Diyarbakır'ın En Zengin ve En Fakir İlçeleri Hangisi?
Diyarbakır'da ilçeler arasındaki ekonomik yapı, kentteki sosyal ve yaşam standartlarının neden bu kadar farklılaştığını açık biçimde ortaya koyuyor.
Diyarbakır’da ilçeler arasındaki ekonomik yapı, kentteki sosyal ve yaşam standartlarının neden bu kadar farklılaştığını açık biçimde ortaya koyuyor. Tarihsel, coğrafi ve sosyoekonomik etkenlerin bir arada şekillendirdiği bu tablo, bazı ilçeleri refah açısından öne çıkarırken bazı bölgelerde ise yoksulluk daha belirgin hissediliyor. İlçeler arasındaki fark yalnızca gelir düzeyiyle sınırlı kalmıyor; istihdam, eğitim olanakları, altyapı ve sosyal yaşam gibi birçok başlıkta kendini gösteriyor.
Merkez İlçeler Ekonomik Canlılığın Toplandığı Alanlar Oluyor
Diyarbakır’da ekonomik hareketliliğin en yoğun olduğu bölgelerin başında Kayapınar ve Yenişehir geliyor. Özellikle Kayapınar, modern konut projeleri, alışveriş merkezleri ve özel sektör yatırımlarıyla kentin en yüksek gelir seviyesine sahip ilçesi olarak dikkat çekiyor. İlçede beyaz yakalı çalışan oranının yüksek olması, kamu ve özel sektör istihdamının bir arada bulunması refah düzeyini yukarı taşıyor.
Yenişehir ise Diyarbakır’ın ticari ve idari merkezlerinden biri olma özelliğini koruyor. Kamu kurumlarının yoğunluğu, hizmet sektörünün gelişmiş yapısı ve ulaşım avantajları, ilçeyi ekonomik açıdan güçlü kılan temel unsurlar arasında yer alıyor. Bu iki ilçe, Diyarbakır’da yaşam standardının en yüksek hissedildiği bölgeler olarak öne çıkıyor.
Bağlar İlçesi Yoğun Nüfus ve Gelir Dengesizliğiyle Öne Çıkıyor
Bağlar, Diyarbakır’ın en kalabalık ilçelerinden biri olmasına rağmen ekonomik açıdan homojen bir yapıya sahip değil. İlçede hem orta gelir grubuna ait mahalleler hem de yoksulluğun daha belirgin olduğu bölgeler bir arada bulunuyor. Nüfus yoğunluğunun fazla olması, işsizlik oranlarını artıran önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.
Bağlar’da küçük esnaf ve günlük işlerle geçimini sağlayan hanelerin sayısı oldukça yüksek. Bu durum, gelir seviyesinin ilçenin geneline dengeli şekilde yayılmasını zorlaştırıyor. Sosyal yardımlar ve kamu destekleri, ilçede önemli bir geçim kaynağı hâline gelmiş durumda.
Sur İlçesi Tarihi Zenginliğe Rağmen Ekonomik Zorluk Yaşıyor
Diyarbakır’ın tarihi kimliğini temsil eden Sur, kültürel açıdan büyük bir mirasa sahip olmasına rağmen ekonomik olarak zorlu bir tablo çiziyor. Tarihi yapılar ve turizm potansiyeline rağmen, uzun yıllar yaşanan sosyal ve yapısal sorunlar ilçenin ekonomik gelişimini sınırlamış durumda.
Sur’da gelir düzeyi genellikle düşük seviyelerde seyrediyor. Turizm faaliyetlerinin istenilen ölçüde sürdürülebilir olmaması ve ticari alanların sınırlı kalması, istihdam olanaklarını kısıtlıyor. Bu durum, ilçede yaşayanların büyük bölümünün geçim sıkıntısı yaşamasına neden oluyor.
Kırsal Ağırlıklı İlçelerde Yoksulluk Daha Belirgin
Diyarbakır’ın merkezden uzak ilçelerinde ekonomik zorluklar daha net hissediliyor. Çüngüş, Lice ve Kulp, tarım ve hayvancılığa dayalı ekonomik yapılarıyla öne çıkıyor. Ancak bu faaliyetlerin modern üretimden uzak olması, gelir seviyesini düşük tutuyor.
Bu ilçelerde sanayi yatırımlarının yok denecek kadar az olması, genç nüfusun iş bulmak amacıyla il merkezine veya başka şehirlere göç etmesine yol açıyor. Göç, hem nüfus yapısını bozuyor hem de kalan nüfusun yaş ortalamasını yükseltiyor. Eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan zorluklar da yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor.
En Yoksul İlçeler Göç ve İşsizlik Kıskacında
Diyarbakır’da ekonomik açıdan en dezavantajlı ilçeler arasında Hazro ve Dicle öne çıkıyor. Bu ilçelerde gelir kaynaklarının sınırlı olması, hanelerin büyük bölümünü düşük gelir grubunda tutuyor. Tarım gelirlerinin yetersizliği ve alternatif iş alanlarının bulunmaması, yoksulluğu kalıcı hâle getiriyor.
İşsizlik oranlarının yüksek olması, özellikle gençler için ciddi bir sorun teşkil ediyor. Eğitim sonrası ilçede kalmak istemeyen genç nüfus, büyük şehirlere yöneliyor. Bu durum, ilçelerin ekonomik ve sosyal yapısını daha da zayıflatıyor.
İlçeler Arasındaki Fark Kalkınma Politikalarını Gündeme Taşıyor
Diyarbakır’da ilçeler arasındaki ekonomik uçurum, yerel ve bölgesel kalkınma politikalarının önemini artırıyor. Merkez ilçelerde yoğunlaşan yatırımlar, kırsal bölgelerde aynı etkiyi yaratmıyor. Tarımın desteklenmesi, küçük ölçekli sanayi alanlarının kurulması ve gençlere yönelik istihdam projeleri, özellikle yoksul ilçelerde öne çıkan beklentiler arasında yer alıyor.
Ortaya çıkan tablo, Diyarbakır’ın tek tip bir ekonomik yapıya sahip olmadığını açık biçimde gösteriyor. Bir yanda refah seviyesinin yükseldiği modern ilçeler bulunurken, diğer yanda geçim mücadelesinin ağır şartlar altında sürdüğü bölgeler yer alıyor. Bu fark, Diyarbakır’ın gelecekteki sosyal ve ekonomik planlamalarında dengeli ve ilçe bazlı politikaların ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım
Bakmadan Geçme