Malatya'da Ses Kısıklığı Uyarısı! 3 Haftayı Geçiyorsa İhmal Etmeyin
Malatya'da ses kısıklığı şikâyeti yaşayan vatandaşlara önemli uyarı geldi. Turgut Özal Tıp Merkezi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Aslan, ses değişikliklerinin çoğunlukla enfeksiyonlardan kaynaklandığını ancak uzun süren ve giderek artan ses kısıklığının daha ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabileceğini belirtti.
Haberin Özeti
- • Ses kısıklığının en yaygın nedenleri arasında viral enfeksiyonlar bulunurken, çoğu vaka kısa sürede düzelebiliyor.
- • Üç haftadan uzun süren veya giderek kötüleşen ses kısıklığı, özellikle sigara kullanan ve ileri yaştaki kişilerde KBB uzmanı tarafından değerlendirilmesi gereken bir durum olarak öne çıkıyor.
- • Ses sağlığının korunmasında tütün ürünlerinden uzak durmak ve sesi doğru teknikle kullanmak büyük önem taşıyor.
Günlük yaşamda oldukça sık karşılaşılan ses kısıklığının birçok farklı nedeni bulunuyor. Sesin normalden daha boğuk çıkması, istenilen tonda üretilememesi ya da kişinin konuşurken sesini yeterince güçlü kullanamaması şeklinde görülebilen bu durum, özellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarının ardından ortaya çıkabiliyor. Ancak şikâyetin ne kadar sürdüğü, altta yatan nedenin değerlendirilmesi açısından büyük önem taşıyor.
Ses Kısıklığının En Yaygın Nedeni Enfeksiyonlar
Doç. Dr. Mehmet Aslan’ın değerlendirmesine göre ses kısıklığı vakalarının önemli bir bölümünde neden enfeksiyonlar. Özellikle grip, soğuk algınlığı ve diğer üst solunum yolu enfeksiyonlarının ardından gırtlak bölgesinde meydana gelen iltihaplanma, ses tellerinin çalışma düzenini bozarak kısıklığa yol açabiliyor. Halk arasında larenjit olarak bilinen bu tablo, çoğu zaman geçici bir seyir izliyor. Virüslere bağlı gelişen ses kısıklığının genellikle yaklaşık bir hafta içerisinde hafiflediğini belirten Aslan, bu süreçte bol sıvı tüketilmesi ve sesin dinlendirilmesinin iyileşmeye katkı sağladığını ifade etti.
Ameliyat Sonrası Ortaya Çıkan Ses Değişikliklerine Dikkat
Ses kısıklığının her zaman enfeksiyon kaynaklı olmadığına da dikkat çeken Aslan, bazı cerrahi operasyonların ardından ses tellerinin hareketini sağlayan sinirlerde etkilenme görülebileceğini söyledi. Özellikle tiroit ameliyatlarından sonra ses teli felciyle karşılaşılabildiğini belirten Aslan, benzer sorunların kalp, akciğer ve göğüs kafesine yönelik bazı operasyonların sonrasında da gelişebildiğini aktardı. Ses tellerinden birinin etkilenmesi durumunda ön plana çıkan şikâyetin genellikle ses kısıklığı olduğunu ifade eden Aslan, iki taraflı sorunlarda ise tabloya nefes alma güçlüğünün eşlik edebileceğini belirtti. Bazı hastalarda ses teli hareketlerinin aylar içerisinde yeniden kazanılabildiğini kaydetti.
Uzun Süren Ses Kısıklığı Gırtlak Kanserinin İşareti Olabilir
Özellikle ileri yaşta bulunan ve sigara kullanma öyküsü olan kişilerde uzun süre devam eden ses kısıklığının ihmal edilmemesi gerekiyor. Doç. Dr. Aslan, gırtlak bölgesindeki bazı tümörlerin erken dönemde kendisini yalnızca ses kalitesindeki değişiklikle gösterebildiğine dikkat çekti. Ses tellerinde gelişen tümörlerin henüz erken aşamada bile sesin normal şekilde oluşmasını engelleyebildiğini belirten Aslan, haftalar boyunca devam eden şikâyetin basit nedenlere bağlanarak ertelenmesinin tanıyı geciktirebileceği uyarısında bulundu.
Üç Haftalık Süre Önemli Bir Uyarı İşareti
Her ses kısıklığının kanser veya başka ciddi bir hastalık anlamına gelmediğini vurgulayan Aslan, burada en önemli ölçütlerden birinin şikâyetin süresi olduğunu söyledi. Üç haftadan uzun süren, geçmeyen veya zaman içerisinde şiddetlenen ses kısıklığında KBB uzmanına başvurulması gerektiğini belirtti. Özellikle ileri yaştakilerin, sigara kullananların ve çalışma ortamında zararlı gaz ya da maddelere maruz kalan kişilerin ses değişikliklerini daha dikkatli takip etmesi gerekiyor. Buna karşılık genç ve herhangi bir risk faktörü bulunmayan kişilerde kısa süreli ses kısıklığının çoğunlukla larenjit veya farenjit gibi enfeksiyonlarla ilişkili olabildiği ifade edildi.
Tütün Ürünleri Ses Tellerinde Kalıcı Hasar Oluşturabiliyor
Gırtlak kanseri açısından en önemli risk unsurlarından biri olarak tütün ve tütün ürünlerine işaret eden Aslan, sigara dumanında bulunan zararlı maddelerin yalnızca akciğerleri değil, ses telleri başta olmak üzere üst solunum yollarındaki dokuları da olumsuz etkilediğini belirtti. Uzun yıllar devam eden tütün maruziyetinin hücresel hasarı artırdığını aktaran Aslan, yaş ilerledikçe vücudun kendini yenileme ve hasarı onarma kapasitesinin de azalabildiğini söyledi. Elektronik sigara gibi ürünlerin de güvenli bir alternatif olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Aslan, tütün ürünlerinden uzak durulmasının ses sağlığının korunmasında önemli bir adım olduğunu ifade etti.
Sesini Yoğun Kullanan Meslek Grupları Daha Dikkatli Olmalı
Öğretmenler, imamlar ve gün içerisinde uzun süre konuşmak zorunda kalan diğer meslek gruplarında ses sağlığına yönelik risklerin daha fazla olabildiğine dikkat çekildi. Sesin sürekli yüksek perdeden kullanılması, bağırarak konuşulması ve yeterli dinlenme aralarının verilmemesi, zaman içerisinde ses tellerinin zorlanmasına neden olabiliyor. Turgut Özal Tıp Merkezi’nde ses terapisi hizmetinin de sunulduğunu belirten Aslan, doğru ses tekniğinin kullanılmasının önemine değindi. Konuşurken kişinin doğal ses tonunu koruması, gerektiğinde sesini dinlendirmesi ve yeterli sıvı tüketerek boğaz bölgesinin nemli kalmasını sağlaması önerildi.
Çocuklarda Yüksek Sesle Bağırmakda Sorun Oluşturabilir
Ses tellerinin korunması yalnızca yetişkinler için değil, çocuklar açısından da önem taşıyor. Özellikle oyun sırasında uzun süre bağıran ve yüksek ses kullanan çocuklarda ses tellerinin zarar görebileceğini belirten Aslan, doğru ses kullanım alışkanlığının küçük yaşlardan itibaren kazandırılması gerektiğini söyledi. Sürekli yüksek perdeden konuşma ve bağırma alışkanlığının zaman içerisinde ses tellerini zorlayabileceğini ifade eden Aslan, ebeveynlerin çocukların ses kullanımına yönelik davranışlarını da gözlemlemesinin önemli olduğunu kaydetti.
Ses Sağlığını Korumanın İki Temel Yolu
Doç. Dr. Mehmet Aslan, yaşam boyu sağlıklı bir sese sahip olmak isteyenler için tütün ürünlerinden uzak durulması ve sesin doğru teknikle kullanılması gerektiğini vurguladı. Özellikle bağırmaktan, sesi gereğinden fazla zorlamaktan ve uzun süre yüksek tonda konuşmaktan kaçınılmasının ses tellerinin korunmasına yardımcı olabileceğini belirtti. Üç haftayı aşan, düzelmeyen veya giderek kötüleşen ses kısıklığının ise basit bir rahatsızlık olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. Bu tür durumlarda Kulak Burun Boğaz uzmanına yapılacak başvuru, ses kısıklığına neden olan problemin erken dönemde belirlenmesi açısından önem taşıyor.
Bakmadan Geçme