Dünyada Yeni Dönem: Eski Kömür Sahaları Güneş Enerjisiyle Yeniden Hayat Buluyor
Dünyanın dört bir yanında kömürle çalışan maden sahaları, artık kirli enerji yerine temiz enerji üretiminin merkezine dönüşüyor.
Dünyanın dört bir yanında kömürle çalışan maden sahaları, artık kirli enerji yerine temiz enerji üretiminin merkezine dönüşüyor. Türkiye’den Çin’e, Almanya’dan Kanada’ya kadar birçok ülke, yıllarca doğayı tahrip eden bu alanları güneş enerjisi santrallerine dönüştürerek hem çevreye hem de ekonomiye kazandırıyor. Bu projeler sadece enerji üretimi değil, aynı zamanda bölgesel kalkınma, istihdam ve sürdürülebilir gelecek açısından da büyük önem taşıyor.
Kömürden Güneşe: Dönüşümün Küresel Başlangıcı
Fosil yakıt çağının sona ermesiyle birlikte, birçok ülke enerji üretiminde radikal değişimlere yöneldi. Uluslararası enerji politikalarında öncü konuma gelen Çin, Kanada, Türkiye ve Almanya, yıllarca kullanıldıktan sonra atıl kalan maden alanlarını temiz enerji merkezlerine dönüştürmeye başladı.
Uzmanlara göre, bu alanların geniş yüzölçümleri, güçlü altyapıları ve şebeke bağlantılarına yakın konumları, güneş enerjisi için büyük avantaj sağlıyor. Ayrıca, maden sahalarının yeniden kullanılması çevresel rehabilitasyon açısından da büyük katkı sunuyor. Artık doğayı kirleten değil, doğayı iyileştiren enerji üretimi ön planda.
Çin, Dönüşümün Lideri Konumunda
Uluslararası enerji düşünce kuruluşu Global Energy Monitor (GEM) verilerine göre, Çin bu alandaki en güçlü dönüşüm hamlesini gerçekleştiren ülke oldu. Ülkede bugüne kadar 14 gigawatt (GW) kurulu güce sahip 90 maden sahası, dev güneş enerjisi santrallerine dönüştürüldü.
Bu projelerin büyük kısmı İç Moğolistan, Ningşia, Şanşi ve Anhui bölgelerinde yer alıyor. Yalnızca Ningşia’da 2.432 megawatt (MW), Shandong’da 1.300 MW kapasiteye sahip tesisler bulunuyor. Ayrıca 9 GW kapasiteli 46 yeni projenin planlama aşamasında olduğu bildiriliyor.
Çin’in devlet destekli bu projeleri sayesinde, kömürden çıkan bölgeler hem enerji bağımsızlığına hem de yeşil kalkınmaya katkı sağlıyor. Uzmanlar, bu modelin diğer ülkelere örnek olabileceğini vurguluyor.
Türkiye’de Dönüşümün Adresi: Soma ve Çanakkale
Türkiye de bu dönüşüm sürecinde dikkat çeken ülkelerden biri haline geldi. Manisa’nın Soma ve Çanakkale’nin Çan ilçelerinde kömür üretimi sona eren sahalarda kurulan güneş enerjisi santralleri elektrik üretimine başladı. Her biri 5 megawatt kapasitedeki iki tesis, yılda toplam 18 milyon kilovatsaat (kWh) enerji üretiyor.
Üretilen elektrik, bölgedeki işletmelerin kendi enerji ihtiyaçlarını karşılamada kullanılıyor. Böylece hem dışa bağımlılık azalıyor hem de karbon salımı büyük ölçüde düşüyor. Ayrıca Kütahya (Tavşanlı) ve Kahramanmaraş (Afşin) bölgelerinde de yeni projeler için hazırlıklar sürüyor. Bu projeler tamamlandığında Türkiye’deki toplam dönüşüm kapasitesi 24 MW’a, yıllık enerji üretimi ise 41 milyon kWh’e ulaşacak.
Avrupa’da En Büyük Güneş Parkı Almanya’da
Avrupa’da kömürden temiz enerjiye geçişin en büyük örneği Almanya’daki Witznitz Güneş Parkı oldu. Eski bir kömür sahasının üzerine kurulan bu dev tesis, 605 MW’lık kapasitesiyle kıtanın en büyük güneş enerjisi santrali unvanını taşıyor.
Yunanistan da dönüşümde dikkat çeken ülkeler arasında yer alıyor. Ülkenin Kozani bölgesinde kurulan 204 MW kapasiteli santral, 75 bin haneye temiz elektrik sağlıyor. Bu proje, Yunanistan’ın kömürden çıkış stratejisinde önemli bir adım olarak görülüyor.
Benzer şekilde Kanada, İngiltere, Polonya, Macaristan ve ABD’de de terk edilmiş maden alanları güneş enerjisi yatırımlarına dönüştürülüyor. Kanada’da 44 MW, Polonya’da 70 MW, ABD’nin Vermont eyaletinde ise 5 MW gücündeki tesisler üretime devam ediyor.
Türkiye’nin Güneş Potansiyeli: 6,9 Milyon Haneye Enerji
Fosil Yakıtların Ötesi kampanyasından Duygu Kutluay’a göre Türkiye, maden sahalarının dönüşümüyle büyük bir potansiyele sahip. Kutluay, “Bu alanlar sadece enerji üretmek için değil, aynı zamanda bölgesel kalkınmayı destekleyecek birer dönüşüm merkezi olabilir,” ifadelerini kullanıyor.
2022’de yayımlanan Kömür Sahalarının Güneş Potansiyeli raporuna göre, Türkiye’deki açık maden alanlarının tamamına güneş panelleri yerleştirilirse 6,9 milyon hanenin yıllık elektrik ihtiyacı karşılanabiliyor. Bu da ülke genelinde enerji arz güvenliği açısından büyük bir adım anlamına geliyor.
Geleceğin Enerjisi Eski Madenlerde
GEM Proje Müdürü Cheng Cheng Wu, eski madenlerin elektrik şebekelerine yakınlığının bu yatırımlar için büyük bir avantaj sağladığını belirtiyor. Wu, “Çin’deki dönüşüm projeleri devlet destekleriyle hız kazandı. Avrupa ve ABD’de de benzer teşviklerle bu model yaygınlaşıyor. 100 GW’ın üzerindeki küresel potansiyel yalnızca enerji değil, aynı zamanda adil geçişin de sembolü olabilir,” diyor.
Bugün kömürle kararan topraklar, yarının en parlak enerji merkezleri haline geliyor. Yenilenebilir enerjiye geçiş süreci, sadece doğayı değil, insan yaşamını da dönüştürüyor. Kömür sahaları artık geçmişin değil, geleceğin enerjisini üretiyor.
Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım