• Haberler
  • Güncel
  • 'Kırmızılı Kadın' Sultan Özcan Kimdir? Hayat Hikayesi ve Vefatı Gündem Oldu!

'Kırmızılı Kadın' Sultan Özcan Kimdir? Hayat Hikayesi ve Vefatı Gündem Oldu!

Sultan Özcan'ın o meşhur kırmızı tutkusunun arkasında oldukça duygusal ve dramatik bir hikaye yatıyordu.

Haberin Özeti

  • Sultan Özcan'ın o meşhur kırmızı tutkusunun arkasında oldukça duygusal ve dramatik bir hikaye yatıyordu.

Sultan Özcan'ın o meşhur kırmızı tutkusunun arkasında oldukça duygusal ve dramatik bir hikaye yatıyordu. Henüz 15 yaşındayken, çocukluk aşkı olan bir öğretmeniyle dünya evine giren Özcan için hayat, başlarda oldukça masalsı başlamıştı. Ancak zamanla bu evlilik, mesleki zorunluluklar gereği farklı şehirlere yapılan tayinler ve buna bağlı olarak gelişen kıskançlık krizleri ile şiddet olaylarının gölgesinde kalmaya başladı. Hakkari ve Giresun gibi şehirlerde geçen yıllar, onun psikolojik olarak yıpranmasına ve hayata karşı savunma mekanizmaları geliştirmesine neden oldu.

Kırmızı rengi bir tercih olmaktan çıkarıp bir yaşam biçimi haline getirmesinin temelinde ise eşiyle yaşadığı bir olay yatmaktaydı. Hakkari sokaklarında yürürken eşinin kırmızı elbiseli başka bir kadına hayranlıkla baktığını fark eden Özcan, hem kendi değerini hatırlatmak hem de eşinin bakışlarını üzerine çekebilmek adına o günden sonra sürekli kırmızı giymeye ant içti. Bu radikal karar, aslında onun sevilme arzusunun ve kaybetme korkusunun somut bir yansıması olarak uzun yıllar boyunca devam etti.

Zorlu Yaşam Mücadelesi ve Yalnızlık

Evliliğindeki huzursuzluklar 1995 yılında boşanma ile sonuçlandığında, Sultan Özcan için yeni ve daha zorlu bir sayfa açılmıştı. Memleketi Aksaray ile Konya arasında mekik dokuyan, ancak asıl yerleşik hayatını Konya merkezde geçiren Özcan, ruhsal olarak oldukça ağır yaralar almıştı. Ailesini kaybetmenin verdiği acı ve beraberinde gelen ağır depresyon süreçleri, onun toplum içerisinde marjinal olarak algılanan bir yaşam tarzına yönelmesine neden oldu. Kent halkının zaman zaman şaşkınlıkla, bazen merakla izlediği bu durum, aslında onun yaşadığı travmaların bir dışavurumuydu.

Hayatının büyük bölümünü Konya merkezdeki küçük, tek odalı bir evde, kendi başına sürdüren Sultan Özcan, toplumun genelinden kendini soyutlamıştı. Duygu durum bozukluğu teşhisiyle uzun yıllar boyunca tedavi gören Özcan, çevresindeki insanların zaman zaman verdiği tepkilere aldırmadan, kırmızının en canlı tonlarıyla sokaklara çıkmaya devam etti. Kimileri onun için deli yakıştırması yapsa da o, kendi hakikatinde bir aşk kadını olarak kalmayı ve o aşkın rengini üzerinde taşımayı tercih etti.

Son Yolculuğunda Kırmızıya Veda

Sultan Özcanın sağlık durumu, Haziran ayından bu yana hızla kötüleşmeye başlamıştı. Yaşı ilerledikçe vücudu artık taşıdığı yükleri ve hastalıkları kaldıramaz hale geldi. 74 yaşındaki bu sembol isim, hastanede verdiği yaşam savaşında son nefesini verirken yanında çok az kişi vardı. Ölümünün ardından yapılan açıklamalarda, uzun süreli tedavi sürecine rağmen hayata tutunamadığı vurgulandı. Vefatı sadece fiziksel bir ayrılık değil, Konya sokaklarının o kendine has dokusundan bir rengin daha silinmesi anlamını taşıyordu.

Cenaze namazı, Konyanın Karatay ilçesinde, onun hayatının son yıllarına tanıklık eden mahalle sakinlerinin katılımıyla kılındı. İkindi vaktinin hüzünlü atmosferinde, sevenlerinin gözyaşları arasında Kağnıcılar Mezarlığına defnedildi. Artık o çok sevdiği kırmızı kıyafetleriyle değil, beyaz bir kefenle toprağa verilen Sultan Özcan, ardında hem acı dolu bir yaşam öyküsü hem de şehrin hafızasına kazınmış, unutulmaz bir portre bıraktı. Konya artık kırmızı bir silüetten mahrum kalmış olsa da, bu hikaye dilden dile anlatılmaya devam edecek.

ERTV Malatya - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme

WhatsApp İhbar Hattı
05443281444
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!