saat, vücudun en büyük kas gruplarının zayıflamasına ve zamanla gücünü tamamen kaybetmesine neden oluyor.</p><p data-path-to-node='5'>Bu pasif yaşam tarzından en çok nasibini alan bölgeler ise omurgayı ayakta tutan sırt, kalça ve bacak kasları olarak öne çıkıyor. Sadece haftada bir iki kez yapılan ağır egzersizler bu olumsuz tabloyu değiştirmeye yetmiyor; asıl çözümün gün içine yayılan doğal hareketlilik olduğu belirtiliyor. Saat başı ayağa kalkıp esnemek, asansör yerine merdivenleri tercih etmek ve kısa mesafeleri yürümek, dokuların canlılığını korumak için hayati bir zorunluluk kabul ediliyor.</p><strong>Yetersiz Beslenme Düzeni Ve Bilinçsiz Şok Diyetlerin Zararları</strong><p data-path-to-node='7'>Kas dokusunun hücresel boyutta kendini yenileyebilmesi ve hacmini koruyabilmesi için her gün düzenli olarak kaliteli protein ve makro besinlerin alınması gerekiyor. Ancak yoğun iş temposunda atlanan öğünler veya sadece karbonhidrat ile geçiştirilen beslenme modelleri, vücudun yapı taşlarını eksik bırakıyor. Yumurta, kırmızı ve beyaz et, baklagiller ile süt ürünleri gibi temel gıdalardan fakir bir mutfak kültürü, kas yıkımını inanılmaz bir hızla tetikliyor.</p><p data-path-to-node='8'>Madalyonun diğer yüzünde ise hızlıca zayıflamak uğruna kulaktan dolma bilgilerle uygulanan, çok düşük kalorili popüler şok diyetler yer alıyor. Vücut, ani enerji kesintisi karşısında hayatta kalma moduna geçerek yağ hücrelerini saklıyor ve ihtiyaç duyduğu enerjiyi mevcut kasları yakarak elde etmeye başlıyor. Bu durum tartıda kilo verilmiş gibi gösterse de aslında kaybedilen şey sağlık ve metabolizma hızı oluyor, bu da uzun vadede kişiyi eskisinden daha dayanıksız kılıyor.</p><strong>Kalitesiz Uyku Süreçleri Ve Kronik Stresin Hücresel Etkileri</strong><p data-path-to-node='10'>İnsan organizması, gün boyunca maruz kaldığı fiziksel ve zihinsel yıpranmaları gece uykusu esnasında salgılanan hormonlar sayesinde tamir ediyor. Gece geç saatlere kadar mavi ışık yayan telefon veya televizyon ekranlarına bakmak, derin uyku evresine geçişi engelleyerek bu doğal onarım mekanizmasını tamamen bozuyor. Hücrelerin yenilenemediği her kalitesiz gece, kasların ertesi güne daha zayıf ve savunmasız başlamasına yol açıyor.</p><p data-path-to-node='11'>Uyku düzensizliğinin yanı sıra, modern hayatın kaçınılmaz bir parçası haline gelen kronik stres de kas düşmanı unsurların başında geliyor. Yoğun stres altındaki vücut, sürekli olarak kortizol adı verilen yıkıcı bir hormonu yüksek seviyelerde salgılama eğilimi gösteriyor. Kanda sürekli yüksek bulunan kortizol ise protein sentezini baskılayarak kas dokularının parçalanmasına ve zamanla erimesine zemin hazırlıyor.</p><strong>Yanlış Egzersiz Seçimleri Ve Yetersiz Sıvı Alımının Sonuçları</strong><p data-path-to-node='13'>Düzenli spor yaptığını düşünen pek çok birey de farkında olmadan kas kaybı süreciyle karşı karşıya kalabiliyor. Sadece yürüyüş, hafif tempolu koşu veya bisiklet gibi kardiyo çalışmalarına yönelip direnç egzersizlerini ihmal etmek, kas yapısını korumaya yetmiyor. Kasların hacmini koruması ve yaşlanmaya meydan okuması için ağırlık çalışmaları, pilates veya vücut ağırlığıyla yapılan kuvvet antrenmanlarıyla periyodik olarak uyarılması şart koşuluyor.</p><p data-path-to-node='14'>Tüm bu faktörlerin yanında, kas kütlesinin neredeyse dörtte üçünü oluşturan suyun yetersiz tüketimi de süreci olumsuz etkileyen gizli bir etken olarak karşımıza çıkıyor. Gün içinde yeterince su içilmediğinde hücre içi sıvı dengesi bozuluyor, besinlerin dokulara taşınması zorlaşıyor ve kaslar kasılma yeteneğini kaybediyor. Dehidrasyon yani susuzluk, bireyde kronik yorgunluk hissi yaratarak hareket etme arzusunu kırıyor ve kas erimesini dolaylı yoldan hızlandırıyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/modern-yasamin-gizli-tehlikesi_1779523576_PnkULb.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Modern Yaşamın Gizli Tehlikesi Kas Erimesi Genç Yaşlarda Başlıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/modern-yasamin-gizli-tehlikesi_1779523576_PnkULb.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sadece Güneş Kremi Sürmek Yetmiyor! Uzman İsimden Korkutan Çocuk Uyarısı]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/sadece-gunes-kremi-surmek-yetmiyor-uzman-isimden-korkutan-cocuk-uyarisi/36637/</link>
            <description><![CDATA[Sıcak yaz günleri yaklaşırken, çocukları ve bebekleri güneşin zararlı etkilerinden korumanın yolları hakkında hayati uyarılar geldi. Uzm. Dr. Harika Dikdur, kavurucu sıcaklarda çocukların cilt sağlığını korumak için sadece güneş kremi sürmenin her zaman tam bir koruma sağlamadığını belirterek ebeveynleri ek önlemler almaya çağırdı.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/sadece-gunes-kremi-surmek-yetmiyor-uzman-isimden-korkutan-cocuk-uyarisi/36637/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 23 May 2026 12:32:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Özellikle yaz aylarında tek başına koruyucuların yetersiz kalabileceğini ifade eden Dikdur, çocuklara UV korumalı kıyafetlerin giydirilmesinin önemine dikkat çekti.</p><strong>Bebeklerde İlk 6 Aya Dikkat! Bariyer Henüz Gelişmedi</strong><p>Bebeklerin hassas cilt yapısına dair önemli bilgiler paylaşan Uzm. Dr. Harika Dikdur, ilk yarım senede koruyucu ürün kullanımından kaçınılması gerektiğini vurguladı. Bebeklerde cilt bariyerinin ancak 6 aylıktan sonra geliştiğini aktaran Dikdur, bu döneme kadar güneş kremi kullanılmasını tavsiye etmediklerini söyledi.</p><p>Altıncı aydan büyük çocuklar için koruyucu seçimi ve kullanım sıklığı hakkında da konuşan Dikdur, ebeveynlerin mümkün mertebe 50 koruma faktörlü ve mineral filtre içeren ürünleri tercih etmesi gerektiğini dile getirdi. Ürünün her iki saatte bir düzenli olarak yenilenmesi gerektiğini belirten uzman, deniz veya havuz sonrasında ise iki saatlik sürenin dolması beklenmeden uygulama işleminin tekrarlanması gerektiğinin altını çizdi. Güneş kreminin sadece tatilde değil; parka, bahçeye veya sokağa çıkarken de günlük olarak kullanılması gerektiği ifade edildi.</p><strong>Deniz Kenarında Sadece Krem Yeterli Olmayabilir</strong><p>Yaz mevsiminin en sıcak günlerinde koruyucu kremlerin bile tek başına cildi savunmada yetersiz kalabileceğine değinen Uzm. Dr. Harika Dikdur, özellikle sahil şeritlerinde ek tedbirlere ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Deniz kıyısında vakit geçirirken UV koruma faktörüne sahip özel deniz kıyafetlerinin tercih edilmesini öneren Dikdur, bu tarz tekstil ürünlerinin yeni doğan evresinden itibaren pek çok alternatifinin bulunduğunu aktardı. Uzman, kıyafet korumasının yanı sıra çocuklarda UV filtreli şapka kullanımının da güneşin zararlı ışınlarını engellemede çok büyük bir değer taşıdığını sözlerine ekledi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/sadece-gunes-kremi-surmek-yetm_1779449560_LFtzfu.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sadece Güneş Kremi Sürmek Yetmiyor! Uzman İsimden Korkutan Çocuk Uyarısı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/sadece-gunes-kremi-surmek-yetm_1779449560_LFtzfu.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sağlık Raporlarında Dijital Devrim! Yeni Sistem Resmen Başladı]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/saglik-raporlarinda-dijital-devrim-yeni-sistem-resmen-basladi/36456/</link>
            <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı’nın hazırladığı “Sağlık Raporları Yönetmeliği” Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme ile sağlık raporlarının hazırlanması, takibi ve değerlendirilmesi süreçlerinde kapsamlı bir dönüşüm başlatılırken, sistemin büyük ölçüde dijital altyapıya geçirilmesi hedeflendi.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/saglik-raporlarinda-dijital-devrim-yeni-sistem-resmen-basladi/36456/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 19 May 2026 17:04:57 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Yönetmelik kapsamında sağlık raporu almak isteyen vatandaşlar için başvuru süreci artık tamamen e-Nabız üzerinden yürütülecek. Daha önce kullanılan yazılı dilekçe yöntemi tamamen kaldırılırken, işlemler kişisel beyan formunun dijital ortamda doldurulmasıyla başlayacak.</p><p>Sağlık Bakanlığı, bu yeni uygulamanın hem süreçlerde standartlaşma sağlayacağını hem de vatandaşların hastanelerde karşılaştığı bürokratik yükü önemli ölçüde azaltacağını ifade etti. Böylece başvuru işlemlerinin daha hızlı ve erişilebilir hale gelmesi amaçlanıyor.</p><strong>Dijital Karar Mekanizması ile Ön İnceleme Sistemi</strong><p>Yeni düzenlemede tek hekim raporları öncesinde dijital bir değerlendirme sistemi devreye alındı. Vatandaşların sağlık geçmişi, kullandığı ilaçlar ve beyan ettiği bilgiler sistem tarafından analiz edilerek otomatik bir ön değerlendirme yapılacak.</p><p>Rapor verilmesine engel teşkil edecek bir durum bulunmaması halinde, e-Nabız üzerinden doğrudan 'Sağlık Durum Belgesi' oluşturulabilecek. Bu sayede bazı işlemler için sağlık kuruluşuna gitme zorunluluğu ortadan kaldırılmış olacak.</p><strong>Uyuşmazlık Durumunda Hekime Yönlendirme ve Yeni Kurul Sistemi</strong><p>Beyan edilen bilgiler ile sistem verileri arasında uyumsuzluk tespit edilmesi durumunda vatandaşlar doğrudan hekim kontrolüne yönlendirilecek. Bununla birlikte sağlık kurulu yapısı da yeniden düzenlenerek iki ayrı model oluşturuldu: tam teşekküllü sağlık kurulu ve üç hekimli sağlık kurulu.</p><p>Bu yapı sayesinde rapor süreçlerinin daha hızlı, daha standart ve daha kontrollü bir şekilde yürütülmesi amaçlanıyor. Belirlenen istisnalar dışında raporların üç hekim imzasıyla düzenlenebilmesine de imkan sağlandı.</p><strong>Hastanelerde Rapor Başvuru Merkezleri Kuruluyor</strong><p>İkinci ve üçüncü basamak sağlık kurumlarında rapor süreçlerinin tek noktadan yönetilmesi için yeni bir sistem hayata geçirildi. Hastanelerde kurulacak rapor başvuru merkezleri, başvuruların alınması, sürecin takibi ve sonuçlandırılması görevini üstlenecek.</p><p>Vatandaşlar bu merkezler aracılığıyla işlemlerini daha kolay takip edebilecek, süreç hakkında daha hızlı bilgiye ulaşabilecek.</p><strong>Standart Rapor Formatı ve Uluslararası Kullanım İmkanı</strong><p>Yeni düzenleme ile birlikte yalnızca Bakanlık tarafından belirlenen standart rapor formatlarının kullanılmasına izin verilecek. Bu adım, ülke genelinde rapor sisteminde tek tip uygulamayı zorunlu hale getirecek.</p><p>Ayrıca raporlara İngilizce dil desteği eklenerek uluslararası geçerlilik kazandırılması da sağlandı. Böylece raporların yurt dışı işlemlerde de kullanılabilmesinin önü açıldı.</p><p>Öte yandan 50&#39;den az çalışanı bulunan az tehlikeli iş yerlerinde işe giriş sağlık raporları, Çalışan Sağlığı Merkezi (ÇAŞMER), aile hekimleri ve yetkili kamu sağlık kuruluşlarında görev yapan hekimler tarafından düzenlenebilecek.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/saglik-raporlarinda-dijital-de_1779199494_fukspU.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sağlık Raporlarında Dijital Devrim! Yeni Sistem Resmen Başladı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/saglik-raporlarinda-dijital-de_1779199494_fukspU.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kanada’da Karantinadaki Yolcuda Pozitif Vaka!]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/kanada-da-karantinadaki-yolcuda-pozitif-vaka/36392/</link>
