Karakutuyu Bulmak İçin Enkazda Ne Aranıyor? Sırrı Ortaya Çıktı!
Havacılık tarihinde meydana gelen trajik olaylar sonrasında araştırmacıların en çok odaklandığı husus kazanın meydana geliş biçimini aydınlatmaktır.
Haberin Özeti
- • Havacılık tarihinde meydana gelen trajik olaylar sonrasında araştırmacıların en çok odaklandığı husus kazanın meydana geliş biçimini aydınlatmaktır.
Havacılık tarihinde meydana gelen trajik olaylar sonrasında araştırmacıların en çok odaklandığı husus kazanın meydana geliş biçimini aydınlatmaktır. Gelişmiş hava araçları her ne kadar üst düzey güvenlik önlemleriyle donatılmış olsa da beklenmedik arızalar veya olumsuz hava koşulları ciddi felaketlere yol açabilmektedir. Olay gerçekleştiği andan itibaren başlayan arama faaliyetleri, enkaza ulaşılmasıyla birlikte bambaşka bir boyuta taşınmaktadır.
Olayın yaşandığı bölgenin coğrafi yapısı, arama ekiplerinin izlediği metodolojiyi doğrudan etkilemektedir. Karada gerçekleşen olaylarda enkaz parçaları ve fiziki izler daha hızlı takip edilebilirken, geniş alanlara yayılan kaza alanlarında uzmanlar adeta zamanla yarışmaktadır. İlk dakikalardan itibaren yürütülen koordineli çalışmalar, olayın arkasındaki teknik gerçekleri ortaya çıkaracak ana unsura yönelmektedir.
Enkaz Altındaki Sessiz Şahitlerin Hayati Önem Taşıyan Koruma Sistemleri
Hava taşıtlarının kokpitinde geçen konuşmaları ve uçuş verilerini muhafaza eden kayıt üniteleri, olağanüstü darbelere dayanacak şekilde tasarlanmaktadır. Bu kritik mekanizmalar, uçağın gövdesi ağır hasar görse dahi veri kaybını önlemek adına paslanmaz çelik ve titanyum gibi mukavemeti yüksek metallerle kaplanmaktadır. Ayrıca yüksek sıcaklıktaki yangınlara karşı saatlerce direnç gösterebilecek yalıtım katmanlarıyla desteklenmektedir.
Kayıt üniteleri iki farklı odağın verilerini tutarak araştırmacılara eksiksiz bir tablo sunmaktadır. Pilotların kendi aralarında veya kuleyle yaptığı görüşmeler ses kayıt bölümüne aktarılırken, irtifa, hız, motor performansı ve kumanda hareketleri gibi yüzlerce parametre diğer bölümde depolanmaktadır. Bu iki veri setinin birleştirilmesi, felakete giden sürecin saniye saniye simüle edilmesini mümkün kılmaktadır.
Karadaki Ve Havadaki Sinyallerin Uydu Sistemleri Aracılığıyla Takip Edilmesi
Hava araçlarında bulunan acil durum ileticileri, şiddetli sarsıntı veya ani ivme değişimlerini algılayan hassas duyucular tarafından otomatik olarak devreye sokulmaktadır. Bu donanımlar aktif hale geldikleri an itibarıyla atmosfere ve uzay boşluğuna belirli frekanslarda dalgalar yaymaya başlamaktadır. Yörüngede görev yapan arama kurtarma uyduları, bu dalgaları yakalayarak olası konum koordinatlarını saniyeler içinde yer kontrol merkezlerine aktarmaktadır.
Uydu tabanlı konum belirleme mekanizmaları, karada meydana gelen kaza sahalarının daraltılmasında %95 oranında başarı sağlamaktadır. Ekipler, gelen konum verisi doğrultusunda hava araçlarını ve kara devriyelerini doğrudan ilgili bölgeye sevk edebilmektedir. Ancak bu elektronik ileticiler, sıvı ortamına girdiklerinde standart frekanslı radyo dalgalarını iletememe kısıtlılığına sahiptir.
Derin Deniz Sıcaklığında Süren Akustik Dalga İzleme Çalışmaları
Hava aracının deniz veya okyanus gibi derin su kütlelerine düşmesi halinde tamamen farklı bir arama protokolü devreye girmektedir. Sıvı ile temas ettiği anda otomatik olarak çalışmaya başlayan akustik ileticiler, suyun altında yayılabilen özel frekanslı ses dalgaları üretmektedir. Bu cihazlar, suyun yüksek basıncına dayanarak tam 6000 metre derinlikte dahi işlevini sürdürebilecek kapasitede üretilmektedir.
Yüksek kapasiteli bataryalarla beslenen akustik vericiler, tam 30 gün boyunca her saniye düzenli ses pulsları yaymaktadır. Araştırma gemileri ve denizaltılar, donatıldıkları hassas mikrofonlar yardımıyla bu akustik sesleri 2 ila 3 kilometre mesafeden tespit edebilmektedir. Batarya ömrü zamanla azalsa da uygun çevre koşullarında 60 güne kadar bu ses izlerini takip etmek imkan dahilindedir.
Bakmadan Geçme