- Haberler
- Dünya
- İnsanlık Tarihinin Kanayan Yarası Hocalı Katliamının Perde Arkası Ve Unutulmayan Acıları
İnsanlık Tarihinin Kanayan Yarası Hocalı Katliamının Perde Arkası Ve Unutulmayan Acıları
Hocalı kasabası bundan otuz yılı aşkın bir süre önce modern dünyanın gördüğü en vahşi katliamlardan birine sahne oldu.
Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ bölgesinde yer alan Hocalı kasabası bundan otuz yılı aşkın bir süre önce modern dünyanın gördüğü en vahşi katliamlardan birine sahne oldu. Karabağ Savaşı'nın en karanlık dönemecini oluşturan bu olay sadece askeri bir harekatın sonucu değil savunmasız sivil halkın doğrudan hedef alındığı bir insanlık dramı olarak kayıtlara geçti.
Coğrafi konumu ve stratejik önemi nedeniyle hedef seçilen Hocalı'da yaşananlar üzerinden geçen onlarca yıla rağmen tazeliğini koruyan bir sızı olarak hafızalardaki yerini koruyor. Uluslararası kamuoyunun gözleri önünde gerçekleşen bu trajedi bölgedeki etnik ve siyasi dengeleri kökten sarsarken geride cevaplanması gereken pek çok soru ve dindirilmesi imkansız bir matem bıraktı. Bugün dahi dünya genelinde adaletin yerini bulması adına çeşitli etkinliklerle anılan bu olay insan hakları savunucularının ve tarihçilerin üzerinde en çok durduğu ihlal vakaları arasında ilk sıralarda yer almaktadır.
Stratejik Konumu Nedeniyle Hedef Seçilen Hocalı Kasabasının Kuşatılması
Hocalı kasabası bölgedeki tek havalimanına sahip olması ve kritik ulaşım hatlarının merkezinde bulunması sebebiyle Karabağ Savaşı sırasında Ermenistan kuvvetleri için öncelikli bir hedef haline geldi. Bin dokuz yüz doksan bir yılının son aylarından itibaren kasaba tamamen kuşatma altına alınarak dış dünya ile olan tüm kara ve hava bağlantıları kesildi. Aylarca süren bu tecrit boyunca halk temel ihtiyaç maddelerine ulaşmakta büyük zorluklar çekerken kasabaya yönelik taciz ateşleri ve psikolojik baskı her geçen gün arttı.
Elektriğin, suyun ve iletişimin kesildiği bu dönemde Hocalı adeta açık hava hapishanesine dönüştürüldü. Savunmasız kalan kasaba halkı kışın en sert günlerinde yaklaşan büyük felaketin ayak seslerini duyarken uluslararası toplumun bu insani krize karşı sessiz kalması yaşanan acının boyutlarını daha da derinleştirdi. Kuşatmanın asıl amacı sadece bölgeyi ele geçirmek değil aynı zamanda halkı korkutarak bölgeden tamamen uzaklaştırmaktı.
Yirmi Altı Şubat Gecesi Gerçekleşen Korkunç Saldırı Ve İnsanlık Dramı
Bin dokuz yüz doksan iki yılının yirmi beş şubatını yirmi altı şubata bağlayan o kara gecede Ermenistan ordusu ve onlara destek veren yabancı askeri birlikler Hocalı'ya yönelik topyekun bir saldırı başlattı. Modern silahlar ve ağır zırhlı araçlarla donatılmış birlikler savunmasız kasabayı dört bir yandan ateş altına aldı. Gece yarısı uykularında yakalanan siviller canlarını kurtarmak amacıyla ormanlık alanlara ve karla kaplı dağlara doğru kaçmaya çalıştı ancak kurulan pusular ve takip eden saldırılar kaçışı imkansız hale getirdi.
Kadın, çocuk, yaşlı ayrımı gözetmeksizin gerçekleştirilen bu sistemli saldırıda insanlar en acımasız yöntemlerle katledildi. O gece yaşananlar sadece bir savaş suçu değil evrensel insanlık değerlerinin tamamen ayaklar altına alındığı bir soykırım girişimi olarak tarihe geçti. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte ortaya çıkan tablo insan aklının sınırlarını zorlayan bir vahşetin sessiz tanığı oldu.
Resmi Kayıtlara Göre Can Kayıpları Ve Yaşanan İnsan Hakları İhlalleri
Resmi verilere ve bağımsız gözlemcilerin raporlarına göre Hocalı Katliamı'nda altı yüz on üç Azerbaycan vatandaşı hayatını kaybetti. Bu kayıpların içinde yüz altı kadın, seksen üç çocuk ve yetmişten fazla yaşlı insanın bulunması saldırının doğrudan sivilleri yok etmeye yönelik olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Ayrıca saldırı sonrası bin iki yüz yetmiş beş kişi esir alınmış ve bu kişilerin büyük bir kısmı ağır işkencelere maruz kalmıştır. Kayıtlara geçen verilere göre sekiz aile tamamen yok edilirken yirmi beş çocuk hem annesini hem babasını kaybetmiş yüzlerce çocuk ise yetim kalmıştır.
İnsan Hakları İzleme Örgütü ve çeşitli uluslararası kuruluşlar bu olayı Dağlık Karabağ'ın işgalinden bu yana gerçekleştirilen en kapsamlı sivil katliam olarak nitelendirmiştir. Cesetler üzerinde yapılan incelemeler insanların sadece kurşunla değil işkence edilerek ve yakılarak öldürüldüğünü belgeleyerek yaşanan dehşetin boyutlarını dünya kamuoyuna sunmuştur.
Katliamın Dünya Kamuoyundaki Yankıları Ve Adalet Arayışı
Hocalı'da yaşananlar bölgeden gelen ilk görüntülerle birlikte dünya medyasında büyük bir şok dalgası yarattı. Dönemin tanıkları ve gazetecileri gördükleri manzarayı kelimelerle ifade etmekte zorlanırken Azerbaycan halkı bu büyük acıyı ulusal bir yasa dönüştürdü. Bugün pek çok ülke ve uluslararası kuruluş Hocalı'da yaşananları resmen bir katliam veya soykırım olarak tanımış durumdadır. Ancak faillerin uluslararası mahkemelerde yargılanması ve adaletin tam anlamıyla tecelli etmesi konusundaki süreçler hala devam eden bir mücadeleyi simgeliyor.
Hocalı Katliamı sadece Azerbaycan'ın değil tüm insanlığın ortak acısı olarak her yılın yirmi altı şubat tarihinde dünya genelinde düzenlenen törenlerle anılıyor. Bu anmalar unutulan adaletin hatırlatılması ve benzer acıların bir daha yaşanmaması için bir uyarı niteliği taşıyor. Mağdurların anısı yaşatılırken bölgede barışın ancak gerçeklerin kabul edilmesi ve adaletin sağlanmasıyla mümkün olabileceği her platformda vurgulanmaya devam ediyor.
Bakmadan Geçme