            <description><![CDATA[MV Hondius üzerinde başlayan ve üç kişinin yaşamını yitirmesiyle gündeme gelen hantavirüs vakalarında yeni bir gelişme yaşandı. Kanada’ya dönüşlerinin ardından karantinaya alınan yolculardan birinde virüs tespit edildiği açıklandı.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/kanada-da-karantinadaki-yolcuda-pozitif-vaka/36392/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:20:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kanada Sağlık Bakanlığı, gemiden dönen dört vatandaşın British Columbia bölgesinde gözetim altında tutulduğunu ve bunlardan birinin test sonucunun pozitif çıktığını duyurdu.</p><p>Sağlık yetkilisi Dr. Bonnie Henry, hastada hafif ateş ve baş ağrısı gibi belirtiler görülmesinin ardından kişinin Victoria kentindeki hastaneye alınarak izolasyona sevk edildiğini belirtti. Yetkililer, hastanın genel durumunun stabil olduğunu ve sürecin kontrol altında yürütüldüğünü ifade etti.</p><p>Aynı gemide bulunan eşinin test sonucu negatif çıkmasına rağmen tedbir amaçlı hastanede gözetim altında tutulduğu, diğer bir kişinin de önlem kapsamında hastaneye sevk edildiği bildirildi. Dördüncü kişinin ise evinde izole şekilde takip edildiği aktarıldı.</p><strong>21 Günlük Takip Süreci Devam Ediyor</strong><p>Yetkililer, 10 Mayıs&#39;ta ülkeye giriş yapan yolcuların o sırada belirti göstermediğini ancak hantavirüsün uzun kuluçka süresi nedeniyle en az 21 gün boyunca yakın takip altında tutulacağını açıkladı.</p><p>Süreç boyunca sağlık ekiplerinin düzenli kontrol gerçekleştirdiği ve olası yeni vakalara karşı tüm önlemlerin artırıldığı belirtildi.</p><strong>Virüsün Kökeni ve Genetik Analizler</strong><p>Salgının kaynağına ilişkin araştırmalar sürerken, Fransa&#39;daki Pasteur Enstitüsü tarafından yapılan incelemelerde önemli bir bulguya ulaşıldı. Gemide tespit edilen virüsün genetik yapısının Güney Amerika&#39;daki kemirgenlerde görülen Andes virüsü ile büyük oranda benzerlik taşıdığı açıklandı.</p><p>Uzmanlar, virüste bulaşıcılığı artıracak yeni bir mutasyona rastlanmadığını, mevcut değişimlerin doğal genetik farklılıklardan kaynaklandığını ifade etti.</p><p>MV Hondius&#39;nde 11 Nisan&#39;dan bu yana süren şüpheli vakalar kapsamında daha önce Alman bir yolcu ile Hollandalı bir çiftin yaşamını yitirdiği de hatırlatıldı.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/kanada-da-karantinadaki-yolcud_1779101660_g9GqAc.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kanada’da Karantinadaki Yolcuda Pozitif Vaka! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/kanada-da-karantinadaki-yolcud_1779101660_g9GqAc.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uzmanlar Açıkladı! Vücut Bu İki Yaşta Aniden Yaşlanıyor]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/uzmanlar-acikladi-vucut-bu-iki-yasta-aniden-yaslaniyor/36386/</link>
            <description><![CDATA[Stanford University bünyesinde yürütülen kapsamlı bir araştırma, insan vücudunun yaşlanma sürecine dair dikkat çeken sonuçlar ortaya koydu. Uzun yıllardır yaşlanmanın yavaş ilerleyen doğal bir süreç olduğu düşünülürken, yeni bulgular insan biyolojisinin belirli yaşlarda ani değişimler yaşadığını gösterdi.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/uzmanlar-acikladi-vucut-bu-iki-yasta-aniden-yaslaniyor/36386/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 18 May 2026 13:12:27 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Araştırmayı yürüten bilim insanları, özellikle 44 ve 60 yaş civarında vücutta moleküler düzeyde ciddi kırılmalar meydana geldiğini belirledi. Uzmanlara göre bu dönemlerde yaşanan değişimler yalnızca fiziksel görünümle sınırlı kalmıyor, sağlık risklerinde de belirgin artışlara neden oluyor.</p><strong>Yaşlanma Süreci Sanılandan Daha Farklı İlerliyor</strong><p>Araştırma ekibinin başında bulunan genetik uzmanı Michael Snyder ve çalışma arkadaşları, insan vücudunun belirli dönemlerde biyolojik olarak hızlı dönüşüm geçirdiğini ortaya koydu. Yapılan incelemelerde yaşlanmanın doğrusal ilerlemediği, aksine bazı yaş aralıklarında adeta hız kazandığı tespit edildi.</p><p>Bilim insanları, vücuttaki proteinler, RNA yapıları, lipidler ve mikrobiyom verileri dahil olmak üzere çok geniş bir biyolojik veri havuzu üzerinde çalıştı. Analizler sonucunda insan bedeninde iki önemli yaşlanma dalgası yaşandığı değerlendirildi.</p><strong>Araştırmada Binlerce Biyolojik Veri İncelendi</strong><p>25 ile 70 yaş arasında değişen 108 yetişkin üzerinde yürütülen araştırmada katılımcılar uzun süre boyunca takip edildi. Düzenli aralıklarla alınan biyolojik örnekler sayesinde 135 binden fazla moleküler özellik analiz edildi.</p><p>Toplanan milyarlarca veri noktası üzerinde yapılan incelemeler, Alzheimer, kalp-damar hastalıkları ve metabolik rahatsızlıklar gibi yaşlanmaya bağlı sağlık sorunlarının riskinin kademeli değil, belirli yaşlardan sonra keskin şekilde yükseldiğini ortaya koydu.</p><p>Araştırmacılar, incelenen biyolojik yapıların büyük bölümünde özellikle 44 ve 60 yaş çevresinde ciddi değişimler yaşandığını gözlemledi.</p><strong>44 Yaş Civarında İlk Büyük Değişim Başlıyor</strong><p>Bilim insanlarına göre ilk dikkat çekici biyolojik kırılma 40&#39;lı yaşların ortasında ortaya çıkıyor. Bu süreçte özellikle yağ metabolizması, alkol ve kafein işleme kapasitesi ile kas ve deri yapısında önemli değişimler meydana geliyor.</p><p>Araştırmacılar başlangıçta bu durumun kadınlardaki menopoz süreciyle bağlantılı olabileceğini değerlendirse de erkeklerde de benzer değişimlerin görülmesi, daha geniş biyolojik mekanizmaların etkili olabileceğini düşündürdü.</p><p>Uzmanlar, bu dönemde yaşam tarzı, beslenme düzeni, stres ve uyku kalitesi gibi faktörlerin sağlık üzerinde çok daha belirgin sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor.</p><strong>60 Yaş Sonrası Riskler Daha Da Artıyor</strong><p>Çalışmada ikinci büyük biyolojik dönüşümün yaklaşık 60 yaş civarında yaşandığı belirlendi. Bu dönemde bağışıklık sistemi, böbrek fonksiyonları ve karbonhidrat metabolizmasıyla ilgili yapılarda önemli değişimler gözlemlendi.</p><p>Uzmanlara göre bu yaş aralığı, yaşa bağlı hastalıkların ortaya çıkma riskinin hızlandığı kritik bir eşik olarak öne çıkıyor. Özellikle bağışıklık sistemindeki değişimlerin enfeksiyonlara karşı direnci etkileyebileceği ve metabolik problemlerin daha belirgin hale gelebileceği ifade ediliyor.</p><p>Bilim insanları, elde edilen verilerin gelecekte yaşlanmaya bağlı hastalıkların daha erken tespit edilmesi ve kişiye özel sağlık planlarının geliştirilmesi açısından önemli bir kaynak oluşturabileceğini değerlendiriyor.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/uzmanlar-acikladi-vucut-bu-iki_1779099142_Xs4GJM.PNG" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uzmanlar Açıkladı! Vücut Bu İki Yaşta Aniden Yaşlanıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/uzmanlar-acikladi-vucut-bu-iki_1779099142_Xs4GJM.PNG"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sadece Akciğeri Değil Beyni de Eritiyor!]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/sadece-akcigeri-degil-beyni-de-eritiyor/36331/</link>
            <description><![CDATA[Gündelik yaşamda tütün kullanımının zararları genellikle solunum sistemi ve kalp sağlığı üzerinden ele alınsa da, tıp dünyasından gelen son veriler durumun çok daha derin ve korkutucu bir boyutu olduğunu gözler önüne seriyor.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/sadece-akcigeri-degil-beyni-de-eritiyor/36331/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 17 May 2026 13:46:02 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Bilim insanları ve nöroloji uzmanları, sigara dumanının ve tütün bileşenlerinin doğrudan insan beynini hedef aldığını ortaya koyuyor. Özellikle karar verme, mantık yürütme, hafıza ve odaklanma gibi insanı insan yapan en temel zihinsel süreçleri yöneten merkezlerin, tütün kullanımı sebebiyle geri dönüşü zor hasarlar aldığı belirtiliyor.</p><strong>Beynin Yönetim Merkezinde İncelme: Korteks Tehdit Altında</strong><p>Bilkent Şehir Hastanesi bünyesinde çalışmalarını sürdüren Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Görkem Tutal Gürsoy, tütün ve türevlerinin sinir sistemi üzerindeki tahribatına dair ezber bozan açıklamalarda bulundu. Yapılan son bilimsel araştırmaların, tütün kullanımının beynin dış tabakası olan kortekste belirgin bir doku kaybına ve incelmeye yol açtığını gösterdiğini ifade eden Doç. Dr. Gürsoy, bu bölgenin konuşmadan algılamaya kadar tüm bilişsel yeteneklerin ana kumanda masası olduğunu hatırlattı. Bu yapısal incelmenin doğrudan kronik hafıza kayıplarına, öğrenme süreçlerinde tıkanmaya, dikkat dağınıklığına ve belirgin kişilik dönüşümlerine yol açtığı, kimi hastalarda ise kendini derin bir depresyon tablosuyla gösterdiği</p><strong>Hücre Ölümleri Alzheimer ve İnme Riskini Tetikliyor</strong><p>Tütün mamullerinin içinde yer alan zehirli kimyasalların, beynin çalışmasını sağlayan temel yapı taşları olan nöronları doğrudan zehirlediği ifade ediliyor. Doç. Dr. Gürsoy, maruz kalınan toksinlerin sinir hücrelerinde hasar yaratarak kitlesel hücre ölümlerine neden olduğunu, bu durumun da çağımızın en korkulan rahatsızlıklarından biri olan Alzheimer gibi demans türlerinin kapısını araladığını belirtti. Aynı zamanda beyindeki vasküler yapıyı, yani damar sağlığını da bozan bu alışkanlık, felç ve inme gibi ani gelişen hayati nörolojik krizlerin en büyük tetikleyicileri arasında yer alıyor. Zararsız olduğu iddiasıyla pazarlanan elektronik sigaralar ve ısıtılmış yeni nesil tütün cihazları da içerdikleri yüksek nikotin oranları nedeniyle aynı hücresel yıkıma ve beyin hasarına yol açıyor.</p><p>Genç Yaşta Başlayanlar Büyük Tehlikede ve Pasif İçicilik Faktörü</p><p>Alışkanlığın edinilme yaşı ve tüketim yoğunluğu, beynin aldığı hasarın boyutunu belirleyen en kritik parametreler olarak öne çıkıyor. Sigaraya erken yaşlarda adım atılmasının, ilerleyen dönemlerde görülmesi beklenen bunama ve felç riskini çok daha erken yaşlara çektiği vurgulanıyor. Tütünü tamamen bıraktıktan sonra bile sinir sisteminin ve beyin dokusunun kendini yenileyip eski formuna kavuşabilmesi için çeyrek asırlık, yani yaklaşık 25 yıllık devasa bir zamana ihtiyaç duyuluyor. Tehdit yalnızca sigara içen bireylerle sınırlı kalmıyor; havaya yayılan dumandaki ağır metaller ile zehirli kimyasal partiküller, pasif etkileşime maruz kalan çocukların ve gençlerin zihinsel gelişimini de aynı oranda baltalıyor.. Sağlıklı bir zihinsel gelecek için tüm bu ürünlerden ve dumanlı ortamlardan mutlak surette uzak durulması gerektiği önemle ifade ediliyor.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/sadece-akcigeri-degil-beyni-de_1779011110_2bldGk.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sadece Akciğeri Değil Beyni de Eritiyor! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/sadece-akcigeri-degil-beyni-de_1779011110_2bldGk.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Afrika’da Ebola Alarmı! Sınır Hattında Vaka Sayıları Hızla Yükseliyor]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/afrika-da-ebola-alarmi-sinir-hattinda-vaka-sayilari-hizla-yukseliyor/36246/</link>
