Dünya Sinemasının Efsane İsmi Sonsuzluğa Uğurlandı
Sinema tarihinin en parlak yıldızlarından biri olan ve modern popüler kültürün inşasında kritik bir rol üstlenen Brigitte Bardot doksan bir yıllık dopdolu bir ömrün ardından hayata gözlerini yumdu.
Sinema tarihinin en parlak yıldızlarından biri olan ve modern popüler kültürün inşasında kritik bir rol üstlenen Brigitte Bardot doksan bir yıllık dopdolu bir ömrün ardından hayata gözlerini yumdu. Fransız sinemasının dünyaya armağan ettiği en büyük yeteneklerden biri olarak kabul edilen ünlü sanatçı uzun yıllardır inzivaya çekildiği ve adeta kendisiyle özdeşleşen St Tropez kasabasında düzenlenen hüzünlü bir törenle toprağa verildi. Geçtiğimiz ay hayatını kaybeden efsane ismin vedası sadece ülkesi Fransa’da değil tüm dünyada geniş bir yankı uyandırdı. Sinema kariyerini zirvedeyken noktalayıp kendini doğaya ve hayvan haklarına adayan Bardot’nun cenaze töreni vasiyetine uygun olarak sade ancak derin anlamlar taşıyan detaylarla doluydu. Sevenleri ve sinema tutkunları dev ekranlar başında televizyon kanallarından naklen yayınlanan bu tarihi ana tanıklık ederek bir devrin kapanışını izledi.
Efsaneye Yakışan Sade Ve Doğal Bir Veda Seremonisi
Brigitte Bardot’nun son yolculuğundaki en dikkat çekici ayrıntı şüphesiz ki tabutunun tasarımı ve kullanılan materyaller oldu. Gösterişli ve ağır cenaze törenlerinin aksine efsane oyuncunun naaşı hasırla kaplanmış oldukça yalın bir tabut içerisinde taşındı. Bu tercih sanatçının ömrünün son elli yılında benimsediği doğa dostu ve mütevazı yaşam tarzının bir yansıması olarak nitelendirildi. Tabutun üzerine yerleştirilen güneşin enerjisini ve sıcaklığını simgeleyen sarı ile turuncu renkli çiçekler St Tropez’nin o meşhur Akdeniz iklimini tören alanına taşıdı. Kasabanın dar sokaklarından geçirilerek getirilen hasır kaplı tabut bölge halkının ve dünyanın dört bir yanından gelen hayranlarının gözyaşları arasında kiliseye ulaştırıldı. Cenaze merasimindeki bu doğal doku Bardot’nun hayatının son döneminde savunduğu tüm değerleri sessizce ama güçlü bir biçimde temsil etti.
St Tropez Kilisesinde Tarihi Bir Cenaze Merasimi Düzenlendi
Fransa’nın güney sahilinin en simge yapılarından biri olan Notre Dame de l'Assomption Kilisesi tarihi bir güne ev sahipliği yaptı. Brigitte Bardot’nun cenaze ayini bu tarihi mekanda gerçekleştirilirken kilise çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alındı. Fransız televizyonları törenin her anını canlı yayınlarla izleyicilere aktararak ulusal bir yas havası oluşturdu. Kilise içindeki törene sanatçının yakın dostları aile üyeleri ve hayvan hakları mücadelesinde omuz omuza verdiği arkadaşları katıldı. Tören sırasında yapılan konuşmalarda Bardot’nun sadece bir güzellik ikonu değil aynı zamanda cesur bir aktivist ve kalıpları yıkan bir kadın olduğu vurgulandı. Kilisenin çanları efsane yıldızın anısına çalarken St Tropez limanındaki tekneler de bu vedaya sessizce eşlik etti.
Sinemadan Hayvan Hakları Mücadelesine Uzanan Sıra Dışı Bir Yaşam
Brigitte Bardot’nun hayat hikayesi alışılagelmiş Hollywood yıldızlarınınkinden oldukça farklı bir seyir izledi. Henüz yirmili yaşlarındayken dünya çapında bir şöhrete kavuşan sanatçı kariyerinin en verimli döneminde oyunculuğu bırakma kararı alarak herkesi şaşırtmıştı. Şöhretin getirdiği parıltılı dünyayı elinin tersiyle iten Bardot kendini korumasız canlıların haklarını savunmaya adadı. Kurduğu vakıf aracılığıyla nesli tükenmekte olan hayvanlar ve kötü muamele gören canlılar için devasa bütçeli kampanyalar yürüttü. Bu radikal dönüşüm onun halkın gözündeki yerini sadece bir oyuncu olmaktan çıkarıp toplumsal bir figür haline getirdi. Cenaze törenindeki sadelik ve hasır detaylar onun bu idealist yaşam tercihinin son imzası niteliğindeydi. Hayatının büyük bölümünü geçirdiği St Tropez halkı onu bir dünya yıldızı olarak değil kendilerinden biri ve sarsılmaz bir hayvan dostu olarak uğurladı.
Bir Kültür İkonunun Mirası Ve Sinema Tarihindeki Yeri
Güneş renkli çiçeklerle bezeli tabutuyla ebedi uykusuna yatırılan Brigitte Bardot ardında devasa bir sanatsal miras bıraktı. Yirminci yüzyılın ortalarında kadın özgürlüğü ve modernleşme hareketlerinin en önemli sembollerinden biri haline gelen sanatçı canlandırdığı karakterlerle sinema dilinin değişmesine öncülük etti. Onun ölümü sinema eleştirmenleri tarafından bir dönemin mutlak sonu olarak tanımlanıyor. Ancak Bardot sadece filmleriyle değil aynı zamanda popüler kültüre kazandırdığı moda anlayışı ve cesur duruşuyla da hatırlanmaya devam edecek. St Tropez sahilindeki mezarı efsane oyuncunun vasiyet ettiği üzere çok sevdiği hayvanların ve Akdeniz güneşinin gölgesinde bir anıt gibi kalacak. Sanat dünyası bu büyük kaybın yasını tutarken onun yaşamı boyunca sergilediği tutkulu duruş gelecek nesillere ilham vermeyi sürdürecek.
Bakmadan Geçme