Küresel Ekonomide Enerji Şoku Alarmı: Merkez Bankaları Rotayı Şahinliğe Kırdı!
Orta Doğu'da tırmanan askeri gerilim ve Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlik, küresel piyasalarda enflasyon korkusunu tetikledi. Enerji arzındaki kısıtlamalar ve fırlayan petrol fiyatları, dünyanın dev merkez bankalarının faiz indirim planlarını rafa kaldırmasına ve yeniden 'sıkı para politikası' dönemine dönmesine yol açtı.
İran ile ABD-İsrail hattındaki çatışmaların derinleşmesi ve Hürmüz Boğazı’nın kapalı tutulacağına dair açıklamalar, enerji piyasalarında deprem etkisi yarattı. Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) stratejik rezerv hamleleri dahi fiyat artışını dizginleyemezken, Katar’ın sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üretimini durdurma kararı piyasalardaki arz şokunu derinleştirdi. Uzmanlar, petrol ve gaz fiyatlarındaki her 10 dolarlık kalıcı yükselişin küresel enflasyonu ortalama 0,5 ile 0,7 puan artırabileceğini hesaplıyor.
Fed ve ECB Beklentileri Tamamen Değişti
Jeopolitik kriz öncesi beklenen "gevşeme" dönemi, yerini temkinli bir bekleyişe bıraktı. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) daha önce yıl içinde iki kez yapması beklenen faiz indirimi öngörüsü bire düşerken, ilk adımın Temmuz toplantısına ertelendiği görülüyor.
Özellikle enerji bağımlılığı yüksek olan Avrupa tarafında ise durum daha kritik. Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) yılın ilk yarısında yeniden sıkılaşma sürecine girebileceği konuşulurken, piyasalarda Temmuz ayına kadar iki faiz artışı ihtimali fiyatlanmaya başlandı.
BoE ve BoJ’dan Sıkılaşma Sinyalleri
İngiltere Merkez Bankası (BoE) cephesinde Mart ayı faiz indirimi beklentileri tamamen ortadan kalkarken, yıl sonuna doğru sembolik bir faiz artışı ihtimali gündeme geldi. Japonya tarafında ise (BoJ) zayıf yen ve artan enerji maliyetleri nedeniyle Nisan ayında 25 baz puanlık bir faiz artışına gitme ihtimali %62 seviyelerine ulaştı.
Maliyet Enflasyonu Kapıda
Yatırım danışmanlığı uzmanları, enerji fiyatlarındaki yeni dalganın küresel ölçekte maliyet enflasyonu riskini beraberinde getirdiğini vurguluyor. ABD'de benzin fiyatlarının galon başına 3,63 dolara kadar yükselmesi tüketici harcamalarını baskılarken, Avrupa’da doğal gaz fiyatlarındaki tırmanış nedeniyle "fiyat tavanı" ve sübvansiyonlar yeniden masaya geldi. Arz yönlü bu şoklarla mücadelede sadece para politikasının yetmeyeceği, mali teşviklerin de devreye girmesi gerektiği belirtiliyor.
Bakmadan Geçme