            <description><![CDATA[Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin doğu bölgesinde yer alan Ituri eyaleti, yeniden patlak veren Ebola salgınıyla sarsılıyor. Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi tarafından paylaşılan son verilere göre, bölgede virüs kaynaklı olduğu tahmin edilen vaka sayısı ve can kayıpları endişe verici boyutlara ulaştı.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/afrika-da-ebola-alarmi-sinir-hattinda-vaka-sayilari-hizla-yukseliyor/36246/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 15 May 2026 19:10:54 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>15 Mayıs 2026 tarihi itibarıyla eyalet genelinde şüpheli vaka sayısının 246&#39;ya ulaştığı, salgın nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısının ise 65&#39;e yükseldiği bildirildi. Özellikle Mongwalu ve Rwampara gibi yerleşim yerlerinde yoğunlaşan vakaların, Ituri&#39;nin yönetim merkezi olan Bunia şehrine de sıçramış olması yetkilileri teyakkuza geçirdi.</p><strong>Laboratuvar Sonuçları Tehlikeyi Doğruladı</strong><p>Salgının yayılım hızını ve türünü belirlemek amacıyla Kinşasa&#39;da bulunan Ulusal Biyomedikal Araştırma Enstitüsü devreye girdi. Enstitüde titizlikle incelenen 20 ayrı numuneden 13&#39;ünde Ebola virüsüne rastlanması, durumun ciddiyetini kanıtlar nitelikte. Uzmanlar şu an virüsün genetik yapısını çözümlemek ve olası bir mutasyon durumunu tespit etmek için çalışmalarını sürdürüyor. Bu son gelişme, Kongo Demokratik Cumhuriyeti tarihinde 1976 yılından bu yana kayıtlara geçen 17. büyük Ebola dalgası olarak tıp literatüründeki yerini aldı. Bölgedeki sağlık altyapısının bu yükü kaldırabilmesi için uluslararası yardım kuruluşlarının desteği bekleniyor.</p><strong>Komşu Ülkeler İçin Sınır Ötesi Risk Kapıda</strong><p>Ituri eyaletinin coğrafi konumu, salgının sadece ülke sınırları içinde kalmayabileceğine dair ciddi endişeleri beraberinde getiriyor. Uganda ve Güney Sudan sınırlarına oldukça yakın bir noktada seyreden salgın nedeniyle bölgesel koordinasyon en üst seviyeye çıkarıldı. Virüsün sınır ötesine taşınmasını engellemek amacıyla sınır kapılarında kontrol noktaları oluşturulurken, çevre ülkelerle bilgi paylaşımı hızlandırıldı. Tarihsel süreçte binlerce insanın yaşamına mal olan ve ilk kez Ebola Nehri yakınlarında ortaya çıkan bu amansız hastalık, Batı Afrika&#39;da geçmiş yıllarda yaşanan büyük trajedilerin tekrarlanmaması için sıkı bir takip altında tutuluyor.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/afrika-da-ebola-alarmi-sinir-h_1778861449_3AYisB.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Afrika’da Ebola Alarmı! Sınır Hattında Vaka Sayıları Hızla Yükseliyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/afrika-da-ebola-alarmi-sinir-h_1778861449_3AYisB.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[DSÖ'den Korkutan Virüs Hakkında Yeni Açıklama!]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/dso-den-korkutan-virus-hakkinda-yeni-aciklama/36245/</link>
            <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) liderliğinde yürütülen kriz yönetimi meyvelerini vermeye başladı. Hollanda bandıralı MV Hondius gemisinde patlak veren hantavirüs vakaları sonrası başlayan tahliye operasyonu başarıyla noktalandı. DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Cenevre'de düzenlenen haftalık değerlendirme toplantısında küresel kamuoyunun merakla beklediği verileri paylaşarak yüreklere su serpti.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/dso-den-korkutan-virus-hakkinda-yeni-aciklama/36245/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 15 May 2026 19:02:42 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Gemideki krizin kontrol altına alındığını belirten Ghebreyesus, virüsün dünya genelindeki yayılım riski üzerine önemli saptamalarda bulundu.</p><strong>MV Hondius Operasyonu Tamamlandı Yolcular Ülkelerine Döndü</strong><p>Hantavirüs paniğinin merkezinde yer alan MV Hondius gemisindeki 120&#39;den fazla yolcu, Tenerife halkının ve yerel otoritelerin yoğun desteğiyle tahliye edildi. Kanarya Adaları&#39;ndaki başarılı transfer operasyonunun ardından yolcuların bir kısmı kendi ülkelerindeki sağlık tesislerine sevk edilirken, bir kısmının ise son varış noktalarında karantina altına alındığı bildirildi. Geminin kaptanı Jan Dobrogowski ve mürettebatının hala gemide olduğunu kaydeden Ghebreyesus, aracın rotasını Hollanda&#39;ya çevirdiğini ve 18 Mayıs tarihinde limana varmasının öngörüldüğünü ifade etti. Kriz sürecinde yaklaşık 30 hükümetle senkronize bir çalışma yürüttüklerini belirten Genel Direktör, bu uluslararası dayanışmanın virüsün sınırlandırılmasında kritik rol oynadığını vurguladı.</p><strong>Hantavirüs Verileri Paylaşıldı Küresel Risk Hangi Seviyede</strong><p>Kamuoyunda büyük bir salgın endişesi yaratan hantavirüs verilerini güncelleyen DSÖ, bugüne kadar toplam 10 vakanın rapor edildiğini, bunlardan 3&#39;ünün yaşamını yitirdiğini teyit etti. Laboratuvar ortamında doğrulanan 8 Andes virüsü vakasına ek olarak 2 muhtemel vaka üzerinde çalışmaların devam ettiğini belirten Ghebreyesus, küresel nüfus için riskin hala düşük seviyede kalmaya devam ettiğini yineledi. Özellikle Mayıs başından bu yana yeni bir can kaybının yaşanmaması olumlu bir gelişme olarak değerlendirilirken, kuluçka süresinin 6 haftayı bulabilmesi nedeniyle önümüzdeki günlerde vaka sayısında bir miktar artış görülebileceği uyarısı yapıldı. Fakat bu gelişmenin salgının yayıldığı şeklinde yorumlanmaması gerektiği, tam tersine yürütülen izleme çalışmalarının ne kadar kapsamlı ve dikkatli yapıldığının bir kanıtı olduğu vurgulandı.</p><strong>Afrika&#39;da Ebola Tehdidi ve Sağlık Asamblesi Gündemi</strong><p>Toplantının bir diğer önemli gündem maddesi ise Kongo Demokratik Cumhuriyeti&#39;nde yeniden baş gösteren Ebola salgını oldu. Ülkenin kuzeydoğusundaki Ituri eyaletinde 13 kesinleşmiş vaka tespit edildiğini bildiren DSÖ yetkilileri, bölgedeki yerel idarecilerle sürekli iletişim halinde olduklarını kaydetti. 1976 yılından bu yana ülkede 17. kez görülen bu salgının, küresel sağlık güvenliğinin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha kanıtladığı ifade edildi. Tüm bu sağlık krizlerine karşı geliştirilecek küresel yanıtlar, 18 Mayıs&#39;ta Cenevre&#39;de kapılarını açacak olan 79. Dünya Sağlık Asamblesi&#39;nin ana gündemini oluşturacak.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/dso-den-korkutan-virus-hakkind_1778860956_jeP5Hh.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ DSÖ'den Korkutan Virüs Hakkında Yeni Açıklama! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/dso-den-korkutan-virus-hakkind_1778860956_jeP5Hh.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Gemide Panik Anları! Norovirüs Nedeniyle 1700 Yolcu Karantinada 1 Kişi Hayatı Yitirdi]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/gemide-panik-anlari-norovirus-nedeniyle-1700-yolcu-karantinada-1-kisi-hayati-yitirdi/36145/</link>
            <description><![CDATA[Fransa’nın Bordeaux kentinde limana demirleyen bir kruvaziyer gemisinde ortaya çıkan norovirüs şüphesi, yüzlerce yolcuyu etkileyen geniş çaplı bir karantina sürecine dönüştü. Gemide bulunan 90 yaşındaki bir yolcunun yaşamını yitirmesinin ardından sağlık ekipleri alarma geçti.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/gemide-panik-anlari-norovirus-nedeniyle-1700-yolcu-karantinada-1-kisi-hayati-yitirdi/36145/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 13 May 2026 17:58:48 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Yetkililer tarafından yapılan açıklamada, yaklaşık 50 yolcuda mide bulantısı, kusma ve ishal belirtileri tespit edildiği bildirildi. Yaşanan gelişmelerin ardından gemide bulunan 1700&#39;den fazla kişi karantina altına alındı. Karantinanın ne zaman sona ereceğine ilişkin ise resmi bir açıklama yapılmadı.</p><p>Norovirüsün özellikle kapalı ve kalabalık alanlarda hızla yayıldığı belirtilirken, virüsün kirli su ve yiyeceklerin yanı sıra sık temas edilen yüzeylerden de bulaşabildiği ifade edildi.</p><strong>Karayipler&#39;deki Gemide de Benzer Vakalar Görüldü</strong><p>Bordeaux&#39;daki olayla aynı dönemde Karayipler&#39;de sefer yapan Caribbean Princess isimli kruvaziyer gemisinde de benzer bir salgın yaşandı. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri&#39;nin paylaştığı verilere göre, gemide bulunan 102 yolcu ile 13 mürettebatta norovirüs belirtileri görüldü.</p><p>Florida&#39;nın Fort Lauderdale limanından hareket eden gemide hastalık belirtileri gösteren kişilerin izole edildiği, ortak kullanım alanlarında kapsamlı dezenfeksiyon işlemleri uygulandığı açıklandı.</p><strong>Kruvaziyer Gemilerinde Salgın Riski Artıyor</strong><p>Uzman kurumlar, kruvaziyer gemilerinin yoğun yolcu kapasitesi, ortak kullanım alanları ve kapalı yaşam alanları nedeniyle bulaşıcı hastalıkların yayılması açısından yüksek risk taşıdığına dikkat çekiyor. Özellikle norovirüsün kruvaziyer kaynaklı mide ve bağırsak salgınlarında en sık görülen etkenlerden biri olduğu belirtiliyor.</p><p>Sağlık ekipleri, bu tür vakalarda el hijyeni, yüzey temizliği ve hasta kişilerin izolasyonunun salgının kontrol altına alınmasında kritik rol oynadığını vurguluyor.</p><strong>Yaşlı Yolcular İçin Risk Daha Büyük</strong><p>Yetkililer, norovirüsün çoğu sağlıklı bireyde kısa sürede atlatılabildiğini ancak ileri yaş grubundaki kişiler ve kronik rahatsızlığı bulunan bireylerde ciddi sonuçlara yol açabileceğini belirtti. Bordeaux&#39;daki kruvaziyer gemisinde hayatını kaybeden 90 yaşındaki yolcunun ölüm nedeni ile virüs arasındaki bağlantının araştırıldığı bildirildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/gemide-panik-anlari-norovirus-_1778684327_z8fblX.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Gemide Panik Anları! Norovirüs Nedeniyle 1700 Yolcu Karantinada 1 Kişi Hayatı Yitirdi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/gemide-panik-anlari-norovirus-_1778684327_z8fblX.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Küresel Sağlık Alarmı Lassa Ateşi Salgını Yayılıyor!]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/kuresel-saglik-alarmi-lassa-atesi-salgini-yayiliyor/36060/</link>
