İstanbul Çekmeköy'de Eğitim Camiasını Sarsan Trajik Öğretmen Cinayeti
Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, 2 Mart 2026 tarihinde Türkiye'yi derinden sarsan bir şiddet olayına sahne oldu.
İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bulunan Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, 2 Mart 2026 tarihinde Türkiye’yi derinden sarsan bir şiddet olayına sahne oldu. Okulun sevilen biyoloji öğretmenlerinden olan kırk dört yaşındaki Fatma Nur Çelik, kendi öğrencisi tarafından düzenlenen planlı bir saldırı sonucunda hayatını kaybetti. Eğitim kurumlarının güvenliği ve öğretmenlerin çalışma koşullarına dair ciddi tartışmaları beraberinde getiren bu olay, sadece okul çevresinde değil, tüm Türkiye’de büyük bir infial yarattı. Sabah saatlerinde dersin başlamasıyla birlikte meydana gelen bu kan dondurucu saldırı, okul koridorlarında panik ve korku dolu anların yaşanmasına neden oldu.
Olayın meydana geldiği andan itibaren emniyet güçleri ve sağlık ekipleri bölgeye sevk edilirken, okulda eğitim gören diğer öğrencilerin yaşadığı travma gözler önüne serildi. Fatma Nur Çelik’in görev yaptığı sınıfa girerek doğrudan hedef gözeterek saldıran öğrencinin kimliği ve eylemi gerçekleştirme biçimi, olayın tesadüfi bir parlama değil, soğukkanlılıkla kurgulanmış bir saldırı olduğunu gösterdi. Yaşanan arbede sırasında Fatma Nur Çelik’in yanı sıra diğer meslektaşlarının ve bazı öğrencilerin de tehlike altına girdiği, okul içindeki güvenlik zafiyetlerinin bu trajik sonla birlikte yeniden sorgulanmaya başlandığı ifade edildi.
Saldırının Planlı Detayları Ve Olay Anında Yaşananlar
Soruşturma derinleştikçe on yedi yaşındaki saldırgan F.S.B.’nin cinayeti günler öncesinden kurguladığına dair çarpıcı bulgulara ulaşıldı. Elde edilen bilgilere göre saldırgan, Fatma Nur Çelik’in ders programını titizlikle inceleyerek hangi gün, hangi saatte ve hangi sınıfta olacağını önceden tespit etti. Saldırı günü okul binasına gelen ve hedefindeki öğretmenin bulunduğu sınıfa yönelen genç, ders sırasında aniden içeri girerek yanında taşıdığı kesici aletle Çelik’e saldırdı. Sınıftaki öğrencilerin dehşet dolu bakışları arasında gerçekleşen olayda, Fatma Nur Çelik ağır yaralar alırken saldırganın hırsı dinmek bilmedi.
Saldırı sırasında sınıfta ve koridorda bulunan diğer kişilerin müdahale çabaları ise yeni yaralanmalara yol açtı. Arbede esnasında meslektaşını korumaya çalışan öğretmen Z.A. ile saldırganı durdurmaya çalışan on beş yaşındaki öğrenci S.K., şüphelinin savurduğu darbelerle yaralandı. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından acilen hastaneye kaldırılan Fatma Nur Çelik, doktorların yoğun çabasına rağmen hayata tutunamadı. Hastane önünde bekleyen yakınları ve meslektaşları acı haberi alınca sinir krizleri geçirirken, saldırgan emniyet güçleri tarafından olay yerinde kısa sürede etkisiz hale getirilerek gözaltına alındı.
Öğretmen Fatma Nur Çelik Tarafından Yapılan Geçmiş Uyarılar
Yaşanan bu acı kaybın ardından ortaya çıkan bilgiler, trajedinin göz göre göre geldiğini kanıtlar nitelikteydi. Hayatını kaybeden biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’in, kendisini hayattan koparan öğrencisi F.S.B. hakkında daha önce yönetim birimlerine ve ilgili kurumlara defalarca şikayette bulunduğu öğrenildi. Geçtiğimiz yıl okul içerisinde başka bir kavgaya karışan ve disiplin sorunu yaşayan öğrenci için toplanan kurulda Çelik’in çok net ifadeler kullandığı belirtildi. Talihsiz öğretmenin bu toplantıda açıkça can güvenliğinin olmadığını vurguladığı ve öğrencinin tehlikeli eğilimlerine dikkat çektiği, tutanaklara yansıyan ifadeler arasında yer aldı.
Özellikle disiplin süreçlerinde yaşanan tıkanıklıklar ve öğrencinin okulda kalmaya devam etmesi, merhum öğretmenin en büyük endişe kaynağı haline gelmişti. Çelik’in yakın çevresine ve meslektaşlarına da bu konuyla ilgili duyduğu tedirginliği sık sık dile getirdiği, ancak alınan önlemlerin yetersiz kaldığı görüldü. Eğitimcilerin can güvenliğinin yasal zırhlarla korunmaması ve sorunlu öğrencilerin rehabilitasyon süreçlerinin takip edilememesi, bu olayda en çok eleştirilen noktaların başında geldi. Fatma Nur Çelik’in aylar öncesinden haykırdığı bu endişelerin karşılıksız kalması, eğitim camiasında "bu bir cinayet değil, ihmaller zinciridir" yorumlarının yapılmasına sebep oldu.
Saldırganın Sağlık Durumu Ve Ailesine İlişkin İddialar
Olayın bir diğer vahim boyutu ise saldırgan F.S.B.’nin psikolojik geçmişi ve ailesi tarafından izlenen süreçle ilgili iddialar oldu. Çeşitli kaynaklardan elde edilen bilgilere göre, on yedi yaşındaki gencin psikolojik sorunları nedeniyle bir süredir tedavi gördüğü ileri sürüldü. Hatta saldırganın babası tarafından, olayın gerçekleşmesinden sadece birkaç gün önce Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nden kendi isteğiyle çıkarıldığı yönündeki iddialar, emniyet birimlerinin merceği altına alındı. Tedavisi yarım kalan veya kontrolsüz bir şekilde topluma geri dönen bireylerin yarattığı risk, bu olayla birlikte en acı haliyle bir kez daha tecrübe edildi.
F.S.B.’nin hastaneden çıkarıldıktan sonraki süreçte saldırıyı planlamaya başladığı ve ailesinin bu durumdan ne derece haberdar olduğu soruşturmanın en kritik aşamalarından birini oluşturuyor. Uzmanlar, ağır psikolojik sorunlar yaşayan ve şiddet eğilimi gösteren bireylerin okul gibi kalabalık ortamlarda denetimsiz bir şekilde bulunmasının büyük tehlikeler barındırdığını belirtiyor. Saldırganın olaydan sonra verdiği ilk ifadelerde tutarsız ve kopuk bilgiler vermesi, akıl sağlığının yerinde olup olmadığına dair adli tıp raporu alınmasını zorunlu kıldı. Bu durum, toplumsal rehabilitasyon mekanizmalarının ve aile denetiminin ne denli hayati olduğunu gösteren sarsıcı bir örnek teşkil etti.
Eğitim Dünyasında Güvenlik Ve Şiddete Karşı Tepkiler
Fatma Nur Çelik’in katledilmesi, Türkiye’deki çeşitli öğretmen sendikalarını ve sivil toplum kuruluşlarını harekete geçirdi. Olayın duyulmasının ardından birçok ilde öğretmenler derslere girmeyerek iş bırakma eylemi yaparken, eğitim kurumlarındaki şiddetin durdurulması için acil yasal düzenleme talepleri yükseldi. Öğretmenlerin sadece bilgi aktaran birer memur değil, canları pahasına görev yapan bireyler olduğu vurgulanarak, okullara girişlerde daha sıkı denetimlerin yapılması ve güvenlik personelinin yetkilerinin artırılması istendi. Toplumun her kesiminden gelen tepkilerde, bir eğitimcinin sınıfın ortasında öğrencisi tarafından katledilmesinin kabul edilemez olduğu gerçeği üzerinde birleşildi.
Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri olayla ilgili idari soruşturma başlatıldığını açıklarken, Fatma Nur Çelik’in ismi eğitim camiasında bir sembol haline geldi. Cenaze töreninde binlerce kişi saf tutarken, meslektaşları siyah kurdeleler takarak yas ilan etti. Bu acı olayın, okullardaki disiplin yönetmeliğinin yeniden gözden geçirilmesine ve riskli öğrencilerin tespiti noktasında daha profesyonel bir rehberlik hizmeti sunulmasına vesile olması bekleniyor. Fatma Nur Çelik’in arkasında bıraktığı kederli ailesi ve öğrencileri, adaletin yerini bulmasını ve bir daha hiçbir eğitimcinin benzer bir kaderi paylaşmamasını temenni ediyor.
Bakmadan Geçme