Karanlık Ağın Yeni Yüzü Deşifre Oldu!
Jeffrey Epstein davasına ilişkin kamuoyuna açıklanan yeni belgeler, dosyanın sadece bireysel suçlarla sınırlı olmadığını, küresel enerji politikalarını ve stratejik yatırımları şekillendiren devasa bir nüfuz ağını barındırdığını ortaya koydu. 30 Ocak'ta gün yüzüne çıkan yazışmalar İsrail'in doğal gaz sahalarından Golan Tepeleri'ndeki petrol aramalarına, teknolojik İHA projelerinden BP ve Glencore gibi devlerin yönetim kadrolarına kadar uzanan 'gölge' bir mekanizmayı deşifre ediyor.
Belgelerdeki en dikkat çekici bulgular, Epstein’in İsrail’in enerji piyasası üzerindeki somut etkisine işaret ediyor. Epstein’in finans ağında yer alan Leon Black ve Larry Summers gibi isimlerin, işgal altındaki Golan Tepeleri’nde petrol arama ruhsatına sahip tek şirket olan Genie Energy ile bağlantıları gün yüzüne çıktı. Şirketin danışma kurulunda eski ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney’den CIA eski direktörü James Woolsey’e kadar birçok kilit ismin bulunması, bu yapının bir "gölge kabine" gibi çalıştığı iddialarını güçlendiriyor.
Netanyahu ve Kritik Doğal Gaz Yasası
2011 yılında İsrail Meclisi’nde doğal gaz ihracat vergilerini belirleyen "Sheshinski Yasası" oylanırken, Epstein’in Barclays CEO’su Jes Staley aracılığıyla Başbakan Binyamin Netanyahu ile görüşme trafiğini yönettiği görülüyor. Staley’in Epstein’e gönderdiği e-postalarda, tüm zorluklara rağmen Başbakan ile koordinasyonun sağlandığını bildirdiği "Sürpriz, sürpriz" ifadeleri belgelerde yer alıyor.
Eski İsrail Başbakanı Ehud Barak ile Filtre Yazışmaları
Eski İsrail Başbakanı Ehud Barak ile Epstein arasındaki e-posta trafiği, Epstein’in sadece bir yatırımcı değil, aynı zamanda stratejik bir "filtre" görevi gördüğünü kanıtlıyor.
Yargı Uyarısı: 2013'te Epstein, doğal gaz ihracatına yönelik muhtemel bir yargı engelinden bahsederek Barak’ı uyarıyor.
Sert Yatırım Tavsiyeleri: 2014’te GADECO enerji şirketinin satış sürecinde görüşü sorulan Epstein, projeyi "çöp" olarak nitelendirerek Barak’a "dolandırıcı gibi görünmemelisin" uyarısında bulunuyor. Barak ise bu uyarı üzerine projeyi "yumuşak bir şekilde" durdurduğunu ifade ediyor.
Güneş Enerjili İHA’lardan Mini LNG Terminallerine
Epstein’in ilgi alanı sadece fosil yakıtlarla sınırlı kalmamış. Belgeler, güneş enerjili insansız hava araçları (İHA) geliştiren "Light & Strong" adlı şirketle ilgili yatırım planlarını ve Şili’deki 1000 megavatlık güneş enerjisi projesini de kapsıyor. Ayrıca Norveç ve Kazakistan merkezli "mini LNG" terminalleri projelerinin Afrika pazarına sunulması konusundaki yazışmalar, ağın teknolojik boyutunu gözler önüne seriyor.
Enerji Devlerine Yön Veren Danışman
İngiltere’nin eski Washington Büyükelçisi Peter Mandelson ile yapılan yazışmalar ise Epstein’in küresel şirketlerin yönetim kuruluna isim yerleştirme gücünü gösteriyor. Epstein’in, 2010’daki petrol sızıntısı krizi sonrası BP’ye "dışarıdan güvenilir bir isim" olarak Mandelson’ı önerdiği ve enerji devi Glencore’un CEO’su Ivan Glasenberg ile iletişim kurmasına aracılık ettiği belgelerle tescillenmiş oldu.
Bu yeni bilgiler, Epstein dosyasının istihbarat yoğunluklu, sınır ötesi enerji operasyonlarını yöneten karanlık bir strateji merkezi olduğunu ortaya koyuyor.
Bakmadan Geçme