            <description><![CDATA[Lassa ateşi, dünya genelinde sağlık otoritelerini teyakkuza geçiren ve temelde Batı Afrika coğrafyasına özgü olan son derece tehlikeli bir viral hemorajik hastalık olarak tanımlanmaktadır.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/kuresel-saglik-alarmi-lassa-atesi-salgini-yayiliyor/36060/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 12 May 2026 11:30:27 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Lassa ateşi, dünya genelinde sağlık otoritelerini teyakkuza geçiren ve temelde Batı Afrika coğrafyasına özgü olan son derece tehlikeli bir viral hemorajik hastalık olarak tanımlanmaktadır. Bu enfeksiyonun kaynağını Lassa virüsü oluştururken, hastalığın ilk çıkış noktası ve doğal barınağı kemirgen popülasyonu olarak bilinmektedir. Özellikle bu bölgede yaşayan belirli bir fare türünün taşıyıcılığını üstlendiği virüs, insan sağlığı üzerinde yıkıcı etkiler bırakma potansiyeline sahiptir. Uzmanlar, hastalığın sadece yerel bir sorun olmaktan çıkıp uluslararası seyahatler vasıtasıyla küresel bir tehdide dönüşme ihtimali üzerinde titizlikle durmaktadır.</p><p data-path-to-node='3'>Hastalığın seyri genellikle akut bir tablo sergilemekte ve vücudun çoklu organ sistemlerini hedef alabilmektedir. Virüsün doğadaki döngüsü, enfekte olmuş kemirgenlerin çevreye bıraktığı atıklar üzerinden şekillenmekte ve bu durum doğrudan insan yerleşimlerini tehdit etmektedir. Batı Afrika&#39;nın kırsal kesimlerinden şehir merkezlerine kadar uzanan geniş bir coğrafyada görülen bu vaka artışları, sağlık altyapısının yetersiz olduğu bölgelerde ciddi bir kriz ortamı yaratmaktadır. Mevcut salgın raporları, virüsün biyolojik yapısının oldukça dirençli olduğunu ve hayvandan insana geçiş aşamasında çok düşük dozların bile yeterli olabildiğini göstermektedir.</p><strong>Kemirgenlerden İnsanlara Uzanan Gizli Tehlike Hattı</strong><p data-path-to-node='5'>Virüsün temel bulaş mekanizması, enfekte olmuş kemirgenlerin dışkı ve idrarlarıyla temas etmiş gıda maddelerinin tüketilmesi veya bu atıklarla kirlenmiş eşyaların kullanılmasıyla gerçekleşmektedir. Özellikle ev içindeki hijyen koşullarının zayıf olduğu bölgelerde, açıkta bırakılan yiyeceklerin farelerle temas etmesi en büyük bulaş riskini oluşturmaktadır. Bunun yanı sıra, virüsün bulunduğu toz zerrelerinin solunması gibi aerosol yoluyla gerçekleşen bulaşmalar da literatürde sıkça yer almaktadır. Bu durum, virüsün sadece fiziksel temasla değil, aynı zamanda hava yoluyla da belirli mesafelerden taşınabileceği endişesini doğurmaktadır.</p><p data-path-to-node='6'>Hastalığın asıl kritik noktası ise insandan insana bulaşma kapasitesinin bulunmasıdır. Enfekte olan bir bireyin kanı, idrarı veya diğer tüm vücut sıvılarıyla doğrudan temas edilmesi durumunda virüs bir başka kişiye kolaylıkla geçebilmektedir. Bu bulaş zinciri özellikle hastane ortamlarında ve aile içi bakım süreçlerinde ciddi bir risk teşkil etmektedir. Sterilizasyon kurallarının tam olarak uygulanmadığı sağlık kuruluşlarında, sağlık çalışanlarının enfeksiyona yakalanma oranları oldukça yüksek seviyelere ulaşabilmektedir. Koruyucu ekipman kullanımı ve izolasyon önlemleri, bu ölümcül zincirin kırılmasındaki en temel unsurlar olarak kabul edilmektedir.</p><strong>Vücutta Meydana Gelen Tahribat Ve Sinyaller</strong><p data-path-to-node='8'>Lassa ateşinin klinik belirtileri genellikle virüsle temastan kısa bir süre sonra ortaya çıkmakta ve başlangıç evresinde sıradan bir gribal enfeksiyonla karıştırılabilmektedir. Hastalarda ilk olarak yüksek ateş, şiddetli halsizlik ve genel vücut kırgınlığı gözlemlenmektedir. Takip eden süreçte ise şiddetli baş ağrısı, boğazda yanma, kas ve göğüs bölgesinde yoğun ağrılar tabloya eklenmektedir. Bu aşamada doğru teşhisin konulamaması, hastalığın hızla ilerlemesine ve tedavi şansının azalmasına neden olmaktadır. Sindirim sistemine ait mide bulantısı, kusma ve diyare gibi semptomlar da hastalığın seyri boyunca sıkça karşılaşılan şikayetler arasında yer almaktadır.</p><p data-path-to-node='9'>Hastalığın şiddetini artırmasıyla birlikte çok daha korkutucu ve hayati tehlike arz eden emareler baş göstermektedir. Yüz bölgesinde belirgin bir şişlik, tansiyonun tehlikeli seviyelere düşmesi ve vücudun çeşitli noktalarından, özellikle de mukoza bölgelerinden gelen kanamalar terminal evrenin işaretçileridir. Bazı ağır vakalarda hastalar epileptik nöbetler geçirmekte, bilinç bulanıklığı yaşamakta ve hatta koma durumuna girebilmektedir. İyileşme gösteren bazı bireylerde bile kalıcı işitme kayıplarının yaşandığı raporlanmaktadır. Bu kalıcı hasarlar, Lassa virüsünün sinir sistemi üzerindeki yıkıcı etkisini bir kez daha gözler önüne sermektedir.</p><strong>Küresel Hareketlilik Ve Türkiye&#39;nin Mevcut Durumu</strong><p data-path-to-node='11'>Son dönemde Nijerya başta olmak üzere pek çok Afrika ülkesinden gelen veriler, salgının boyutlarının her geçen gün büyüdüğünü kanıtlamaktadır. Resmi makamlar tarafından paylaşılan istatistiklere göre bu yıl içerisinde hayatını kaybedenlerin sayısı rekor seviyelere ulaşmış durumdadır. Ölüm oranlarındaki bu ani artış, virüsün mutasyona uğramış olabileceği veya çevresel faktörlerin yayılımı kolaylaştırdığı yönündeki tartışmaları alevlendirmiştir. Bölgedeki hastanelerin kapasitelerinin dolması ve ilaç stoklarındaki yetersizlikler, vefat sayılarının kontrol altına alınmasını zorlaştıran temel engeller olarak öne çıkmaktadır.</p><p data-path-to-node='12'>Türkiye genelinde ise şu ana kadar tespit edilmiş resmi bir Lassa ateşi vakası bulunmamaktadır. Sağlık Bakanlığı ve ilgili birimler, sınır kapılarında ve havalimanlarında gerekli kontrol mekanizmalarını devreye alarak yurt dışı kaynaklı olası vakalara karşı hazırlıklı olduklarını belirtmektedir. Halk sağlığı uzmanları, özellikle endemik bölgelere seyahat eden vatandaşların dikkatli olması gerektiği konusunda uyarılarda bulunmaktadır. Türkiye&#39;de bu tür egzotik virüslere yönelik tanı kitlerinin ve tedavi protokollerinin hazır bulunması, olası bir risk durumunda hızlı müdahale edilebilmesi adına büyük önem taşımaktadır. Kamuoyuna yapılan bilgilendirmelerde panik yapacak bir durum olmadığı ancak her zaman ihtiyatlı olunması gerektiği vurgulanmaktadır.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/kuresel-saglik-alarmi-lassa-at_1778574626_fYLGqv.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Küresel Sağlık Alarmı Lassa Ateşi Salgını Yayılıyor! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/kuresel-saglik-alarmi-lassa-at_1778574626_fYLGqv.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Gemideki Türk Vatandaşlarının Test Sonuçları Belli Oldu!]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/gemideki-turk-vatandaslarinin-test-sonuclari-belli-oldu/36035/</link>
            <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, uluslararası bir seyahat gemisinde bulunan ve hantavirüs riski nedeniyle takip edilen Türk vatandaşlarının tahliye sürecine ilişkin güncel durumu paylaştı. Yapılan açıklamada, gemide kalan son 3 vatandaşın da ambulans uçakla Türkiye'ye nakledildiği ve yapılan ilk test sonuçlarının netleştiği bildirildi.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/gemideki-turk-vatandaslarinin-test-sonuclari-belli-oldu/36035/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 11 May 2026 17:52:52 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Bakanlık, sürecin en başından itibaren büyük bir titizlikle yönetildiğini vurguladı. Gemide bulunan son 3 Türk vatandaşının ambulans uçakla ülkeye ulaştırılmasının hemen ardından, uzmanların belirlediği protokoller çerçevesinde izolasyon ve yakın takip süreçleri başlatıldı. Bu vatandaşların sağlık kontrollerinin kesintisiz sürdüğü belirtildi.</p><strong>Test Sonuçları Negatif Çıktı</strong><p>Daha önce yurda giriş yapan 2 kişiyle birlikte toplam 5 vatandaşın sağlık durumu mercek altına alındı. Bakanlık, bu kişilerden alınan numunelerin laboratuvar incelemelerinin tamamlandığını duyurdu. Yapılan hantavirüs testlerinin sonuçlarının 'negatif' olarak saptandığı açıklanırken, vatandaşların önlem amaçlı olarak uzmanlarca önerilen karantina süresi boyunca gözetim altında tutulmaya devam edileceği kaydedildi.</p><strong>Klinik Durumda Semptom Görülmedi</strong><p>Sağlık Bakanlığı ekiplerinin sürekli değerlendirmelerine göre, şu ana kadar takibi yapılan 5 vatandaşın hiçbirinde hastalıkla ilişkili herhangi bir klinik belirti veya semptoma rastlanmadı. Bakanlık, halk sağlığını koruma adına tüm sürecin büyük bir hassasiyetle ve yakından izlenmeye devam edileceğini ifade etti.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/gemideki-turk-vatandaslarinin-_1778511167_FqkRmZ.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Gemideki Türk Vatandaşlarının Test Sonuçları Belli Oldu! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/gemideki-turk-vatandaslarinin-_1778511167_FqkRmZ.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Mikroskobik Dünyanın Mühendislik Harikası Bakteriyel Hareket Mekanizmaları]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/mikroskobik-dunyanin-muhendislik-harikasi-bakteriyel-hareket-mekanizmalari/35977/</link>
            <description><![CDATA[Gözle görülemeyecek kadar küçük canlılar olan bakterilerin yaşam döngülerini sürdürebilmek için sergiledikleri hareket kabiliyeti modern bilimin en çarpıcı araştırma konularından biri olmaya devam ediyor.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/mikroskobik-dunyanin-muhendislik-harikasi-bakteriyel-hareket-mekanizmalari/35977/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 10 May 2026 15:30:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p data-path-to-node='1'>Gözle görülemeyecek kadar küçük canlılar olan bakterilerin yaşam döngülerini sürdürebilmek için sergiledikleri hareket kabiliyeti modern bilimin en çarpıcı araştırma konularından biri olmaya devam ediyor. Bu mikro organizmalar hayatta kalabilmek adına besine ulaşmak veya zararlı ortamlardan uzaklaşmak için biyolojik bir motor sistemi kullanıyor. Yapılan son araştırmalar bakterilerin sahip olduğu bu hareket mekanizmasının insan yapımı makinelerle kıyaslanamayacak kadar kompleks ve verimli bir yapıya sahip olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.</p><p data-path-to-node='2'>Bakteriyel hareketin temelinde kamçı adı verilen ve dışarıdan bakıldığında basit bir kuyruğu andıran ancak işleyiş bakımından bir gemi pervanesiyle aynı prensibi taşıyan organel yer alıyor. Bu kamçı yapısı bakteri hücresinin çeperine bağlı olan moleküler bir motor tarafından yüksek hızla döndürülüyor. Sıvı ortam içerisinde adeta bir burgu gibi dönen bu yapı bakterinin yoğun ortamlarda bile hızla ilerlemesine ve yönünü tayin etmesine olanak tanıyor.</p><strong>Hücre İçindeki Kusursuz Güç Kaynağı Ve Motor Yapısı</strong><p data-path-to-node='4'>Bakterinin hareket edebilmesi için öncelikle hücrenin iç kısmında bir enerji dönüşümünün gerçekleşmesi gerekiyor. Bu biyolojik motor yapısı hücre zarının hemen altına konumlanmış olup doğrudan hücrenin metabolik enerjisini mekanik kuvvete dönüştüren bir santral gibi çalışıyor. Söz konusu motorun en dikkat çekici özelliği saniyede yüzlerce kez dönebilme kapasitesine sahip olması ve bunu yaparken neredeyse sıfıra yakın bir enerji kaybıyla çalışmasıdır.</p><p data-path-to-node='6'>Motorun merkezinde yer alan rotor bölümü dönme hareketini başlatırken bu hareketin dışarıdaki kamçıya aktarılması için aracı mekanizmalar devreye giriyor. Modern mühendislikteki elektrik motorlarıyla büyük benzerlik gösteren bu sistemde akım yerine proton akışının kullanılması doğanın sunduğu eşsiz bir çözüm olarak görülüyor. Parçaların birbirine uyumu o kadar hassastır ki herhangi bir bileşenin eksikliği durumunda tüm sistem işlevsiz kalarak bakterinin hareket kabiliyetini tamamen ortadan kaldırıyor.</p><strong>Mekanik İletimi Sağlayan Esnek Kanca Bölümü</strong><p data-path-to-node='8'>Motorun ürettiği yüksek devirli dönme gücünün hücre dışındaki kamçıya iletilmesi görevini üstlenen yapıya bilim dünyasında kanca adı veriliyor. Bu parça bir otomobildeki şanzıman veya kardan miline benzer bir işlev görerek gücün yönünü ve açısını düzenliyor. Kancanın en önemli özelliği hem dayanıklı hem de esnek bir yapıda olmasıdır ki bu sayede bakteri hareket halindeyken kamçının farklı açılarda dönmesine imkan tanıyor.