• Haberler
  • Sağlık
  • Genç Neslin Uyku Düzenini İyileştirmede Sabah Güneşinin Tedavi Edici Gücü

Genç Neslin Uyku Düzenini İyileştirmede Sabah Güneşinin Tedavi Edici Gücü

Modern yaşamın getirdiği teknolojik imkanlar ve değişen sosyal alışkanlıklar, özellikle genç kuşaklarda ciddi bir uyku bozukluğu salgınını beraberinde getirdi.

Modern yaşamın getirdiği teknolojik imkanlar ve değişen sosyal alışkanlıklar, özellikle genç kuşaklarda ciddi bir uyku bozukluğu salgınını beraberinde getirdi. Türk Uyku Tıbbı Derneği tarafından yapılan güncel değerlendirmeler, ergenlikten yetişkinliğe geçiş evresindeki bireylerin biyolojik saatlerinin ciddi bir tehdit altında olduğunu ortaya koyuyor. Türk Uyku Tıbbı Derneği Başkanı Prof. Dr. Zeynep Zeren Uçar, gençlerin uyku kalitesini artırmak ve bozulan biyolojik ritmi onarmak için doğanın sunduğu en temel kaynağa, yani sabah güneşine dikkat çekiyor. Güneş ışığının sadece bir enerji kaynağı değil, aynı zamanda uyku mekanizmasını düzenleyen doğal bir ilaç olduğunu belirten uzmanlar, özellikle sabah saatlerinde alınan gün ışığının beyindeki hormon salınımını doğrudan etkileyerek yaşam kalitesini kökten değiştirebileceğini vurguluyor.

Sosyal Jetlag Kavramı Ve Gençlerin Karşı Karşıya Olduğu Gizli Tehlike

Gençler arasında giderek yaygınlaşan ve sosyal yaşam ile biyolojik saat arasındaki uyumsuzluktan kaynaklanan durum tıp literatüründe sosyal jetlag olarak tanımlanıyor. On altı ile yirmi iki yaş arasındaki bireylerin neredeyse yarısına yakınında görülen bu durum, kişinin gece geç saatlere kadar uyanık kalıp günün büyük bir kısmını uykuda geçirmesiyle karakterize ediliyor. Prof. Dr. Uçar, bu durumun sadece bir yorgunluk hali olmadığını, okul ve iş hayatını sekteye uğratan gizli bir tehlike niteliği taşıdığını ifade ediyor. Vücudun iç saati ile toplumun beklentileri arasındaki bu uçurum, gençlerin hem fiziksel hem de zihinsel gelişimlerini olumsuz etkiliyor. Gece dinlenemeyen beyin, gündüz işlevlerini yerine getirmekte zorlanırken, bu durum zamanla kronik bir bitkinliğe ve sosyal izolasyona yol açabiliyor.

Melatonin Dengesi Ve Mavi Işığın Yarattığı Kısır Döngü

Uyku düzeninin temel taşı olan melatonin hormonu, karanlık çöktüğünde salgılanmaya başlayarak vücudu dinlenmeye hazırlar. Ancak sosyal jetlag yaşayan gençlerde bu hormonun salgılanma saatlerinde ciddi bir faz kayması meydana geliyor. Akşam saatlerinde uykusu gelmeyen gençler, vakit geçirmek adına tablet, telefon ve televizyon ekranlarından yayılan yoğun mavi ışığa maruz kalıyor. Bu mavi ışık, beynin gündüz olduğunu sanmasına neden olarak melatonin salgılanmasını daha da geciktiriyor. Böylece kişi yatağa saat yirmi üçte bile girse, beyni uyanık kalmaya devam ediyor ve ancak sabaha karşı uykuya dalabiliyor. Bu süreç, bireyin arkadaş çevresinden kopmasına ve iş dünyasından uzaklaşmasına neden olan, kendi içine kapalı bir kriz haline dönüşüyor.

Uyku Hijyeninde Saat Uygulaması Ve Ortam Düzenlemesi

Uyku bozukluklarının tedavisi sabır gerektiren ve disiplinle ilerlemesi gereken bir süreçtir. Uzmanlar bu noktada uyku eğitiminin ve ortam düzenlemesinin önemine vurgu yapıyor. Tedavi süreci genellikle dört haftadan başlayıp altı aya kadar uzanabilen bir zaman dilimine yayılıyor. Kalıcı bir düzelme için her gün aynı saatte yatağa girmek ve aynı saatte uyanmak en temel kural olarak kabul ediliyor. Gençlerin en geç saat yirmi üçte uyku pozisyonuna geçmeleri, sabah ise yedi buçuk veya sekiz sularında uyanmaları öneriliyor. Eğer yatağa girildikten sonra on beş dakika içinde uykuya dalınamazsa, yatakta dönüp durmak yerine kalkıp loş ışıkta kitap okumak veya sakin bir müzik dinlemek gibi rahatlatıcı aktivitelerle uykunun gelmesini beklemek gerekiyor. Ayrıca akşam saat dokuzdan itibaren ekran kullanımının sonlandırılması, kaliteli bir dinlenme için kritik eşik olarak görülüyor.

Sabah Güneşinin Melatonin Üretimi Üzerindeki Mucizevi Etkisi

Uyku tedavisinin en etkili ve zahmetsiz bileşeni, sabah saatlerinde alınan doğal gün ışığıdır. Güneşin sabah saat on bire kadar olan evresinde sadece yarım saat boyunca dışarıda vakit geçirmek, beynin biyolojik saatini yeniden kurmasını sağlıyor. Sabah güneşiyle temas eden vücut, akşam saat dokuzdan sonra melatonin hormonunu çok daha rahat ve vaktinde salgılamaya başlıyor. Eğer sabahları güneş ışığı alınmazsa, vücut gece moduna geçmekte zorlanıyor ve uyku saati sürekli ileriye atılıyor. Bu bağlamda güneş, bedenin ritmini dengeleyen bir regülatör görevi görüyor. Gençlerin gündüz saatlerini kapalı mekanlar yerine güneş gören alanlarda geçirmeleri, sadece daha iyi uyumalarını sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda genel ruh sağlıklarını ve enerjilerini de pozitif yönde etkiliyor.

ERTV Malatya - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme

WhatsApp İhbar Hattı
05443281444
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!