• Haberler
  • Dünya
  • Küresel Güvenlik Mimarisi Sarsılıyor ve 80 Yıllık Barış Dönemi Sona Eriyor

Küresel Güvenlik Mimarisi Sarsılıyor ve 80 Yıllık Barış Dönemi Sona Eriyor

Dünya siyasetinde İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana devam eden statüko büyük bir yol ayrımına geldi.

Dünya siyasetinde İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana devam eden statüko büyük bir yol ayrımına geldi. Amerika Birleşik Devletleri merkezli medya kuruluşlarının derinlemesine analizlerine göre mevcut küresel düzen ciddi bir çözülme süreciyle karşı karşıya bulunuyor. Özellikle Washington yönetiminin Güney Amerika özelinde attığı askeri adımlar ve Venezuela müdahalesi seksen yıldır titizlikle korunan uluslararası denge taşlarını yerinden oynattı. Analistler bu durumu basit bir diplomatik kriz olarak değil modern tarihin en büyük jeopolitik kırılmalarından biri olarak nitelendiriyor. Güç dengelerinin hızla değiştiği bu yeni dönemde kurallara dayalı sistemin yerini ham askeri gücün ve bölgesel hegemonyaların aldığı gözlemleniyor. Bu değişim sadece sınır hatlarını değil aynı zamanda küresel ticaret rotalarını ve uluslararası hukukun geçerliliğini de doğrudan tehdit ediyor.

İkinci Dünya Savaşı Sonrası Kurulan Sistemin Tarihi Çöküşü

Bin dokuz yüz kırk beş yılında dünya halklarını savaşın yıkıcı etkilerinden korumak amacıyla elli bir devletin ortak iradesiyle kurulan Birleşmiş Milletler düzeni bugün en zayıf dönemini yaşıyor. O yıllarda verilen barış taahhütleri devletlerin egemenlik haklarını korumayı ve çatışmaları masa başında çözmeyi hedefliyordu. Ancak son on yıllık periyot incelendiğinde bu sistemin işlevselliğini yitirdiği ve büyük güçlerin kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmeye başladığı görülüyor. Uluslararası hukukun caydırıcı gücünün azalmasıyla birlikte devletler arası uyuşmazlıklarda silahlı çözümlerin ön plana çıkması dünya genelinde büyük bir endişe kaynağı haline geldi. Bu durum geçmişte "güçlünün haklı olduğu" karanlık dönemleri anımsatırken küresel barışın teminatı olan kurumların prestij kaybı yaşamasına yol açıyor.

Çatışma Verilerindeki Dramatik Artış Ve İnsani Bedelin Boyutu

İstatistiksel veriler küresel güvenliğin ne denli kırılgan bir hale geldiğini somut bir şekilde ortaya koyuyor. Yapılan bilimsel araştırmalar bin dokuz yüz seksen dokuz ile iki bin on dört yılları arasındaki dönemde sınır ötesi savaşlarda yaşanan yıllık ortalama can kaybının on beş bin civarında seyrettiğini gösteriyordu. Ancak iki bin on dört yılından itibaren bu tablonun korkutucu bir boyuta ulaştığı ve ölü sayısının yıllık yüz bin barajını aşarak sekiz kat arttığı belgelendi. Özellikle son yıllarda Etiyopya’dan Ukrayna’ya Afganistan’dan Suriye’ye kadar uzanan geniş bir coğrafyada patlak veren savaşlar bu yüksek ölüm oranlarının temel kaynağı olarak işaret ediliyor. Bu rakamlar sadece birer istatistik değil aynı zamanda küresel barış sisteminin sahada ne kadar etkisiz kaldığının ve insani krizlerin yönetilemez hale geldiğinin açık bir kanıtıdır.

Büyük Güçlerin Müdahale Stratejileri Ve Yeni Güç Savaşları

Küresel düzendeki bu radikal değişimin en belirgin işareti büyük devletlerin diğer ülkelerin iç işlerine askeri yöntemlerle müdahale etme iştahının artmasıdır. Venezuela üzerinden yürütülen askeri operasyonlar ve diplomatik baskı mekanizmaları klasik diplomasi yöntemlerinin artık rafa kalktığını gösteriyor. Uzmanlar artık "güç savaşları" olarak adlandırılan yeni bir soğuk savaş evresine girildiğini ve bu rekabetin faturasının her zamankinden daha ağır olacağını vurguluyor. Modern dönemde kurulan iş birliklerinin yerini mikro milliyetçilik ve korumacı politikaların alması ülkeler arasındaki uçurumu derinleştiriyor. Siber saldırılardan ekonomik yaptırımlara kadar geniş bir yelpazeye yayılan bu yeni savaş türleri sadece cephedeki askerleri değil sivil toplumların refah düzeyini de doğrudan aşağı çekiyor.

Uluslararası Kurumların İşlevsizleşmesi Ve Gelecek Senaryoları

Geleceğe dair yapılan projeksiyonlar barışın korunması noktasında mevcut küresel mekanizmaların yetersiz kaldığı gerçeğiyle yüzleşiyor. Birleşmiş Milletler gibi yapıların büyük güçlerin veto hakkı nedeniyle karar alamaz hale gelmesi dünyanın çok kutuplu ve kontrolsüz bir yöne savrulmasına neden oluyor. Küresel barışın korunması için gereken ortak iradenin yerini stratejik çıkar çatışmalarının alması önümüzdeki on yıllarda çok daha büyük bölgesel yangınların çıkabileceğine dair ciddi uyarıları beraberinde getiriyor. Uzman görüşlerine göre seksen yıllık düzenin bu denli hızlı bir şekilde erozyona uğraması dünya genelinde savunma harcamalarının rekor seviyelere çıkmasına ve nükleer caydırıcılık söylemlerinin tekrar canlanmasına zemin hazırlıyor. 

ERTV Malatya - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme

WhatsApp İhbar Hattı
05443281444
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!