</p><p data-path-to-node='9'>Kanca yapısı protein moleküllerinin bir araya gelerek oluşturduğu evrensel bir mafsal görevi görüyor. Eğer bu iletim parçası esnek olmasaydı motorun dönme hızı kamçıyı kırabilir veya hücre zarının yırtılmasına neden olabilirdi. Bu kritik bağlantı noktası sayesinde bakteri kamçısını bir pervane gibi döndürürken aynı zamanda gövdesini de stabilize ederek ileriye doğru doğrusal bir hat üzerinde ilerleyebiliyor.</p><strong>Enerji Dönüşümünü Sağlayan Stator Parçacıkları Ve Verimlilik</strong><p data-path-to-node='11'>Sistemin en can alıcı noktalarından biri olan statorlar motorun çevresinde dizili olan ve enerjiyi dönme kuvvetine çeviren sabit parçalar olarak tanımlanıyor. Bu birimler adeta bir vites dişlisi gibi çalışarak hücre içindeki protonların geçişine izin veriyor ve bu geçiş esnasında oluşan elektrokimyasal enerjiyi dairesel bir harekete dönüştürüyor. Bakteri ne kadar hızlı hareket etmek isterse bu statorlar üzerinden geçen enerji trafiği o kadar yoğunlaşıyor.</p><p data-path-to-node='12'>Statorlar sadece enerji sağlamakla kalmıyor aynı zamanda motorun dengeli bir şekilde dönmesini sağlayan bir sabitleyici görevi de görüyor. Sistem içindeki moleküler yağlayıcılar ve sabitleyici maddeler bu çarkların sürtünmeden kaynaklı aşınmasını engelliyor. Bu mekanizma sayesinde bakteriler oldukça yoğun sıvılarda bile motorları bozulmadan saatlerce yol alabiliyor ve çevresel koşullara göre hızlarını anlık olarak ayarlayabiliyorlar.</p><strong>Sıvı Ortamda İlerlemeyi Sağlayan Kamçının Görevi</strong><p data-path-to-node='14'>Hücrenin dış dünyayla temas eden ve hareketi nihayete erdiren en uç parçası olan kamçı proteinden oluşmuş uzun ve helisel bir yapıdır. Bu kuyruk benzeri eklenti motor ve kancadan gelen dönme enerjisini sıvı içerisindeki itme kuvvetine çeviriyor. Bir geminin pervanesi suyu nasıl geriye iterek tekneyi ileri götürüyorsa kamçı da benzer bir fiziksel ilkeyle bakteriyi sıvı içerisinde adeta bir vida gibi döndürerek ilerletiyor.</p><p data-path-to-node='15'>Kamçının tasarımı suyun direncini en aza indirecek ve maksimum itiş gücü sağlayacak bir aerodinamiğe sahiptir. Bakteriler sadece ileri gitmekle kalmayıp kamçılarının dönme yönünü saniyeler içinde değiştirerek ani manevralar yapabiliyor veya durabiliyorlar. Bu inanılmaz hız ve çeviklik mikroskobik ölçekteki yaşamın devamlılığı için en kritik unsurlardan biri olarak kabul edilirken bilim insanları bu sistemi taklit ederek yeni nesil nanorobotlar üretmek için çalışmalarını sürdürüyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/mikroskobik-dunyanin-muhendisl_1778406028_3oudJr.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Mikroskobik Dünyanın Mühendislik Harikası Bakteriyel Hareket Mekanizmaları ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/mikroskobik-dunyanin-muhendisl_1778406028_3oudJr.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[MV Hondius Gemisi İçin Askeri Tahliye Operasyonu!]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/mv-hondius-gemisi-icin-askeri-tahliye-operasyonu/35938/</link>
            <description><![CDATA[Hollanda bandıralı "MV Hondius" adlı yolcu gemisinde tespit edilen Hantavirüs vakaları, İspanya hükümetini harekete geçirdi. Kanarya Adaları’ndaki Tenerife limanına demirlemesine izin verilen dev gemi için askeri birliklerin devrede olduğu, üst düzey güvenlik önlemlerinin alındığı bir tahliye planı hazırlandı.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/mv-hondius-gemisi-icin-askeri-tahliye-operasyonu/35938/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 09 May 2026 18:30:44 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Sabahın ilk ışıklarıyla Tenerife&#39;deki Granadilla de Abona limanına ulaşması beklenen gemi, sivil halka risk oluşturmaması için kıyıdan bir deniz mili açığa demirleyecek. İspanya İçişleri Bakanı Fernando Grande Marlaska ve Sağlık Bakanı Monica Garcia, operasyonu bizzat yönetmek üzere adaya ulaştı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus da tahliye sürecini yerinde takip edecek.</p><strong>Askeri Kontrol Altında Hızlı Transfer</strong><p>Gemideki 23 farklı milletten yaklaşık 150 yolcu, Askeri Acil Müdahale (UCM) birimine bağlı askerlerin gözetiminde tahliye edilecek. Yolcular gemi içinde sağlık taramasından geçirildikten sonra teknelerle limana, oradan da otobüslerle doğrudan havalimanına transfer edilecek. Her bir transferin yaklaşık 10 dakika sürmesi planlanırken, yolcuların uçakları kalkışa hazır olana kadar gemiden ayrılmalarına izin verilmeyecek.</p><strong>İspanyol Yolcular Askeri Hastaneye Sevk Edilecek</strong><p>Tahliye operasyonunda ilk olarak gemideki 14 İspanyol vatandaşı tahliye edilerek Madrid&#39;deki Gomez Ulla Askeri Hastanesi&#39;nde karantina altına alınacak. Diğer yolcular için ise kendi ülkelerinin göndereceği uçaklar kullanılacak; uçak gönderemeyen ülkeler için Avrupa Birliği&#39;ne ait iki kurtarma uçağı hazır bekletilecek. Operasyonda görevli tüm personelin yüksek korumalı maskeler kullanacağı ve bagajların özel torbalarda taşınacağı bildirildi.</p><strong>DSÖ ve Bakanlıktan Güvence Açıklaması</strong><p>İçişleri Bakanı Marlaska, yolcuların sivil halkla temasının kesinlikle kesildiğini vurgularken, DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus, 'Bu başka bir virüs değil' mesajıyla Tenerife halkının endişelerini yatıştırmaya çalıştı. Gemide şimdiye kadar Hantavirüs nedeniyle 3 kişinin hayatını kaybettiği, 6 kişide ise virüsün aktif olarak tespit edildiği bilgisi paylaşıldı.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/mv-hondius-gemisi-icin-askeri-_1778340639_l5YX6k.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ MV Hondius Gemisi İçin Askeri Tahliye Operasyonu! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/mv-hondius-gemisi-icin-askeri-_1778340639_l5YX6k.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Aydın’da Şap Hastalığı Tedbirleri Genişletildi! 17 Mahalle Karantinaya Alındı]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/aydin-da-sap-hastaligi-tedbirleri-genisletildi-17-mahalle-karantinaya-alindi/35916/</link>
            <description><![CDATA[Aydın’ın Yenipazar ilçesine bağlı Hacıköseler Mahallesi’nde şap hastalığının görülmesinin ardından bölgede kapsamlı önlemler uygulanmaya başladı. Hayvan sağlığını korumak ve hastalığın çevre yerleşim yerlerine yayılmasını önlemek amacıyla birçok mahallede karantinaya alındı.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/aydin-da-sap-hastaligi-tedbirleri-genisletildi-17-mahalle-karantinaya-alindi/35916/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 09 May 2026 13:53:53 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Hastalığın tespit edilmesinin ardından ilgili ekipler bölgede inceleme ve kontrol çalışmalarını hızlandırırken, çevrede bulunan mahalleler de tedbir kapsamına dahil edildi.</p><strong>Yenipazar ve Çine&#39;de Çok Sayıda Mahalle Karantinada</strong><p>Alınan karar doğrultusunda Yenipazar ilçesinde Karacaören, Paşaköy, Çavdar, Eğridere, Koyunlar, Alioğulları ve Karaçakal mahallelerinde karantina uygulaması başlatıldı. Çine ilçesinde ise İbrahimkavağı, Bağlarbaşı, Bereket, Çatak, Sarnış, Subaşı, Elderesi, Kavşit ve Kırkışık mahalleleri tedbir kapsamına alındı.</p><p>Böylece şap hastalığı nedeniyle toplam 17 mahallede koruma ve kontrol uygulamaları devreye sokuldu.</p><strong>Hayvan Hareketliliği Tamamen Durduruldu</strong><p>Karantina kararı kapsamında mahallelere hayvan giriş ve çıkışları geçici süreyle yasaklandı. Ayrıca bölgede canlı hayvan alım-satım işlemlerinin de durdurulduğu bildirildi.</p><p>Yetkililer tarafından uygulanan tedbirlerin, hastalığın başka bölgelere taşınmasının önüne geçilmesi amacıyla hayata geçirildiği öğrenildi. Karantina sürecinde hayvancılıkla uğraşan vatandaşların belirlenen kurallara uyması gerektiği belirtildi.</p><strong>Tarım ve Orman Müdürlüğü Ekipleri Sahada</strong><p>Yenipazar İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin bölgede aktif şekilde çalışma yürüttüğü ifade edildi. Ekiplerin mahallelerde denetim, kontrol ve takip faaliyetlerine devam ettiği kaydedildi.</p><p>Şap hastalığının kontrol altına alınmasına yönelik çalışmalar sürerken, karantina uygulamasının ikinci bir duyuruya kadar devam edeceği bildirildi.</p><strong>Hastalığın Yayılmasını Önlemek İçin Önlemler Sürüyor</strong><p>Bölgede yürütülen çalışmalar kapsamında hayvan hareketleri yakından takip edilirken, karantina altındaki mahallelerde kontrollerin artırıldığı belirtildi. Yetkililer, sürecin hastalığın yayılım durumuna göre değerlendirileceğini ifade etti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/aydin-da-sap-hastaligi-tedbirl_1778324032_mnKbxS.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Aydın’da Şap Hastalığı Tedbirleri Genişletildi! 17 Mahalle Karantinaya Alındı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/aydin-da-sap-hastaligi-tedbirl_1778324032_mnKbxS.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sinsi Tehlike Hantavirüs! Belirtileri Griple Aynı Ama Sonucu Ölümcül]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/sinsi-tehlike-hantavirus-belirtileri-griple-ayni-ama-sonucu-olumcul/35911/</link>
            <description><![CDATA[Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi uzmanları, son dönemde belirtileri mevsimsel hastalıklarla karıştırılan hantavirüs enfeksiyonuna karşı önemli uyarılarda bulundu. Özellikle kemirgenlerle temas geçmişi olan bireylerin, sıradan görünen şikayetleri ihmal etmemesi gerektiği vurgulandı.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/sinsi-tehlike-hantavirus-belirtileri-griple-ayni-ama-sonucu-olumcul/35911/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 09 May 2026 12:52:40 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Hantavirüsün başlangıç evresindeki belirtileri hakkında bilgi veren Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sinem İliaz, hastalığın üst solunum yolu enfeksiyonlarını taklit ettiğini belirtti. Prof. Dr. İliaz, rahatsızlığın başlangıç evresinde ateş, bitkinlik, vücut genelinde kas ağrısı ve öksürük gibi grip vakalarını andıran belirtilerle ortaya çıktığına dikkat çekti. Ancak tablo ilerlediğinde, bazı hastalarda ciddi akciğer tutulumu ve ağır nefes darlığı gibi hayati tehlike oluşturan durumlara evrilebiliyor' açıklamasında bulundu.</p><strong>Riskli Alanlara Dikkat: Depo ve Bağ Evleri Tehlike Saçıyor</strong><p>Virüsün temel bulaş yolunun kemirgenlerin atıkları olduğunu hatırlatan uzmanlar; depo, bodrum, ahır ve uzun süre kapalı kalmış bağ evlerinin temizliği sırasında dikkatli olunması gerektiğini belirtti. Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Müberra Hraloğlu, temizlik sırasında yapılan hataların virüsü havaya yayabileceğine işaret ederek, 'Riskli alanları doğrudan süpürmek veya elektrik süpürgesi kullanmak, virüs içeren partiküllerin solunmasına neden olur. Bu alanlar önce mutlaka havalandırılmalı ve koruyucu ekipmanla dezenfekte edilmelidir' dedi.</p><strong>Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?</strong><p>Hantavirüsten korunmanın en temel yolunun kemirgenlerle teması kesmek olduğunu ifade eden uzmanlar, belirli semptomlara dikkat çekti. Eğer kemirgen teması olasılığı bulunan bir ortamda bulunulmuşsa; yüksek ateş, nefes darlığı, aşırı halsizlik ve idrar miktarında azalma gibi belirtiler görüldüğünde zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiği kaydedildi.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/sinsi-tehlike-hantavirus-belir_1778320355_B8zaF6.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sinsi Tehlike Hantavirüs! Belirtileri Griple Aynı Ama Sonucu Ölümcül ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/sinsi-tehlike-hantavirus-belir_1778320355_B8zaF6.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı'ndan Hantavirüs Açıklaması! Türkiye'de Durum Ne?]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/saglik-bakanligi-ndan-hantavirus-aciklamasi-turkiye-de-durum-ne/35886/</link>
