- Haberler
- Sağlık
- Modern Tıp Dünyasında Melanom Tedavisi İçin Geliştirilen Kişiselleştirilmiş Aşı Büyük Başarı Yakaladı
Modern Tıp Dünyasında Melanom Tedavisi İçin Geliştirilen Kişiselleştirilmiş Aşı Büyük Başarı Yakaladı
Onkoloji alanında devrim niteliğinde bir gelişme olarak kabul edilen yeni nesil kanser aşısı çalışmaları ölümcül cilt kanseri türlerine karşı verilen mücadelede dengeleri değiştiriyor.
Onkoloji alanında devrim niteliğinde bir gelişme olarak kabul edilen yeni nesil kanser aşısı çalışmaları ölümcül cilt kanseri türlerine karşı verilen mücadelede dengeleri değiştiriyor. İlaç endüstrisinin dev isimlerinden Moderna ve Merck tarafından ortaklaşa yürütülen klinik araştırmalar sonucunda ortaya çıkan veriler tıp dünyasında büyük bir heyecan dalgası yarattı. Kişiye özel mRNA teknolojisi kullanılarak hazırlanan deneysel aşının yüksek riskli melanom hastaları üzerinde yapılan uzun süreli takiplerde kalıcı ve güçlü bir bağışıklık yanıtı oluşturduğu saptandı. Beş yıllık izleme sürecinin ardından paylaşılan bulgular kanserin nüks etme ihtimalini ciddi oranda düşürürken ileri evre hastalar için hayatta kalma sürelerini belirgin bir şekilde uzatıyor. Bu gelişme sadece bir tedavi yöntemi değil aynı zamanda kanser biyolojisine karşı geliştirilen stratejik bir savunma hattı olarak nitelendiriliyor.
Kişiselleştirilmiş mRNA Teknolojisi Ve Bağışıklık Sisteminin Eğitilmesi
Kanser aşısı denildiğinde akla gelen geleneksel yöntemlerin aksine bu yeni tedavi tamamen hastanın kendi tümör yapısına göre özel olarak tasarlanıyor. Moderna’nın geliştirdiği "intismeran autogene" adı verilen teknoloji her hastanın tümöründen alınan genetik kodları analiz ederek vücuda hangi kanser hücrelerine saldırması gerektiğini öğretiyor. mRNA molekülleri bağışıklık sistemindeki savunma hücrelerine tümöre özgü belirteçleri tanıtan birer eğitmen gibi çalışıyor. Bu süreçte vücudun kendi hücreleri kanser hücrelerini yabancı bir istilacı olarak algılayıp hedef gözeterek yok etmeye başlıyor. Kişiye özel bu yaklaşım tedavinin yan etkilerini minimize ederken etkinliğini en üst seviyeye çıkarıyor. Ameliyatla tümörü alınan ancak nüks riski devam eden hastalarda bu yöntemin uygulanması hücre düzeyinde devam edebilecek kanser faaliyetlerini henüz filizlenmeden durdurmayı amaçlıyor.
İmmünoterapi İle Kombine Edilen Tedavinin Yarattığı Sinerjik Etki
Bu yeni tedavi protokolü sadece mRNA aşısıyla sınırlı kalmayıp Merck şirketinin başarılı immünoterapi ilacı Keytruda ile güçlendiriliyor. Tıbbi süreçte bu iki ajanın birlikte kullanılması kanser hücrelerinin en büyük savunma mekanizmasını çökertiyor. Kanser hücreleri normal şartlarda bağışıklık sisteminden saklanmak için PD-1 adı verilen proteinleri kullanır ve bu sayede adeta görünmez hale gelirler. Keytruda bu saklanma proteinlerini bloke ederek tümörlerin maskesini düşürürken mRNA aşısı ise T hücrelerini bu açık hedef haline gelmiş tümörlere saldırması için komuta ediyor. Yapılan klinik testlerde bu iki yöntemin beraber uygulandığı grubun sadece tek bir ilaçla tedavi edilen gruba kıyasla nüks etme veya ölüm riskinde yüzde 49 gibi çarpıcı bir azalma gösterdiği tespit edildi. Bu sonuçlar onkoloji tarihindeki en başarılı kombinasyonlardan biri olarak değerlendiriliyor.
Agresif Melanom Türlerine Karşı Sağlanan Uzun Vadeli Koruma
Melanom cilt kanserleri arasında en saldırgan ve metastaz riski en yüksek tür olarak bilinmektedir. Melanin üreten hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla başlayan bu süreç cerrahi müdahale sonrasında bile vücudun diğer bölgelerine yayılma eğilimi gösterebilir.
Dünya genelinde 2022 yılı verilerine göre 330 binden fazla yeni vaka teşhis edilirken bu rakamın her geçen yıl artması tedavinin önemini daha da artırıyor. Moderna’nın üst düzey yetkililerinden Kyle Holen tarafından yapılan açıklamada mRNA platformuna yapılan yatırımların bu denli güçlü sonuçlar vermesinin kanser tedavisinde yeni bir dönemi başlattığı ifade edildi. Beş yıllık takip süresince hastaların bağışıklık sisteminin kanseri tanımaya devam etmesi aşının sadece anlık bir çözüm değil kalıcı bir koruma kalkanı oluşturduğunun en büyük kanıtı olarak sunuluyor.
Klinik Denemelerin Üçüncü Fazı Ve Gelecekteki Uygulama Beklentileri
Şu anda ikinci faz aşamasını başarıyla tamamlayan ve umut verici sonuçlar ortaya koyan bu tedavi yöntemi için şimdi gözler en kritik aşama olan üçüncü faz denemelerine çevrildi. Bu son aşamada tedavinin etkinliği çok daha geniş ve heterojen bir hasta grubu üzerinde test edilerek doğrulanacak. Moderna ve Merck bu aşamadan gelecek verilerle birlikte dünya genelindeki sağlık otoritelerine resmi kullanım onayı için başvurmayı planlıyor. Bilim insanları bu teknolojinin sadece cilt kanseriyle sınırlı kalmayacağını akciğer mide ve diğer katı tümör türlerinde de benzer başarılar yakalanabileceğini öngörüyor. Eğer üçüncü faz sonuçları da mevcut başarıyı desteklerse kanser hastaları için kemoterapinin ağır yan etkilerinden uzak daha hedef odaklı ve kişiselleştirilmiş bir tedavi çağı resmen başlamış olacak.
Bakmadan Geçme