• Haberler
  • Dünya
  • Dünyanın Dört Bir Yanında Zamanın Durduğu ve Masal Diyarlarını Aratmayan Büyüleyici Kasabalar

Dünyanın Dört Bir Yanında Zamanın Durduğu ve Masal Diyarlarını Aratmayan Büyüleyici Kasabalar

Modern dünyanın gürültülü metropollerinden, bitmek bilmeyen trafikten ve beton yığınlarından yorulan ruhlar için yeryüzünde hala bozulmamış güzellikler varlığını sürdürüyor.

Modern dünyanın gürültülü metropollerinden, bitmek bilmeyen trafikten ve beton yığınlarından yorulan ruhlar için yeryüzünde hala bozulmamış güzellikler varlığını sürdürüyor. Adeta bir ressamın fırçasından çıkmışçasına kusursuz, bir masal yazarının hayal gücünden fırlamışçasına gizemli olan bu yerleşim yerleri, ziyaretçilerini sadece coğrafi bir yolculuğa değil aynı zamanda zamanda bir yolculuğa da çıkarıyor. Yüzyıllardır korunan mimari dokuları, doğayla iç içe geçmiş yaşam biçimleri ve her köşesinde ayrı bir hikaye barındıran taş sokaklarıyla bu kasabalar, günümüz dünyasının hızlı tüketim alışkanlıklarına inat sakinliğin ve estetiğin sembolü haline gelmiş durumda. İtalya'nın dik yamaçlarından Avusturya'nın puslu göl kenarlarına kadar uzanan bu rotalar, seyahat tutkunlarına sadece bir tatil değil aynı zamanda derin bir huzur vaat ediyor.

İtalyan Rivierası Üzerinde Renklerin Dans Ettiği Manarola

İtalya’nın kuzeybatı kıyısında yer alan ve meşhur Cinque Terre bölgesinin mücevheri olarak kabul edilen Manarola, sarp kayalıkların üzerine inşa edilmiş çok katlı ve rengarenk evleriyle görenleri hayrete düşürüyor. Turkuaz suların hemen kıyısında, adeta denize dökülecekmiş gibi duran bu yapılar, bölgenin sert doğasıyla insanın azminin nasıl bir uyum içinde olabileceğinin en zarif kanıtı niteliğinde. On dördüncü yüzyıldan kalma tarihi kiliseleri ve kasabanın her yanını saran mis kokulu limon bahçeleriyle burası, Orta Çağ atmosferini iliklerinize kadar hissettiriyor. Kasabanın daracık yokuşlarından aşağı inerken burnunuza gelen taze deniz ürünleri ve yerel üzüm bağlarından süzülen aromalar, Manarola’nın neden dünyanın en romantik duraklarından biri olduğunu açıklıyor. Akşamüstü güneş batarken evlerin cephelerine yansıyan altın sarısı ışıklar, burayı fotoğraf sanatçıları için yeryüzündeki bir cennete dönüştürüyor.

Alsace Bölgesinin Ahşap Evli Masal Diyarı Colmar

Fransa ve Almanya sınırında yer alan, bu nedenle her iki kültürün de en zarif özelliklerini bünyesinde harmanlayan Colmar, Avrupa'nın en iyi korunmuş tarihi merkezlerinden birine sahip. Dokuzuncu yüzyıla kadar uzanan köklü geçmişiyle bu kasaba, çiçeklerle süslenmiş ahşap karkas evleri ve labirenti andıran parke taşlı yollarıyla ziyaretçilerini bir rüya alemine davet ediyor. Kasabanın en çok ilgi gören noktası olan ve içinden geçen nehir kanalları sebebiyle "Küçük Venedik" olarak adlandırılan bölge, suyun üzerine yansıyan tarihi yapılarıyla büyüleyici bir görsellik sunuyor. Kanallarda yapılan sakin sandal turları sırasında, suyun şırıltısı eşliğinde kasabanın tarihine tanıklık etmek mümkün oluyor. Colmar, özellikle kış aylarında kurulan ışıl ışıl Noel pazarlarıyla masalsı kimliğini zirveye taşıyarak konuklarına unutulmaz anılar biriktirme fırsatı tanıyor.

Ege’nin Tepelerinde Saklı Bir Huzur Köşesi Şirince

Türkiye’nin batısında, İzmir’in Selçuk ilçesinin zeytinliklerle çevrili tepelerinde konumlanan Şirince, Anadolu’nun kadim geçmişini günümüze taşıyan en özel köylerden biri olarak öne çıkıyor. Beyaz boyalı taş evleri ve her biri ayrı bir el emeği olan ahşap pencereleriyle Şirince, isminin hakkını veren bir güzelliğe sahip. Milattan önce beşinci yüzyıla kadar dayanan kökenleriyle burası, sadece görsel bir şölen sunmakla kalmıyor; aynı zamanda bünyesinde barındırdığı Matematik Köyü ve Tiyatro Medresesi gibi oluşumlarla bir kültür ve bilim merkezine dönüşüyor. Dar sokaklarında yürürken köylü kadınların el emeği olan dantelleri, bölgenin bereketli topraklarından elde edilen doğal meyve şaraplarını ve ev yapımı zeytinyağlarını keşfetmek mümkün. Şirince, mistik havası ve her mevsim farklı bir renk sunan doğasıyla, büyük şehirlerin karmaşasından kaçıp kendi iç sesini dinlemek isteyenlerin vazgeçilmez sığınağı oluyor.

Alplerin Eteğinde Bir Kartpostal Güzelliği Hallstatt

Avusturya'nın Salzkammergut bölgesinde, yüksek dağların gölgelediği berrak bir gölün kıyısına inci gibi dizilmiş olan Hallstatt, dünyanın en çok fotoğraflanan yerleşim yerlerinden biri olma ünvanını sonuna kadar hak ediyor. UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan bu küçük kasaba, dünyanın en eski tuz madenine ev sahipliği yapmasıyla da tarihi bir öneme sahip. Gölün üzerinden yükselen sabah sisleri arasında beliren kasaba silueti, ziyaretçilere bir tabloya bakıyormuş hissi veriyor. Kısıtlı alanı nedeniyle evlerin üst üste ve yan yana, son derece estetik bir nizamla inşa edildiği Hallstatt’ta araç trafiğinin olmaması, sessizliğin ve huzurun hakimiyetini pekiştiriyor. Dağların göle dik indiği bu coğrafyada, doğanın heybetiyle insan mimarisinin mütevazı zarafeti, izleyenlerde hayranlık uyandıran bir denge oluşturuyor. Yılın her günü kartpostal kusursuzluğunda olan bu kasaba, bir kez görenin zihninden asla çıkmayacak bir görsel miras bırakıyor. 

ERTV Malatya - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme

WhatsApp İhbar Hattı
05443281444
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!