            <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, son dönemde kamuoyunun gündemini meşgul eden hantavirüs tartışmalarına dair resmi bir bilgilendirme yayımladı. Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü aracılığıyla yapılan açıklamada, söz konusu virüse yönelik tüm süreçlerin bilimsel veriler ışığında ve büyük bir hassasiyetle takip edildiği belirtildi.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/saglik-bakanligi-ndan-hantavirus-aciklamasi-turkiye-de-durum-ne/35886/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 08 May 2026 18:14:44 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Bakanlık, Türkiye genelinde yürütülen tarama ve izleme çalışmalarının sonuçlarını paylaşarak yüreklere su serpti. Yapılan incelemeler neticesinde, ülke sınırları içerisinde şu ana kadar herhangi bir pozitif hantavirüs vakasına rastlanmadığı kesin bir dille ifade edildi. Açıklamada, halk sağlığını korumaya yönelik önleyici faaliyetlerin kesintisiz sürdüğünün altı çizildi.</p><strong>Resmi Makamlar Dışındaki Bilgilere Dikkat!</strong><p>Halk sağlığını ilgilendiren bu tür hassas konularda bilgi kirliliğine karşı vatandaşları uyaran Bakanlık, doğrulanmamış iddialara itibar edilmemesi gerektiğini vurguladı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p><p>'Vatandaşlarımızın yalnızca resmî makamlar tarafından yapılan açıklamaları dikkate almaları, kamuoyunda dolaşıma giren doğrulanmamış bilgilere karşı dikkatli olmaları önem arz etmektedir. Kurumumuz, toplum sağlığını riske atabilecek her türlü enfeksiyon riskine yönelik; tespit, koruma ve takip süreçlerini tüm birimleri vasıtasıyla durmaksızın devam ettirmektedir.'<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/saglik-bakanligi-ndan-hantavir_1778253279_MLxogJ.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sağlık Bakanlığı'ndan Hantavirüs Açıklaması! Türkiye'de Durum Ne? ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/saglik-bakanligi-ndan-hantavir_1778253279_MLxogJ.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sahte Güneş Kremleri Yoğun Bakımlık Ediyor!]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/sahte-gunes-kremleri-yogun-bakimlik-ediyor/35871/</link>
            <description><![CDATA[Sıcakların yüzünü göstermesiyle güneş kremlerine rağbet tavan yaparken, Van YYÜ Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hatice Uce Özkol’dan kritik bir hatırlatma geldi. Sahte ve bilinçsiz ürün kullanımının geri dönülemez cilt hasarlarına yol açtığını vurguladı.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/sahte-gunes-kremleri-yogun-bakimlik-ediyor/35871/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 08 May 2026 15:00:12 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Prof. Dr. Prof. Dr. Hatice Uce Özkol; dijital platformlardan ya da aktar gibi denetimsiz noktalardan temin edilen, doktor onayından geçmemiş güneş koruyucuların ağır sağlık sorunlarına davetiye çıkardığını belirtti. Geçtiğimiz yıl doktor önerisi dışındaki kozmetik ürünleri kullanan bazı hastaların durumunun ağırlaştığını belirten Özkol, 'Bazı hastalarımızı yoğun bakımda tedavi etmek zorunda kaldık. Bu kişilerin ciltlerinde oluşan derin lekeleri tedavi etmek için hl büyük çaba sarf ediyoruz' diyerek tehlikenin boyutuna dikkat çekti.</p><strong>Eczane Dışından Ürün Almayın</strong><p>Güneş koruyucu seçiminde mutlaka dermatolog tavsiyesine uyulması gerektiğini hatırlatan Özkol, ürünlerin yalnızca eczanelerden temin edilmesini önerdi. Sosyal medyanın etkisiyle cilt bakım ürünlerine ilginin arttığını ancak ucuz ürün arayışının pahalıya patladığını söyleyen Özkol, şunları kaydetti:</p><p>'Küçük bir lekeyi yok etmeye çalışırken tüm vücuda yayılan ağır tablolarla karşılaşabiliyoruz. Komşu tavsiyesi, aktar önerisi veya internetten rastgele alınan kremlerden uzak durulmalıdır. Cildimiz bizim en değerli giysimizdir; onu riske atmayın.'</p><strong>Kritik Saatlere ve Faktör Seçimine Dikkat</strong><p>Güneşin en dik geldiği 10.00 ile 15.00 saatleri arasında doğrudan temastan kaçınılması gerektiğini belirten uzmanlar, koruyucu kullanımıyla ilgili de önemli bir gerçeği paylaştı. Çok yüksek faktörlü ürünlerin peşinde koşmaya gerek olmadığını ifade eden Prof. Dr. Özkol, SPF 30 ve üzerindeki ürünlerin yeterli koruma sağladığını, asıl önemli olanın ürünün cilt tipine uygunluğu ve orijinalliği olduğunu vurguladı.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/sahte-gunes-kremleri-yogun-bak_1778241604_CDflac.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sahte Güneş Kremleri Yoğun Bakımlık Ediyor! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/sahte-gunes-kremleri-yogun-bak_1778241604_CDflac.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Hantavirüs Alarmına Geçildi! Vakalar İzlemeye Alındı]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/hantavirus-alarmina-gecildi-vakalar-izlemeye-alindi/35856/</link>
            <description><![CDATA[ABD merkezli yayın kuruluşu ABC’nin, konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre, ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri hantavirüs vakaları nedeniyle Acil Durum Operasyonları Merkezini aktif hale getirdi. Kurumun vakaları, 3. Seviye Acil Durum koduyla izlemeye aldığı bildirildi.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/hantavirus-alarmina-gecildi-vakalar-izlemeye-alindi/35856/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 08 May 2026 12:38:11 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Söz konusu seviyenin, CDC&#39;nin acil durum sınıflandırmasındaki en düşük kademe olduğu belirtilirken, halk açısından riskin düşük seviyede değerlendirildiği ancak gelişmelerin yakından takip edildiği ifade edildi.</p><strong>'MV Hondius' Gemisinde Hantavirüs Tespit Edildi</strong><p>Haberde yer alan bilgilere göre, Arjantin&#39;den Afrika&#39;nın batısında bulunan Cabo Verde&#39;ye (Yeşil Burun Adaları) seyahat eden 'MV Hondius' isimli gemide bazı yolcularda hantavirüs vakaları görüldü. Enfekte olduğu belirlenen 3 kişinin yaşamını yitirdiği aktarıldı.Yetkililerin gemideki vakalarla ilgili süreci izlemeyi sürdürdüğü kaydedildi.</p><strong>Hantavirüs Nasıl Bulaşıyor?</strong><p>Hantavirüsün çoğunlukla kemirgenlerden insanlara bulaştığı biliniyor. Virüsün, kemirgenlerin kurumuş idrarı, dışkısı ve salyasının havaya karışmasıyla solunum yoluyla geçebildiği belirtiliyor. Ayrıca kemirgen ısırıkları ve tırmalamaları da bulaşma nedenleri arasında gösteriliyor.</p><strong>Belirtileri Neler?</strong><p>Hantavirüs enfeksiyonunda ateş, halsizlik ve kas ağrısı sık görülen belirtiler arasında yer alıyor. Hastalığın ilerleyen vakalarda solunum yetmezliği, böbrek yetmezliği ve iç kanama gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiği ifade ediliyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/hantavirus-alarmina-gecildi-va_1778233089_vJ5FS1.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Hantavirüs Alarmına Geçildi! Vakalar İzlemeye Alındı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/hantavirus-alarmina-gecildi-va_1778233089_vJ5FS1.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kaslar Sadece Hareket Etmiyor, Hormon Üretiyor! Egzersiz Aslında Bir İlaç mı?]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/kaslar-sadece-hareket-etmiyor-hormon-uretiyor-egzersiz-aslinda-bir-ilac-mi/35839/</link>
            <description><![CDATA[Bilim dünyası, egzersize bakış açısını kökten değiştirecek bulgulara ulaştı. Fiziksel aktiviteyi sadece mekanik bir vücut hareketi olarak görmenin ötesine geçen araştırmalar, iskelet kaslarının aslında vücudun en büyük endokrin (hormonal) organı gibi çalıştığını kanıtladı. Kaslar kasıldığında salgılanan ve "miyokin" adı verilen moleküller, vücudu tepeden tırnağa onaran biyolojik bir fabrikaya dönüştürüyor.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/kaslar-sadece-hareket-etmiyor-hormon-uretiyor-egzersiz-aslinda-bir-ilac-mi/35839/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 07 May 2026 19:24:27 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kas hareketleri sırasında kana karışan yüzlerce farklı miyokin molekülü; beyin, karaciğer, kemik ve bağışıklık sistemiyle doğrudan iletişim kuruyor. Bu moleküllerin en dikkat çekeni olan interlökin-6 (IL-6), yoğun egzersiz anında dinlenme haline oranla 100 kat daha fazla salgılanarak güçlü bir iltihap önleyici (anti-enflamatuar) etki yaratıyor. İrisin molekülü yağ dengesini düzenlerken, BDNF ise zihinsel kapasiteyi artıran bir kimyasal haberci olarak görev yapıyor.</p><strong>Kansere ve Hastalıklara Karşı Doğal Kalkan</strong><p>Egzersizin bağışıklık sistemi üzerindeki etkisi, miyokinlerin savunma hücrelerini seferber etme yeteneğinden geliyor. Bu süreç, vücudun hastalıklara karşı gözetim kapasitesini artırırken, kronik enflamasyonu azaltarak kalp-damar hastalıklarının önüne geçiyor. Bilimsel veriler, tek bir egzersiz seansının bile kanser hücrelerinin büyümesini baskılayabilecek ve bağışıklık sistemini tümör hücrelerine karşı harekete geçirecek miyokin seviyelerini yükselttiğini gösteriyor.</p><strong>Beyin ve Kas Arasındaki Gizli Hat</strong><p>Kaslar ve sinir sistemi arasında kurulan 'kas-beyin aksı', hareket etmenin neden sadece bedensel değil, zihinsel bir ihtiyaç olduğunu da açıklıyor. Kas kasılmasıyla salınan sinyaller, beyinde yeni nöron oluşumunu tetikleyerek hafıza ve öğrenme süreçlerini geliştiriyor. Bu mekanizma, fiziksel olarak aktif bireylerin nörodejeneratif hastalıklara karşı daha dirençli olmasını ve daha dengeli bir duygusal sağlığa sahip olmasını sağlıyor.</p><strong>Metabolik Termostat: Yağ Yakımı ve Şeker Kontrolü</strong><p>Kaslar, egzersiz sırasında enerji harcamasını yöneten bir 'metabolik termostat' gibi çalışıyor. Salgılanan hormonlar, özellikle iç organ çevresinde biriken tehlikeli yağların yakılmasını hızlandırırken, insülin duyarlılığını da artırıyor. Kasların kandaki şekeri daha verimli kullanmasını sağlayan bu doğal süreç, tip 2 diyabetle mücadelede en kritik savunma hattını oluşturuyor. Aynı zamanda kemik yoğunluğunu artırarak osteoporoz riskini de minimuma indiriyor.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/kaslar-sadece-hareket-etmiyor-_1778171061_DSkE9c.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kaslar Sadece Hareket Etmiyor, Hormon Üretiyor! Egzersiz Aslında Bir İlaç mı? ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/kaslar-sadece-hareket-etmiyor-_1778171061_DSkE9c.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Açık Denizde Virüs Alarmı! 3 Kişi Hayatını Kaybetti]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/acik-denizde-virus-alarmi-3-kisi-hayatini-kaybetti/35837/</link>
