• Haberler
  • Dünya
  • Küresel Diplomasinin Gözü Kulağı Cenevre'deki Kritik Zirveye Çevrildi

Küresel Diplomasinin Gözü Kulağı Cenevre'deki Kritik Zirveye Çevrildi

Washington ile Tahran hattındaki nükleer diplomasi trafiği dünya kamuoyunun bir numaralı gündem maddesi olmaya devam ediyor.

Uluslararası siyaset sahnesinin en hassas ve karmaşık düğümlerinden biri olan Washington ile Tahran hattındaki nükleer diplomasi trafiği dünya kamuoyunun bir numaralı gündem maddesi olmaya devam ediyor. Geçtiğimiz yılın Haziran ayında yaşanan askeri gerilimler ve karşılıklı saldırılar nedeniyle tamamen kopma noktasına gelen diplomatik köprüler yeni yılın ilk aylarıyla birlikte yeniden inşa edilmeye başlandı. 

Bölgesel istikrarın anahtarı olarak görülen bu müzakereler sadece iki ülke arasındaki ilişkileri değil aynı zamanda Orta Doğu'daki dengeleri ve küresel enerji piyasalarını da doğrudan etkileme potansiyeline sahip. İsviçre’nin ev sahipliğinde gerçekleşen bu yeni dönem temasları askeri seçeneklerin gölgesinde ancak diplomasiye açılan dar bir kapı aralığında ilerliyor. Her iki başkentten gelen açıklamalar masadaki şartların ne kadar çetin olduğunu kanıtlarken tarafların geri adım atmadan kendi çıkarlarını koruma kararlılığı müzakerelerin tansiyonunu her geçen dakika biraz daha tırmandırıyor.

Cenevre Zirvesinin Tarihi Ve Saat Detayları Netlik Kazandı

Uluslararası ajansların son dakika bilgisi olarak geçtiği haberlere göre Amerika Birleşik Devletleri ve İran İslam Cumhuriyeti arasındaki üçüncü tur nükleer müzakerelerin takvimi resmiyet kazandı. İsviçre'nin diplomatik merkezi Cenevre'de gerçekleştirilecek olan bu hayati toplantı 26 Şubat 2026 Perşembe günü yerel saatle sabahın erken saatlerinde başlayacak. Gün boyu sürmesi beklenen görüşmelerin tarafların teknik heyetleri arasındaki kapalı kapı toplantılarıyla derinleşeceği tahmin ediliyor. 

Bu buluşma özellikle Şubat ayının başından bu yana Umman ve yine İsviçre'de yapılan ön görüşmelerin bir devamı niteliğini taşıyor. Dünya başkentleri Cenevre'den gelecek resmi bildirileri beklerken toplantının saati ve yeri üzerindeki gizlilik protokolleri güvenlik gerekçesiyle en üst seviyede tutuluyor. Diplomatik kaynaklar bu turun önceki turlardan çok daha somut maddeler içerdiğini ve nihai bir uzlaşma zemini için son şanslardan biri olabileceğini vurguluyor.

Müzakere Masasında Yer Alacak Üst Düzey İsimler Ve Delegasyonlar

Kritik zirvenin katılımcı listesi tarafların konuya verdiği önemi ve stratejik yaklaşımlarını açıkça ortaya koyuyor. Amerika Birleşik Devletleri tarafını temsil eden heyetin başında bölge politikalarında tecrübeli bir isim olan Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff yer alıyor. Witkoff'un özellikle nükleer kısıtlamaların süresiz olması gerektiği yönündeki katı tutumu Amerikan heyetinin masadaki ana çizgisini oluşturuyor. İran tarafında ise diplomasinin deneyimli ismi Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi liderliğindeki uzman bir kadro bulunuyor. 

Arakçi'nin her türlü senaryoya hazırlıklı olduklarını belirten sert ama açık kapı bırakan söylemleri Tahran’ın masadaki elini güçlendirme çabası olarak yorumlanıyor. Bu iki kilit ismin yanı sıra her iki ülkenin nükleer enerji uzmanları, istihbarat birimi temsilcileri ve yaptırımlar konusunda uzmanlaşmış ekonomistlerden oluşan kalabalık bir danışman ordusu da Cenevre’de teknik detayları karara bağlamak için hazır bulunacak.

Diplomatik Temasların Arka Planındaki Güvenlik Ve Savaş Gerilimi

Görüşmelerin bu denli sancılı ilerlemesinin temelinde 2025 yılının ortalarında yaşanan askeri tırmanış yatıyor. İsrail ve ABD’nin bölgedeki operasyonları sonrasında İran’ın nükleer programını hızlandırması taraflar arasındaki güven bunalımını zirveye taşımıştı. Bugün Cenevre’de kurulan masanın bir tarafında barışçıl bir çözüm arayışı varken diğer tarafında ise tarafların savunma sanayilerini teyakkuzda tuttuğu bir gerçeklik bulunuyor.

Abbas Arakçi’nin "Hem savaşa hem de barışa tamamen hazırız" şeklindeki ifadesi Tahran yönetiminin müzakereleri bir teslimiyet değil bir denge arayışı olarak gördüğünü simgeliyor. Öte yandan Washington yönetimi ise bölgesel müttefiklerinin güvenlik kaygılarını gidermek ve İran’ın nükleer kapasitesini geri dönülemez şekilde sınırlamak için diplomatik baskı kartını sonuna kadar kullanıyor. Bu gergin atmosfer toplantının her bir maddesinin ne kadar hassas bir teraziyle tartılacağını gösteriyor.

Anlaşma Umudu Ve Bölgesel Dengeler Üzerindeki Muhtemel Sonuçlar

Cenevre’den çıkacak olası bir mutabakat sadece nükleer silahların yayılmasını önlemekle kalmayacak aynı zamanda İran’a yönelik ağır ekonomik yaptırımların geleceğini de belirleyecek. Uluslararası piyasalar İran petrolünün küresel pazara tam kapasiteyle dönüş ihtimalini bu görüşmelere endekslemiş durumda. Eğer taraflar denetlenebilir ve sürdürülebilir bir anlaşma metni üzerinde uzlaşabilirlerse Orta Doğu’da son yılların en büyük gerilim düşürme hamlesi gerçekleşmiş olacak. 

Ancak beklentilerin aksine masadan bir sonuç çıkmaması durumunda bölgedeki askeri hareketliliğin artması ve vekalet savaşlarının yeni bir boyuta evrilmesi ihtimali ciddi bir endişe kaynağı olarak masada duruyor. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler temsilcilerinin de yakından izlediği bu süreç modern diplomasinin en zorlu sınavlarından biri olarak tarihe geçmeye aday görünüyor.

ERTV Malatya - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme

WhatsApp İhbar Hattı
05443281444
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!