• Haberler
  • Sağlık
  • Doğanın Mucizevi İksiri Balın Türlerine Göre Değişen Bilinmeyen Faydaları

Doğanın Mucizevi İksiri Balın Türlerine Göre Değişen Bilinmeyen Faydaları

Arıların bitmek bilmeyen bir mesaiyle binlerce farklı çiçekten süzdüğü nektarlar, coğrafyanın dokusuna göre şekillenerek sofralarımıza binbir çeşit şifa kaynağı olarak ulaşıyor.

Arıların bitmek bilmeyen bir mesaiyle binlerce farklı çiçekten süzdüğü nektarlar, coğrafyanın dokusuna göre şekillenerek sofralarımıza binbir çeşit şifa kaynağı olarak ulaşıyor. Doğanın sunduğu en saf gıdalardan biri olan bal, üretildiği bölgenin bitki örtüsüne bağlı olarak hem lezzet hem de biyokimyasal içerik açısından büyük farklılıklar gösteriyor. Çam ormanlarından yayla çiçeklerine, kestane ağaçlarından kekik tarlalarına kadar uzanan bu geniş yelpaze, balın renginden akışkanlığına kadar her detayını belirliyor. Uzmanlar her balın kendine has bir karakteri olduğunu ve vücut üzerindeki etkilerinin de bu çeşitliliğe paralel olarak değiştiğini vurguluyor. Modern tıbbın da yakından takip ettiği arı ürünleri, doğru tüketildiğinde bağışıklık sisteminden sindirim sorunlarına kadar geniş bir alanda doğal bir destekleyici rolü üstleniyor.

Balların Sınıflandırılmasında Polenin Belirleyici Gücü

Piyasada gördüğümüz balların neden farklı isimlerle anıldığı, aslında içerdikleri polen miktarıyla doğrudan ilişkilidir. Akademik çalışmalarda ve gıda yönetmeliklerinde ballar temel olarak monofloral ve polifloral olmak üzere iki ana gruba ayrılmaktadır. Monofloral bal kavramı, arının nektarı çok büyük oranda tek bir bitki türünden topladığı durumları ifade eder. Bir balın örneğin kestane balı sıfatını kazanabilmesi için içerisindeki polen miktarının en az yüzde yetmiş oranında kestane ağacından gelmesi gerekmektedir. Bu kriter narenciye, ayçiçeği, akasya veya lavanta gibi ballar için de kendi özel oranları üzerinden değerlendirilir. Eğer arı belli bir bitkiye odaklanmak yerine o bölgedeki tüm çiçeklerden karışık bir nektar topladıysa, bu ürünler polifloral yani halk arasında bilinen adıyla çiçek veya yayla balı olarak isimlendirilir. Bu ayrım sadece bir isim benzerliği değil, balın kimyasal kimliğini belirleyen en temel unsurdur.

Kestane Ve Deli Bal Arasındaki Kritik Farklar

Şifa denilince akla gelen ilk türlerden biri olan kestane balı, özellikle Karadeniz kuşağında üretilen ve koyu rengiyle dikkat çeken bir türdür. İçeriğindeki yüksek fenolik bileşikler sayesinde antioksidan kapasitesi çok yüksek olan bu bal, kansere karşı koruyucu özellikleri ve kalp damar sağlığına olan olumlu etkileriyle bilinir. Ancak kestane balı çoğu zaman görsel benzerliği nedeniyle orman gülü balı ile karıştırılmaktadır. Halk arasında deli bal olarak da bilinen bu tür, Rhododendron bitkisinden elde edilir ve çok güçlü bir tansiyon düşürücü etkiye sahiptir. Doğru miktarda kullanıldığında şifa verici olsa da bilinçsiz tüketimi halüsinasyonlara, ani kalp durmalarına ve hayati tehlike arz eden tansiyon düşüşlerine yol açabilmektedir. Bu nedenle özellikle Karadeniz bölgesine özgü bu sert balların tüketiminde miktar ve güvenilir kaynak oldukça büyük önem taşır.

Salgı Ballarının Solunum Ve Sindirim Sistemine Etkileri

Çiçek nektarından üretilen balların aksine çam, meşe ve sedir gibi ağaçlardan elde edilen ballar salgı balı kategorisinde yer alır. Bu balların en belirgin özelliği çiçek poleni içermemeleri ve kendilerine has bir mineral yapısına sahip olmalarıdır. Türkiye'nin dünya üretiminde lider olduğu çam balı, özellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarında ve inatçı öksürüklerde balgam söktürücü özelliğiyle ön plana çıkar. Aynı zamanda mide florasını düzenleme konusunda oldukça başarılı sonuçlar veren bu bal, sindirim sistemi hassas olan bireyler için ideal bir besin takviyesidir. Meşe balı ise yoğun mineral yapısıyla kansızlık problemi yaşayanlar için doğal bir demir deposu niteliği taşırken, sedir balı güçlü antiseptik özellikleriyle vücudu enfeksiyonlara karşı daha dirençli hale getirir.

Özel Bitkisel Balların Hedef odaklı Faydaları

Farklı bitki türlerinin baskın olduğu ballar, vücudun belirli bölgelerinde hedeflenmiş iyileştirici etkiler gösterebilir. Örneğin kekik balı hem ağız içindeki yaraların ve enfeksiyonların giderilmesinde hem de idrar yolu rahatsızlıkları ile sistit gibi problemlerin hafifletilmesinde oldukça etkilidir. Karaçalı ve geven bitkilerinden elde edilen balların ise böbrek fonksiyonlarını desteklediği ve idrar yollarını temizlediği bilinmektedir. Genel olarak tüm ballar içerdikleri flavonoidler ve fenolik bileşenler sayesinde doğal birer antibiyotik ve antiseptik işlevi görürler. Ancak bu mucizevi besinden maksimum verim alabilmek için balın ısıl işlem görmemiş olması ve doğal yapısının korunmuş olması şarttır. Her kaşıkta doğanın bir özetini sunan bu gıda, doğru seçildiğinde yaşam kalitesini artıran en güçlü doğal ilaçlardan biri olarak kabul edilmektedir.

ERTV Malatya - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme

WhatsApp İhbar Hattı
05443281444
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!