            <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Arjantin’den yola çıkan ve Hollanda bayrağı taşıyan "MV Hondius" isimli yolcu gemisinde ciddi bir sağlık krizi yaşandığını duyurdu. DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, gemide bildirilen 8 vakadan 5'inin hantavirüs (Andes türü) olduğunun kesinleştiğini, 3 vakada ise şüphenin sürdüğünü açıkladı. Salgın nedeniyle şu ana kadar 3 kişi hayatını kaybetti.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/acik-denizde-virus-alarmi-3-kisi-hayatini-kaybetti/35837/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 07 May 2026 19:17:27 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>DSÖ Salgın ve Pandemi Hastalıklarını Önleme Birimi Direktörü Maria Van Kerkhove, yaşanan durumun yeni bir Kovid başlangıcı olmadığını vurgulayarak halkı teskin etti. Kerkhove, hantavirüsün koronavirüslerden tamamen farklı bir yapıda olduğunu ve genellikle kemirgenlerden bulaştığını hatırlattı. Andes virüsü türünün insanlar arasında sadece çok yakın ve uzun süreli temasla yayılabildiğini belirten Kerkhove, 'Bu bir gemi içi salgın ve kontrol altında tutuluyor' dedi.</p><strong>Gemi Kanarya Adaları&#39;na Yönlendirildi</strong><p>İlk vakası Nisan başında görülen salgın sonrası, gemi operatörü ve DSÖ koordineli bir tahliye süreci başlattı. İspanya Başbakanı Pedro Sanchez&#39;in onayıyla Kanarya Adaları&#39;na doğru yola çıkan gemideki tüm yolcular kabinlerinde izole edildi. Gemideki sağlık yönetimini devralan uzman ekipler, yolcuların ve mürettebatın tıbbi değerlendirmelerini yapmaya devam ediyor. DSÖ, Kanarya Adaları halkı için genel riskin düşük olduğunu değerlendiriyor.</p><strong>Türkiye Dahil 12 Ülkeye Takip Bildirimi</strong><p>Virüsün kuluçka süresinin 6 haftaya kadar çıkabilmesi nedeniyle, gemiden daha önce ayrılan yolcuların takibi için uluslararası alarm verildi. Genel Direktör Ghebreyesus; Türkiye, ABD, Almanya, İngiltere ve Hollanda&#39;nın da aralarında bulunduğu 12 ülkeyi, Saint Helena&#39;da gemiden inen vatandaşları konusunda bilgilendirdiklerini söyledi. Şu an için gemide bulunan diğer yolcularda yeni bir semptom gözlenmediği, ancak takibin titizlikle sürdüğü bildirildi.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/acik-denizde-virus-alarmi-3-ki_1778170646_gDhJRH.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Açık Denizde Virüs Alarmı! 3 Kişi Hayatını Kaybetti ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/acik-denizde-virus-alarmi-3-ki_1778170646_gDhJRH.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kanser Tedavisinde İstismara Hukuki Engel!]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/kanser-tedavisinde-istismara-hukuki-engel/35821/</link>
            <description><![CDATA[Türk Tıbbi Onkoloji Derneği, kanser hastalarını hedef alan ve bilimsel geçerliliği olmayan yöntemlerle umut tacirliği yapan kişilere karşı geniş kapsamlı bir hukuk savaşı başlattığını duyurdu. Dernekten yapılan resmi açıklamada, uzmanlığı bulunmadığı halde tedavi yetkisi varmış gibi davranan ve hastaların modern tıbba erişimini engelleyen şahıslar hakkında suç duyurusunda bulunulacağı belirtildi.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/kanser-tedavisinde-istismara-hukuki-engel/35821/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 07 May 2026 17:04:35 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Son dönemde tıbbi onkoloji uzmanı olmayan bazı doktorların ve hatta hiçbir tıbbi eğitimi bulunmayan kişilerin hastalara yanlış yönlendirmeler yaptığına dair ciddi şikayetler aldıklarını bildiren dernek yönetimi, bu durumun hayati tehlike oluşturduğunu vurguladı. Kanser tedavisinin multidisipliner bir uzmanlık ve etik sorumluluk gerektirdiğine dikkat çekilen açıklamada, ehliyetsiz kişilerce önerilen yöntemlerin mevcut tedavilerin etkisini yok edebileceği veya ağır yan etkilere yol açabileceği ifade edildi.</p><strong>Kırılgan Durumun İstismar Edilmesine Geçit Yok</strong><p>Kanser gibi yaşamı tehdit eden süreçlerde hasta ve yakınlarının içinde bulunduğu hassas psikolojinin suistimal edilmesinin kabul edilemez olduğu belirtildi. Bilimsel dayanaktan yoksun, gerçek dışı iyileşme vaatleri içeren söylemlerin hem etik hem de hukuki olarak suç teşkil ettiği hatırlatıldı. Dernek, bu tür uygulamaların hastanın gerçek tedaviye ulaşma şansını elinden alabildiğinin altını çizdi.</p><strong>RTÜK ve Sosyal Medya Şirketlerine Bildirim Yapılacak</strong><p>Hukuk danışmanları aracılığıyla toplanan tüm bilgi ve belgelerin Türk Ceza Kanunu kapsamında değerlendirildiği ve ilgili kişiler hakkında yargı sürecinin başlatıldığı bildirildi. Dernek; durumu sadece mahkemelere değil, aynı zamanda TBMM, RTÜK, Türk Tabipleri Birliği, Ulusal Basın Konseyi ve sosyal medya platformlarının hukuk temsilciliklerine de ileterek idari ve hukuki tüm yollara başvuracağını açıkladı.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/kanser-tedavisinde-istismara-h_1778162674_z5vmj9.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kanser Tedavisinde İstismara Hukuki Engel! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/kanser-tedavisinde-istismara-h_1778162674_z5vmj9.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kadınların Yüzde 80'inde Görülüyor! Kansere Dönüşür mü?]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/kadinlarin-yuzde-80-inde-goruluyor-kansere-donusur-mu/35752/</link>
            <description><![CDATA[Meme sağlığı söz konusu olduğunda kadınlar arasında en büyük endişe kaynağı olan "ele gelen kitleler", her zaman kötü huylu bir tabloya işaret etmiyor. Uzmanlar, memede fark edilen şişliklerin çoğunlukla "fibrokistik meme hastalığı" gibi iyi huylu durumlardan kaynaklanabildiğini belirtiyor. Prof. Dr. Bülent Çitgez, toplumda sık görülen fibrokistlerle ilgili farkındalık oluşturacak önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/kadinlarin-yuzde-80-inde-goruluyor-kansere-donusur-mu/35752/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 06 May 2026 11:31:48 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kadınlarda hormonal değişimlere bağlı olarak gelişen fibrokistik meme yapısı, genellikle adet döngüleriyle paralel seyrediyor. Meme dokusunda sıvı dolu kesecikler ve bağ dokusu artışıyla kendini gösteren bu durum, ciddi bir sağlık tehdidi oluşturmasa da yaşam kalitesini etkileyebiliyor. Kadınların en sık karşılaştığı üç belirti ise şunlar:</p><p>Özellikle adet öncesi dönemde belirginleşen meme ağrısı ve hassasiyet.</p><p>Memede hissedilen genel şişlik ve dolgunluk.</p><p>Elle muayenede fark edilen küçük ve hareketli yapılar.</p><strong>Kansere Dönüşür mü? Endişesine Yanıt</strong><p>Birçok kadının en çok merak ettiği soru olan 'Fibrokistik yapılar kansere yol açar mı?' sorusuna yanıt veren uzmanlar, bu değişikliklerin doğrudan kansere dönüşmediğini vurguluyor. Ancak yoğun meme dokusunun mamografi ve ultrason gibi görüntüleme yöntemlerinde bazen yanıltıcı olabileceğine dikkat çekiliyor. Bu sebeple, düzenli doktor kontrolü ve doğru zamanda yapılan taramalar, olası risklerin ayrıştırılmasında hayati önem taşıyor.</p><strong>Şikayetleri Azaltmak İçin Beslenmeye Dikkat</strong><p>Fibrokistik yapıların 'tedavi edilmesi gereken bir hastalık'tan ziyade 'yönetilmesi gereken bir durum' olduğu belirtiliyor. Belirtileri hafifletmek için yaşam tarzı değişiklikleri ön plana çıkıyor:</p><p><strong>Diyet:</strong> Regl öncesi dönemde tuz ve kafein tüketimini sınırlamak ağrıları azaltabiliyor.</p><p><strong>Müdahale: </strong>Çok büyüyen ve rahatsızlık veren kistler, doktor kontrolünde ince bir iğne yardımıyla boşaltılabiliyor.</p><p><strong>İlaç Desteği:</strong> Şiddetli ağrılarda uzman önerisiyle basit ağrı kesiciler kullanılabiliyor.</p><strong>Korkma, Erteleme, Kontrol Et</strong><p>Kendi kendine meme muayenesinin önemine değinen Prof. Dr. Çitgez, kadınların kendi vücutlarını tanımalarının erken teşhisin ilk adımı olduğunu hatırlattı. Memede ele gelen her kitlenin kanser olmadığını bilmenin gereksiz korkuları önleyeceğini ifade eden uzmanlar, 'Korkma, erteleme, kontrol et' mottosuyla düzenli taramaların aksatılmaması gerektiğini vurguladı.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/kadinlarin-yuzde-80-inde-gorul_1778056307_4jtMKU.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kadınların Yüzde 80'inde Görülüyor! Kansere Dönüşür mü? ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/kadinlarin-yuzde-80-inde-gorul_1778056307_4jtMKU.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Okyanus Ortasında Virüs Alarmı! Yolcu Gemisinde Can Kayıpları Var]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/okyanus-ortasinda-virus-alarmi-yolcu-gemisinde-can-kayiplari-var/35696/</link>
            <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Arjantin'den kalkarak Cabo Verde'ye doğru yol alan bir yolcu gemisinde tehlikeli bir sağlık krizi yaşandığını duyurdu. DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, 1 Nisan'da sefere çıkan gemide toplam 7 hantavirüs vakası tespit edildi. 4 Mayıs itibarıyla güncellenen verilerde, bu vakalardan 2’sinin kesinleştiği, 5’inin ise şüpheli kategorisinde olduğu bildirildi.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/okyanus-ortasinda-virus-alarmi-yolcu-gemisinde-can-kayiplari-var/35696/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 05 May 2026 11:02:06 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Salgının boyutlarına dair detayları paylaşan Ghebreyesus, virüs nedeniyle şu ana kadar 3 kişinin yaşamını yitirdiğini açıkladı. Enfekte olan yolculardan birinin ise Güney Afrika&#39;da hastaneye kaldırılarak yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındığı öğrenildi. DSÖ, mevcut veriler ışığında virüsün küresel bir salgın riski taşımadığını ve genel nüfus için risk seviyesinin 'düşük' olarak değerlendirildiğini ifade etti.</p><strong>Uluslararası Müdahale ve İncelemeler Sürüyor</strong><p>Krizin yönetilmesi adına DSÖ, gemi işletmecisi ve ilgili ülkelerle koordineli bir çalışma yürütüyor. Süreç kapsamında vaka izolasyonu, tıbbi tahliye operasyonları ve derinlemesine laboratuvar incelemeleri gerçekleştiriliyor. Uzmanlar, virüsün yapısını daha iyi anlamak adına genom dizileme çalışmalarına devam ederken; yolculara ve mürettebata gerekli tıbbi desteğin sağlandığı belirtildi.</p><strong>Hantavirüs Nedir ve Nasıl Bulaşır?</strong><p>Temel olarak kemirgenler aracılığıyla insanlara geçen hantavirüs, oldukça ciddi semptomlarla seyredebilen bir hastalık. Kemirgenlerin idrar, salya ve dışkılarının karıştığı tozların solunmasıyla bulaşan virüs; ateş, şiddetli kas ağrıları ve yorgunluk gibi belirtilerle başlıyor. Hastalığın ilerleyen safhalarında ise solunum yetmezliği, iç kanama ve böbrek fonksiyonlarının bozulması gibi hayati riskler ortaya çıkabiliyor.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/okyanus-ortasinda-virus-alarmi_1777968123_G5vUZz.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Okyanus Ortasında Virüs Alarmı! Yolcu Gemisinde Can Kayıpları Var ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/okyanus-ortasinda-virus-alarmi_1777968123_G5vUZz.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Beyinle İletişime Geçen İlk Yapay Hücre! Felç ve Duyusal Kayıplarda Yeni Umut]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/beyinle-iletisime-gecen-ilk-yapay-hucre-felc-ve-duyusal-kayiplarda-yeni-umut/35520/</link>
