- Haberler
- Dünya
- İsrail Yönetimi Bilal Erdoğan ve Birçok Türk İsmine Yönelik Giriş Yasağı Getirmeye Hazırlanıyor
İsrail Yönetimi Bilal Erdoğan ve Birçok Türk İsmine Yönelik Giriş Yasağı Getirmeye Hazırlanıyor
Orta Doğu'da gerilimin hiçbir zaman düşmediği bir dönemde İsrail ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkileri daha da gerecek yeni bir gelişme yaşandı.
Orta Doğu’da gerilimin hiçbir zaman düşmediği bir dönemde İsrail ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkileri daha da gerecek yeni bir gelişme yaşandı. Gazze Şeridi üzerinde yürüttüğü askeri operasyonlar ve sivil kayıplar nedeniyle dünya genelinde yoğun eleştirilerin hedefi haline gelen Tel Aviv yönetiminin Türkiye’den 29 kişilik bir grup hakkında ülkeye giriş yasağı koymayı planladığı öne sürüldü. Uluslararası ajanslara ve İsrail basınındaki önemli mecralara yansıyan haberlere göre bu listenin başında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan yer alıyor. Siyasi ve toplumsal yankıları oldukça büyük olması beklenen bu hamle İsrail’in Türkiye’ye yönelik sertleşen yeni politika yaklaşımının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Hazırlanan listenin sadece siyasi figürlerle sınırlı kalmadığı toplumun farklı kesimlerinden etkili isimleri de kapsadığı belirtiliyor.
İsrail Diaspora Bakanlığı Tarafından Hazırlanan Yasaklılar Listesi Ve Kapsamı
İsrail’in önde gelen basın kuruluşlarından biri olan Israel Hayom gazetesinde yer alan iddialar gündeme bomba gibi düştü. Haberin ayrıntılarına bakıldığında İsrail Diaspora Bakanlığı’nın titizlikle yürüttüğü bir çalışma neticesinde Türkiye’den siyasetçiler akademisyenler medya mensupları ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinden oluşan 29 kişilik bir isim listesi hazırladığı görülüyor. Bakanlık bu kişiler hakkında ülkeye giriş yasağı uygulanması yönündeki resmi tavsiye kararını ilgili makamlara sundu. Listenin oluşturulma sürecinde bu isimlerin kamuoyu önündeki beyanlarının ve faaliyetlerinin mercek altına alındığı ifade ediliyor. Hazırlanan raporun uygulamaya konulması için İsrail Nüfus ve Göç İdaresi’ne gönderildiği ve resmi prosedürlerin tamamlanmasının beklendiği kaydedildi. Bu hamle iki ülke arasındaki sivil ve resmi temasların daha da kısıtlanması anlamına geliyor.
Bilal Erdoğan Ve Ali Erbaş Gibi Kritik İsimlerin Hedef Alınması
Açıklanan iddialarda en çok dikkat çeken husus kuşkusuz listede yer alan isimlerin profili oldu. Bilal Erdoğan’ın yanı sıra eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ve İnsani Yardım Vakfı İHH’nın Genel Başkanı Bülent Yıldırım’ın da bu yasak kapsamına alınmak istendiği bildirildi. İsrail yönetimi bu isimlere yönelik kısıtlama talebine gerekçe olarak son dönemde artan boykot çağrılarını ve kendi tanımlamalarına göre antisemitizm iddialarını öne sürüyor. Özellikle insani yardım faaliyetleri ve dini diplomasi yürüten isimlerin hedef alınması İsrail’in Türkiye’deki toplumsal ve sivil hareketliliği doğrudan baskı altına alma isteği olarak yorumlanıyor. Söz konusu tavsiye kararının yürürlüğe girmesi durumunda bu isimlerin sadece İsrail’e değil İsrail kontrolündeki Filistin topraklarına geçişlerinin de tamamen engellenmesi söz konusu olacak.
İsrailli Bakanın Türkiye Hakkındaki Düşman Devlet Nitelendirmesi
İsrail cephesinden konuya ilişkin en sert açıklama ise Diaspora Bakanı Amichai Chikli’den geldi. Bakan Chikli yaptığı değerlendirmede diplomatik nezaket sınırlarını zorlayan ifadeler kullanarak Türkiye’yi "düşman devlet" olarak tanımladı. Türkiye’nin bölgedeki politikalarını ve İsrail’e yönelik eleştirilerini "düşmanca faaliyetler" olarak niteleyen Chikli bu kapsamda hazırlanan listenin İsrail’in ulusal güvenliğini koruma amacı taşıdığını savundu. Bir hükümet yetkilisinin NATO müttefiki ve bölgenin en büyük güçlerinden biri olan Türkiye hakkında bu tür ifadeler kullanması ilişkilerin geldiği tehlikeli noktayı açıkça ortaya koyuyor. İsrailli bakanın bu tutumu Tel Aviv yönetiminin Ankara ile olan diyalog köprülerini tamamen atmaya hazır olduğu yönündeki iddiaları da güçlendirmiş oldu.
Gazze Şeridinde Devam Eden İnsani Dram Ve Artan Can Kayıpları
Diplomatik gerilimin arka planında ise Gazze’de yaşanan büyük bir trajedi devam ediyor. Ekim 2023 tarihinden bu yana İsrail ordusu tarafından yürütülen askeri operasyonların bilançosu her geçen gün ağırlaşıyor. Son verilere göre saldırılar sonucunda hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı 71 bin 455’e ulaşırken yaralı sayısının 171 bin 347’yi geçtiği rapor ediliyor. Bölgede 10 Ekim tarihinde bir ateşkes mutabakatı yürürlüğe girmiş olmasına rağmen sahadan gelen haberler İsrail ordusunun operasyonlarına ara vermediğini gösteriyor. Şehirlerin altyapısının tamamen çöktüğü hastanelerin hizmet veremez hale geldiği Gazze’de insani yardımların engellenmesi durumu daha da kötüleştiriyor. Türkiye’den giden yardım gönüllülerine ve isimlere yönelik giriş yasaklarının tam da bu insani krizin derinleştiği bir süreçte gündeme gelmesi uluslararası yardım koridorlarının tamamen kapatılması endişesini de beraberinde getiriyor.
Bakmadan Geçme