            <description><![CDATA[Northwestern Üniversitesi’ndeki mühendisler, tıp ve teknoloji dünyasını heyecanlandıran bir başarıya imza attı. Bilim insanları, canlı beyin dokusuyla doğrudan etkileşim kurabilen, biyolojik nöronların yaydığı sinyalleri birebir taklit edebilen ve yazıcıyla basılabilen yapay sinir hücreleri geliştirdi. Esnek yapıları ve düşük üretim maliyetleriyle öne çıkan bu cihazlar, nöroloji alanında yeni bir dönemin kapısını aralıyor.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/beyinle-iletisime-gecen-ilk-yapay-hucre-felc-ve-duyusal-kayiplarda-yeni-umut/35520/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 01 May 2026 18:16:23 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Sonuçları Nature Nanotechnology dergisinde paylaşılan araştırmada, geliştirilen yapay hücreler laboratuvar ortamında fare beyin dokusu üzerinde denendi. Yapılan testlerde, yapay nöronların gönderdiği elektrik sinyallerinin, gerçek nöronlar tarafından 'doğal bir sinyal' olarak algılandığı ve onları başarılı bir şekilde uyardığı kaydedildi. Bu uyumluluk, görme, işitme ve hareket kaybı yaşayan hastalar için geliştirilen nöroprotezlerin çok daha doğal ve etkili çalışabileceği anlamına geliyor.</p><strong>Silikonun Yerini Yumuşak ve Akıllı Sistemler Alıyor</strong><p>Modern bilgisayar işlemcileri sert ve sabit silikon tabanlar üzerinde çalışırken, insan beyni sürekli yeni bağlantılar kuran yumuşak ve dinamik bir yapı sergiliyor. Northwestern ekibi, geleneksel donanımların yüksek enerji tüketim sorununa çözüm bulmak amacıyla beyni model aldı. Geliştirilen bu yeni nesil donanım, çok daha az enerjiyle çok daha karmaşık verileri işleme potansiyeline sahip.</p><strong>Grafen ve Molibden Disülfür İle Gelen Teknoloji</strong><p>Yapay nöronların üretiminde yarı iletken molibden disülfür ve iletken grafen içeren özel elektronik mürekkepler kullanıldı. 'Aerosol jet' adı verilen püskürtme yöntemiyle esnek yüzeylere basılan bu malzemeler, gerçek nöronların 'patlama' veya 'sürekli ateşleme' gibi karmaşık tepkilerini taklit edebiliyor. Önceki yapay nöron denemelerinin aksine, bu sistem gerçek dokuyla iletişim kurabilecek doğru hızda ve yapıda sinyal üretebiliyor.</p><strong>Geleceğin Tedavi Yöntemleri ve Verimlilik</strong><p>Bu teknolojinin, yapay zekanın veri işleme sırasında harcadığı devasa enerji ve su tüketimini azaltacak yeni nesil bilgisayar donanımlarının temelini oluşturması öngörülüyor. Ayrıca, sinir sistemine tam uyum sağlayan bu implantlar sayesinde, felçli hastaların hareket kabiliyetini geri kazanması veya duyusal kayıpların giderilmesinde çok daha kalıcı ve doğal çözümler üretilmesi bekleniyor.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/beyinle-iletisime-gecen-ilk-ya_1777648581_vFNH0J.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Beyinle İletişime Geçen İlk Yapay Hücre! Felç ve Duyusal Kayıplarda Yeni Umut ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/beyinle-iletisime-gecen-ilk-ya_1777648581_vFNH0J.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Acil Servislerde Mevsim Geçişi Alarmı! Uzmanlardan Maske Takın Uyarısı Geldi]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/acil-servislerde-mevsim-gecisi-alarmi-uzmanlardan-maske-takin-uyarisi-geldi/35448/</link>
            <description><![CDATA[Mevsim geçişlerinin yaşandığı bu günlerde bir ısınıp bir soğuyan hava durumu, beraberinde sağlık sorunlarını da getirdi. Özellikle polen yoğunluğunun artmasıyla birleşen dengesiz hava sıcaklıkları, acil servislerde üst solunum yolu şikayetleri nedeniyle yoğunluğa yol açıyor.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/acil-servislerde-mevsim-gecisi-alarmi-uzmanlardan-maske-takin-uyarisi-geldi/35448/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 12:34:15 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Hava sıcaklıklarındaki dalgalanmaların vücudun adaptasyon sürecini zorlaştırdığını belirten AÜ Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Süleyman İbze, sabahın serin, öğlenin ise sıcak olmasının giyim tercihlerinde hataya yol açtığını ifade etti. İbze, bu dengesizliğin vücudun fizyolojik dengesini sarsarak enfeksiyonlara zemin hazırladığını vurguladı.</p><strong>Alerji ve Enfeksiyon Karıştırılıyor</strong><p>Doğanın uyanışıyla birlikte havada dolaşan polen miktarının zirveye ulaştığına dikkat çeken Dr. İbze, burun akıntısı, hapşırık ve gözlerde sulanma gibi belirtilerin bazen enfeksiyonla karıştırılabildiğini söyledi. Bu süreçte özellikle alerjiye yatkın bireylerin maske kullanımını bir bariyer olarak görmesi gerektiğini belirten uzman isim, maskenin alerjenlerle teması önemli ölçüde azalttığını kaydetti.</p><strong>Evdeki Gizli Tehlike Ev Akarları</strong><p>Mevsimsel alerjilerin sadece dışarıda değil, ev ortamında da tetiklenebileceği uyarısında bulunan İbze, en yaygın alerjenlerden birinin ev akarları olduğunu hatırlattı. Evlerin düzenli havalandırılması ve temizlik önlemlerinin artırılmasının reaksiyonları azaltacağını belirten Dr. İbze, astım ve akciğer hastalarının bu dönemde çok daha hassas davranmaları gerektiğini sözlerine ekledi.</p><strong>Önce Aile Sağlığı Merkezlerine Başvurun</strong><p>Acil servislerdeki yığılmanın önüne geçilmesi gerektiğini vurgulayan Süleyman İbze, şikayeti olan vatandaşların öncelikle birinci basamak sağlık kuruluşları olan aile sağlığı merkezlerine gitmelerini önerdi. Acil servislerin hayati ve acil durumlar için ayrılması gerektiğinin altını çizdi.</p><p><br><br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/acil-servislerde-mevsim-gecisi_1777541654_OS0KWZ.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Acil Servislerde Mevsim Geçişi Alarmı! Uzmanlardan Maske Takın Uyarısı Geldi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/acil-servislerde-mevsim-gecisi_1777541654_OS0KWZ.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Gaziantep'te Hastadan 8,5 Kiloluk Böbrek Çıkarıldı!]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/gaziantep-te-hastadan-8-5-kiloluk-bobrek-cikarildi/35403/</link>
            <description><![CDATA[Gaziantep Şehir Hastanesi, nadir görülen ve oldukça riskli bir cerrahi işleme ev sahipliği yaptı. Şiddetli ağrı ve nefes darlığı şikayetleriyle hastaneye başvuran bir vatandaşın vücudundan, tam 8,5 kilogram ağırlığında tümörlü bir böbrek başarıyla tahliye edildi. Operasyon sonrası hayata yeniden tutunan hasta, yıllardır çektiği baskıdan kurtulmanın sevincini yaşıyor.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/gaziantep-te-hastadan-8-5-kiloluk-bobrek-cikarildi/35403/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 13:46:26 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>61 yaşındaki Mustafa Doğan, genetik bir rahatsızlık olan polikistik böbrek hastalığı nedeniyle uzun süredir kronik böbrek yetmezliği ile mücadele ediyordu. Karın bölgesindeki aşırı şişlik, dayanılmaz ağrılar ve hareket kısıtlılığı nedeniyle Nefroloji Kliniği&#39;ne müracaat eden Doğan&#39;ın yapılan tetkiklerinde acı gerçek ortaya çıktı. Böbreğin içerisindeki kistlerin ve tümörün kontrolsüz büyümesi sonucu, organın normal boyutlarının çok üzerine çıkarak 8,5 kilograma ulaştığı saptandı.</p><strong>Karın Zarına Dokunmadan Özel Teknikle Ameliyat Edildi</strong><p>Genel Cerrahi ve Organ Nakil Uzmanı Doç. Dr. Yücel Yüksel liderliğindeki ekip, hastanın iyileşme sürecini hızlandırmak adına özel bir cerrahi yöntem tercih etti. Klasik yöntemlerin aksine, karın boşluğuna ve bağırsak alanına (periton zarı) girmeden gerçekleştirilen operasyon sayesinde, ameliyat sonrası oluşabilecek bağırsak yapışıklığı ve uzun süreli hastane yatışı gibi riskler minimize edildi. Doç. Dr. Yüksel, bu yöntemle hastanın çok daha kısa sürede beslenmeye başladığını ve mobilize olduğunu vurguladı.</p><strong>Nefes Almakta Bile Zorlanıyordum</strong><p>Yaklaşık 6 yıldır hemodiyaliz tedavisi gören Mustafa Doğan, ameliyatın ardından hissettiklerini 'Kendimi şu an kuş gibi hafiflemiş hissediyorum' sözleriyle özetledi. Daha önce yürürken dahi nefes nefese kaldığını ve karnındaki baskının yaşam kalitesini tamamen yok ettiğini belirten Doğan, doktorlarına teşekkür etti. Nefroloji Uzmanı Mehmet Tuncay ise bu operasyonun hastayı diyalizden kurtarmasa bile, gelecekte planlanabilecek bir böbrek nakli için hayati bir zemin hazırladığını ifade etti.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/gaziantep-te-hastadan-8-5-kilo_1777459581_WUTmJS.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Gaziantep'te Hastadan 8,5 Kiloluk Böbrek Çıkarıldı! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/gaziantep-te-hastadan-8-5-kilo_1777459581_WUTmJS.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Malatya’da 73 Yaşındaki Hasta İçin Helikopter Havalandı!]]></title>
            <link>https://www.ertv.com.tr/malatya-da-73-yasindaki-hasta-icin-helikopter-havalandi/35363/</link>
            <description><![CDATA[Malatya’nın Darende ilçesinde kalp krizi geçiren yaşlı bir vatandaş için sağlık ekipleri seferber oldu. Durumu kritik olan hasta, kara yoluyla ulaşımın zaman kaybı yaratacağı endişesiyle havalanan ambulans helikopterle saniyelerle yarışarak hastaneye yetiştirildi.]]></description>
            <guid>https://www.ertv.com.tr/malatya-da-73-yasindaki-hasta-icin-helikopter-havalandi/35363/</guid>
            <category domain="https://www.ertv.com.tr/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 15:24:32 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Edinilen bilgilere göre, Darende ilçesinde aniden rahatsızlanan 73 yaşındaki H.Ö., yakınları tarafından hızla Darende Hulusi Efendi Devlet Hastanesi&#39;ne götürüldü. Burada yapılan tetkikler sonucunda kalp krizi geçirdiği anlaşılan hastaya acil müdahale yapıldı. Ancak vakanın ciddiyeti ve ileri tetkik gereksinimi nedeniyle, hastanın tam teşekküllü bir merkeze nakledilmesine karar verildi.</p><strong>Ambulans Helikopter Saniyeler İçinde Bölgedeydi</strong><p>Vakit kaybetmemek adına Sağlık Bakanlığı&#39;na bağlı hava ambulansı birimiyle iletişime geçildi. Kısa sürede ilçeye ulaşan ambulans helikopter, 73 yaşındaki H.Ö.&#39;yü alarak Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi&#39;ne doğru havalandı. Gökyüzünde devam eden kesintisiz tıbbi gözetimle birlikte hasta, uzman doktorların beklediği hastaneye ulaştırıldı.</p><strong>Hayati Risk Azaltıldı</strong><p>Hava yoluyla gerçekleştirilen bu stratejik sevkin, hastanın hayati riskini önemli ölçüde azalttığı belirtildi. Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi&#39;nde tedavi altına alınan H.Ö.&#39;nün sağlık durumunun titizlikle takip edildiği bildirildi. Bölgedeki acil sağlık hizmetlerinde helikopterlerin oynadığı bu kritik rol, zorlu coğrafi koşullarda yaşam kurtarıcı olmaya devam ediyor.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.ertv.com.tr/c/80/1280x720/s/dosya/haber/malatya-da-73-yasindaki-hasta-_1777379067_kFnGDw.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Malatya’da 73 Yaşındaki Hasta İçin Helikopter Havalandı! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.ertv.com.tr/c/80/370x208/s/dosya/haber/malatya-da-73-yasindaki-hasta-_1777379067_kFnGDw.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ ERTV Malatya ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>ERTV Malatya</dc:creator>
        </item>
    </channel>
</rss>